İnsan hayatı yaşayarak öğrenir.

Konu sahibi son olarak 79 gün önce görüldü
Evet insan hayat yaşayarak öğreniyor.
Malesef çoğu kez hatalar yaparak yanlışlarımızı anlıyoruz.
Ne var ki bütün hataları yapacak kadar da uzun yaşamıyoruz.
En iyisi başkalarının hatalarından ders çıkarmak.
Sizce de öyle değil mi?
Siz hayatı nasıl yaşıyorsunuz?
 
  • Beğen
Tepkiler: X
Düşe kalka herkes gibi
Insana imtihan olarak yine insan yetiyor
 
Her şey zıddı ile kaimdir. Eğer yanlış olduğunu düşündüğümüz bir davranışın, yanlış olduğunu, davranışı yaptıktan sonra anlıyorsak, zıddı örnekler olduğu içindir.
Aksi halde doğru olmadan yanlışı ayırt etmemiz mümkün değil.
Dolayısıyla, insan aslında doğruyu bilmediği için yanlış yapıyor ve etrafındaki doğruları göremediği için yanılıyor.
Bana göre başkalarının doğrularından ders çıkarmamız gerekiyor, başkalarının yanlışlarını doğruyu bulmak için kullanmak gerekiyor.
 
  • Beğen
Tepkiler: X
Simdi bu hata ile ne ögrendim?
Hatalar nedir diye sormamam gerektigini.
Peki hatalari nasil ögrenecegim o zaman?
Bunda bir hata yok mu??
Senin hatalarin benimki ile bir mi?
Belki hata yoktur,uygunsuzluk vardir?
Uygunsuzlugun ortalikta yaratilmis olmasinin nedeni hatalar mi???
Baskalarinin hatalari sana tecrübe olabilir mi?
Belki de.
Ama sanmiyorum.Keza öyle olsaydi dünyayi mok götürmezdi.Cünki uygunsuzluklar kol geziyor hatalar degil.
Peki nedir hatalar?
 
Simdi bu hata ile ne ögrendim?
Hatalar nedir diye sormamam gerektigini.
Peki hatalari nasil ögrenecegim o zaman?
Bunda bir hata yok mu??
Senin hatalarin benimki ile bir mi?
Belki hata yoktur,uygunsuzluk vardir?
Uygunsuzlugun ortalikta yaratilmis olmasinin nedeni hatalar mi???
Baskalarinin hatalari sana tecrübe olabilir mi?
Belki de.
Ama sanmiyorum.Keza öyle olsaydi dünyayi mok götürmezdi.Cünki uygunsuzluklar kol geziyor hatalar degil.
Peki nedir hatalar?

error 404
 
tam olarak böyle yaşıyorum......

D7jqZZWWwAAano1
 
Pek espriye benzemese de espri yapmıştım. Neyse , devam edelim o zaman.
Konuya felsefi açıdan yaklaşacaksak, doğru da yoktur. Hatanın, hata olduğunu anlamamız için doğrunun oması gerekiyor.
Beyazın varlığı siyahın varlığı ile mümkün. İyilik varsa, kötülük var olduğu içindir. Bir davranışa uygunsuz diyebilmemiz için, davranışın uygun hali olmalıdır.
Dolayısıyla hata nedir diye sorarak, hatanın ne olduğunu net bir şekilde ifade edemeyiz. Ve doğrular, yanlışlar zamanla değişebilir.
 
arkadaşlar hayatta daha önemli şeyler var, önemsiz şeyler için vaktinizi boşa harcamayın. mesela paraymış, pulmuş, makam mevkiiymiş.. bunlar önemli şeyler
 
Kendi adima olmadi.Ki kimsenin kendi adina olmamistir, karsindakine zarar vermedigi müddetce.
Insan kendini gögüslemekte zorlanir ve kacar kendine ait sorumluluktan.Yüzlesmek istemez.Ondan kimsenin "hatasindan" da ders almaz.
Bu dogal bir gerectir cünki icgüdüsü ile hareket etmistir " hata" diye nitelendirilen kavramin icindeyken.
Hata kültürü diye adlandirilan ve sosyal yasamda kacinilmaz bir yer edinen hatalar, iki perspektif icinde degerlendirilmesi gerekir.
Bir kendim ettim kendim buldum, iki ben de bu dünyanin nesine geldim sorunsali ki topluma yaranamama korkusu.Hatta Aristo bu hata kavramini 3 e bölmüstür.
1 kaza ilen gelen ve hayati hataya sokan hata (kader galiba .d)
2 ongörülen ama istemsizce yapilan hata (icgüdüsel ve plansiz)
3 bilincli ve planli yapilan hatalar (ardinda art niyet ve kötülük vardir)
Senin demek istedigin, bireysel hatalarin getirdigi pismanliklar karsisinda hayata yeni bir paradigma acmak diye düsünüyorum.
Kücük seylerle ugrasmayin.Cevrenize zarar vermediginiz müddetce istediginiz gibi yasamaniz dilegi ile.
 
Bu yüzden sınanır insan acılarla, hüzünle,sevinçle, hayal kırıklığı ya da hayallerle.
Yaşam sürekli dönemeçler barındırır ve o sırada yüzleşilen seçimler çokçadır.
Hata varsa kesip atmalı. Hata herkese mahsus. Hakikati arayan kalp ve zihinle bakabilir.
Vicdanla bakabilen hatasından ders alabilir.

Gelip geçici şeylere müptela olan kendine uzaklaştıkça hatada ısrar eder. Israr eden bir süre sonra hatalarını normalleştirir, vicdanına duyarsızlaşır.
Spinoza bu konuda iyi bir öğütçüdür. Tanrı'nın tutkularının kölesi olmadığı için özgür olduğunu ifade ederek insana da bunu öğütler.
 
biz yuvarlanarak öğreniyoruz
yuvarlanıp gidiyoruz işte
 
Her hatanın bir bedeli var. Ve o bedel mutlaka bir gün ödenir. Bazen çok can yakar. Bazen can hepten gider. Canımız yandığında biliriz yanlışımızı. Ama genelde kendimize saklarız gururumuzdan. O da başka bir hata. Kendi canımızı yakarız gurur uğruna ve gösteremeyiz acımızı kimseye. Hatamızı öğrendiğimizde çoktan geç kalmış oluruz. Ama başkalarının hatalarını çok çabuk görebiliriz. Önemli olan gurura yenik düşmemek. Hatanın neresinden dönülürse kârdır, denir ticarette.
 
Bu yüzden sınanır insan acılarla, hüzünle,sevinçle, hayal kırıklığı ya da hayallerle.
Yaşam sürekli dönemeçler barındırır ve o sırada yüzleşilen seçimler çokçadır.
Hata varsa kesip atmalı. Hata herkese mahsus. Hakikati arayan kalp ve zihinle bakabilir.
Vicdanla bakabilen hatasından ders alabilir.

Gelip geçici şeylere müptela olan kendine uzaklaştıkça hatada ısrar eder. Israr eden bir süre sonra hatalarını normalleştirir, vicdanına duyarsızlaşır.
Spinoza bu konuda iyi bir öğütçüdür. Tanrı'nın tutkularının kölesi olmadığı için özgür olduğunu ifade ederek insana da bunu öğütler.

"Sınanmak"? Cumlesinden sonra "yapilan secimler" biraz uçuk kaçık olmuş.
 
Kendi adima olmadi.Ki kimsenin kendi adina olmamistir, karsindakine zarar vermedigi müddetce.
Insan kendini gögüslemekte zorlanir ve kacar kendine ait sorumluluktan.Yüzlesmek istemez.Ondan kimsenin "hatasindan" da ders almaz.
Bu dogal bir gerectir cünki icgüdüsü ile hareket etmistir " hata" diye nitelendirilen kavramin icindeyken.
Hata kültürü diye adlandirilan ve sosyal yasamda kacinilmaz bir yer edinen hatalar, iki perspektif icinde degerlendirilmesi gerekir.
Bir kendim ettim kendim buldum, iki ben de bu dünyanin nesine geldim sorunsali ki topluma yaranamama korkusu.Hatta Aristo bu hata kavramini 3 e bölmüstür.
1 kaza ilen gelen ve hayati hataya sokan hata (kader galiba .d)
2 ongörülen ama istemsizce yapilan hata (icgüdüsel ve plansiz)
3 bilincli ve planli yapilan hatalar (ardinda art niyet ve kötülük vardir)
Senin demek istedigin, bireysel hatalarin getirdigi pismanliklar karsisinda hayata yeni bir paradigma acmak diye düsünüyorum.
Kücük seylerle ugrasmayin.Cevrenize zarar vermediginiz müddetce istediginiz gibi yasamaniz dilegi ile.

Pek espriye benzemese de espri yapmıştım. Neyse , devam edelim o zaman.
Konuya felsefi açıdan yaklaşacaksak, doğru da yoktur. Hatanın, hata olduğunu anlamamız için doğrunun oması gerekiyor.
Beyazın varlığı siyahın varlığı ile mümkün. İyilik varsa, kötülük var olduğu içindir. Bir davranışa uygunsuz diyebilmemiz için, davranışın uygun hali olmalıdır.
Dolayısıyla hata nedir diye sorarak, hatanın ne olduğunu net bir şekilde ifade edemeyiz. Ve doğrular, yanlışlar zamanla değişebilir.

Bu yüzden sınanır insan acılarla, hüzünle,sevinçle, hayal kırıklığı ya da hayallerle.
Yaşam sürekli dönemeçler barındırır ve o sırada yüzleşilen seçimler çokçadır.
Hata varsa kesip atmalı. Hata herkese mahsus. Hakikati arayan kalp ve zihinle bakabilir.
Vicdanla bakabilen hatasından ders alabilir.

Gelip geçici şeylere müptela olan kendine uzaklaştıkça hatada ısrar eder. Israr eden bir süre sonra hatalarını normalleştirir, vicdanına duyarsızlaşır.
Spinoza bu konuda iyi bir öğütçüdür. Tanrı'nın tutkularının kölesi olmadığı için özgür olduğunu ifade ederek insana da bunu öğütler.

Söylenmesi gereken her şey yazılmış ancak ilave olarak ben de bir şeyler eklemek isterim.

Her insanın hayata bakışı ve olayların yarattığı etki çok farklıdır, bu sebeple bana korkunç gelen bir başkası için çok da anlam ifade etmeyebilir. Her insan yaşadığını bilir ve ondan ders çıkartır çünkü böyle içselleştirebilir. Zaman zaman bazı konularda atıp tutuyor ya da acımasızca eleştiriyoruz ancak özünde ne olduğu hakkında genelde hiçbir fikrimiz olmuyor.

Koşullar kime ne yaşatır bilemeyeceğimiz için, çok da yargılayıcı olmamak gerekli diye düşünüyorum.
 
Son düzenleme:
Geri