Islahat Fermanı nedir ? Nedenleri ve sonuçları

Konu sahibi son olarak 2586 gün önce görüldü
Islahat Fermanı (1856)
Dıs Gelisme: Kırım Savası
Padisah: Abdülmecid

Kırım Harbi'nin nihai senelerine doğru kaleme alınan Islahat Fermanı, Osmanlı imparatorluğu içerisinde Müslüman olmayanlara verilen haklar yönünden ehemmiyet taşır.
1856 Islahat Fermanı ile bütün din ve mezheplerin merasimleri serbest bırakılmıştır.
Din ve mezhep değiştirme ile ilgili herhangi bir zorlama yasaklanmıştır.
Osmanlı uyruğunda olan herkesin milliyet farkı gözetilmeksizin devlet memurluğuna kabul edileceği kararı getirilmiştir.
Her azınlık grubunun başkanlarıyla, hükümetçe bu gruplardan seçilecek memurlar Meclis-i Vala-yı Ahkam-ı Adliye'de Osmanlı uyruğunda olanların tümünü ilgilendiren meseleleri görüşebileceklerdir.
Irk, mezhep ve dil farklılıklarından meydana çıkan küçültücü ifadelerin uygulanması yasaklanmıştır.
Islahat Fermanı, eğitim ile ilgili da yeni haklar tanımış, Osmanlı uyruğunda olan herkesin devletin askeri ve sivil okullarına girebileceğini, her azınlık grubunun eğitim ve sanat okulu açabileceğini kabul etmiş, fakat derslerin seçimi ve öğretmenlerin atanmasını hükümetçe oluşturulacak tek eğitim heyetinin denetimine bırakmıştır.
Adalet işlerinde ise Müslümanlar, Hıristiyanlar ve başka din ve mezheplerden olanlarla alakalı davaların karma mahkemelerde açık olarak görüleceği, tanıkların kendisi din ve mezhepleri üstüne yemin edecekleri, uygar hukuk konusunda davaların eyalet ve sancaktardaki karma mahkemelerde Şeriat'a ve Batı 'dan aktarılan yeni yasalara göre açık olarak görüleceği ilkesi kabul edilmiştir.
Islahat Fermanı, hem haklarda hem görevlerde denklem sağlamaya çalışmış, Osmanlı uyruğunda olan herkesten sınıf ve mezhep farkı gözetilmeksizin vergi alınmasını hükme bağlamıştır.
Ayrıca Müslüman olmayan halkın orduda görevlendirilmesi konusunda ihtiyaç duyulan düzenlemenin en kısa vakitte uygulanacağı ifade edilmiştir.
Azınlıklarla alakalı hükümler dışındaki genel hükümler arasında ise, cezaevlerinde fiziki ceza ve eziyet uygulanamayacağı, vergilerin toplanmasındaki yolsuzlukların kaldırılacağı, bayındırlık işlerine ehemmiyet verileceği, tarım ve ticaretin geliştirilme aşaması için Avrupa'nın eğitim, bilim, anapara ve tekniğinden yararlanılacağı gibi maddeler bulunmaktadır.
Nedenleri:
-Bu fermanın kabul edilmesindeki en ehemmiyetli sebep,devletin dağılmasını önlemektir
-Gayrımüslimler ve yabancılar amaç alınarak çıkarılan tek fermandır
-Dış baskılar neticeninde meydana çıkmıştır(1856 Paris Antlaşması)
-Fransa nın ısrarı ile başka devletlerin de katılımıyla(ingiltere,avusturya vsvs...) fermanın maddeleri saptanmıştır.Islahat fermanı çıkış kaynağını ecnebi devletlerden alır.Paris antlaşmasında yer aldığı için uluslar arası tek mesele durumuna gelmiştir.
-Osmanlı devleti paris antlaşmasının şartlarını kendisi lehine çevirebilmek için bu fermanı ilan etmek mecburiyetinde kalmıştır.
Islahat fermanının esas hedefi
- Müslümanlar ile gayri müslimler arasında her istikametten tam tek denklem sağlamaktır.
- Din, vergi, yargılama, eğitim, devlet memurluğu ve delegasyon bölümünde o saate kadar olan farklar kaldırılıyordu.
- Adli kaliteyi olarak ıslahat fermanı ferman niteliğindedir.
Paris anlasması görüsmeleri sürerken Islahat Fermanı ilan edilmisti.(1856) Bu Fermanla alakalı tek madde Paris Anlasmasında da bulundu.
Açıklama: Islahat Fermanı kaynağını ve meydana çıkıs unsurunu ecnebi devletlerden alabilmektedir.
Bu Fermanın temelleri Fransa'nın ısrarı ile Avusturya,ingiltere ve Fransa doğrulusunda belirlenmistir.
Osmanlı Devleti Paris antlasması sartlarını lehine çevirmek için bu fermanı ilan etmistir.
Fermanın Hazırlanışı
Islahat fermanı Kırım Savaşı'nın nihai senelerinde hazırlanarak Paris antlaşmasının imzalanmasından altı hafta evvel Bâb-ı âlide tüm bakanlar, yüksek memurlar ve şeyhülislâm, patrikler, hahambaşı ve cemaatlerin ileri gelenleri önünde okunarak duyuru edildikten ardından Paris antlaşmasını hazırlamakta olan devletlere bildirildi.
Islahat fermanı, Gülhane Hatt-ı Hümâyunu gibi, Osmanlı İmparatorluğunda yapması kararlaştırılan yeni tek sistemin prensiplerini ve genel hatlarıyla uygulamasını içerisine alır; Tanzimat devrinin tek merhalesi olarak kabul edilirse de hazırlanış biçimi, yapısı ve etkileri bakımından ondan çoğu noktalarda ayrılır.
Gülhane hattının başlattığı Tanzimat düzeni, Osmanlı devlet adamlarının girişimi ile ve ön plânda politik düşünceler olmaksızın yanlızca imparatorluğun müesseselerini yenileştirmek kasıtıyla tertiplenmişti.
Ordunun yeni tek düzene sokulması imparatorluğun, mülkî idaresinde standart tek eyalet taksimatının kabul edilmesi, Devlet Şûrasının ve vilâyet meclislerinin kurulması, ceza kanununun hazırlanması, medresenin yanısıra Avrupa örneğinde okullar açılması, karma mahkemelerin kurulması, ticaret kanununun kabulü gibi devasa çapta işler Tanzimatın başarıları idi.
Bu başarılar imparatorluğu tam mânasıyle çağdaş tek kılığa koymaktan uzaktı.
Fakat Tanzimattan evvelki vaziyetine göre Osmanlı kurumları bu kılığa yakınlaşmış bulunuyorlardı.
Avrupa devletleri ve en fazla Rusya, Tanzimat imparatorluğunun tebaası için yetersiz görüyorlardı.
Rus köylüsünün, Osmanlı köylüsünden daha fazla hak sahibi ve refahlı olduğu halde Rus çarı siyaset maksadları ile Osmanlı Ortodokslarının hâmisi rolünü kendine tek yakıştırmakta idi.
İngilizlerle Fransızlar da idealizm arkasında saklanan kalifiye düşüncelerle Hıristiyan uyruk için yeni haklar verilmesinde Rusya'nın fikrine ortak çıkıyorlardı.
Kırım harbi ilk bakıma göre Ruslarla Fransızların Katolikler ve Ortodokslar için tek tek yönden aynısı emele yöneltilen çıkarlar sağlamak için gerçekleştirdikleri çalışmalardan doğmuştu.
Kırım Savaşı'nın sonlarına doğru sulh ihtimalleri belirince, bağlaşık devletler, sulh konferansında Rusya'nın Osmanlı İmparatorluğu'ndaki Hıristiyan uyruk çıkarma diye politik manevralar dönüştürerek Avrupa'nın Hıristiyan kamuoyundan parsa toplamasını önlemeyi düşündüler; 1 şubat 1855'te Viyana'da, Avusturya, İngiltere ve Fransa arasında, ileriki sulh görüşmelerine esas vazifesini görecek prensipler görüşüldü; şunlar arasına Osmanlı İmparatorluğu'ndaki Hıristiyan tebaanın hak ve imtiyazlarının açıklanmasını isteyen tek madde kondu.
Bu maddenin programlaştırılması yolunda bağlaşık devletler arasında uygulanan tartışmalar sonucunda şu tezler meydana atıldı.
Türk tezi: Osmanlı İmparatorluğu'ndaki Hıristiyan tebaaya verilen hak ve ayrıcalıklar Fatih Sultan Mehmet devrinde başlar.
Bu hak ve ayrıcalıklar iki bölümdür.
Birinci kısım din istikametinden olanlarını içerisine alır.
Bunlar yürek hürlüğü konusunda olmasından, Bâb-ı âlî yenilemeye daima hazırdır.
İkinci kısım ise medenî haklarla adalet ve muhtariyet hususundaki ayrıcalıkları ihtiva eder.
Osmanlı hükümeti, Gülhane Hatt-ı Hümâyunu ile İslâm ve Hıristiyan tebaası arasında denklem prensibini kabul etmiş bulunduğu için, bundan sonra bu tür ayrıcalıklar tanıyamaz.
Rus tezi: Paris antlaşmasına eklenecek tek madde ile Osmanlı Hıristiyanları'nın hak ve menfaatleri Avrupa devletlerinin toplu güvencesi altına alınmalıdır.
İngiliz tezi: Tam ölçüde tek din serbestliği ve hukuk denkliği sağlanmalıdır.
Fransız tezi: İslâm uyruk ile Hıristiyan uyruk arasında, cemiyet, haklar, vergiler, askerlik, millî eğitim ve devlet memurluklarına geçme itibariyle sürüp gelen farklar tek ferman ile kaldırılarak Gülhane hattında işaret edilmiş olan uyruk denkliği tam mânasiyle geliştirilmelidir.
Bâb-ı âlî ne Rusya'nın, ne de İngiltere'nin tezini kabul edemezdi.
Çünkü birincisi, devletin haklarına dokunmakta, ikincisi ise devletin esası demek olan İslâm dinini küçültmekte idi.
Fransız tezine gelince, din ve devlete açıktan açığa dokunur tek yönü görülmediği için akla yakın olarak kabul edildi.
İngiltere ile Avusturya bu ciheti kabul ettiklerinden Fransız tezi tek ferman şekline yerleştirilerek duyurusu Bâb-ı âlî'ye bırakıldı.
Bütün bu açıklamadan da anlaşılıyor, ki "Islahat fermanı" ecnebi devletlerin hazırladığı ve Bâb-ı âlî'nin kabullenmek mecburiyetinde kaldığı tek ıslahat uygulamasıdır.
Osmanlı Devleti bu fermanı kendi kendine duyuru ettiğini dünyaya açıklamakla hükümranlık haklarını yalnız biçim istikametinden kurtarmış oluyordu.
Gerçekte ise Osmanlı İmparatorluğu'nun Hıristiyan tebaasının refahını düşünmek ve bu konuda lüzumlenen kararları alabilmek Avrupa devasa devletlerinin eline geçmiş idi.

Islahat Fermanının Maddeleri
(Kısaca)
1)Din ve mezhep hürriyeti sağlanarak azınlıklara okul,kilise ve sağlık kurumu açma hakkı verilecek.
2)Azınlık ve yabancılara ufak düsürücü sözler söylenmeyecek
3)Azınlıklar da tüm devlet memurluklarına girebilecek.
4)Askerlik isleri yine tertip edecek,azınlıklardan askerlik için değer kabul edilecek.
5)Vergi sistemi yine tertip edecek.
iltizam usulü kaldırılacak.
6)Mahkemelerde herkes inancına göre yemin edecek, karma mahkemeler kurulacak.
Açıklama: Islahat Fermanı müslümanlar ile hırıstiyanlar arasında esitlik gerçekleştirmeyi hedefleyen tek belgedir.
Fermanın Yapısı
(Maddeler Detaylı)
Gülhane hattındaki prensibleri yeniledikten farklı onlara yenilerini de ekleyen ıslahat fermanı şu yirmi maddeden kurulmuştur:
1-Tebaanın can ve mal, ırz ve namus masunluğu,
2-Kanun önünde denklem,
3-Şahsın ve topluluğun tasarruf hukuklarına hürmet,
4-Devlet hizmetlerine ve askerlik ödevine tüm tebaanın kabulü,
5-Bazı sınırlar içerisinde mezhep ve eğitim hareketi,
6-Vergiler konusunda denklem,
7-İltizam usulünün kaldırılarak verginin direk doğruya alınması,
8-Mahkemelerde tanıklık konusunda denklem,
9-Tebaanın mahkemeler huzurunda karar giymesinden ardından idam ya da af hususunun padişahın hakları cümlesinden bulunduğu,
10-Mahkemelerin açık olması ve ilânların yayınlanması,
11-Suçlu mülklerinin müsaderesi usulünün kaldırılması,
12-İşkencenin kaldırılması,
13-Hapisane usul ve nizamlarının insaniyet kurallarına henüz makul tek şeklinde tutulması,
14-Karma ticaret, ceza ve cinayet dâvaları için karma mahkemeler kurulması, bu mahkemelerde yürütülecek haklar ve 15-Ceza kanunlariyle mahkeme usullerinin düzenlenmesi,
16-Müslüman olmayan toplulukların din istikametinden olan ayrıcalıkları muhafaza edilerek başka imtiyazlarının incelenmesi ve değiştirilmesi.
17-Patrikhanelerin ya da Müslüman olmayan meclislerin kimi durumlarda hukuk davalarında sahip olacakları selâhiyetlerin teyidi.
18-Adı geride bıraktığımız, meclisler doğrulusunda vilâyet ve nahiye meclisleriyle Ahkâm-ı Adliye meclisinde âza bulundurulması,
19-Resmî yazılarda Hıristiyanlar için hakaret anlamı taşıyan tabirlerin kullanılmaması,
20-Rüşvetin kaldırılması, irtikâb ve ihtilasın kaldırılması için kanunun şiddetle yürütülmesi."
Genişletmek için tıkla...
Islahat fermanının bu maddeleri Gülhane hattına göre henüz ihtiyaç duyulan ve henüz geniş idi.
Gülhane hattında da bulunduğu gibi ıslahat fermanında da esas kanaat, tebaayı ırk ve din farkı gözetmeksizin kaynaştırmak ve imparatorluğun mukadderatı konusunda tek Osmanlı topluluğu yaratmaktı.
Islahat fermanı, bu emele varılması için Müslümanlar ile Hıristiyanları ayıran hususların kaldırılmasını gözönünde tutuyordu.
Müslümanlarla Hıristiyanlar arasında sahip olunan farklar, din, vergi, askerlik ve devlet memurluklarına geçme, eğitim bölümünde göze çarpmakta idi.
Hıristiyanlar, din itibariyle hürlüğe sahiptiler.
Fakat inanç sistemleri Müslümanlar nazarında küfürdü.
Bu haysiyetle Hıristiyanlar da kâfir sayılırlardı.
İmparatorluğun esası islâmiyet bulunduğu için Hıristiyan umumî efkârını üzer kimi yasalar da çıkarılmıştı.
Bunlar içerisinde ikisi İslâm umumî efkârı nazarında güçlü birer karar durumunu de almış bulunuyordu.
İslâmlığı kendisi arzusuyla kabul eden tek Hıristiyan ya da Musevi yeniden kendisi dinine döndüğü takdirde ölüm cezasına çarptırılması kanundu.
Keza Müslüman tek kadınla münasebette tespit edilen tek Hıristiyanın, islâmlığı kabul etmediği takdirde, ölüme mahkûm edilmesi de kanundu.
Böyle yasalar sahip olunan epey, Hıristiyan cemiyeti ile Müslüman cemiyeti arasında tek kaynaşma sağlanamayacağı belirlenmiş idi.
Islahat Fermanı içerisine aldığı maddelerle şahıslar arasında denkliği temin etmek arzuladığı kadar din sistemleri arasında sahip olunan eşitsizliği de biçim itibariyle olsun kaldırmak istiyordu.
İslâmlarla Hıristiyanlar arasında vergi ve askerlik hizmeti itibariyle olan eşitsizlik de çok önemli idi.
Tanzimata kadar Hıristiyan uyruk askere alınmazdı.
Bu muafiyetine mukabil olarak devlete haraç adını taşıyan tek vergi verirdi.
Bu vaziyet tebaanın yasa önünde denkliği prensibini defa zayıflatmakta idi.
Tanzimatta haraç kaldırılarak askerlik ödevi Hıristiyanlar için de zorunlu olmuştu.
1847 de ilk kez olarak Rum gemicileri Osmanlı bahriyesine alınmıştı.
1850 de devlet şûrasının kabul ettiği tek yasa projesiyle tüm hıristiyan tebaanın askerliği sorunu incelendi.
Fakat tek taraftan Hıristiyanların orduda ilerlemeleri kararlaştırılamadığından, diğer yandan Hıristiyanlar askerliği benimsiyemediklerinden yasa projesi yürütülemedi.
Bu örneğe karşın Islahat fermanında Hıristiyanların askerliği yine prensip olarak meydana kondu.
Askerlik vazifesini inşa etmek istiyen İslâm ve Hıristiyan uyruk için "bedel-i nakdî" formülü kabul edildi.
Bu, tek derece, haraç vergisinin devamı demekti.
Fakat Müslümanların da bedel-i nakdi vermek hakkına sahip olmaları ile Hıristiyan ve Müslüman uyruk arasında askerlik bölümünde denklem sağlanmış oldu.
İslâmla Hıristiyan uyruk arasında tek eşitsizlik de devlet memurluklarına geçmede göze çarpmakta idi.
Hıristiyanların kimi durumlarda, Rumlar müstesna, devlet memurluklarına geçmeye hakları yoktu.
Hıristiyanların politika haklarından mahrumluğunu anlatan bu vaziyet Hiristiyan devletlerin gözüne çarpmakta idi.
Devlet memurluğu eğitim ile yakından alakalı olmasından Islahat fermanında Hıristiyanların hem Osmanlı eğitiminden faydalanabilmeleri hatta devlet memurluklarına geçebilmeleri prensibi konulmuştu.
Islahat fermanında, tebaayı kaynaştırmayı emel tutan maddelerin yanısıra türlü bölgede devlet idaresini denkleştirmek için de bazı maddeler vardı.
Bütün bu maddelerin yürütülmesi Tanzimatın ikinci merhalesi olan ve 1856'dan 1875'e kadar uzanan devirde meydana gelmiştir.

Islahat Femanı'nın Önemi
Hıristiyan halka haklar tanınma*sına karşın Avrupalı devletler Hıristiyanlara arzuladığı sözlerini geçirme hakkına sahip oldular.
Tanzimat ve Islahat Fermanları ile Avrupalılar Osmanlı içindeki azınlıklara faktör oldular.
Islahat Fermanının Sonuçları
1 - bu ferman ile müslüman ve gayri müslimler denk haklara sahip olmuş.

 
Son düzenleme:
Geri