islami gereklilik kolaylaştırma ilkesi

Konu sahibi son olarak 3137 gün önce görüldü
İslâm, merhameti sınırsız olan yüce Rabbimiz’in insanlık için seçtiği ve razı olduğu dindir. İnsanın mutluluğu için konulan bu dinin inanç esasları ve amel yasaları kolayca anlaşılabilir, emir ve yasakları da kolayca uygulanabilir niteliktedir.

(“...Allah, size dinde hiç bir zorluk-güçlük çıkarmamıştır...”
“Çünkü Allah her bir kişiye ancak güç yetirebildiğini yükler...”)
Kuran’ımızın açıkladığı bu ilâhî gerçeği Sevgili Peygamberimiz de şöylece pekiştirmiştir:
“Ben Allah’ı birleyen, kolaylığa - hoş görüye dayanan bir dinle gönderildim.”
Peygamberimiz sözlü açıklamalarla yetinmemiştir. İlk müminler olan sahâbileri ve onların şahsında bizleri kolaylaştırma çizgisinde terbiye etmiştir. Bu yazımızda onun “farz görevler ve açık haramlardan ödün vermeksizin” verdiği terbiye örneklerinden bazılarını sunacağız.
Tehlikeli durumlarda
Sahabî Amr b. As, Hz. Peygamber’in askerî bir müfrezenin komutanı olarak kendisini görevlendirdiğini açıklayarak bu görevi sırasında yaşadığı olayı şöyle anlatıyor:
“Soğuk mu soğuk bir geceydi. İhtilam oldum. Gusül abdesti alırsam donarak ölmekten korktum. Teyemmüm alıp kumandam altındaki arkadaşlarıma Sabah namazını kıldırdım. Döndüğümüzde bu olayı Hz. Peygambere anlattım. O da bana:
- “Ya Amr! Cünüb olduğun halde arkadaşlarına namaz mı kıldırdın?” buyurdu.
Ben de olayı yeniden anlatarak şöyle dedim:
- Ya Resulallah! Pek soğuk bir gecede ihtilam oldum. Gusül almak için yıkansam öleceğimden korktum. Bu sırada Allah’ın “... Canlarınıza kıymayın. Şüphesiz Allah sizin için bir rahmet kaynağıdır” anlamındaki âyetini hatırladım. Bu âyeti kendimce yorumlayarak teyemmüm aldım ve namazı kıldırdım.
Bu açıklamam üzerine Allah’ın Resulü güldü fakat hiç bir şey söylemedi.
Cünübken ve de su varken namaz kıldırmanın pek azîm bir sorumluluğu gerektirdiği şüphesizdir. Böyle iken Hz. Peygamber’in gerekçesini dinledikten sonra Amr b. As’ı tebessüm buyurarak onaylaması hiç şüphesiz bizlere sakıncalar doğurabilecek durumlarda kolaylık ilkesiyle hareket edilmesi gereğini öğretmektedir.
Olumsuzlukları dönüştürmek
Ebû Hureyre (r.a.)’ın anlatımına göre bir bedevi(çöl adamı) Peygamber Mescidi’nde işemeye başladı. Bunu gören sahâbiler cezalandırmak için adamın başına üşüşünce Allah’ın Resûlü Peygamberimiz onlara şöyle buyurdu:
“- Bırakınız işini bitirsin. Pislediği yere de bir kova su dökünüz. Zira siz kolaylaştırmakla emredildiniz. Zorlaştırmakla görevlendirilmediniz.”
Bedeviyi de şöylece uyardı:
“Mescidler/camiler senin yaptığın iş için yapılmadı. Onlar Allah’ı anmak ve içinde namaz kılınmak için bina edildi.”
Hz. Peygamber’in sahâbilerini yatıştırarak yapılması gerekeni emir buyurması ve bedevîyi öğretici bir dille uyarması dikkat çekicidir. Fakat asıl önemli olan husus, sevgili Peygamberimiz’in emirlerini kolaylaştırma prensibiyle gerekçelendirerek “Siz kolaylaştırmakla emrolundunuz.” buyurmasıdır. Bu hadis bize, en yadırganacak durumlarda ve en olumsuz şartlarda bile kolaylaştırma prensibinin işletilmesi lüzumunu öğretmektedir.
İbadet amacıyla da zedelenmemeli
Ebû Mesûd (r.a.) anlatıyor:
Bir kişi Hz. Peygamber’e gelerek şöylece şikâyette bulundu:
- Ya Resûlallah! Allah’a yemin ederek ifade ediyorum, bize namaz kıldıran falanca zatın uzunca kıldırması sebebiyle sabah namazlarına katılamıyorum.
Ebu Mesûd anlatımını şöylece sürdürür:
(Dinledikleri sebebiyle Hz. Peygamber öylesine öfkelendi ki) Ben onu öğüt verirken o günkünden daha öfkeli bir şekilde hiç mi hiç görmedim. Bizi şöylece uyarıp yönlendirdi:
- İçinizden bazıları namazı uzatarak insanları cemaat namazından uzaklaştırıyorlar. Böyle yapmayınız. Herhangi biriniz namaz kıldıracağı zaman namazı uzatmasın. Zira içinizde zayıflar, yaşlılar (hastalar) ve de iş-güç sahipleri vardır. Kendi başına kılacağı zaman ise dilediği kadar uzatsın.
Ben bazan uzunca namaz kıldırmak üzere namaza duruyorum. Ama bir çocuk ağlaması işittiğimde anasını bunaltmış olmamak için namazı kısa tutuyorum.
Sunduğumuz bu hadis, namaz gibi İslâmî amellerin en yücesi ve kulluğun omurgası olan bir amel sebebiyle bile kolaylaştırma ilkesinin zedelenemeyeceğini göstermekte, zorlaştırıcı uygulamalara karşı çıkılması gereğini öğretmektedir
 
Geri