BirDevrinSonu
Üye
-
- Katılım
- Ocak 10, 2010
-
- Mesajlar
- 38,599
-
- Tepkime puanı
- 3,179
-
- Puanları
- 354
-
- Konum
- Napıcan ?
insan olmak - insan yönetimi - insanın yapısı
İnsan, yapısı olarak mükemmel, yönetimi, yönelmesi ve hareketleri ile basit bir varlıktır.
Basit bir varlık olarak; enerjisi için bir adet Mide'ye, yaşamında rehber olarak kullanabileceği ve değerlerini kayıt ettiği; kiminde bir sahife, kiminde bir kitap, kiminde de, bir kütüphane niteliğinde olan ve adına Vicdan' dediğimiz bir adet de (Yargıç) teraziye sahiptir.
Çok karışık bir varlık olmayan insan için, Karışıktır düşüncesi; yaratılışının mükemmel olmasından gelmektedir. Çalışması, yönetimi, yönlendirilmesi, insanı, (Çalışma kurallarını) iyi tanıyanlar, bilenler için çok kolaydır.
Peki, O zaman İnsanlar muammadır fikri nereden kaynaklanmaktadır
İnsanlar, aldıkları veya kendilerine verilen değerlerden, bilgilerden dolayı, doğal olarak, olaylara farklı pencereden bakar, farklı resimler görürler. Karışıklık; görülenlerin tarifinde başlar; kafam (aklım) karıştı, denir ya, aslında karışan, aklımız değil, algılamalarımız ve onların tariflerindeki, giydirilen elbiseler, karmaşalardır.
İnsanın, yukarıda da ifade edildiği gibi düşünebilmesi ve hareket edebilmesi için beslenmeye (enerjiye) ihtiyacı vardır. Midesi ve uzantıları, bu amaç içindir. Alınan besinler, burada, enerjiye (yakıta) dönüştürülür ve böylece düşünebilir, hareket edebilir duruma gelmiş olur.
Sıra; yaşamı boyunca kendisinin yönünü belirleyecek vicdan' (sürücüye) rehberine verilecek yol haritasına yazılacak bilgilere gelmiştir.
Bilgiler, nasıl alınacak, nasıl verilecektir, kim belirleyecektir, nasıl oluşturulacaktır ve bunların sonucunda da, yaşam rehberimiz, bu bilgileri nasıl kullanacak, tanımlayacaktır
Bu manada, eğitim ve öğretim ne işe yaramaktadır Zararlı alışkanlıklar, yanlışlarımız nasıl vazgeçilmezlerimiz olmaktadır
Temel sorun ve çözüm; Vicdan kitabımızda yazılı değerlerin, rehberimiz tarafından, nasıl tanımlanıp, kullandığında yatmaktadır.
Aydınlık veya karanlık yön levhalarının bulunduğu yol ayırım noktasına geldiğimizde, bizleri, hangi nedenler veya değerler, hareketimizi tetiklemektedir Elbette açıklanan anlayışla, önceden kayıt edilmiş ilgili kurallar.
Diğer taraftan da, açıklananlar doğrultusunda insanlar, gerçekte mutlu olmak istememektedir. Peki, bu sonuca nasıl ulaşılmıştır Birincisi; İnsan, inandığıdır" noktasında bulunması gerekmektedir. Bugün insan, inandırıldığı noktasına getirilmiştir. Bu ne demektir; "Şunları, şunları yaparsan, şöyle olursun." denilerek, şartlandırılmakta ve insanlar, önceden işaret edilen, belirlenen yönlere sevk edilmektedir.
İnsanlar da, her zaman, yapısı gereği kolay ve zahmetsiz olanı seçer. Yönlendirilmek, düşünmeden iş yapmak da işine gelir.
İnsan, yapısı olarak mükemmel, yönetimi, yönelmesi ve hareketleri ile basit bir varlıktır.
Basit bir varlık olarak; enerjisi için bir adet Mide'ye, yaşamında rehber olarak kullanabileceği ve değerlerini kayıt ettiği; kiminde bir sahife, kiminde bir kitap, kiminde de, bir kütüphane niteliğinde olan ve adına Vicdan' dediğimiz bir adet de (Yargıç) teraziye sahiptir.
Çok karışık bir varlık olmayan insan için, Karışıktır düşüncesi; yaratılışının mükemmel olmasından gelmektedir. Çalışması, yönetimi, yönlendirilmesi, insanı, (Çalışma kurallarını) iyi tanıyanlar, bilenler için çok kolaydır.
Peki, O zaman İnsanlar muammadır fikri nereden kaynaklanmaktadır
İnsanlar, aldıkları veya kendilerine verilen değerlerden, bilgilerden dolayı, doğal olarak, olaylara farklı pencereden bakar, farklı resimler görürler. Karışıklık; görülenlerin tarifinde başlar; kafam (aklım) karıştı, denir ya, aslında karışan, aklımız değil, algılamalarımız ve onların tariflerindeki, giydirilen elbiseler, karmaşalardır.
İnsanın, yukarıda da ifade edildiği gibi düşünebilmesi ve hareket edebilmesi için beslenmeye (enerjiye) ihtiyacı vardır. Midesi ve uzantıları, bu amaç içindir. Alınan besinler, burada, enerjiye (yakıta) dönüştürülür ve böylece düşünebilir, hareket edebilir duruma gelmiş olur.
Sıra; yaşamı boyunca kendisinin yönünü belirleyecek vicdan' (sürücüye) rehberine verilecek yol haritasına yazılacak bilgilere gelmiştir.
Bilgiler, nasıl alınacak, nasıl verilecektir, kim belirleyecektir, nasıl oluşturulacaktır ve bunların sonucunda da, yaşam rehberimiz, bu bilgileri nasıl kullanacak, tanımlayacaktır
Bu manada, eğitim ve öğretim ne işe yaramaktadır Zararlı alışkanlıklar, yanlışlarımız nasıl vazgeçilmezlerimiz olmaktadır
Temel sorun ve çözüm; Vicdan kitabımızda yazılı değerlerin, rehberimiz tarafından, nasıl tanımlanıp, kullandığında yatmaktadır.
Aydınlık veya karanlık yön levhalarının bulunduğu yol ayırım noktasına geldiğimizde, bizleri, hangi nedenler veya değerler, hareketimizi tetiklemektedir Elbette açıklanan anlayışla, önceden kayıt edilmiş ilgili kurallar.
Diğer taraftan da, açıklananlar doğrultusunda insanlar, gerçekte mutlu olmak istememektedir. Peki, bu sonuca nasıl ulaşılmıştır Birincisi; İnsan, inandığıdır" noktasında bulunması gerekmektedir. Bugün insan, inandırıldığı noktasına getirilmiştir. Bu ne demektir; "Şunları, şunları yaparsan, şöyle olursun." denilerek, şartlandırılmakta ve insanlar, önceden işaret edilen, belirlenen yönlere sevk edilmektedir.
İnsanlar da, her zaman, yapısı gereği kolay ve zahmetsiz olanı seçer. Yönlendirilmek, düşünmeden iş yapmak da işine gelir.