İngiltere'nin en azılı seri katili hücre hapsinde dünya rekoru kırdı

  • Kullanıcı Lefty
  • Başlangıç tarihi Başlangıç tarihi
  • - Forumsal - Yaşamdan Kesitler
🕒 Konu sahibi 4 saat önce aktifti
İngiltere'nin en azılı seri katillerinden biri, hücre hapsinde geçirdiği süre bakımından yeni bir dünya rekoru kırdı.

İngiltere'nin en tehlikeli suçlularından biri olarak nitelendirilen Robert Maudsley, ilk cinayetini 1974 yılında Londra'da 30 yaşındaki John Farrell'ı öldürerek işlemiş, ancak psikiyatrik tedaviye ihtiyacı olduğunu söylemesinin ardından hapse girmek yerine psikiyatri kliniğine gönderilmişti. İddiaya göre Farrell, öldürülmeden önce Maudsley'e cinsel istismarda bulunduğu çocukların resimlerini göstermişti.

Maudsley, yarım asıra yakın bir süre cezaevinde kaldıktan sonra "İngiltere'nin en uzun süre hapis yatan mahkumu" olarak kayıtlara geçti. Suçları nedeniyle hayatının tam 16 bin 400 gününü hücrede tek başına geçiren Maudsley, "Tek kişilik bir hapishane hücresinde en fazla zaman geçiren mahkum" olarak rekorlar kitabına girdi.

HEDEFİNDE ÇOCUK TACİZCİLERİ VAR


1977'de hapishane arkadaşı David Cheeseman ile birlikte ikinci cinayetini işleyen Maudsley, David Francis adlı mahkumu hücresine kilitleyerek öldürdü. İşin aslı, "Çocuk tacizinden hüküm giymiş olan Francis, dokuz saat boyunca işkence edilerek öldürülmüştü."

Maudsley, bu olayın ardından Wakefield Hapishanesi'ne gönderildi ve burada asla serbest bırakılmaması tavsiyesiyle ömür boyu hapis cezasına çarptırıldı. Ancak bu ceza da seri katilin hızını kesmeye yardımcı olmadı.

1978 yılında, cezaevinde aynı gün iki kişiyi öldürerek yeniden dikkatleri üzerine çeken Maudsley'in ilk kurbanı, karısını öldürmekten ömür boyu hapis cezasına çarptırılan Salney Darwood oldu. İkinci kurban ise "7 yaşındaki bir kıza cinsel tacizde bulunmaktan" hapis cezası alan Williams Roberts.

Seri katil cinayetleri hemen itiraf etti ve ifadesinde o gün yedi kişiyi öldürmeyi planladığını, ancak diğer mahkumları hücresine çekmeyi başaramadığını söyledi. Üstelik kendisini ciddiye almayan gardiyana, bir sonraki sayımda iki kişinin eksik olacağını önceden söylemişti.

Maudsley, ifadelerinde her defasında, kurbanlarının tecavüzcü, pedofil ya da seks suçluları olduğunu ve kendisinin sadece seks suçluları için bir tehdit oluşturduğunu ifade etti.

"BABASININ TECAVÜZÜNE UĞRADI"

Robert Maudsley, 1953 yılında İngiltere'nin Liverpool kentindeki Speke bölgesinde 12 çocuklu bir ailenin çocuğu olarak dünyaya geldi. Yaşamının ilk yıllarını Crosby'deki bir Katolik yetimhanesinde geçirdi.

8 yaşındayken ailesi tarafından geri alındı ve sosyal hizmetler tarafından koruma altına alınana dek rutin fiziksel tacize maruz kaldı. Maudsley, çocukken babası tarafından tecavüze uğradığını ve bu erken istismarın kendisinde derin psikolojik yaralar bıraktığını öne sürdü.

1960'ların sonlarında genç bir delikanlı olan Maudsley, Londra'da seks işçiliği yapıyor ve elde ettiği gelir ile uyuşturucu alıyordu. Birkaç intihar girişiminden sonra psikiyatrik yardım almak zorunda kaldı. Doktorlarla konuşması sırasında, ailesini öldürmesini söyleyen sesler duyduğunu iddia etti.

MAUDSLEY'İN HÜCRESİ

21 yaşında ilk kez hapse giren, şu anda 70 yaşında olan ve ömrünün 49 yılını hapiste geçiren Maudsley, Wakefield Hapishanesi'nde, kendisi için özel olarak inşa edilmiş ve diğer mahkumlardan oldukça uzak olan bir hücrede tek başına ölümü bekliyor.

Günün 23 saatini 18 metreye 15 metre boyutlarında ve kurşun geçirmez perspeks malzemeden inşa edilmiş bu kapalı hücrede geçiren Maudsley, beton bir döşeme üzerinde uyuyor ve hücresinde sadece zemine cıvatalanmış bir tuvalet ve lavabo bulunuyor.

Defalarca diğer insanlarla zaman geçirmeyi reddeden ve sürekli gözetim altında bulundurulan Maudsley'in tek başına "mutlu ve memnun" olduğu söyleniyor.

Kaynak: İngiltere'nin en azılı seri katili hücre hapsinde dünya rekoru kırdı

kapak_165707.jpg


165257228-0cd6061239robert-maudsleyframe.jpg
 
Sekiz yaşında babasının tacizine uğramış. On iki çocuklu bir ailede dünyaya gelmiş ve gençlik / yetişkinlik yıllarında bazı suçlara karışmış ancak sonunda da çocuk tacizcilerini öldüren bir seri katile dönüşmüş... İşlediği cinayetler nedeni ile 16 bin 400 gündür tek kişilik hücre hapsine mahkum.

Çocuk yaşta tacize uğramamış olsaydı katil de olmayacaktı, oldukça tuhaf bir dünyada yaşıyoruz.
 
Bu arkadaşın birinci dereceden devlet nişanı ve hayatının kalan bölümü için sınırsız fişne suyu ve puskut ile ödüllendirilmesi gerekirken layık görüldüğü hayat oldukça üzücü.

Ben kendisini sevdim.
 
Bu arkadaşın birinci dereceden devlet nişanı ve hayatının kalan bölümü için sınırsız fişne suyu ve puskut ile ödüllendirilmesi gerekirken layık görüldüğü hayat oldukça üzücü.

Ben kendisini sevdim.
Ne düşüneceğimi şaşırdım ancak son bölümü okuduysan artık insan görmek de istemiyormuş ve tek kişilik hücresinde çok mutluymuş...

Yaşamın acımasız yüzüne üzücü bir örnek ne yazık ki.
 
  • Beğen
Tepkiler: W
Ne düşüneceğimi şaşırdım ancak son bölümde okuduysan artık insan da görmek istemiyormuş ve tek kişilik hücresinde çok mutluymuş...

Yaşamın acımasız yüzüne üzücü bir örnek ne yazık ki.

Hepsini okudum evet.
Daha bilmediğimiz ve görmediğimiz bu ve bunun gibi onbinlerce hayat/yaşam var medyaya yansımayan.

Yapılabilecek tek şey durumu idrak edip sindirmek için kendimize zaman tanımak, zaten elden kinayıp içinde bulunduğumuz dünyaya lanet etmekten başka birşey gelmiyor malesef.
Eyleme geçmeye kalktiginiz vakit bu yada buna benzer şeyler yaşıyorsunuz sonu hücre yada intihar ile biten.

Baştan sona ruhsal anlamda sağlıksız bir o kadarda ucuzu bı hayat hikayesi ama anlaşılabilir.

Dediğim gibi benim herhangi bir sorunum yok Robert Maudsley ile, devlet nişanı konusunda ise hala aynı dusuncedeyim.
 
Ne düşüneceğimi şaşırdım ancak son bölümü okuduysan artık insan görmek de istemiyormuş ve tek kişilik hücresinde çok mutluymuş...

Yaşamın acımasız yüzüne üzücü bir örnek ne yazık ki.
Olaya bir de "natascha kampusch" açısından bak 8 yıl boyunca kaçırdığı kişinin mahseninde yaşamış bir tane daha böyle bir vaka vardı fakat kızın adını hatırlayamadim. Onun anısına bir film bile yapılmıştı. Tam hatirlamiyorum fakat kız 10 ya da 15 yil boyunca ailesi tarafindan evin mahseninde tutuluyor. Isin ilginc tarafi mahallenin sakinleri bunu yeni yeni ogrenmeye basliyor.
Eve gelenlere falan gosteriyorlar ki ilginc bir sekil de onlarda bu suca ortak oluyor. Kizin yasini hatirlamiyorum fakat cocuk oldugunu iyi hatirliyorum. Daha sonra kiz orada yasadigi sure boyunca defalarca bilen herkes tarafindan her gun tecavuz ve zorbaliga ugruyor tum mahalle ve tanidiklarca. Hem de hergun en son akil sagligini kaybedip oluyor zaten. Cok eskiden izledigim bir film oldugu icin hatirlayamiyorum, cokta az bilinen bir vakadir. Fakat kizin yasadiklarini hayal etmemiz mumkun bile değil... Maalesef gercek bir olaydan esinlenilip olen kisinin anisina yapildigini yillar sonra internette rastladigimda ogrenmistim ama oda cok eski..
 
Olaya bir de "natascha kampusch" açısından bak 8 yıl boyunca kaçırdığı kişinin mahseninde yaşamış bir tane daha böyle bir vaka vardı fakat kızın adını hatırlayamadim. Onun anısına bir film bile yapılmıştı. Tam hatirlamiyorum fakat kız 10 ya da 15 yil boyunca ailesi tarafindan evin mahseninde tutuluyor. Isin ilginc tarafi mahallenin sakinleri bunu yeni yeni ogrenmeye basliyor.
Eve gelenlere falan gosteriyorlar ki ilginc bir sekil de onlarda bu suca ortak oluyor. Kizin yasini hatirlamiyorum fakat cocuk oldugunu iyi hatirliyorum. Daha sonra kiz orada yasadigi sure boyunca defalarca bilen herkes tarafindan her gun tecavuz ve zorbaliga ugruyor tum mahalle ve tanidiklarca. Hem de hergun en son akil sagligini kaybedip oluyor zaten. Cok eskiden izledigim bir film oldugu icin hatirlayamiyorum, cokta az bilinen bir vakadir. Fakat kizin yasadiklarini hayal etmemiz mumkun bile değil... Maalesef gercek bir olaydan esinlenilip olen kisinin anisina yapildigini yillar sonra internette rastladigimda ogrenmistim ama oda cok eski..

Sylvia Likens olayını diyorsun galiba.

image_750x415_5f4219e1a2193.jpg



 
Sylvia Likens olayını diyorsun galiba.

image_750x415_5f4219e1a2193.jpg



Ellen page'in oyunculugu mukemmeldi burda herkesin canlandirabilecegi bir rol degil.
 
Ellen page'in oyunculugu mukemmeldi burda herkesin canlandirabilecegi bir rol degil.
Evet hatta bu film iki kez çekildi ve ikisini de izlemiştim ancak sağlam psikoloji gerekiyor yoksa uzun süre etkisinden çıkmak mümkün değil maalesef.
 
Evet hatta bu film iki kez çekildi ve ikisini de izlemiştim ancak sağlam psikoloji gerekiyor yoksa uzun süre etkisinden çıkmak mümkün değil maalesef.
Evet ben ilk olarak "face of death" isimli 1978 yapimi belgesel/Film turunde bir VHS'de izlemistim fakat 6. Seri falandı Orada cinayetin islendigi ev ve cesetin goruntuleri vardı, o dönem yasanan vakalarin polis kayitlarinin derlemesi gibi bir seri.
 
Evet ben ilk olarak "face of death" isimli 1978 yapimi belgesel/Film turunde bir VHS'de izlemistim fakat 6. Seri falandı Orada cinayetin islendigi ev ve cesetin goruntuleri vardı, o dönem yasanan vakalarin polis kayitlarinin derlemesi gibi bir seri.

Junko Furuta cinayeti de aynı şekilde çok üzücüydü.
Japonya'da 1988 yılında, 16 yaşında bir genç kız kaçırılmıştı ve kaçıran dört kişi tarafından 44 gün rehin tutulup vahşice katledilmişti. Filmi de çekildi sanırım.

s-f6bab70492c070a669b31f47676439c56f2d87e7.jpg


 
Junko Furuta cinayeti de aynı şekilde çok üzücüydü.
Japonya'da 1988 yılında, 16 yaşında bir genç kız kaçırılmıştı ve kaçıran dört kişi tarafından 44 gün rehin tutulup vahşice katledilmişti. Filmi de çekildi sanırım.

s-f6bab70492c070a669b31f47676439c56f2d87e7.jpg


Evet guinea pig japanese devil experiment serilerinde vardı. Ama tavsiye etmiyorum abarti ve olen kisiye saygisizca bir yapim.
 
Geri