İnka medeniyeti

Konu sahibi son olarak 2616 gün önce görüldü
İnka medeniyeti

200px-Guaman_Poma_-_Ataw_Wallpa.jpg


Atahualpa ve İspanyol işgalcilerin gelişi sırasındaki savaşçıları.


İnka medeniyeti, Güney Amerika'nın batı kıyısındaki And Dağları bölgesindeki Cuzco şehri civarında, efsanevi kralları ve ilk Sapa Inca olan Manco Capac'ın 11. yüzyılda Cuzco Krallığı'nı kurmasıyla başlamıştır. Manco Capac'ın soyunun egemenliğinde Krallık bölgedeki diğer Andlı topluluklar gibi büyümeye devam etmiş ve 1438 yılında adının birebir çevirideki anlamı yer sallayan olan Pachacutec liderliğindeki İnkalar sınırlarını genişleterek diğer Andlı toplulukları egemenlikleri altına almaya başlamışlardır. Böylece, Pachacutec Amerika kıtasında Kolomb öncesi varolan en büyük imparatorluk olan İnka İmparatorluğu'nu (Tawantinsuyu) kurmuştur.

1532 yılında, iki kardeş Huascar ve Atahualpa arasındaki iç çekişmeler sonrasında, Francisco Pizarro önderliğindeki İspanyol işgalciler İnka bölgesini ele geçirmişlerdir. Bunu takip eden yıllarda İspanyollar tüm And bölgesindeki tek hakim güç konumuna gelmişlerdir. 1542 yılında Peru Valiliği'nin kurulmasına dek isyan eden İnkaları bastırmayı bilen İspanyollar, 1572 yılındaki Vilcabamba'daki son İnkaların direnişinin de yıkılması ile İnka medeniyetini bitirmiş oldular. Tüm bu olanlara rağmen İnkaların bazı kültürel gelenekleri, özellikle Quechuas ve Aymara halkları arasında olmak üzere günümüze kadar gelmiştir.

Genel

İnkalar önceleri, Cuzco yukarılarındaki And dağlarındaki savaşçı kabilelerdiler.[1] MS 1000 yıllarında inka kabilesi komşu kabileleri egemenliği altına alıp Cuzco Vadisine doğru inmeye başladı. Böylece bu avantajlı yeri kullanarak etraflarındaki bölgeleri işgal ederek genişlemelerini sürdürdüler. 1500'lü yıllara gelindiğinde, İnkalar, eski Amerikadaki en geniş ve en zengin imparatorluğu olmuşlardı. İnkalar başkentleri Cuzco'dan 2500 mil dışına nerdeyse tüm batı Amerika kıyılarına ve And dağlarına yayılmışlardı. Bu bölge çok değişik iklim ve doğa koşullarını içermekteydi. Öyleki, hükmettikleri And Dağlarının batı kıyısında çöl ve vadiler yer alırken, yine bu dağlarının kuzey doğu kesimlerinde ise tropikal bir yağmur ormanı iklimi hakimdi.[2]

200px-Inka_mauern_cuzco.jpg


İnka duvar işçiliğine bir örnek.


İnkalar, Şehirlerini ve kalelerini çoğunlukla And Dağları'nın yüksek kesimlerdeki dik ve sarp yamaçlara inşa etmişlerdi. İnka şehirlerinin mimarisi hala bilimadamlarını şaşırtmaktadır. Şehirlerdeki taş merdivenler tüm şehri ve taş evleri ve taş dini binaları geçerek şehirlerin en yüksek noktalarına kadar ulaşmaktadırlar. Bu yapılardaki devasa taş bloklar o kadar hassas ve düzgün bir şekilde birbirlerine birleştirilmiştirki aradan binlerce sene geçmesine rağmen bugün bile aralarına bir jilet dahi sokmak olası değildir. İnka evlerinin mimarisinde duvarlarda taş kullanılmış ve çatıları da otla yapılmıştır.[3]

İnka toplumu çok sıkı bir hiyerarşik düzen içindeydi. Birçok değişik toplum kademeleri vardı ve bu kademelerin en üstünde Sapa (Baş rahip ve yönetici) ve ordu kumandanı bulunuyordu. Tüm aile bireyleri Sapa'nın danışmanları idi hatta kadınların bile inka hiyerarşik düzeninde otorotileri vardı. Bunların altında tapınaklardaki rahipler, mimarlar ve ordu komutanları geliyorlardı. En alttaki iki sınıf ise zanaatkarlar, ordudaki subaylar, çiftçiler ve çobanlardı. Vergilerini altın olarak ödemek durumundaydılar ve bu vergiler yüksek sınıflara dağıtılmaktaydı.[3]

200px-Before_Machu_Picchu.jpg


İnka Medeniyetine ait Machu Picchu

İnkalar korkusuz birer savaşçı olmalarının yanı sıra çok vahşi bir cezalandırma sistemine sahiptiler. Eğer bir kişi hırsızlık yapar, Sapa'nın eşiyle ya da bir Güneş Bakiresi ile seks yaparsa uçurumdan atılır, elleri kesilir, gözleri oyulur ya da açlıktan ölünceye kadar asılırdı. Dolayısıyla cezalıların çoğunun ölümle cezalandırıldığı bir toplumda hapishaneler gereksizdi.[3]

İnka ören yerlerinde yapılan kazılarda, İnka kraliyet ailesine ait kişilerin mumyalaşmış cesetleri bulunmuştur. And Dağlarının yüksek tepelerindeki buzların içinde kalarak günümüze kadar ulaşmışlardır.

İnkalar'ın 40.000 nüfuslu bir orduları vardı. Francisco Pizarro komutasındaki İspanyol ordusu ise sadece 180 kişiden oluşuyordu. 180 kişilik bir ordunun 40.000 kişilik bir orduyu yenmesinin temel nedenleri büyük bir olasılıkla şöyledir[3]:

İnka ordusunun büyük bir bölümü, İspanyol istilacılar tarafından getirilmiş olan çiçek hastalığı dolayısıyla ölmüştü.
İspanyol istilacılar İnka yönetimindeki diğer kabileleri onlara karşı yanlarında savaşmaları için ikna etmişlerdi.
İnka savaşçılarının silahları kabile savaşları için kullanışlı olmakla birlikte İspanyol ordusundaki silahların gücüyle karşılaştırılamayak kadar güçsüzdüler.

Tarihçe

İnka efsaneleri


Manco Capac, hem Perudaki İnka Hanedanlığı'nın hem de Cuzco'daki Cuzco Hanedanlığı'nın efsanevi kurucu lideridir. Bu efsanevi karakterin hakkındaki mitler ve tarih oldukça karmaşıktır. Manco Capac'ın doğumu ve Cuzco ile ilgili efsaneleri özellikle çok karışık ve çeşitlidir. Bir efsanede Tici Viracocha'ın oğlu olarak yer alırken bir başka efsanede ise Titicaca Gölü'nün derinliklerinde güneş tanrısı Inti tarafından çıkartılıp yer yüzüne getirilen bir kahramandır.

Tarih Öncesi

Amerika kıtasına gelen ilk insanlar olan Homo sapiyenler MÖ. 12.000 yıl veya daha öncesinde Asya kıtasından yola çıkarak Bering Boğazı üzerinden Kuzey Amerika'ya ulaşmışlardır. Amerika üzerindeki yayılımlarını Orta Amerika'dan geçerek M.Ö. 10000'li yıllarda Güney Amerika topraklarına ulaşmışlardır.[4]

Güney Amerika'da, Andlar'daki kuru mağaralarda yapılan araştırmalarda bulunan organik kalıntılar MÖ. 6500'lü yıllarda bitkilerin yetiştirildiğini göstermektedir. Bu kalıntılar arasında yerel patates türleri ile fasülye ve yerel kırmızı biber türleri yağmur ormanlarından doğu bölgelerine uzanan yerlerde bulunmuştur. Bu da Güney Amerika'daki ilk tarımın Amazon bölgesinde başladığını göstermektedir. Ancak bölgenin nemli yapısı nedeniyle yapılan bu tarımla ilgili günümüze ulaşmış bir organik kanıt yoktur. Fakat bölgede bulunan MÖ. 2000'li yıllardan kalma tarım işlenmesi ile ilgili çanak-çömlek kalıntıları bunun ispatı olmaktadır.[5]

Bu dönemde And bölgesindeki köylüler, yerel kaynakları kullanmak adına değişik teknikler geliştirmişlerdir; Kıyı bölgelerinde balıkçılık geliştirilmiş, iç bölgelerde sulu tarım yapılmış, daha yüksekce bölgelerde patates yetiştirilmiş ve dağlık bölgelerde ise lama ve alpakalardan yün ve et üretimi yani hayvancılık yapılmıştır. Yine bu dönemde MÖ. 1200'lü yıllarda Peru sahillerindeki halkları biraraya toplamış olan Chavin kültürünü de içeren bu yerli halk dini merkezler, büyük mezarlıklar ve anıtsal yapılar inşa etmişlerdir.[5]

M.S. 600 ile 1200 yılları arasında, Güney Amerika'da yayılan en azından üç politik varoluş vardı. Titicaca Gölü yakınlarındaki Tiwanaku şehri, gücünü göl çevresindeki zengin tarım alanlarından Peru'nun güneyindeki aşağı bölgelere yakın vadilere, hatta Şili'nin ve Arjantin'in Kuzey bölgelerine kadar genişletmişti. Böylece bu bölge ilk inka toplumunun geliştiği yer oldu.[5]

Yükselme ve Genişleme dönemleri


250px-Inka_geni%C5%9Flemesi.png


İnka İmparatorluğu'nun genişleme haritası

Ana madde: İnka İmparatorluğu


İnkalar genişlemeye 12. yüzyılda Cuzco bölgesindeki bir kabile olarak başladılar. Manco Capac liderliğinde küçük bir şehir olan Cuzco'yu (Quechua dilinde Qosqo - Türkçe Kusko okunur) kurdular.

1438 yılında, adının anlamı yer sallayan olan Sapa Inca (Ulu önder) Pachacuti komutasında yayılmaya ve genişlemeye başladılar. Pachacuti, Cuzco Krallığını yeniden organize ederek bir imparatorluğa çevirdi. İnkalar imparatorluklarına kendi dillerinde Dört çeyreğin ülkesi anlamına gelen Tahuantinsuyu demekteydiler. İmparaturluk, merkezi bir hükümeti olan ve herbirinin başında bir İnka bulunan ve adları Chinchasuyu (Kuzeybatı), Antisuyu (Kuzeydoğu), Contisuyu (Güneybatı) ve Collasuyu (Güneydoğu) olan dört federatif eyaletten oluşmaktaydı. Pachacuti, aynı zamanda Machu Picchu'nun da imarını yaptıran kişi olarak bilinmektedir.[6]

Dini inançları

İnkaların tapındıkları tanrılardan oluşan çok tanrılı bir dinleri vardı. Yaratıcı konumunda bir tanrı ve onun yarattığı birçok başka tanrı vardı. Ayrıca toprak ana ve deniz ana konumunda bulunan tanrıçalar da vardı. Bu tanrılardan bir kısmı:

Viracocha - Yaratıcı tanrı
İnti - Güneş tanrısı
Mama Quilla - Ay Ana , Ay tanrıçası
İlyapa - Hava durumu tanrısı (iklim tanrısı)

İnkalar altının güneşten gelen bir çeşit şekerleme olduğunu düşünürlerdi. Altın ancak çeşitli kutular, mücevherler gibi törensel eşyalar ya da süslü mezar taşları veya tapınaklar yapmak amacıyla kullanıldığında bir değere sahipti. İnka altınlarının neredeyse tamamına yakını İmparatorluk Pizarro tarafından ele geçirildiğinde alındı ve eritildi.[7]

Dini kutlamaların ritüellerin büyük bir çoğunluğu tarımdaki ekim ve hasat gibi dönemler ile ya da hastalıkların iyileştirilmesi ile ilişkiliydi. İnkalar başta Güneş tanrısı İnti olmak üzere tanrılara hayvan hatta insan kurban etmekteydiler. İnkaların Capacocha dedikleri bu kutsal törenler depremler, savaşlar ya da imparator ölümleri gibi büyük toplumsal olaylardan sonra yapılırdı.[7]

Dini törenleri yöneten rahiplerin yayında Hıristiyanlıktaki rahibelere benzeyen mamacunalar bulunmaktaydı. Mamacunalar manastırlarda yaşarlardı. İplik eğirmeyi, dokuma yapmayı, kraliyet kıyafetleri dikmeyi ve kutsal ekmek pişirmeyi öğrenirlerdi.[7]

İnka mimarisi

Ana madde: İnka mimarisi


220px-Ingapirca01.jpg


İnka taş işçiliğinden bir örnek. Ekvador'daki Ingapirca kalıntıları.

İnka mimarisi üç temel kavram üzerine kurulmuştur: hassaslık, kullanışlılık ve sadelik. İnka mimarisinin temel anlayış prensibi "Az çoktur!" olmuştur.

İnka mimarisindeki en baskın biçim basit ancak zarif ve mükemmel bir şekilde kullanılmış olan "ikizkenar yamuk" şeklidir. İkizkenar yamuk biçimindeki kapılar, pencereler ve duvarlardaki nişler her tipteki inka yapısında görülmektedir. Kullanışlılığın etkilenmediği her yerde bu yamuklardan mümkün olduğunca bol bir şekilde kullanmışlardır.

İnka inşaatçılarının kullanışlılığı geri plana attıkları tek yer akan suyla girdikleri mimari ilişki olmuştur. Suyun, ağızlarından şırıltıyla ve köpürerek döküldüğü oluklar, bazen oyma süslerle bezenmiş taşlar ile süslenmiş bazen de hiç gerekli olmadığı halde komplike taş kanallar ile bir sonraki çeşmeye ya da banyolara bağlanmışlardır. Bazen de bir çeşmeden bir diğer çeşmeye gereksiz ancak hoş ve güzel bir dekorasyon verilmek amacıyla şelaleler ve süslemeler yapılmıştır.[8]

 
Galeri

80px-Quipu.png


İnkalar'ın quipu denileniplerle yaptıkları hesap ve kayıt sistemine bir örnek

45px-Raimondi_Stela_%28Chavin_de_Huantar%29.svg.png


Chavin yaşam ağacı (Peru)

120px-Pachacamac_Temple_of_the_Sun2.jpg


Paçakamak Güneş tapınağı (Peru)

120px-Tiahuanaco_Sun_port.jpg


Güneş Kapısı, Peru (Meksika'daki Tiahuanaco ile yalnızca isim benzerliği vardır.)

97px-Ataw_Wallpa_portrait.jpg


Atahualpa, son egemen İnka kralı

120px-Qichwa_conchucos_01.jpg


120px-Pisac_Terassen_medium.jpg


Cusco yakınlarındaki Pisac'da bulunan İnka terasları

600px-Panorama_du_Macchu_Picchu_et_des_environs.jpg


Machu Picchu panoraması.
 
Meşru İnka yöneticilerinin listesi

İsim Dönem Açıklama[9]

Manco Capac 1200 - ? Tawantinsuyu'nun Yarı mitolojik olan ilk İnkası. İnka efsanesine göre Güneş Tanrısı İnti'nin oğlu ve Cuzco şehrinin kurucusu. 140 yıl yaşadığı rivayet edilmekte.

Sinchi Rocca 1240lar - ? İkinci İnka ve İnka İmparatorluğunun kurucusu efsanevi kurucusu.

Lloque Llupanqui 1260lar - ? Dönemiyle ilgili efsanelerdeki bilgiler çok yetersizdir.

Mayta Capac 1290lar - ? Yarı mitolojik bir kahraman

Inca Rocca 1350ler - 1370ler Tawantinsuyu'nun son dönem yöneticileri olan Henan Cuzco Hanedanlığı'nın kurucusu.

Yahuar Huaca 1370ler - 1400ler Dönemiyle ilgili efsanelerdeki bilgiler çok yetersizdir

Wiraqocha Inca 1400ler - 1438 Kesin olarak tarihlendirilebilen ilk İnka ve aynı zamnda bir mitolojik kahraman. Yaşlı biri olarak yönetimi boyunca, Pachacutec olarak adlandırılacak ikinci oğlu Ypanqui tarafından daha sonraları İmparatorluğa bağlanacak olan Chanca Kabilesi ile uğraşmak durumunda kalmıştır.

Pachacutec Yupanqui 1438 - 1471 Chanca'ları yenerek imparatorluğu başlatmış olan kişidir. Daha sonrasında 1465 yılında Ancocoyuch'u yenerek imparatorluğu hem kuzey hem de güney sahilleri boyunca genişletmiştir. İnka efsanelerine göre Machu Picchu'yu da inşa ettiren kişidir.

Túpac Inca 1471 - 1493 İmparatorluğu Ekvador'daki Quito'dan günümüz Şili'sinin kuzey sınırlarına kadar genişletmiştir. Chimu topraklarını imparatorluğa katmış ve Chan Chan şehrini ele geçirmiştir.

Huayna Capac 1493 - 1525 Çiçek salgınında ölmüştür. Mirasında İmparatorluğu oğulları Huascar (yasal mirasçı - büyük oğlan) ve Atahualpa arasında paylaştırmıştır.

Huascar 1525 - 1532 Kardeşi Atahualpa İmparatorluğun Kuzey kesimi yönetirken O Tawantinsuyu'yu yönetmiştir. En sonunda, iç savaş esnasında Atahualpa'ya yenilmiş ve idam edilmiştir.

Atahualpa 1532 - 1533 Huascar'ı iç savaşta yenmiş Cajamarca'da Pizarro ile karşılaşmış, esir düşmüş ve boğazlanarak öldürülmüştür.

Tupac Huallpa 1533 Atahualpa'nın genç kardeşi. Pizarro bir kukla imparatora gereksinim duyduğunda onu işe almıştır. Ancak kısa bir zamanda hastalanmış ve ölmüştür.

Manco Inca Yupanqui 1533 - 1545 Başlangıçta, Atahualpa'nın diğer genç kardeşi olarak, Pizarro için ikinci kukla imparator olmuştur. ESki Cuzco İnkalarının en iyisi olarak kabul edilir, hükmedicilerini geri çevirmiş ve 1536 yılında Vilcabamba şehrine kaçmıştır. Bir suikast sonucu öldürülünceye kadar bağımsız olarak hüküm sürmüştür.

Paullu Inca 1536 - 1549 Huayna'nın oğlu ve Atahualpa'nın kardeşidir. Yupanqui'nin öldürülmesinden sonra, Ağabeyine ihanet etmiş ve düşmanları İspanyollar ile işbirliği yaparak Cuzco'da bir kukla imparator olmuştur. En çok nefret edilen yönetici olmuş ve hatta ölümünden önce Don Melchor Carlos Inca adıyla vaftiz edilerek Hristiyan olmuştur.

Sayri-Tupac Inca 1545 - 1557 Yupanqui'nin ölümünden sonra tahta geçmiştir. Yupanqui'nin ilk oğluydu ve babası suikasta uğradığında sadece beş yaşında idi. İspanyollar ile Cuzco yakınlarındaki toprakların imtiyazı için pazarlık etmeye çalışmış, ancak 1561 yılında İspanyol Valisi ile konuyu tartışmak üzere ayrılırken aniden ölmüştür.

Titu Cosi Yupanqui 1557 - 1571 Vilcabamba'nın en şirret ve yetenekli yöneticisiydi. Manco Yupanqui'nin 2. ogluydu ve İnka tarihindeki en başarılı diplomat olarak İspanyol tüccar ve misyonerlerin bir bölümünün Vilcabamba'ya yerleşmesini sağlamış, Hristiyanlığı kucaklamış ancak İnka gelenekleri konusunda özgür olma hakkını elde etmiştir.

Túpac Amaru 1571 - 1572 En son ve en başarısız meşru İnka yöneticisiydi. Ağabey'i Titu Cosi'nin ölümünün ardından Vilcabamba'daki İspanyol yerleşimcilerin öldürülmesi emrini vererek İspanyol Koloni güçlerine karşı başarısız ve kötü bir başkaldırıda bulunmuştur. Bu durum kendisinin ölümüne ve İnka egemenliğinin tamamen son bulmasına neden olmuş ve Vilcabamba işgal edilmiş ve birçok İnka öldürülmüş ve sağ kalanlar ise köleleştirilmiştir.
 
İnka dilindeki bazı sözcüklerin anlamları

İnkalar'ın kendi dillerinde bazı kelimelerin anlamları:[10]

Aclla Huasi = Seçilmiş kadınların evi.

Amaru = Yılan.

Ayllu = Sosyal sınıf, sülale

Ayni = Karşılıklı anlaşma, mukabele, Karşılıklı hizmetlerin sistemi.

Borla = İnkalar'ın güç nişanları.

Callanca = Kesilmiş taşlardan yapılmış oda ya ev.

Calpa = Bir ruhun ya da vücudun güç ya da kuvveti, kehanet, sezi.

Colca = Yiyeceklerin ya da eşyaların saklandığı yer, kiler.

Co-regente = Kendisiyle aynı sorumlulukları paylaşan İnka'nın varisi.

Coya = Kraliçe, çok üst makamdaki kadın.

Curaca = Halkın en üst yöneticisi.

Charqui = Tuzlanarak ya da güneşte kurutularak saklanmış et.

Chasqui = Ulak, Cuzco'da posta servisi için kullanılan bir terimdi.

Guaranga = Toplumsal organizasyon içinde kullanılan bin sayısı, bin ev halkı için kullanılan ideal sayı.

Hanan = Üst yarısı.

Hurin = Alt yarısı.

Huaca = ya da guaca. Bir tanrının tapınağı ya da tanrının kendisi.

Hatun runa = Yetişkin erkek, genç bir adam evelenip de hayatın ilk kademesine giriş yaptığında kullanılırdı.

Huauque = Bir erkeğin erkek kardeşi, aynı zamanda İnkalar'ın çifti.

Mamacona = Acllahuasi'de çalışması için seçilmiş olan kız.

Mascapaycha = Püskül,İnka işaretlerinden biri.

Minka = Bir kişinin yerine geçerek önceki anlaşmalarından gelen zorunluluklarını yerine getirme ya da çalışma.

Mita = Zaman, dönem, süre.

Mitimae = ya da mitmaq Bir devlet görevini yerine getirmek için yabancı bir yere gönderilmiş kimse.

Mocha = Tapmak, tapınmak, kutsamak.

Moya = Mera

Mullu = Sıcak denizlerden gelen deniz kabukları, çok özeldiler ve değiş tokuşlarda kullanılırlardı.

Pacarina = Kökeninin yeri.

Pachaca = Toplumsal organizasyon içinde kullanılan yüz sayısı, yüz ev halkı için kullanilan ideal sayı.

Panaca = İmparatorun yerine geçecek olan oğlu haricindeki tüm imparator sülalesine verilen ad.

Purucaya = Cenaze töreni.

Pururauca = Efsanevi savaşçılara dönüşen taşlar.

Quipu = Nesnelerin ya da tarihi olayların kayıtlarını tutmak için kullanılan değişik renklerde ve düğümlerde olan iplere verilen ad.

Quipucamayo = Quipulardan sorumlu olan kişi.

Reciprocidad = Değişik seviyelerdeki hizmetlerin düzenlenmesi amacıyla kullanılan Sosyoekonomik organizasyon sitemine verilen ad. Eşyların dağıtımında ya da üretiminde kullanılan ilişki sistemine verilen ad.

Sapa inca = sapa'dan = Geniş. En büyük İnka.

Tambo = Bir çeşit taverna, han, bar.

Tiana = Koltuk, taht, Asillik nişanı.

Tupu = Bir alanın ya da uzunluğun ölçümü, ölçmek.

Ushnu = Ana meydanlarının ortalarında yer alan ve İnkaların dini törenlerinde ve diğer kutlamalarında kullandıkları küçük taştan yapı, kaide.

Yana = Hizmet eden uşak ya da işçi.

Yunga = ya da yunca. Kıyı boyundaki düzlüklere ve orda yaşayanlara verilen ad.
 
İnkalar

Güney Amerika'da 15. yüzyılda İnka İmparatorluğu'nu kuran yerli halk. "İnka" sözcüğü, yerli halkın dilinde kral ya da imparator anlamına gelir, fakat daha geniş olarak onun halkı anlamına da kullanılırdı.

Başlangıçta Merkezî And Dağları'nda yaşayan çok sayıdaki topluluklardan biri olan İnkalar, İ.S. 1206'da Cuzco Vadisi'nde küçük bir krallık kurdular. 1438'e kadar yavaş yavaş genişleyen krallık, bu tarihte inka (imparator) olan Pachacuti döneminden başlayarak çok büyüdü.

En güçlü olduğu 1450 yıllarında ise şimdiki Peru ve Ekvador'un büyük kısmı ile Şili, Bolivya ve Arjantin'in birer bölümünü kaplıyordu. 1532'de İspanyol Francisco Pizzaro, yanında yalnızca 177 adamıyla Peru topraklarına girip, hileyle İmparator Atahualpa'yı esir aldı.

Atahualpa büyük bir kurtulmalık ödemesine karşın bir bahaneyle idam edildi. Bunun üzerine imparatorluk valileri İspanyollara karşı direnişe geçtiler. Karışıklıklar, başkaldırmalar, zaman zaman kazanılan başarılar 1569'a kadar sürdü.

Bu tarihten sonra ülke kesin olarak İspanyolların yönetimine girdi. İnka İmparatorluğu teokratik, monarşik, merkeziyetçi bir devletti. Bununla birlikte imparatorlar halkın refahını sağlamakla da görevliydi. Güneşin soyundan gelme bir tanrı olduğuna inanılan imparatorun yalnızca gelenekler ve iyi niyet ilkesiyle sınırlanmış sonsuz yetkisi vardı. İmparatorluk soydan geçiyordu. Madenler, toprak ve üretilen bütün ürünlerin mülkiyeti devlete aitti.

Halk devlete olan vergi yükümlülüğünü çalışarak yerine getirirdi. Bu yolla toprağın işlenmesinden başka, yol ve binalar inşa edilir, askerlik hizmetleri görülürdü.

Mal değişimi takas yoluyla olurdu. İnkalar para kullanmadılar. Geniş bir soylular ve papazlar sınıfı vardı. Zanaatkârlar devlet tarafından korunurdu.

İdarî yönden imparatorluğun en küçük birimi "ayllu" idi. Bu, 10 ailenin birleşmesinden oluşmuş ve başında bir başkan bulunan köy birliğiydi. 40.000 ayllu'nun birleşmesinden bir eyalet meydana gelir, başında imparator tarafından atanmış bir vali bulunurdu.

İmparator, düzeni ve birliği korumak için halk topluluklarının (özellikle sorun çıkaranların) yerlerini değiştirip yeniden iskân edebilirdi. Bu yeniden iskân, aynı zamanda imparatorluk toprakları üzerinde nüfus yoğunluğunu dengeli bir şekilde dağıtmak için de kullanılırdı. İnka İmparatorluğu'nun ekonomik temeli tarımdı. Tarım çok gelişmişti. Yaygın bir sulama sistemi vardı.

Yamaçlar büyük bir ustalıkla ve arazinin maksimum kullanımını sağlayacak biçimde teraslanmıştı. Başlıca ürünler patates, tatlı patates, mısır, pirinç ve sebzelerdi.

Lamalar yalnızca yük taşımakta kullanılır, topraklar insan gücüyle sürülürdü. İnkaların en sevilen, en önemli tanrısı güneşti. Dinsel törenler günlerce sürerdi.

Gelenekleri arasında hayvan kurban etme vardı, fakat kesinlikle insan kurban etmezlerdi. Dünyanın geri kalan kısmından tecrit edilmiş olarak gelişen İnka uygarlığı, bu tecritin sonuçlarını taşır.

Sanat ve mühendislikte çok ileri gitmişlerdi. Çok büyük binalar yaptılar. Fakat duvarları ördükleri dev boyutlu taşları, herhangi bir maddeyle birbirine bağlamaksızın üst üste yığdılar (bununla birlikte kimi örnekler bütün doğal afetler ve istilâlara karşın günümüze kadar ayakta kalabilmiştir).

Sarp And Dağları üzerinde, ülkenin her yanını birbirine bağlayan yaygın bir yol şebekesi kurdular. Bu yollar üzerinde açıklığı 60 m.ye varan asma köprüler yaptılar.

Ama ne ulaşımda ne de başka hizmetlerde tekerleğin gücünden yararlanamadılar, çünkü tekerleği bilmiyorlardı. İnkaların zengin bir sözlü edebiyatları vardı, ama yazıları yoktu. Yazılı bir edebiyatları da olmadı.

Yalnızca üzerine düğümler atılmış ve kimi zaman değişik renklerde olabilen bir ip dizisini kullanarak sayısal kayıtlar tuttular. Dokumacılıkta ve kuyumculukta çok ileriydiler.

İspanyol istilâcıların yıllar süren yağma, talan ve yıkımları yüzünden bugün İnka sanatından ve mimarlığından, geriye çok az örnek kalmıştır.

Mimarî kalıntıların en güzelleri Sacsahuaman Kalesi, Cuzco'dadır. Ayrıca 1911'de de And Dağları üzerinde oldukça dokunulmamış bir şekilde Machu Picchu kentinin kalıntıları bulunmuştur. Bu kent, teraslar hâlinde inşa edilmişti ve granitten yapılmış büyük bir tapınağı vardı.
 
İnkalar

On iki ve on altıncı yüzyıllarda, And Dağları'nın yüksek kesimlerindeki vadilerde yaşamış ve büyük bir imparatorluk kurmuş olan Güney Amerika yerli halkı. On altıncı yüzyıldaki İspanyol istilâsından önce, ortalama 5-10 milyon nüfuslu çok iyi örgütlü bu imparatorluk, 14. ve 15. yüzyıllarda güçlenerek topraklarını bu günkü Bolivya, Peru, Ekvador ile Arjantin ve Şili'nin bazı bölümlerini içine alacak kadar genişletti.

Cuzco vadisinde yer alan ve İnka İmparatorluğu'nun başkenti olan Cuzco "Güneşin Kutsal Kenti" olarak bilinirdi. İmparatora Tanrı gözüyle bakılır ve Güneş'in soyundan geldiğine inanılırdı. İmparatorun, yaşam ve ölüm konusunda tartışılmaz bir otoritesi vardı.

Halk belirli bir yaşama ve çalışma düzenine uymak zorundaydı. Her şey devletindi. Çocuklar ve yaşlılar dışında herkesten çalışması beklenirdi. Tembellik ve insan onuruna aykırı davranışlar ağır biçimde cezalandırılırdı. Halk yoksul değildi; ama malı mülkü de yoktu, özgürlükleriyse sınırlıydı. Ürettiklerinin belirli bir kısmını İmparatora ve rahiplere vermek zorundaydı.

İnkalar, çatıları tahta kirişler üzerine saman örtülü, altın süslemeli büyük taş kaleler ve tapınaklar yaptılar. Cuzco Kalesi'nin duvarları tonlarca ağırlıkta taşlardan yapılmıştı ve yüksekliği 6 metreyi buluyordu. Başkentte yapılan büyük şenliklerde yağmur tanrısına lâmalar ve insanlar kurban edilirdi.

İnkaların evleri kendilerinden önceki uygarlıklar oranla daha küçüktü. Köylülerin evleri kerpiçten ve saman damlıydı. Eski Mısırlılar gibi İnkalar da ölülerini mumyalar ya da başka yöntemlerle korurlardı.

Gelişmiş bir haberleşme sistemleri vardı. Belli aralıklarda kurulu posta istasyonlarına ulaklar haber taşırdı. Yollarda ayrıca dinlenme evleri de yapılmıştı. Tekerlek bilinmediğinden yükleri lâma sürüleri taşırdı. Dünyada ilk patates üreticileri İnka çiftçileridir.

On altıncı yüzyılda iki kardeş arasında çıkan taht kavgası imparatorluğu zayıflattı. Tahtın vârisi Huascar'ı üvey kardeşi Atahualpa hapse attırdı. Francisci Pizarro yönetimindeki İspanyollar, altın aramak için Peru'ya ayak bastıklarında tahtta Atahualpa vardı.

İspanyol komutan Francisci Pizarro, Atahualpa'yı tuzağa düşürerek tutsak aldı. Atahualpa hapisteyken Huascar'ın öldürülmesi için emir verdi. Emir yerine getirildi. Bunu gerekçe gösteren Pizarro, Atahualpa'yı idam ettirdi. Başsız kalan ülkeye İspanyollar egemen oldular ve İnka İmparatorluğu'nun topraklarının tümünü ele geçirdiler.

Günümüzde yaşayan İnka nüfusu 3 milyondan daha azdır. Bugün And Dağları'nın Keçua dili konuşan köylüleri İnkaların soyundan gelir. Bu topluluk Peru'nun yüzde 45'ini oluştururlar.
 
İnkalar

Dünyanın en gizemli medeniyetlerinden biri olan İnkalar, sırlarıyla birlikte tarih sahnesinden çekildi. Ancak geride bıraktıkları mimari eserler görenleri şaşkına çevirmeye devam ediyor.

Eski tepe anlamına gelen Machu Picchu, Peru Andları'nın 2 bin 430 metre yükseğinde bulunuyor. 1438 yılında inşasına başlanan saklı şehir 1493'te tamamlandı.

Anlatılanlara göre İspanyol işgali sonucu şehirlerini peş peşe kaybeden İnka liderleri 1536 yılında etraflarındaki az sayıda insanla birlikte bu gizemli kente yerleşti ve ülkeyi 30 yıl daha buradan idare etti. Şehrin tam olarak hangi nedenle yapıldığı ise hâlâ bilinmiyor.

Bir rivayete göre şehir Güneş Tanrısı İnti'ye daha yakın olabilmek için bu kadar kadar yükseğe inşa edildi. Diğer bir rivayet ise bu şehrin tamamen tanrılar ve seçkin insanlar için inşa edildiği yönünde. Machu Picchu'da bulunan çok sayıda kadın iskeleti bu şehrin özellikle "seçkin kadınların" yaşadığı bir yer olduğunu gösteriyor.

İşgalci İspanyollar bir efsane olarak duydukları bu büyülü şehri bulmak için çok uğraştı ama başarılı olamadı. İşgalden kaçan az sayıda İnkalı burada bir süre daha yaşadıysa da bir süre sonra tamamı öldü.

Bu olaylar yaşandığında 15'inci yüzyılın son dönemine girilmişti. Son "seçkin İnkalı'nın" da ölümünün ardından şehir derin bir sessizliğe gömüldü.

Yıllar, yüzyıllar birbirini kovaladı. Bu arada saklı şehir, And Dağları'nın zirvelerinde yavaş ama sabırla gelişen orman tarafından sessizce yutuldu. İnsanlık tarihinin gizemli medeniyetlerinden İnkaların en görkemli şehrinin bu sessiz bekleyişi tamı tamına 500 yıl sürdü. Ta ki 1911 yılına kadar...
 
İnka Medeniyeti

Manco Capac, Peru’daki İnka Hanedanlığı‘nın efsanevi kurucusudur.

İnkalar
‘ın kökenine ilişkili olarak gelenek yoluyla aktarılan, sonradan İspanyollarca kaleme edinilen çok farklı efsaneler ve versiyonları bulunmaktadır.

Manco Capac için bir efsanede, Viracocha´nın oğlu olduğu söylenir.

Bir diğerinde ise Titicaca Gölü´nde Güneş Tanrısı İnti açısından büyütüldüğü söylenir.

avju.jpg


Manco Capac ve Mama Ocllo efsanelerine gereğince, İnkalar Manco Capac’ın soyundan gelmektedir.

Kırıp geçiren büyük tufandan hemen sonra insanlara uygarlığı öğretmek üzere, Tanrı Viracocha açısından gönderilen Manco Capac, kızkardeşi ve bu arada eşi olan Mama Ocllo ile Titicaca Gölü’nden gelmiştir.

Efsaneye gereğince ,her ikisi Manco Capac’ın altından yapılma, yerleşilecek yeri göstermek üzere tümüyle toprağa gömülü olan büyülü asasının bulunduğu yere kadar gelirler.

Asanın bulunduğu toprak onlara gerekenleri tedarik edebilecek yeterince zengin bir topraktı. İşte sonradan Cuzco (Quechua dilinde “göbek” anlamına gelir) olan ilk İnka kentini orada kurdular. Bu Şekilde Manco Capac insanlara tarımı ve zanaatı öğretti ve Mama Ocllo da kadınlara dokuma sanatını öğretti.

Juan de Betanzos açısından aktarılan “Ayar Kardeşler” efsanesine göreyse, Viracocha’nın yaratılışı düzenlemesinden hemen sonra 4 çift (4 erkek kardeş ve eşleri olan 4 bayan) Pacaritambo mağarasından (güneşin doğduğu şafak evi ya da üretim evi) çıkmışlardı.

Bu çiftlerin en önemlisi adını sonradan Manco Capac olarak değiştirecek Ayar Manco ve Mama Ocllo çiftiydi.

Manco Capac´nın iktidara gelişi ile ilgili da birden çok efsane vardır. Bir efsaneye gereğince ,Manco Capac ve kardeşi Pachacamac, Inti´nin oğullarıdır.

Babası açısından ateş ve güneş tanrısı olarak kutsanmış olan Manco Capac, Cuzco’ya ulaşmak icin yeraltı tünelleri kazmış ve bir tapınak yapmıştır.

Yolculukları sırasında Manco’nun kardeşlerinden birisi taşa dönüşmüştür (Huaca). Bir diğer efsanede ise Cuzco´ya yeraltından gitmek adına Titicaca Gölü’nün içinden gitmişlerdir.

Tici Virachocha versiyonuna göre ise, Manco Capac, Cuzco´nun 25 km güneyindeki Pacari Tampu, bugünkü adıyla Pacaritambo´lu Tici Viracocha´nın oğludur.

O ve erkek kardeşleri (Ayar Anca, Ayar Cachi, ve Ayar Uchu) ve kız kardeşleri (Mama Ocllo, Mama Huaco, Mama Raua, ve Mama Cura) Cuzco´ya yaklaşan bir yerde yaşadılar.

Farklılık arzetmesine rağmen umumi inanış, Manco’nun kardeşlerini öldürerek Cuzco’nun tek hakimi haline geldiğidir .
 
Geri