2.8.3. İş Ortamında Beden Dili
İş ortamında bulunacağımız uzun yılları düşünerek ortama uygun davranmayı da
öğrenmemizin kaçınılmaz olduğu açıktır. Tabii ki, iş yerinde evimizdeki kadar rahat
olamayız. Bu satırlarda vereceğimiz öneriler, sizin iş ortamında rahat etmenize mutlaka katkı
sağlayacaktır.
Öncelikle mekânsal sınırlara dikkat etmekle başlayınız. Karşınızdaki çalışma
arkadaşınıza dokunmanız gerekmediği sürece sakın dokunmayınız. Çünkü karşınızdaki insan
bunu taciz olarak algılayabilir. Bakışlarınız rahatsız edecek kadar uzun olmamalıdır.
Karşınızdaki insanla konuşurken yüzünüzle, mimiğinizle tepki veriniz. Bazen
söylediklerini tekrar ediniz. Duruş pozisyonlarını sakın pas geçmeyiniz.
Kendinizi gösterebileceğiniz anları iyi değerlendiriniz; ruhen ve bedenen, dengeli bir
tarz sergileyiniz. Şirketinizde sizi ön plana çıkaracak etkinlikler yapınız. Çok çalışkan bir
personel olmak bazen bunun için yeterli olmuyor. İş yerinde gönüllü çalışmalara öncülük
ediniz, sportif etkinlik düzenleyiniz, gezi, tiyatro gibi faaliyetler tasarlamanız, size artı puan
kazandırır. Gülmeyi ve güldürmeyi sakın unutmayınız. Pozitif olmak size, çevrenizdekilere
ve işinize çok şey katacaktır.32
İş yerinde bazen çok sorunlu müşterilerle karşı karşıya gelmeniz kaçınılmazdır.
Karşınızdaki insanın davranışı, aslında kendi sorunlarından kaynaklanmaktadır; ama hedef
olarak sizi seçmiştir. Bu tür zamanlarda asla ağız dalaşına girmeyiniz, paniklemeyiniz ve onu
anladığınızı hatta ona yardım etmek istediğinizi iletip bunu imkânsız kılan nedenleri
sıralayınız. Bazen “İnanın siz de benim yerimde olsaydınız bana hak verirdiniz.” diyerek
kendi safınıza çekmeniz işe yarayabilir. Bazen püskürtme silahlarınızı kullanmanız
gerekebilir. Bunlar:
Amirinizi çağırıp: “Beyefendiye yardımcı olmayı çok istiyorum; ama şu
nedenden ötürü yardımcı olamıyorum. Siz belki bana bu konuda yardımcı
olabilirsiniz.” diyerek müşteriye gerçekten kurum olarak yardımcı olmak
istediğinizi, bunun için mücadele verdiğinizi gösterirsiniz ve sizi yalnız başına
sıkıştırmasını engellemiş olursunuz.
Sorunlu müşteriyi biraz yücelterek yatıştırabilirsiniz. “Bakın … Bey, siz
gerçekten anlayışlı bir müşterimiz olarak bizi kolaylıkla anlayabilirsiniz. Bu
konudaki anlayışınız için de size teşekkür ediyorum.” diyebilirsiniz. Her müşteri
sizin için güne yeni bir başlangıç olmalıdır. Ne kadar sinirlenirseniz sinirlenin
aşırı duygusal tepkiler vermeyiniz, sizin bu konudaki profesyonelliğiniz, diğer
müşteriler tarafından takdir edilecektir. O anda yaşadığınız haksızlığı unutup bir
sonraki müşteriyle sempatik bir şekilde iletişime geçiniz.
Sıkıntılarınızı iş çıkışı ya da hafta sonu katılacağınız etkinliklerle atmayı da sakın
unutmayınız.
Güzel düşün, iyi hisset, yanılma, aldanma,
Ne varsa doğrudadır, doğruluk şaşar sanma.
Tevfik Fikret
İş ortamında bulunacağımız uzun yılları düşünerek ortama uygun davranmayı da
öğrenmemizin kaçınılmaz olduğu açıktır. Tabii ki, iş yerinde evimizdeki kadar rahat
olamayız. Bu satırlarda vereceğimiz öneriler, sizin iş ortamında rahat etmenize mutlaka katkı
sağlayacaktır.
Öncelikle mekânsal sınırlara dikkat etmekle başlayınız. Karşınızdaki çalışma
arkadaşınıza dokunmanız gerekmediği sürece sakın dokunmayınız. Çünkü karşınızdaki insan
bunu taciz olarak algılayabilir. Bakışlarınız rahatsız edecek kadar uzun olmamalıdır.
Karşınızdaki insanla konuşurken yüzünüzle, mimiğinizle tepki veriniz. Bazen
söylediklerini tekrar ediniz. Duruş pozisyonlarını sakın pas geçmeyiniz.
Kendinizi gösterebileceğiniz anları iyi değerlendiriniz; ruhen ve bedenen, dengeli bir
tarz sergileyiniz. Şirketinizde sizi ön plana çıkaracak etkinlikler yapınız. Çok çalışkan bir
personel olmak bazen bunun için yeterli olmuyor. İş yerinde gönüllü çalışmalara öncülük
ediniz, sportif etkinlik düzenleyiniz, gezi, tiyatro gibi faaliyetler tasarlamanız, size artı puan
kazandırır. Gülmeyi ve güldürmeyi sakın unutmayınız. Pozitif olmak size, çevrenizdekilere
ve işinize çok şey katacaktır.32
İş yerinde bazen çok sorunlu müşterilerle karşı karşıya gelmeniz kaçınılmazdır.
Karşınızdaki insanın davranışı, aslında kendi sorunlarından kaynaklanmaktadır; ama hedef
olarak sizi seçmiştir. Bu tür zamanlarda asla ağız dalaşına girmeyiniz, paniklemeyiniz ve onu
anladığınızı hatta ona yardım etmek istediğinizi iletip bunu imkânsız kılan nedenleri
sıralayınız. Bazen “İnanın siz de benim yerimde olsaydınız bana hak verirdiniz.” diyerek
kendi safınıza çekmeniz işe yarayabilir. Bazen püskürtme silahlarınızı kullanmanız
gerekebilir. Bunlar:
Amirinizi çağırıp: “Beyefendiye yardımcı olmayı çok istiyorum; ama şu
nedenden ötürü yardımcı olamıyorum. Siz belki bana bu konuda yardımcı
olabilirsiniz.” diyerek müşteriye gerçekten kurum olarak yardımcı olmak
istediğinizi, bunun için mücadele verdiğinizi gösterirsiniz ve sizi yalnız başına
sıkıştırmasını engellemiş olursunuz.
Sorunlu müşteriyi biraz yücelterek yatıştırabilirsiniz. “Bakın … Bey, siz
gerçekten anlayışlı bir müşterimiz olarak bizi kolaylıkla anlayabilirsiniz. Bu
konudaki anlayışınız için de size teşekkür ediyorum.” diyebilirsiniz. Her müşteri
sizin için güne yeni bir başlangıç olmalıdır. Ne kadar sinirlenirseniz sinirlenin
aşırı duygusal tepkiler vermeyiniz, sizin bu konudaki profesyonelliğiniz, diğer
müşteriler tarafından takdir edilecektir. O anda yaşadığınız haksızlığı unutup bir
sonraki müşteriyle sempatik bir şekilde iletişime geçiniz.
Sıkıntılarınızı iş çıkışı ya da hafta sonu katılacağınız etkinliklerle atmayı da sakın
unutmayınız.
Güzel düşün, iyi hisset, yanılma, aldanma,
Ne varsa doğrudadır, doğruluk şaşar sanma.
Tevfik Fikret