Sade
Elmas Üye
-
- Katılım
- Ekim 26, 2017
-
- Mesajlar
- 34,103
-
- Tepkime puanı
- 17,818
-
- Puanları
- 354
-
- Konum
- İzmir..
-
- Web sitesi
- www.youtube.com
Herkesin kendini yetersiz hissettiği, hiçbir şeyi hak etmediğini düşündüğü bir dönem mutlaka olmuştur. Buna sebep olan ise çoğunlukla bunalım ya da depresyondur. Ancak Albert Einstein'ın bile başarılarını zekasına değil, şansına bağladığı bir durum söz konusu.
Impostor sendromu; sahtekar sendromu olarak da biliniyor. İlk olarak 1978’de psikolog Suzanne Imes ve Pauline Rose Clance tarafından tanımlanan Impostor sendromu ruhsal bir hastalık değil.
Kişinin yeteneklerini görmezden gelmesi ve kendini yetersiz hissetmesi olarak açıklanabilen bu sendrom, aslında bir duygu durum bozukluğu.Impostor sendromuna sahip kişiler, geçmişteki başarılarına rağmen kendilerini yetersiz görüp bulundukları konuma şans eseri geldiklerini düşünüyorlar.
Bu kişilerin kendilerini yetersiz görmesi ise, sürekli olarak kendilerini başkalarıyla kıyaslamaya ve kaygı bozukluğu yaşamalarına neden oluyor. Kendilerinden şüphe eden ve kendilerini adeta bir “sahtekar” olarak gören bu kişiler, bir gün herkesin onların gerçek başarısının nedenini anlayacağı kaygısıyla kendilerini toplumdan izole ediyorlar.
Ancak bu sendrom bazen o kadar şiddetli endişeye neden oluyor ki, başarılı bir kariyerin bitmesine bile sebebiyet verebiliyor. Çünkü sendroma sahip kişiler, yeteneklerine ve başarılarına inanmayıp bunları hak etmediğini düşünüyor ve aslında “başarısız” oldukları ortaya çıkacak kaygısıyla kendilerini toplumdan izole ediyorlar. Örneğin bu kişi bir şarkıcısıyla, sahneye çıkıp şarkı söylemekten korkar hale geliyor bu da kariyerinin bitmesine sebep olabiliyor.
Impostor sendromu ilerlediği takdirde, depresyona sebep olabiliyor. Toplumun yüzde 50’sinden fazlası hayatlarının bir döneminde bu sendromu yaşıyor
Impostor sendromu kadınlarda daha sık görülüyor. Ayrıca kariyerlerinde çok başarılı olan kişilerde de bu sendromunun görülme olasılığı çok daha fazla. Sendrom zaman zaman öğrencilerde de görülebiliyor.
Sendromun en önemli nedeninin ise aile olduğu biliniyor. Ailede başarı baskısı ile büyüyen kişilerde bu Impostor sendromuna daha sık rastlanıyor. Ayrıca kendini bulunduğu yere ait hissetmeyen kişilerde de bu sendrom görülebiliyor. Kişi başarısını içselleştiremediği takdirde kendini yetersiz hissediyor.
Hayatlarının bir döneminde Impostor sendromu yaşamış pek çok ünlü kişi bulunuyor. Hatta Albert Einstein bunlardan biri. Bunun yanı sıra; Kate Winslet, David Bowie, Jodie Foster, Serena Williams ve John Steinbeck de bu sendromu yaşayan diğer isimler.
Impostor sendromu; sahtekar sendromu olarak da biliniyor. İlk olarak 1978’de psikolog Suzanne Imes ve Pauline Rose Clance tarafından tanımlanan Impostor sendromu ruhsal bir hastalık değil.
Kişinin yeteneklerini görmezden gelmesi ve kendini yetersiz hissetmesi olarak açıklanabilen bu sendrom, aslında bir duygu durum bozukluğu.Impostor sendromuna sahip kişiler, geçmişteki başarılarına rağmen kendilerini yetersiz görüp bulundukları konuma şans eseri geldiklerini düşünüyorlar.
Bu kişilerin kendilerini yetersiz görmesi ise, sürekli olarak kendilerini başkalarıyla kıyaslamaya ve kaygı bozukluğu yaşamalarına neden oluyor. Kendilerinden şüphe eden ve kendilerini adeta bir “sahtekar” olarak gören bu kişiler, bir gün herkesin onların gerçek başarısının nedenini anlayacağı kaygısıyla kendilerini toplumdan izole ediyorlar.
Ancak bu sendrom bazen o kadar şiddetli endişeye neden oluyor ki, başarılı bir kariyerin bitmesine bile sebebiyet verebiliyor. Çünkü sendroma sahip kişiler, yeteneklerine ve başarılarına inanmayıp bunları hak etmediğini düşünüyor ve aslında “başarısız” oldukları ortaya çıkacak kaygısıyla kendilerini toplumdan izole ediyorlar. Örneğin bu kişi bir şarkıcısıyla, sahneye çıkıp şarkı söylemekten korkar hale geliyor bu da kariyerinin bitmesine sebep olabiliyor.
Impostor sendromu ilerlediği takdirde, depresyona sebep olabiliyor. Toplumun yüzde 50’sinden fazlası hayatlarının bir döneminde bu sendromu yaşıyor
Impostor sendromu kadınlarda daha sık görülüyor. Ayrıca kariyerlerinde çok başarılı olan kişilerde de bu sendromunun görülme olasılığı çok daha fazla. Sendrom zaman zaman öğrencilerde de görülebiliyor.
Sendromun en önemli nedeninin ise aile olduğu biliniyor. Ailede başarı baskısı ile büyüyen kişilerde bu Impostor sendromuna daha sık rastlanıyor. Ayrıca kendini bulunduğu yere ait hissetmeyen kişilerde de bu sendrom görülebiliyor. Kişi başarısını içselleştiremediği takdirde kendini yetersiz hissediyor.
Hayatlarının bir döneminde Impostor sendromu yaşamış pek çok ünlü kişi bulunuyor. Hatta Albert Einstein bunlardan biri. Bunun yanı sıra; Kate Winslet, David Bowie, Jodie Foster, Serena Williams ve John Steinbeck de bu sendromu yaşayan diğer isimler.