İnadına barış diyen siyasetçi: Sırrı Süreyya Önder kimdir?

🕒 Konu sahibi 20 saat önce aktifti
DEM Parti İstanbul Milletvekili ve TBMM Başkanvekili Sırrı Süreyya Önder, geçirdiği kalp rahatsızlığı nedeniyle hastaneye kaldırıldı, 10 saati aşan çok zor bir ameliyat geçirdi ve şu an yoğun bakımda. By-pass ve aort greftleme işlemleri uygulanan Önder’in hayati tehlikesi devam ediyor.

Önder, siyasetin, sanatın, mizahın ve mücadelenin iç içe geçtiği insanlardan biri.

Peki Sırrı Süreyya Önder kimdir?

Adıyaman’da başlayan bir hayat​

7 Temmuz 1962’de Adıyaman’da doğdu. Türkmen kökenli bir ailenin çocuğu olan Önder’in babası Ziya Önder, Türkiye İşçi Partisi’nin (TİP) Adıyaman örgütünü kuran isimlerden biriydi. Annesi Zeliha Hanım’ın ailesi ise Nurcu gelenekten geliyordu. Önder’in dayısı, Nurculuk hareketinin kurucusu Said-i Nursi’nin “talebesiydi”.

Bu karşıt görünen ideolojik zemin, Önder’in dünyaya bakışını şekillendiren temel kaynaklardan biri oldu. Haziran 2023’te Armağan Çağlayan’ın “Gör Beni” programına konuk olan Sırrı Süreyya Önder, “Baba tarafım sosyalist, anne tarafım nurcuydu; ikisi de sistem dışıydı. Bu sayede her ikisini de tanıdım, İslam’ı öğrendim, ama sonunda sosyalizmde karar kıldım” demişti.

Henüz sekiz yaşındayken babasını siroz nedeniyle kaybeden Önder, ailesiyle birlikte zor bir çocukluk dönemi geçirdi. Fotoğrafçı çıraklığı, tarım işçiliği, lastik tamirciliği gibi çeşitli işlerde çalıştı. Çocuk yaşta hayatın yükünü omuzlamak zorunda kalan Önder, bu yıllarda kitaplarla tanışarak politik bilincini geliştirmeye başladı.

Gençliğinde başlayan cezaevi tecrübesi​

Adıyaman Lisesi öğrencisiyken 1978 yılında Maraş Katliamı’nı protesto etmek amacıyla düzenlenen bir eyleme katılan Önder, bu eylem nedeniyle ilk kez tutuklandı.

Daha sonra Ankara Üniversitesi Siyasal Bilgiler Fakültesi’ne (Mülkiye) kayıt yaptırdı.

12 Eylül 1980 askeri darbesi sırasında tekrar gözaltına alındı ve “örgüt üyeliği” suçlamasıyla yedi yıl hapis cezasına çarptırıldı.

Mamak, Ulucanlar ve Haymana cezaevlerinde tutulan Önder, işkenceye maruz kaldı, açlık grevlerine katıldı.
 
türkiyede her ama her kafası "çok iyi ve derin" çalışan herkes istisnasız bedel öder. ben haricini asla görmedim ve görmeyeceğime eminim. bu memlekette "sağlı sollu" bir onlardan bir bizden" diye diye kıymadıkları dahi ve açık zihin bırakmamışlarmış: sonradan bildim.

halen bırakmıyorlar hem yaşadım, hem gördüm, hem görüyorum.
ama bazı bedelleri hayal dahi edemeyecek kadar hala cahilim ve bu hicap duyduğum bir cehalet.

hayat boyu hiç protokol tanımadım. en yüksek kademeli devlet görevlisinden özel şirket holding şeysine tavrım tarzım aynıdır. amenna etmem ve lafı sözü sakınmam. çünki buna ihtiyaç duymayacak kadar dik durup haram yemedim şükür. ezilmedik eğilmedik. ama bazı elleri sıkmaya ar ederim mesela sırrı ağbi böyle oldu benim için.

bir vesile karşılaşmak nasip oldu ben üç yaşında bir çocuk gibi utanıp elini anca sıkabildim.

memleketin derdi, insanı ile dertlenip "işkence görmek" ne demek hayal edebilir misiniz? öyle meydanda on onbeş cop yeyeip kırk elli az yemekten bahsetmiyorum. uzun uzun sistematik işkence görüyorsun ve ne teslim oluyorsun, ne eğiliyorsun, ne yolundan dönüyorsun.

işte sırrı süreyya önder böyle elini sıkmaya tokalaşmaya ar edeceğimiz bir insandı.

ruhu şad mekanı cennet toprağı bol selamı ve serin sabahları daim olsun. baki selamı her daim gökkubede hoş bir sada olsun.

yolunuza bir şekilde eli değmiş hepimiz işte şimdi biliyoruz: kimdir onlar ve biz kimiz.
koskoca müzelerde asla bulamadığım o anlatılmamış aralıklı boşluğa hayatınızdan 5 dakikalık bir filmle koskocaman bir sisim verdiğiniz için minnettarım. kovaladığınız koştuğunuz her mağdur ve mazlumun gölgesi bizimde gölgemize denk düşmüştür muhakkak. biz sizi daima "iyi" bildik, iyi olanlardan bildik...
 
Geri