Yalan söyleyen aciz insanlar, dinlemekten aciz insanlar, dinlediği halde anlamaktan aciz insanlar, dinliyormuş gibi davranan aciz insanlar, aciz insanlar...
Kendimi anlatmak için yıllar boyu geliştirdiğim ve eksikleri olsa da üstün bir üslup olduğunu düşündüğüm ifade biçimime rağmen yanlış anlamakta ısrarcı insanlar. Beni tanıdığını düşündüğüm kişilerin benim hiç tanımıyormuşçasına tanıdığı kişinin yapmayacağını, söylemeyeceğini, ima etmeyeceğini bilmesini umduğum kişilerin bana farklı şeylerle gelmeleri.
Israrla çabalayıp uğraşıp da beceremediğim, üstesinden gelemediğim şeyler, ki bunlar oldukça az. Beğendiğim bir şarkının ismini bulamamam, bulunca da unutmam yada kaybetmem. Rol yaptığımın düşünülmesi. Saçma sapan konulardan açılan sohbetler. Sığ düşünceler, komplo teorisyenliği.
Aşırıya kaçılması, üzerimde baskı uygulanmaya çalışılması. Çok konuşuyorsun, uzun yazıyorsun denmesi.
Bir de klişe şeyler var. Mesela ayağımı bilimum ev eşyasına vurmam, her şeyi hazırlayıp bilgisayarın başına geçtikten sonra ufak bir şeyi unuttuğumu fark etmek, evden çıkıp bir hayli uzaklaştıktan sonra "kapıyı kilitledim mi kilitlemedim mi" ikilemine düşmem, para üstü diye bir hayli bozuk paranın verilmesi, çok kalabalık olan toplu taşıma araçları, yağmurlu günlerde birilerini beklemek ve sayamayacağım daha bir sürü şey.
Dip not: İnsanlardan tiksiniyorum, evet.