ÜLKEMİZDE İŞİTME ENGELLİ ÇOCUKLARA SAĞLANAN EĞİTİM ORTAMLARI
Bilindiği gibi duyu-sinirsel tip işitme kaybı kalıcı olmasının yanı sıra, işitme kaybı derecesinde de geniş bir yelpazede farklılıklar göstermektedir.İşitme kaybında oluşan bu farklılıklar, işitme kaybının sağltımında kullanılan işitme cihazlarının , işitme engelli çocuğun ihtiyacına göre ayarlanmasının yanı sıra, iştime engelli çocuğun farklı eğitim ortamlarında eğitim almalarını gerektirmektedir.Ülkemizde işitme engelli çocukların devam edecekleri eğitim ortamları;gündüzlü ya da yatılı özel eğitim okullları, üniversite kurumlarının vermiş olduğu hizmetler ile kaynaştırma programları olarak ayrılabilir.İşitme engelli çocukların eğitiminde, özellikle işitsel-sözel yaklaşımla eğitim veren kurumlarda, sınıf ortamının işitme cihazlarının özelliklerine göre düzenlenmesi önem taşımaktadır. İşitme engelli çocuklara eğitim hizmeti veren gerek özel eğitim okulları, gerekse kaynaştırma sınıfları işitme engelli çocuğun ve onun ayrılamz bir parçası olan işitme cihazlarının en etkin bir biçimde kullanlabilmesini sağlayacak bir biçimde düzenlenmesi gerekmektedir.
İŞİTME ENGELLİ ÇOCUKLARA SAĞLANAN EĞİTİM ORTAMLARININ ÖZELLİKLERİ
Doğuştan yada anadilini edinmeden oluşan işitme engeli , işitme engelli çocuğun doğru ve uygun eğitim almaması, anailini ve onun konuşma boyutunu etkin bir biçimde edinmesini ve kullanımını engelleyecektir.İşitme engelinden kaynaklanan dil ve konuşma becerisindeki yetersizlikler işitme engelli çocukların içinde yaşadıkları toplumun kültürünü algılamalarını ve eğitim olanaklarından tam olarak yararlanmalarını da engelleyebilir.Bu sorunun temelinde, işitme engelli çocuğun çevre ve konuşma seslerini tam olarak duyamaması ya da hiç duyamaması yatmaktadır.İşitme engelli çocuğun konuşma seslerni duyabilmesinde tek yardımcı araç işitme cihazlarıdır.Bu cihazların etkin bir biçimde kullanulması,işitme engelli çocuğun anadilini ediniminde, eğitiminde ve işiten dünyada yaşantısını rahat devam ettirmesinde en büyük yardımcısı olacaktır.Ancak işitme cihazları işitmezlikten kaynaklanan tüm sorunları ortadan kaldırmamasının yanı sıra, kendi özelliklerinden kaynaklanan sınırlılıkları da bulunmatadır.İşitme engelli çocukların işitme cihazlarından ve eğitimden en iyi bir biçimde yararlanabilmeleri için bulundukları eğitim ortamlarının uygun olarak düzenlenmesi gerekmektedir.
İşitme engelliler özel eğitim okullarında (Sağırlar Okulu) dikkat edilmesi gereken önemli konulardan birisi, bu olulların sessiz bir ortamda konumlandırılmasıdır.Örneğin; ulaşım rahatlığı için trafiğin yoğun olduğu otoban ve benzeri yol yakınlarına ya da hava alanlarına yakın konumlara inşa edilmesi dışarıdan gelen gürültülerin engellenmesini zorlaştıracaktır. Bundan dolayı bu okulların mümkün olduğunca sessiz ortamlara kurulması,dış gürültüleri engellemek için yapılması gereken ses yalıtımını kolaylaştıracaktır.
İşitme cihazlarının mikrofonları çevreden gelen tüm sesleri, özellikle kendine yakın olan ses kaymnağından gelen sesleri toplayıp sesi yükselten bölüme gönderdiği için ciaz gelen seslerin hepsini aynı şekilde yükseltecektir. Bu durum gürültülü ortamlarda konuşma seslerinin işitme engelli çocuğa istenilen kalitede gönderilememesine neden olmaktadır.Bir başka deyişle çevre gürültüsü konuşma seslerine karışacağından, işitme engelli çocuk söylenenleri tam olarak algılayamayacaktır.Eğer çevre gürültüsü konuşma seslerine baskın olursa,işitme engelli çocuk konuşma seslerini hiç algılayamayacak, yalnızca gürültüyü duyacaktır.Bu nedenle işitme engellilerin eğitim aldıkları ortamalarda sınıf dışından gelen gürültünün en aza indirilmesi önemlidir.
Ayrıca ses dalgaları sert bir yüzeye çarptıklarında,tekrar aksi istikamette yollarına devam etmektedirler.Sesin bu devinimine yankılanma denilmektedir. işitme engellilerin eğitim aldıkları ortamlarda sesin yankılanma süresi işitme cihazlarının verimli kullanılmasını etkilemektedir.Yankılanma süresinin fazla olduğu ortamlarda sert zeminlere çarpan ses, tekrar işitme cihazının mikrofonu tarafından toplanıp yeniden yükletileceği için cihazın ürettiği ses kalitesinde bolulmalar ortaya çıkacaktır.Yankılanma süresinin istenilen düzeye indirilmesi gerekmektedir.Bunun sağlanabilmesi için ses yalıtımı yaparken kullanılacak malzemelerin seçimine özen gösterilmesi gerekmektedir.
Dışarıdan gelen sesleri en aza indirmek ve ses yankılanma süresini ideal süreye indirebilmek için, işitme engelli çocukların eğitim ortamlarında ses yalıtımı yaparken olabildiğince sert malzemeler kullanımından kaçınmak gerekir.Örneğin, dış gürültüyü azaltmak için çift cam kullanımının yanı sıra camlarda kumaş ve tül perde kullanılması, hem dış gürültünün hem de yankılanma süresinin istenilen seviyeye inmesinde yardımcı olacaktır.Bu sorunlara bir başka çözüm ise, yerlerin halı ya da benzeri yumuşak bir malzeme ile kaplanmasıdır.Ayrıca duvarlara etamin ya da çuval bezinden yapılan panoların asılması, hem ses yalıtımı içi hem de çocukların çalışmalarını sergileyebilmemize olanak sağlayacaktır
-Alıntı-
İşitme Engelliler - İşitme engelli çocukların bulunduğu eğitim ortamlarının özellikleri
Bilindiği gibi duyu-sinirsel tip işitme kaybı kalıcı olmasının yanı sıra, işitme kaybı derecesinde de geniş bir yelpazede farklılıklar göstermektedir.İşitme kaybında oluşan bu farklılıklar, işitme kaybının sağltımında kullanılan işitme cihazlarının , işitme engelli çocuğun ihtiyacına göre ayarlanmasının yanı sıra, iştime engelli çocuğun farklı eğitim ortamlarında eğitim almalarını gerektirmektedir.Ülkemizde işitme engelli çocukların devam edecekleri eğitim ortamları;gündüzlü ya da yatılı özel eğitim okullları, üniversite kurumlarının vermiş olduğu hizmetler ile kaynaştırma programları olarak ayrılabilir.İşitme engelli çocukların eğitiminde, özellikle işitsel-sözel yaklaşımla eğitim veren kurumlarda, sınıf ortamının işitme cihazlarının özelliklerine göre düzenlenmesi önem taşımaktadır. İşitme engelli çocuklara eğitim hizmeti veren gerek özel eğitim okulları, gerekse kaynaştırma sınıfları işitme engelli çocuğun ve onun ayrılamz bir parçası olan işitme cihazlarının en etkin bir biçimde kullanlabilmesini sağlayacak bir biçimde düzenlenmesi gerekmektedir.
İŞİTME ENGELLİ ÇOCUKLARA SAĞLANAN EĞİTİM ORTAMLARININ ÖZELLİKLERİ
Doğuştan yada anadilini edinmeden oluşan işitme engeli , işitme engelli çocuğun doğru ve uygun eğitim almaması, anailini ve onun konuşma boyutunu etkin bir biçimde edinmesini ve kullanımını engelleyecektir.İşitme engelinden kaynaklanan dil ve konuşma becerisindeki yetersizlikler işitme engelli çocukların içinde yaşadıkları toplumun kültürünü algılamalarını ve eğitim olanaklarından tam olarak yararlanmalarını da engelleyebilir.Bu sorunun temelinde, işitme engelli çocuğun çevre ve konuşma seslerini tam olarak duyamaması ya da hiç duyamaması yatmaktadır.İşitme engelli çocuğun konuşma seslerni duyabilmesinde tek yardımcı araç işitme cihazlarıdır.Bu cihazların etkin bir biçimde kullanulması,işitme engelli çocuğun anadilini ediniminde, eğitiminde ve işiten dünyada yaşantısını rahat devam ettirmesinde en büyük yardımcısı olacaktır.Ancak işitme cihazları işitmezlikten kaynaklanan tüm sorunları ortadan kaldırmamasının yanı sıra, kendi özelliklerinden kaynaklanan sınırlılıkları da bulunmatadır.İşitme engelli çocukların işitme cihazlarından ve eğitimden en iyi bir biçimde yararlanabilmeleri için bulundukları eğitim ortamlarının uygun olarak düzenlenmesi gerekmektedir.
İşitme engelliler özel eğitim okullarında (Sağırlar Okulu) dikkat edilmesi gereken önemli konulardan birisi, bu olulların sessiz bir ortamda konumlandırılmasıdır.Örneğin; ulaşım rahatlığı için trafiğin yoğun olduğu otoban ve benzeri yol yakınlarına ya da hava alanlarına yakın konumlara inşa edilmesi dışarıdan gelen gürültülerin engellenmesini zorlaştıracaktır. Bundan dolayı bu okulların mümkün olduğunca sessiz ortamlara kurulması,dış gürültüleri engellemek için yapılması gereken ses yalıtımını kolaylaştıracaktır.
İşitme cihazlarının mikrofonları çevreden gelen tüm sesleri, özellikle kendine yakın olan ses kaymnağından gelen sesleri toplayıp sesi yükselten bölüme gönderdiği için ciaz gelen seslerin hepsini aynı şekilde yükseltecektir. Bu durum gürültülü ortamlarda konuşma seslerinin işitme engelli çocuğa istenilen kalitede gönderilememesine neden olmaktadır.Bir başka deyişle çevre gürültüsü konuşma seslerine karışacağından, işitme engelli çocuk söylenenleri tam olarak algılayamayacaktır.Eğer çevre gürültüsü konuşma seslerine baskın olursa,işitme engelli çocuk konuşma seslerini hiç algılayamayacak, yalnızca gürültüyü duyacaktır.Bu nedenle işitme engellilerin eğitim aldıkları ortamalarda sınıf dışından gelen gürültünün en aza indirilmesi önemlidir.
Ayrıca ses dalgaları sert bir yüzeye çarptıklarında,tekrar aksi istikamette yollarına devam etmektedirler.Sesin bu devinimine yankılanma denilmektedir. işitme engellilerin eğitim aldıkları ortamlarda sesin yankılanma süresi işitme cihazlarının verimli kullanılmasını etkilemektedir.Yankılanma süresinin fazla olduğu ortamlarda sert zeminlere çarpan ses, tekrar işitme cihazının mikrofonu tarafından toplanıp yeniden yükletileceği için cihazın ürettiği ses kalitesinde bolulmalar ortaya çıkacaktır.Yankılanma süresinin istenilen düzeye indirilmesi gerekmektedir.Bunun sağlanabilmesi için ses yalıtımı yaparken kullanılacak malzemelerin seçimine özen gösterilmesi gerekmektedir.
Dışarıdan gelen sesleri en aza indirmek ve ses yankılanma süresini ideal süreye indirebilmek için, işitme engelli çocukların eğitim ortamlarında ses yalıtımı yaparken olabildiğince sert malzemeler kullanımından kaçınmak gerekir.Örneğin, dış gürültüyü azaltmak için çift cam kullanımının yanı sıra camlarda kumaş ve tül perde kullanılması, hem dış gürültünün hem de yankılanma süresinin istenilen seviyeye inmesinde yardımcı olacaktır.Bu sorunlara bir başka çözüm ise, yerlerin halı ya da benzeri yumuşak bir malzeme ile kaplanmasıdır.Ayrıca duvarlara etamin ya da çuval bezinden yapılan panoların asılması, hem ses yalıtımı içi hem de çocukların çalışmalarını sergileyebilmemize olanak sağlayacaktır
-Alıntı-
İşitme Engelliler - İşitme engelli çocukların bulunduğu eğitim ortamlarının özellikleri