İslamda insan öldürmek ?

Konu sahibi son olarak 2 gün önce görüldü
Vardır.

Sana, ailene, vatanına kastediyorsa,
gelecek neslinin tükenmesi için çaba içersindeyse, en büyük değerlerini yok etmeye çalışıyorsa cezasını bulmalımıdır bu kişiler ?
 
Diyelim ki islama uygun değil kafanda böyle bir düşünce varken bunu fiile dökmemek kişiyi Allah katında iyi insan mı yapıyor?
 
Sınırları kitap da çizilidir ve ancak nefs-i müdafaa için yapılabilir .. Öyle kafana göre " vay benim tebliğimi kabul etmedi, vay bana haraç vermedi, vay bana oy vermedi " hesabı insan öldürmek HARAMDIR.
 
Dinlerin ötesinde

Ben adam oldurmenin her ne sebeple olursa olsun karsisindayim. Hicbir sey kisinin yasama ozgurlugunu kisiden alamaz. Insan olabilmek bunu gerektirir çünkü. Ancak ve ancak meşru müdafaa durumunda hayatta kalmak ic gudusuyle biri öldürülebilir.

Onun haricinde birini oldurmeye meyledenin insanligindan,şerefinden,onurundan,haysiyetinden şüphe duyarım.
 
Kimlerin öldürülmesi gerektiği kitap'ta belirtilmiştir.
İslam'da KISAS vardır.Ve Kısasta da HAYAT vardır.

İş başa gelince(yakınımıza tecavüz,hırsızlık vs..) öldürmeyi kendimize hak görürüz.Ancak böyle rahat rahat evimizde oturunca ÖLDÜRMEYE KARŞIYIM demek kolay gelir bize..Allah başımıza zor imtihanlar vermesin.
 
İş başa gelince(yakınımıza tecavüz,hırsızlık vs..) öldürmeyi kendimize hak görürüz.Ancak böyle rahat rahat evimizde oturunca ÖLDÜRMEYE KARŞIYIM demek kolay gelir bize..Allah başımıza zor imtihanlar vermesin.

bu konuda katılıyorum. bu yüzden islami fıkıhtaki kısas meselesine tamamen uyma taraftarıyım. ama bunun içine yerleştirilmiş bazı koltuk ve dünya sevgisi olanların maddeleri de vardır. bunları ayırt etmek gerekir.
bir de şunu görüyüorum. insanın değerini gerçekten bilmiyoruz. giden gitmiştir deyip geride kalanın(suçlunun) ölümüne karşı olduğumuzu belirtiyoruz. buna şiddetle karşıyım. şunu da belirteyim devlet ya da bulunan yerdeki örgüt halkı korumuyorsa bu sistem yoksa herşey suçluya mal edilemez.
 
İslam felsefesi, yaşamayı ve yaşatmayı anlatır, katletmeyi değil. Zira "yok etme"yi öğreten bir inancın, yoktan "var eden" Allah'a ait olması ne kadar mümkün olabilir? Elbette çeşitli yollarla bize zarar vermeye çalışanların karşısında da oturup beklememizi öğütlemez. Kendimizi savunmak, gerekirse de savaşmak zorundayız. Hem intihar etmeye bile hakkımız yokken, başkasını öldürmek nasıl haddimiz olabilir? Allah göstermesin, dara düşürmesin.
 
Kuran'da cinayet ile ilgili tek kesin yasak, bir müminin başka bir mümini öldürmesidir. Bunun dışında kısas faktörü vardır. Ayeti hatırlamıyorum lakin erkek ile erkek, köle ile köle, kadın ile kadın arasındadır bu kısas. Bu durumda da kısas hakkı doğan kişi bir diyet karşılığında (para, mal yahut daha farklı bir şey) katili affedebilir.

Ama belirtmekte fayda var, kısas kanunları da kati hükümlü öldürmeme yasağı da sadece müminler arasında geçerlidir.

Mesela mürted kimse için Kuran temel alınarak klasik fıkıhta uygulanan hüküm şu şekildedir:

Müslümanın irtidadı; görülmesi, duyulması, itiraf etmesi veya iki âdil müslüman tarafından şahitlik edilmesi hallerinde sabit olur.

Mürtedin cezası, eğer tevbe etmezse öldürülmektir: "Dinini değiştireni öldürün" (Buhârî, Cihâd, 149). Ulemanın çoğunluğu kadın için de aynı hükmün uygulanacağı görüşündedirler. Ancak Hanefiler bu konuda farklı görüştedirler. Kadınların öldürülmesini nehyeden hadisin (Ebu Davud, Cihad, 121) hükmünün geneli kapsadığını iddia ederek irtidad eden kadının öldürülmeyeceği görüşünü ileri sürmüşlerdir (İbn Kudâme, el-Muğnî, Mısır (t.y.), VIII, 125; Seyyid Sâbık, Fıkhu's-Sünne, Kahire, (t.y.), II, 385 v.d.).

Mürtede had uygulanmadan önce, tevbe edip İslâm'a dönmesi telkin edilir. Fakat bunun ne şekilde uygulanacağı hakkında ihtilaf vardır. Alimlerin çoğunluğunun görüşüne göre, üç defa tevbe etmesi istendikten sonra öldürülür. Hz. Ömer (r.a), irtidad edenin üç gün hapsedilip tevbe etmeye çağrılması ve bu zaman zarfında yiyecek olarak suçluya ekmek verilmesi gerektiğini bildirmiştir.

Hz. Ali (r.a), bu müddeti bir ay olarak uygulamıştır. en-Nahaî ise bunun bir zamanla sınırlandırılmaması ve tevbe edene kadar sürekli İslam'a çağrılması gerektiği görüşünü ileri sürmüştür. Ancak, bu görüş, Sünnet ve icma ile sabit olan irtidad cezasının uygulanmasını imkansız kılacağından itibara şayan değildir.

İmam Mâlik, Leys, İshak ve Ebu Hanîfe; zındıkın ve irtidat edip tevbe ettikten sonra tekrar dinden dönenin tevbesinin dikkate alınmayacağını ve haddin uygulanacağını kabul etmişlerdir. Çünkü zındıkın mürted sayılmasını gerektiren önceki görüşlerinden
kabul etmişlerdir. Çünkü zındıkın mürted sayılmasını gerektiren önceki görüşlerinden döndüğü hiç bir zaman açık olarak tesbit edilemez. Allah Teâlâ; "Ancak, tevbe edip kendilerini düzelten ve Allah'ın indirdiğini açıklayanlar müstesna" (el-Bakara, 2/160) buyurmaktadır. Dinden dönmeyi birkaç defa tekrarlayanların tevbelerinin kabul edilmeyeceğine delil olarak da şu âyeti kerîme gösterilmektedir: "İman edip sonra inkâr eden, sonra imân edip tekrar inkâr eden, sonra da inkârlarında ileri gidenleri Allah ne bağışlayacak ne de doğru yola eriştirecektir" (en-Nisa, 4/137).

Müslüman anne babadan doğan ve müslüman olarak yetişen kimse irtidat edince, tevbe etmeye çağrılmadan had uygulanır. Fakat daha önce küfre girip sonra müslüman olan kimse tevbeye çağrılır.
 
Kuran'da cinayet ile ilgili tek kesin yasak, bir müminin başka bir mümini öldürmesidir. Bunun dışında kısas faktörü vardır. Ayeti hatırlamıyorum lakin erkek ile erkek, köle ile köle, kadın ile kadın arasındadır bu kısas. Bu durumda da kısas hakkı doğan kişi bir diyet karşılığında (para, mal yahut daha farklı bir şey) katili affedebilir.

Ama belirtmekte fayda var, kısas kanunları da kati hükümlü öldürmeme yasağı da sadece müminler arasında geçerlidir.

Mesela mürted kimse için Kuran temel alınarak klasik fıkıhta uygulanan hüküm şu şekildedir:


Kaynagi da yazabilir misin Arpes? Ayrintili okumak istiyorum..
 
Öldürmeyin müebbet hapis verin, nasıl olsa alışığız.
Zaman sonra çıkar o da :cici:
 
İslam'da hiç bir zaman ''insan öldürmek'' yoktur bunu önce bir kavramak lazım. Müslüman kesimin getirdiği saçma sapan kurallar vardır. Bunu İslam deyip, İslam'ı sadece soğuturlar ve yanlış bilgilendirirler. Cihad vardır. Ama diğer cinayet unsurlarının hiç birini kabul etmiyor İslam.
Ve Allah diyor ki '' bir insan öldüren bütün insanları öldürmüş olur''. Bu diyen Rab, İslam'da öldürmekten mi bahseder. Hiç birimiz Allah değiliz ve kimsenin canını almaya'da hakkımız yoktur.
 
Adam gelmiş bıçağı dayamış boynuna.
İslamda öldürmek yoktur diyip kurban edin kendinizi katillere

Sen bunu İslam'a dayatamazsın ki. İslam ile ayrı bir konudur bu. Sonuç itibariyle İslam da öldürmek yasaktır. Bu geçiyor mu? Evet geçiyor. Ama kendini koruma amaçlı vesaire bunlar farklıdır. Bunlarda da kalkıp öldürün demiyor kuran, Allah. O konuda ne olur bilemem ama sonuç itibariyle Kuran da insan öldürmek yoktur.
 
Adam gelmiş bıçağı dayamış boynuna.
İslamda öldürmek yoktur diyip kurban edin kendinizi katillere

Hukuktan haberdar mısın? Modern bir hal alması takribi 1000 sene öncesine dayanıyor. Şimdilerde daha iyi ama insan işi neticede eksikleri var.

O bile diyor ki: "Hukukun, kolluk kuvvetinin yetişemeyeceği ve insanın temel haklarından biri olan yaşama hakkına kesin tehdit varsa; kişinin müdahalesi "nefsi müdafaa" sayılır ve hükmü belirtilen şartlar, kanunlar esasına göre verilir."

Yanlış hatırlamıyorsam (klasik fıkıh harici konuşuyorum) Kuran'da belirtilen hadleri esas alan şerri hükümlerde de buna benzer bir kaide uygulanıyordu.

Ama önemli olan İslam'da niyet, hukukta durumdur. Bahsettiğiniz durumda aynı kapıya çıkıyor ikisi de.

Benim canım güvende değil, haksız yere ölüm tehdidi ile karşı karşıyayım diyorsanız. Buyurun öldürün yada zorlu bir yerde askerlik yaptınız öldürmeden birini nasıl etkisiz hale getireceğinizi biliyorsunuz, fırsatını yakalarsanız bunu yapıp emniyete teslim edin.

Ama İslam kısas diyor kafasıyla öldürmeyi haklı göstermek bambaşka bir akıl tutulmasıdır.
 
Geri