YaGmurTaneSi
Üye
-
- Katılım
- Ekim 2, 2014
-
- Mesajlar
- 660
-
- Tepkime puanı
- 0
-
- Puanları
- 266
-
- Yaş
- 40
İnsan neyle yaşar? Ekmekle mi? Su ile mi?
İnsan önce güvenmek ister yaşamak için. Çevresine, arkadaşlarına, yakınlarına.
Sonra sevmek, sevilmek ister insan. Bir avuç sevgiyi üfleyip göndermek, gözlerinle sevgiyi konuşturmak bu kadar zor mudur? Dostlarına, yakınlarına; ‘Seni Seviyorum’ demek çok mu gayret gerektirir.
Bir de paylaşmayı katar hayatına. Sevgisini, sevincini, acısını, ekmeğini paylaşır.
Çoğu zaman unuttuğumuz hepsinden önemlisi bir şey var ki, duayla yaşar insan. Dua eden kişi kul olduğunu, hakiki huzurun acizliğini ilan edip, Rabbine yönelmede olduğunu hisseder bütün ruhuyla.
Fakat bazen öyle zor anlar yaşar ki, hiç anlam veremez olup bitenlere. Beklemediği olaylar birbirini kovalar. İnsan yorulur art arda hücum eden olumsuzluklarla. Başını kaldırdığında bir yığın ihanet, yalan ve riya… Bazen tanıyamaz en yakın dostlarını.
Ne çabuk unutur bazen insan hoşgörülü olmayı, yumuşak ses tonuyla konuşmayı, kusurları görmezden gelmeyi. Bence hep kendini ispat etme, haklılığını ortaya koyma peşinde olan insan aslında farkında değil ki baştan kaybediyor.
Şu acımasız asırda insanlar birbirinden gitgide uzaklaşıyor. Uzağa gitmeye gerek yok; örneği kendimden verebilirim. Belki güvensizlik, belki incinme korkusundan dolayı dostlarımdan uzaklaşmaya, onlarla göz göze bile gelmemeye çalışıyorum bazen. İnsanlar birbirlerinden uzaklaştıkça teknolojiyi arkadaş ediniyor. Sanal ortamlarda bir sürü arkadaş, takipçi vs…
İncitmemeyi ve incinmemeyi bir öğrenebilsek…
İnsan önce güvenmek ister yaşamak için. Çevresine, arkadaşlarına, yakınlarına.
Sonra sevmek, sevilmek ister insan. Bir avuç sevgiyi üfleyip göndermek, gözlerinle sevgiyi konuşturmak bu kadar zor mudur? Dostlarına, yakınlarına; ‘Seni Seviyorum’ demek çok mu gayret gerektirir.
Bir de paylaşmayı katar hayatına. Sevgisini, sevincini, acısını, ekmeğini paylaşır.
Çoğu zaman unuttuğumuz hepsinden önemlisi bir şey var ki, duayla yaşar insan. Dua eden kişi kul olduğunu, hakiki huzurun acizliğini ilan edip, Rabbine yönelmede olduğunu hisseder bütün ruhuyla.
Fakat bazen öyle zor anlar yaşar ki, hiç anlam veremez olup bitenlere. Beklemediği olaylar birbirini kovalar. İnsan yorulur art arda hücum eden olumsuzluklarla. Başını kaldırdığında bir yığın ihanet, yalan ve riya… Bazen tanıyamaz en yakın dostlarını.
Ne çabuk unutur bazen insan hoşgörülü olmayı, yumuşak ses tonuyla konuşmayı, kusurları görmezden gelmeyi. Bence hep kendini ispat etme, haklılığını ortaya koyma peşinde olan insan aslında farkında değil ki baştan kaybediyor.
Şu acımasız asırda insanlar birbirinden gitgide uzaklaşıyor. Uzağa gitmeye gerek yok; örneği kendimden verebilirim. Belki güvensizlik, belki incinme korkusundan dolayı dostlarımdan uzaklaşmaya, onlarla göz göze bile gelmemeye çalışıyorum bazen. İnsanlar birbirlerinden uzaklaştıkça teknolojiyi arkadaş ediniyor. Sanal ortamlarda bir sürü arkadaş, takipçi vs…
İncitmemeyi ve incinmemeyi bir öğrenebilsek…
İncinme incitenden
Kemâlde noksan imiş
İncinen incitenden.