İslam’daki ganimetin bilinmeyenleri

Konu sahibi son olarak 2417 gün önce görüldü

İslam’daki ganimetin bilinmeyenleri

Müslümanların savaşta “kafirleri” mağlup etmeleri sonrasında el koydukları mal ve servetin toplamına ganimet denmektedir. Arazi, hayvan ve hatta esir/köle olarak insanlar bu ganimet kapsamında sayılmaktadır. Ganimetin İslam tarihindeki gelişimi ile ilgili çarpıcı örnekler yaşanmıştır. İşte bu yazıda sizlerle birlikte o tarihe doğru kısa bir yolculuk yapmayı planlıyorum. Başlayalım o halde. Öncelikle şunu ifade edelim ki ganimet Kur’an ayetleri ile güvence altına alınmış bir husustur. Diğer bir ifade ile Kur’an ganimet almayı Müslümanlara helal sayar. Peki, ganimetin dağıtımı nasıl olacaktır? Bu sorunun cevabını Kur’an şöyle verir: Ganimetin beşte biri Allah’ın Resulün, yetimlerin, yoksulun ve yolcunundur. (Enfal 41) Lakin bu ayetten önce gelen Ayette (Enfal 1) ganimetin yalnızca Allah ve Resulüne ait olduğu dile getirilmektedir. Dolayısıyla süreç içerisinde ganimetin taksimi ile ilgili bir değişiklik olduğunu gözlemleyebiliyoruz. Peki, İslam tarihindeki ilk ganimet ne zaman ele geçirilmiştir? Görebildiğimiz kadarıyla bu tarih Bedir savaşının iki ay öncesine kadar gitmektedir. Abdullah b.Cahş komutasındaki küçük bir gurup önderliğinde gerçekleşmiştir bu ganimet olayı.[1] Akabinde küçüklü büyüklü savaşlarla birlikte ganimet paylaşımı da eksik olmamıştır. Hatta geçtiğimiz sene Cumhurbaşkanı Erdoğan Afrin’den gelen haberlerle ilgili şöyle konuşmuştu: “Afrin harekâtı ÖSO ile birlikte düzenlendi. Afrin’e ÖSO ile birlikte girildi. Ancak bazı gruplarda ganimet gibi bir anlayış var. Hemen müdahale edildi.”

GANİMET DAĞITIMI NASIL YAPILIRDI?

Aslına bakarsanız ganimet İslam dininin yeşerdiği topraklara yabancı bir olgu değildir. Aksine İslam öncesi dönemin ganimet anlayışı ile İslam arasında önemli benzerlikler bulunmaktadır. Dahası İslam, devraldığı ganimet olgusunu revize ederek sürdürmüştür diyebiliriz. Şöyle ki, İslam öncesi dönemde de kabile şefleri ganimetin dörtte birini alır, kalan pay savaşçılar arasında paylaşılırdı. Öte yandan kabile şefleri ganimet dağıtılmadan istediği esir, kılıç at gibi ganimetleri de alabilirdi ki, buna Safiyye denirdi. İşte bu uygulama aynı şekilde İslam dininde de devam etmiş; İslam Peygamberi ganimet dağıtılmadan önce istediği ganimeti almıştır. [2] Peki, ganimet dağıtımı nasıl yapılırdı? Peygamber bu dağıtım esnasında inisiyatif alabiliyor muydu? Ve elbette ganimet dağıtımı ile ilgili sorunlarla yaşanıyor muydu? İfade ettiğimiz gibi ganimetin beşte biri ayrıldıktan sonra kalan kısmı savaşçılar arasında paylaşılırdı. Buna göre savaşa atıyla katılana iki, (kimi kaynaklara göre üç) yaya olarak katılana bir pay verilirdi. Bu noktada fikir vermek üzere ele geçirilen kimi ganimet miktarlarından örnek verebiliriz. Fedek seferi sonrasında kişi başına 10 deve ve 100 koyun düşmüştü. Peygambere beşte bir olarak ayrılan pay ise şöyle gerçekleşmişti: 100 deve ve 1000 koyun. Huneyn’deHevazinliler ile yapılan savaş sonrasında ele geçirilen toplam ganimet ise şöyle olmuştu: 24 binden fazla deve ve 40 binden fazla koyun, 160.000 fazla gümüş dirhem ve binlerce esir. Nihai olarak Halidb.Velid’in gerçekleştirdiği Dümetülcendel seferinde de, 2000 deve, 800 at, 400 zırh ve 400 mızrak ele geçirilmiştir.[3]

40 DEVEYE İTİRAZ EDİNCE 100 DEVE

Gelelim Peygamberin ganimet dağıtımında üstlendiği inisiyatif gerçekliğine. Konu ile ilgili pek çok rivayet bulunmaktadır. Örneğin Peygamberin beşte bir olarak ifade edilen paydan kimi Müslümanlara farklı gerekçelerle ayrıca bir pay verdiğini biliyoruz. Örneğin Huneyn savaşı sonrasında Ebu Süfyan, Savfanb.Ümeyye gibi kimselere kalpleri İslama ısındırılacağı gerekçesiyle fazla pay verilmiştir. Öyle ki bu savaş sonrasında anılan kimselere 100’er deve verilmişti. Oysa herkese bu kadar pay düşmemiştir. Hatta rivayetlere göre Abbas b.Mirdas adlı kimse aldığı 40 deve sonrasında bu duruma itiraz etmiş ve bu hadiseyi şiirine de yansıtmıştır. Akabinde bu kimseye de 100 deve verilmiş ve yine bazı rivayetlere göre Abbas yeni payı sonrasında Peygamberi öven şiirler yazmıştır. Yine Ebu Süfyan bu savaş sonrasında oğulları ile birlikte aldığı aldığı 300 deve ile 120 ukiyye gümüş bağlamında Peygambere şöyle seslenmiştir: “Sen ne kadar kerem ve iyilik sahibisin. Seninle savaştığım zamanlarda, sen ne güzel savaşçı idin. Seninle barış yaptığım zamanda da, sen ne güzel barışçı idin. Senin bu yaptığın; keremin, iyiliğin son derecesidir. Allah seni hayırla mükâfatlandırsın.” (Vâkıdî, Megazî, c. 3, s. 945) Peki, bu ve benzeri durumlar sorun yaratmıyor muydu?


https://odatv.com/islamdaki-ganimetin-bilinmeyenleri--25071955.html
 
Cevap yazı da zaten hatta arapçası:

الْاَنْفَالِۜ قُلِ الْاَنْفَالُ لِلّٰهِ وَالرَّسُولِۚ فَاتَّقُوا اللّٰهَ وَاَصْلِحُوا ذَاتَ بَيْنِكُمْۖ وَاَط۪يعُوا اللّٰهَ وَرَسُولَهُٓ اِنْ كُنْتُمْ مُؤْمِن۪ينَ ﴿١﴾

Meal: Sana ganimetleri soruyorlar. Ganimetlerin Allah’a ve resulüne ait olduğunu söyle! O halde siz gerçek müminler iseniz Allah’a karşı saygısızlıktan sakının, aranızı düzeltin, Allah ve resulüne itaat edin.

Anlamadığın yer var mı?
 
Cevap yazı da zaten hatta arapçası:

الْاَنْفَالِۜ قُلِ الْاَنْفَالُ لِلّٰهِ وَالرَّسُولِۚ فَاتَّقُوا اللّٰهَ وَاَصْلِحُوا ذَاتَ بَيْنِكُمْۖ وَاَط۪يعُوا اللّٰهَ وَرَسُولَهُٓ اِنْ كُنْتُمْ مُؤْمِن۪ينَ ﴿١﴾

Meal: Sana ganimetleri soruyorlar. Ganimetlerin Allah’a ve resulüne ait olduğunu söyle! O halde siz gerçek müminler iseniz Allah’a karşı saygısızlıktan sakının, aranızı düzeltin, Allah ve resulüne itaat edin.

Anlamadığın yer var mı?
Dini bütün biri dedim, sende hoşaf bulaşığı kadar iman yok.

Allahın ganîmete mi ihtiyacı var, peygamberi mezardan mı kaldıracağız?
 

Dini bütün biri dedim, sende hoşaf bulaşığı kadar iman yok.

Allahın ganîmete mi ihtiyacı var, peygamberi mezardan mı kaldıracağız?


Haydaaa, olm ayet paylastik beni değil ayeti değerlendir.
Illa bir cobana gerek yok, dini butun, imani ceyrek falan ne alaka.
Simdi imani tam olan birini olcen bir barem mi var da yazida sana bunu kanitliyacak? Kur-an da yazan iste al buyur
 
İslam maddi manevi sömürür en güzelide Osmanlı’nın işine gelirdi islam adı altında yaptığı fetihler ve gayri ahlaki padişahın keyfine göre verilen fetvalar sömürü talancılık yağmacılığın kutsal yoludur açıkça ganimet ,köle, cariye edinme ayetleri vardır
 
Ganimet savas kuralidir canlarim.
Ne bicim kural diyorsaniz, bunu savas cikaranlara soracaksiniz.Her savasta ganimet anlayis,i Islam in baslangicina kadar, yagmacilik,kadinlari tecavuz edip bir kenara atmak,cocuklari ana karnindayken öldürmek,kadinlarin gögüslerini kesip,kafaya kask gibi gecirmek,Düsmanin kanini icmek,kellelerle kaleler yapmakti.
Savas dünyanin en eski olgularindan.Savaslar hep var idi hep var olacak.Bu bir gercek.
Insanlar savasta canilesir.Savasin verdigi psikolojiden dolayi.Günümüzde görüyoruz.Orta dogu,Mayanmar,Cin,Israil.
Savas ayetleri bunun icin indi.Inananlara bir ihtar,savasta hayvanlasmamalari icin.
Ganimete adil davranmak icin.
Ayetde Muhammed'in denildigi cümle ise, Muhammed in adaletindendir.
Inanan her komutan, Muhammed in izinden gitmesi icin bir emir.O ayni zamanda bir komutandi.
Cünki inananlar icin,Muhammed inananlari temsil ediyor.
Inanmayan inanmaz.Bizler inaniyoruz.
 
Amerika Venezuela'yı neden işgal etmek ister? Onları kendilerinden mi kurtarmak ister? Her şey Allah'ın. Her şey emanet. Bedeniniz de buna dahil. Size edilen emanete ihanet etmeyin.
 
Amerika? Bunlar hep illuminatinin oyunları.
 
Geri