İş Hayatına Yeni Atılacak Olan Kişiler İçin Öneriler

  • Kullanıcı Özlem
  • Başlangıç tarihi Başlangıç tarihi
  • - Forumsal - Yaşamdan Kesitler
🟢 Konu yazarı şu anda aktif
1. Öğrenmeye istekli olmalısınız:

İlk iş günlerinizde sizlerden kimse kusursuz olmanızı ve her şeyi bilmenizi beklememektedir. Bunun sebebi ise henüz yeni olmanız ve tam olarak ne yapmanız gerektiğini bilmemenizdir. Burada önemli olan şey, ilk günlerde sizde bulunan öğrenme isteği, heves ve merakla sorduğunuz sorulardır. Bunun yanında bir de notlar almanızdır. Eğer yeni bir işe başladığınız şirketin kendine ait kılavuzları varsa bunları detaylı bir biçimde incelemeli ve sormak istediklerinizi belirlemelisiniz. Sormak istediğiniz soruları da ekip arkadaşınıza oryantasyon sürecinde sormalısınız. Öte yandan uygun bir zamanda sorulmayan soru cevap alamamaya yol açabilir. İş dünyasında yoğun olan ekip arkadaşınız sizlere o an geri dönüş sağlayamayabilir. Bir süre geçtikten sonra size bir geri dönüşte bulunmazsa tüm öğrenme merakınız ile yeniden sormalısınız.

2. İlk altı ay ekstra dikkat gerektirir:

İlk işiniz olduğu için daha fazla işin içine girmek isteyecek ve size daha fazla iş öğretilsin isteyeceksiniz. Bu oldukça normal bir durumdur. Aynı zamanda doğal bir beklentidir fakat ekibin sizden beklentilerini de karşılamanız oldukça mühim olacaktır. Ayrıca öğrenmek istediğiniz her şeyi zamanı geldiğinde uygun bir biçimde sormalı ve öğrenmeye çalışmalısınız. Unutmamalısınız ki ilk 6 ayınız öğrenme ile geçecektir. Bu süreçten sonra kendinizden emin adımlarla iyi işler çıkarmaya başlayabilirsiniz. Yeni olduğunuzdan değil sistem bunu gerektirdiği için bazı işleri çabucak yapmanız bazılarını ise yapmamanız gerekmektedir. İlk günden yüksek risk içeren bir işin size verilmesini istemezsiniz. Zamanla sorumluluğunuz siz istemeseniz de devamlı bir şekilde artacaktır. Burada önemli olan öğrenme hevesini ve uygulama bölümündeki her süreci içinize sinerek gerçekleştirmektir. Öğrenme isteği ve uygulama bölümü sizin iç motiveniz ile doğru orantılı çalışmaktadır. Herkesin yoğun bir şekilde çalıştığı kurumda kimse size özel birebir iş anlatmayabilir. Bu nedenle sizin sorularınız ve merakınız, işi daha hızlı kavramanıza neden olacaktır.

3. Gerçekleştirdiğiniz işe ve kendinize güvenmelisiniz:

İlk kez işe girmiş olabilir ya da yıllarca bir işte çalışmış olabilirsiniz. İki türlü de kendi konfor alanınızdan çıkıp farklı bir çalışma ortamına katılacaksınız. Bu yüzden yeni bir işe başlama stresinin olağan bir durum olduğunu dile getirmeliyiz. Ancak sağlıklı ve devamlı bir iş hayatı istiyorsanız bu stresin hem size hem de yaptığınız işe olan güveninizi etkilemesine izin vermemelisiniz.

Hiçbir iş yeri başarısız olacağını varsaydığı birini işe almaz. Bu yüzden kendinize güvenmemenizde hiçbir engel yoktur. Stresinizin kaynağı şirket bünyesinde alışık olmadığınız metotlar veya sorumluluğunuz altındaki yeni işler olabilir. Bu tip durumlara da zamanla alışacaksınızdır. Bir çeşit sorun olarak gördüğünüz bu tip durumlar gerçekte üstesinden gelebileceğiniz durumlar olabilir. Burada önemli olan nokta, sadece öğrenmeye istekli olmanızdır. Aynı zamanda kendinize, yaptığınız işe ve çalıştığınız yeni şirkete alışmak için zaman tanımalısınız. Bir de kendinize güvenmelisiniz.

4. Cesaret ile uygulamaya geçmelisiniz:

İlk uygulamalarda her çalışan hata yapabilir. Bu yüzden sizde ilk uygulamalarda hata yaptığınızda kendinize kızmamalısınız. Bunun yerine aynı hatayı tekrardan yapmamak için hatanın nedeni araştırmalısınız. Yeniden denemekten ise kesinlikle vazgeçmemelisiniz. Ekibinizde yer alan herkesin sizin geçtiğiniz yollardan geçtiğini unutmamalısınız. Bu yüzden ekip sizin zamana ihtiyacınızın olduğunu bilmektedir. Öğrendiğiniz ilk iş sürecini uygulamaya koyulduğunuzda onay için sormaktan çekinmemelisiniz. Çünkü bunlar ilk basamaklardır. Bu yüzden daha tecrübeli birinin gözünden yorum alarak ilerlemeniz öğrenme sürecinizi de hızlandıracaktır.

5. Sınırlarınızı zorlayarak en iyisini yapmaya çalışın:

Her zaman ne halde olursanız olun elinizden gelenin en iyisini yapmaya özen göstermelisiniz. Ofiste alışmanız için verilen küçük işleri dahi tüm konsantreniz ve özverinizle en iyi şekilde yapmalısınız. O an önemsiz gelen küçük işler bile zamanı geldiğinde size önemli katkılarda bulunacaktır. Bu yüzden hiçbir işi önemsiz ve değersiz görmemelisiniz. Ayrıca zaman ilerledikçe bu tür işleri gözünüz kapalı yapmaya başlayacağınızı da unutmamalısınız.

6. İlk izlenim çok önemlidir:

İlk iş gününüzde çalışma arkadaşlarınızla tanışıp, işleri daha yakından tanıma fırsatına sahip olacaksınız. Bu yüzden ilk izlenimin ne denli önemli olduğunu unutmamalısınız.

Temiz ve düzenli bir şekilde giyinmek, tanıştığınız insanlara karşı güler yüzlü olmak ve kibar tavırlar sergilemek oldukça önemli davranışlardır. İletişim esnasında kelimelerin gücünü de unutmamak gerek. Bunun yanında sözsüz iletişimin de oldukça önemli olduğunu bir kenara not almalısınız. Eğer isterseniz sözsüz iletişim hakkında okuma yapabilir ve iletişim kabiliyetinizi daha da güçlü hale getirebilirsiniz. Var olan bir ortama yeni girmiş bulunmaktasınız. Bu yüzden iş arkadaşlarınızın da sizi tanımak istemesi gayet normal bir durumdur. Onların size sordukları sorulara soğukkanlılıkla cevap vermeniz iyi bir başlangıç yapmanıza yardımcı olabilir.

7. Yardım almalı ve yardım etmelisiniz:

İşlerin aksadığı durumlarda veya proje oluşturma sürecinde etkili olmadığınız bir konuda ekip arkadaşlarınızdan yardım almanız sizin açınızdan iyi olabilir. En başta bunun bir güçsüzlük göstergesi olmadığını kabul etmeniz gerekmektedir. Aslında burada önemli olan çalıştığınız şirket adına gerçekleştirdiğiniz hizmetlerdir. Bu yüzden yardıma ihtiyacınız olduğu zamanlarda yardım almaktan çekinmemelisiniz. Tabii ki de yardım almak, yardım etmek kadar normal bir durumdur. Arkadaşlarınızın size ihtiyacı olduğunda iş planınızda gerekli düzenlemeleri yaptıktan sonra destek sağlamalısınız. Kısacası yardımsever olmalısınız.
alıntı​
 
is hayatina yeni atildigim donem neye ugradigimi sasirmistim. hersey politik aslinda. benden bu konuda tavsiye almak isteyen bi layk biraksin :d
 
Sıkıcı bir boomer gibi görünmek istemiyorum ama ne yazık ki öyle olacak gibi duruyor. Türkiye'de iş yaşamı inanılmaz toksik. Eğer kişi prensip sahibi olmazsa gerek işveren gerekse iş arkadaşları tarafından fazlasıyla istismar ediliyor.

Sakın ola kendinizi fedakarlık yapma mecburiyetinde hissetmeyin. Ne maaş ne de iş konusunda. Bu konuda size mobbing yapacak çalışma arkadaşlarınız olacaktır ancak bunları kulak ardı edip kendi işinize odaklanın.​
"Aile gibiyiz", "Bu işletme hepimizin" gibi zırvalara sakın kanmayın.​
İş arkadaşlarınızla maddi konularda mesafeli olun. Ölüm kalım mevzusu olmadıkça ne borç isteyin ne de borç verin.​
Çaycı ve temizlik görevlisiyle mesafeli olun ve hiçbir sırrınızı veya iş arkadaşlarınızla ilgili herhangi bir şeyi bu insanlarla paylaşmayın zira bu kişiler %99 oranında işletmenin dedikodu creatorlarıdır.​
Son olarak, ne iş yapıyorsanız onu kaliteli yapın. Bence en önemlisi bu. Türkiye'nin en büyük problemi kalitesiz ve özensiz iş yapan çalışanlar. Azıcık kaliteli iş yapınca bu kalitesiz yığının arasından sıyrılmak oldukça kolay oluyor.​
Zaten Türko için hayat zor bir de kişiliğinizden ve duruşunuzdan taviz verip iş hayatınızı kendiniz için çekilmez kılmayın. En nihayetinde ücreti mukabilinde bir iş yapıyorsunuz büyük manalar yüklemeye gerek yok. Bir işletmeye ölesiye bağlanmanın da lüzumu yok. İşsizliğin kol gezdiği bu ülkede bu tavsiyeler uçarı görünebilir ancak değil aksine oldukça realist. Bunları yapmadığı/yapamadığı için işsiz olan binlerce insan var. Kalitesiz veya niteliksiz çalışan da en az istihdam sorunu kadar işsizliğe sebebiyet veriyor.

Edit: Dün gördüğüm bir tweette güzel bir "nasıl olmamalı" örneği vardı:



Sakın bu tweette romantize edilen tiplerden olmayın, en kibar tabirle ölene değin sağılırsınız....
 
Geri