İran nükleer programdan vazgeçer mi?

🕒 Konu sahibi 6 saat önce aktifti
13 Haziran sabahı İsrail, İran’ın askeri ve nükleer altyapısını hedef alan kapsamlı bir saldırı başlattı. Saldırıda İran Genelkurmay Başkanı Muhammed Bakıri, Devrim Muhafızları Komutanı Hüseyin Selami, eski Atom Enerjisi Kurumu Başkanı Feridun Abbasi ve İslami Azad Üniversitesi Rektörü Muhammed Mehdi Tehranchi’nin de aralarında olduğu üst düzey isimler öldürüldü. Ayrıca 9 nükleer bilim insanı saldırılarda ölürken, toplam sivil kaybı 78 olarak açıklandı.



İsrail’in saldırılarının ardından İran da dün akşam (13 Haziran) saatlerinde misilleme saldırısında bulundu.


İran’dan Tel Aviv’e füze saldırısı gerçekleşti. Bu sabah (14 Haziran) saatlerinde de Tahran’da yeni patlamalar duyuldu.

İran nükleer programdan vazgeçer mi? Ruşen Çakır, Dr. Ezgi Uzun Teker ile konuştu.

İran’ın böyle bir saldırıyı beklediğini, bu nedenle hazırlık yaptığını söyleyen Teker, “Trump başkan olarak geldiğinde hatta İran’a yönelik maksimum baskı politikasına devreye soktuğunda çok tartışılmıştı. Belki tekrar bu baskı politikasıyla birlikte askeri bir baskı da gelebilir diye. Nitekim bölgede bir hareketlilik başlamıştı. Yani Amerikan üslerinde ya da Okyanus’ta vs. Bunları yakından takip ediyordu İran. Ama bir yandan da bir müzakere sürecine de girildi” dedi.

“İsrail, programdan tamamen vazgeçmesini istiyordu”​

Bu müzakere sürecin ilk etapta iyi gittiğini, her iki tarafın da olumlu sinyaller verdiğini hatırlatan Teker, “Yalnız şöyle bir mesele vardı: Müzakerelerin başından beri, Amerikan tarafıyla İsrail tarafının bu müzakereden çıkacak sonuca dair beklentilerinde farklılıklar vardı. İran’ın net olduğu konu şuydu: ‘Uranyum zenginleştirmeyi belli bir ölçüde elimizde tutmak istiyoruz. Bunun karşılığında da silah programını yapmayacağız.’ Bunun karşılığında da ekonomik yaptırımlar ve her türlü baskın politikasının devre dışı bırakılması. İran bunu istiyordu. Öte yandan İsrail’in istediği şey, İran’ın nükleer programından tamamen vazgeçmesi. Yani bu Libya modeli dediğimiz şeydi. Yalnız Amerikan tarafına baktığımızda biz çok farklı sesler duyuyorduk. İran nükleer zenginleştirme programını belli bir ölçüde tutabilir, tamamını elimine etmek zorunda değil diyordu ABD” dedi.

Teker, İsrail ile ABD’nin fikir ayrılığı yaşadığını ifade ederek, “Açıkçası son bir hafta zenginleştirmeyi sıfıra indirin gibi bir talebi yoktu. Bu konuda bir baskısı yoktu Amerikan tarafının. Öyle bir noktaya gelindi ki, savaş artık sanki bir kaçınılmaz bir duruma geldi gibi görünüyor” diye konuştu.

“Mesele sadece İran’ın nükleer programını yok etmek değil”​

İran’ın da bu yaşananlara karşı çıktığını söyleyen Teker, şöyle devam etti:

“Tabii tüm bu sürecin üç-dört aya yayıldığını düşünürsek, en başta Trump hem İran’ı masaya oturtmak hem de istediklerini elde edebilmek için o askeri opsiyonu hep masada tutuyordu. İsrail’in saldırısı son derece kapsamlı. Yani burada sadece nükleer tesisleri hedef almıyorlar. Nükleer tesislerin yanı sıra devrim muhafızlarına ait olan askeri tesisler, çeşitli askeri merkezler, birim noktaları, radar sistemleri, hava savunma sistemi… Daha da önemlisi devrim muhafızlarına mensup olan çok üst düzey komutanlarının genelkurmay başkanı dahil olmak üzere suikasta kurban gittiğini görüyoruz. Nerede? Kendi ikametgâhlarında. Bunun yanında ayrıca nükleer bilim adamları ya da bu nükleer program üzerine çalışan önemli isimler de suikastte kurban gittiler. Şimdi bunların hepsini bir düşünürsek eğer, aslında sanki mesele sadece İran’ın nükleer programını yok etmek değil ama bunun bir adım daha ötesine geçerek devrim muhafızlarını biraz daha sakat bırakmak sanki.”
 
Neden vaz geçsin? Herkeste var zaten. Kuzey Kore'de var, Hindstan'da var, Pakistan'da var, İsrail'de var, Fransa'da var, İngiltere'de var. Trump'ın gözü İran petrolünde.
 
Geri