Ünlü bilimkurgu yazarı Asimov, Esrarengiz Yolculuk romanında bakteri boyuna küçültülen insanların öyküsünü anlatıyor. Joe Dante’nin İçimde Biri Var filminde ise kan damarlarında gezen mikroskobik bir denizaltı izliyoruz ve tabii bir de mini süper kahraman Karınca Adam var! Peki insan küçültmek gelecekte mümkün olacak mı ve insanları küçültürsek ne olur? 8 adımda görelim.
SÜPER KAHRAMANLAR ÇAĞI
İnsan küçültmek bilimkurgunun en sevdiği konulardan biri. En yeni örneği ise Yüzbaşı Amerika: Kahramanların Savaşı filminde gördüğümüz Karınca Adam ve Demir Adam kavgası: Filmin en heyecanlı dövüş sahnesinde, Karınca Adam böcek boyuna inerek Demir Adam’ın zırhının içine giriyor ve zırhın sistemlerini içeriden bozuyordu. Peki sizi 100 kat küçültürsek ne olur?
1. ÖNCE KÖR OLURSUNUZ
Bir insanı bozuk para boyuna küçültürsek öncelikle kör olur; çünkü insan gözbebeği çevreyi böcek gözü gibi net görecek donanıma sahip değil. Kısacası göz merceğiniz yeteri kadar ışık toplayamadığı için etrafınız zifiri karanlık olacaktır. Böcekler çevreyi görmek için bileşik mercekli kompozit göz kullanıyor.
2. SONRA SAĞIR OLURSUNUZ
Bunun nedeni tam boy insan kulağının 20 hertz ila 20 kilohertz arasındaki frekanslara duyarlı olması; çünkü ses dalgalarını kulağımızın içinde yer alan ses alıcı tüy hücreleriyle duyuyoruz ve insan sesi 85 ila 255 kilohertz arasında kalıyor.
Oysa bozuk para boyuna indiğinizde kulağınız o kadar küçük olacak ki 400-500 hertzden daha düşük frekansları işitemeyeceksiniz. Elbette küçücük akciğerlerinizle havayı titreştirerek başkalarının duyabileceği kadar yüksek sesler de çıkaramayacaksınız.
Gerçi küçücük ses tellerinizle krize girmiş şımarık çocuklardan daha iyi çığlık atabilir ve 20 kilohertzin üstüne çıkan süper tiz sesler üretebilirsiniz; ama bunu da ancak köpekler duyabilir. Bu ses nereden çıkıyor diye sizi yoklamaya gelirlerse sıkıntı yaşayabilirsiniz.
3. ÜŞÜRSÜNÜZ
Hayır, bu yazıyı yazarken dışarıdaki sıcağa göre güçlü çalışan klima yüzünden kafede üşüdüğümü kast etmiyorum. Bir kişiyi bozuk para boyuna küçültmek demek, boyunuzun 100 kat kısalması ve yüzey alanınızın 10 bin kat küçülmesi anlamına geliyor.
Bunun havayla temasınızı zorlaştırarak soğumanızı zorlaştıracağını düşünebilirsiniz; ama aslında hacminiz de 1 milyon kat küçüldüğü için vücut ısısı üretmeniz çok zorlaşacak. Bu yüzden de sırf donarak ölmekten kurtulmak için arıkuşu gibi sürekli beslenmeniz gerekecek.
4. NEFES ALAMAZSINIZ
Bir insanı 100 kat küçültmeniz demek, kanınızdaki alyuvarların oksijen taşımasını sağlayan hemoglobin moleküllerinin de solumanız gereken oksijen atomlarından daha küçük olması anlamına geliyor. Zaten küçük ciğerlerinizle içinize yeterli hava çekemezsiniz. Nasıl yaşayacaksınız?
5. KÜÇÜLTMEK İÇİN ENERJİNİZ YETMEZ
Bir cismi küçültmek için gereken enerji atom bombasının ürettiği enerjiden daha fazla (Örneğin 800 kilotonluk bir Rus Topol füze başlığı3 3,34 katrilyon joule enerji üretiyor); çünkü küçültme derken fizik sabitlerini değiştirmekten söz ediyoruz.
Özetle birini küçültmek için birkaç fizik yasasını çiğnemeniz gerekiyor; ama fizik yasalarını ihlal etmek imkansızdır. Peki bu konuda hile yapabilir miyiz?
Yazının devamı...