Innanoğlu yeryüzüne gelende
Kur(u) ağaçta meya bitmiș gib(i)
Kâmil olup kendi kendin bilende
Cevahirden yükün tutmuș gib’olur
Talana da deli gönül talana
Gide gele ormanı dolana
Bir yiğit sevdiği yakın olana
Günde düğün bayram etmiș gib’olur
Yüce dağ bașında yayılan ceylân
Avcılar geliyor dört yanı dolan
Her olur olmaza sırrını döken
Boz bulanık çaya akmıș gib’olur
Karacaoğlan der ki bizi kayıran
Iki canı birbirinden ayıran
Gurbet sofrasında karnın doyuran
Iki elle zehir içmiș gib’olur
Kur(u) ağaçta meya bitmiș gib(i)
Kâmil olup kendi kendin bilende
Cevahirden yükün tutmuș gib’olur
Talana da deli gönül talana
Gide gele ormanı dolana
Bir yiğit sevdiği yakın olana
Günde düğün bayram etmiș gib’olur
Yüce dağ bașında yayılan ceylân
Avcılar geliyor dört yanı dolan
Her olur olmaza sırrını döken
Boz bulanık çaya akmıș gib’olur
Karacaoğlan der ki bizi kayıran
Iki canı birbirinden ayıran
Gurbet sofrasında karnın doyuran
Iki elle zehir içmiș gib’olur