Kanatları kırılmış bir kuş gibi
Çırpınıp duruyorum,
Yol ortasında.
İnsanlar, arabalar
Geçip gidiyor etrafımda.
Dönüp bakıyorlar, işte o kadar.
İnsanlar gönlünce eğleniyor.
Bir işportacı
Malını satmak için bağırıyor.
Ne biri eğilip kaldırıyor.
Ne de bir yardım çağırıyor.
Sonunda, bir çocuk yaklaşıyor.
Durup, yardım etmek için.
Ancak gücü yetmiyor.
Diğer insanlar hâlâ duyarsız.
Hala pürtelâş uzaklaşıyor.
Gücüm azalıyor, takatim bitiyor.
Gözümün önünde yıldızlar uçuşuyor.
İki kişi sedyeyle yanıma yaklaşıyor.
…………………
…………………
Gözlerimi açtığımda,
Bir hastane odasındayım.
Koluma bir hortum bağlı.
Odada kimse yok.
En son hatırladığım,
O küçük çocuk.
Uzunca bir zaman sonra
Bir hemşire giriyor.
Serumu kontrol edip,
Bana doğru eğiliyor.
Uyandığımı gördüğünde,
Durumumu soruyor.
İyi olduğumu söylüyorum.
Beni buraya kimin getirdiğini
Soruyorum.
“İki genç ile bir çocuk.” diyor.
Gözlerim doluyor.
Duygulanıyorum.
İnsanlığın ölmediğine
Seviniyorum.
Sabri Koca
Çırpınıp duruyorum,
Yol ortasında.
İnsanlar, arabalar
Geçip gidiyor etrafımda.
Dönüp bakıyorlar, işte o kadar.
İnsanlar gönlünce eğleniyor.
Bir işportacı
Malını satmak için bağırıyor.
Ne biri eğilip kaldırıyor.
Ne de bir yardım çağırıyor.
Sonunda, bir çocuk yaklaşıyor.
Durup, yardım etmek için.
Ancak gücü yetmiyor.
Diğer insanlar hâlâ duyarsız.
Hala pürtelâş uzaklaşıyor.
Gücüm azalıyor, takatim bitiyor.
Gözümün önünde yıldızlar uçuşuyor.
İki kişi sedyeyle yanıma yaklaşıyor.
…………………
…………………
Gözlerimi açtığımda,
Bir hastane odasındayım.
Koluma bir hortum bağlı.
Odada kimse yok.
En son hatırladığım,
O küçük çocuk.
Uzunca bir zaman sonra
Bir hemşire giriyor.
Serumu kontrol edip,
Bana doğru eğiliyor.
Uyandığımı gördüğünde,
Durumumu soruyor.
İyi olduğumu söylüyorum.
Beni buraya kimin getirdiğini
Soruyorum.
“İki genç ile bir çocuk.” diyor.
Gözlerim doluyor.
Duygulanıyorum.
İnsanlığın ölmediğine
Seviniyorum.
Sabri Koca