-
- Katılım
- Mart 14, 2014
-
- Mesajlar
- 689
-
- Tepkime puanı
- 1
-
- Puanları
- 268
Evet size soruyorum kimdir? :p
Neyse, ben Ufuk. THY kargo'da averellik peşindeyim. 26 yaşındayım, aslen Bayburtluyum ama İstanbul'da ikametimi sürdüyorum ve Galatasaray'lıyım.
Kendimden bahsetmek gerekirse; buluttan ve dumandan hayaller yapmakla ünlüyüm.. Otomobil ve kadınlarla ilgili hiç hayal kurmadım.. En sevdiğim renkler siyah, kırmızı, turkuaz.. En büyük tutkum uzayda uyumak, tavırlara dayalı ihtimaller yürütmek, saksıda paranoya yetiştirmek, kahveye nikotin dikmek, yarını bugüne iliklemek, ruhu olan her varlığı kendine içerlemek, sesinde anlam bulduklarını doyasıya dinlemek ve beklemek.. Beklemek.. yine beklemek.. İçerleyene kadar beklemek.. Beklemek.. Beklemek.. Bi' paranoyak gibi, beklemek, beklemek, beklemek ve yine yeniden beklemek...
Ampulün duya oturmaması ve nadiren bile olsa geceleri parazit yapıp elektriği saliselik kaçırıp tekrar ve tekrar geri almasından doğan tribal nüansla yaşadığım gerilimden hoşlanıyorum..
Arabesk müzik hariç, her telden notaları kulağıma misafir ederim.
Bi' yeteneğimde yok, bazen kendimi şu oyunlarda asıl karakter değil de civarda boş boş dolaşan karakterlere benzetiyorum. Kimi zaman onlar gibi de istanbul sokaklarını dolaşıyor ve onlar gibi de duvara çarpıp tekrar komutlanmış gibi yürüyorum. Biri öldürse gazetelerin 3. sayfalarına bile çıkmam heralde.
Çayı ve tembelliği seviyorum.
En sevdiğim huyum, üşengeçliğimdir.
Ee, diyeceklerim sanırım bu kadar.
Neyse, ben Ufuk. THY kargo'da averellik peşindeyim. 26 yaşındayım, aslen Bayburtluyum ama İstanbul'da ikametimi sürdüyorum ve Galatasaray'lıyım.
Kendimden bahsetmek gerekirse; buluttan ve dumandan hayaller yapmakla ünlüyüm.. Otomobil ve kadınlarla ilgili hiç hayal kurmadım.. En sevdiğim renkler siyah, kırmızı, turkuaz.. En büyük tutkum uzayda uyumak, tavırlara dayalı ihtimaller yürütmek, saksıda paranoya yetiştirmek, kahveye nikotin dikmek, yarını bugüne iliklemek, ruhu olan her varlığı kendine içerlemek, sesinde anlam bulduklarını doyasıya dinlemek ve beklemek.. Beklemek.. yine beklemek.. İçerleyene kadar beklemek.. Beklemek.. Beklemek.. Bi' paranoyak gibi, beklemek, beklemek, beklemek ve yine yeniden beklemek...
Ampulün duya oturmaması ve nadiren bile olsa geceleri parazit yapıp elektriği saliselik kaçırıp tekrar ve tekrar geri almasından doğan tribal nüansla yaşadığım gerilimden hoşlanıyorum..
Arabesk müzik hariç, her telden notaları kulağıma misafir ederim.
Bi' yeteneğimde yok, bazen kendimi şu oyunlarda asıl karakter değil de civarda boş boş dolaşan karakterlere benzetiyorum. Kimi zaman onlar gibi de istanbul sokaklarını dolaşıyor ve onlar gibi de duvara çarpıp tekrar komutlanmış gibi yürüyorum. Biri öldürse gazetelerin 3. sayfalarına bile çıkmam heralde.
Çayı ve tembelliği seviyorum.
En sevdiğim huyum, üşengeçliğimdir.
Ee, diyeceklerim sanırım bu kadar.