BirDevrinSonu
Üye
-
- Katılım
- Ocak 10, 2010
-
- Mesajlar
- 38,599
-
- Tepkime puanı
- 3,179
-
- Puanları
- 354
-
- Konum
- Napıcan ?
Aydınlanma felsefesinin, elbette birçok varyantı vardır. Bununla birlikte,
fılozof Immanuel Kant (1724-1804), bu fikirlerin gelişiminde esaslı bir yer
işgal eder. Ona, eserlerinin farklı yönlerine dikkat çekilmek ve bunların
içinden de farklılık gösteren kimi yorumlara iltimas geçilmekle birlikte, hem
analitik gelenek(20. yy. başından beri özellikle Anglosakson dünyasında
yaygınlaşan dil çözümlemelerine dayalı, felsefe yöntemini geliştiren ve
felsefenin görevini mantıksal dil çözümlemesiyle sınırlayan felsefe akımının
tümüne verilen ad.) içinde yer alan filozoflar ve hem de Kıta Avrupası felsefesi
geleneği içinde yer alan filozoflar tarafından, büyük bir şahsiyet olarak saygı
gösterilir. Kant 'ın `eleştirel felsefesi' insanî bilgi ve tecrübenin
sınırlarıyla temel teşkil eden yapısını ortaya koymaya çalışır ki, bu, insan
aklının felsefî ya da `metafiziksel' sorularla olan ilişkisi içinde yüz yüze
geldiği ikilemi yansıttığı için, ta baştan beri hem olumsuz ve hem de olumlu
niyetler içeren bir projedir: “İnsan aklının, bilgisinin bir türünde, aklın
bizzat kendisinin doğası tarafından emredildiği için göz ardı edemediği, ama tüm
güçlerini aştığı için de, cevaplamaya muvaffak olamadığı sorular tarafından
sıkıntıya sokulma gibi garip bir yazgısı vardır.”
fılozof Immanuel Kant (1724-1804), bu fikirlerin gelişiminde esaslı bir yer
işgal eder. Ona, eserlerinin farklı yönlerine dikkat çekilmek ve bunların
içinden de farklılık gösteren kimi yorumlara iltimas geçilmekle birlikte, hem
analitik gelenek(20. yy. başından beri özellikle Anglosakson dünyasında
yaygınlaşan dil çözümlemelerine dayalı, felsefe yöntemini geliştiren ve
felsefenin görevini mantıksal dil çözümlemesiyle sınırlayan felsefe akımının
tümüne verilen ad.) içinde yer alan filozoflar ve hem de Kıta Avrupası felsefesi
geleneği içinde yer alan filozoflar tarafından, büyük bir şahsiyet olarak saygı
gösterilir. Kant 'ın `eleştirel felsefesi' insanî bilgi ve tecrübenin
sınırlarıyla temel teşkil eden yapısını ortaya koymaya çalışır ki, bu, insan
aklının felsefî ya da `metafiziksel' sorularla olan ilişkisi içinde yüz yüze
geldiği ikilemi yansıttığı için, ta baştan beri hem olumsuz ve hem de olumlu
niyetler içeren bir projedir: “İnsan aklının, bilgisinin bir türünde, aklın
bizzat kendisinin doğası tarafından emredildiği için göz ardı edemediği, ama tüm
güçlerini aştığı için de, cevaplamaya muvaffak olamadığı sorular tarafından
sıkıntıya sokulma gibi garip bir yazgısı vardır.”