İman nedir

Konu sahibi son olarak 3461 gün önce görüldü
İman nedir
Büyük âlim ve Velilerden Hakim-i Tirmizi “rahmetullahi aleyh” hazretlerine, bir gün bazı gençler;
- Efendim, imanda azlık çokluk olur mu? diye sordular.

Cevabında;
- İmanda azlık, çokluk olmaz, buyurdu. İmanın kendisi, az veya çok olmaz. Azlık, çokluk, imanın parlaklığında, belli olmasındadır.

Sordular:
- İman nedir efendim?
- İman, Server-i alem olan Muhammed aleyhisselamın, Peygamber olarak bildirdiği şeyleri, akla, tecrübeye ve felsefeye danışmaksızın, tasdik ve itikat etmek, inanmaktır.

Ve ekledi:
- Akla uygun olduğu için tasdik ederse, aklı tasdik etmiş olur. Resulü tasdik etmiş olmaz. Veyahut, Resulü ve aklı birlikte tasdik etmiş olur ki, o zaman Peygambere itimat tam olmaz.

Netice:
- İtimat tam olmayınca, iman olmaz. Çünkü, iman parçalanamaz.

Şöyle bitirdi:
- Akıl, Resulün bildirdiklerini uygun bulursa, bu aklın kâmil, selim olduğu anlaşılır.

Küfür nedir?

Bir gün de bazı gençler;
- İman nedir efendim? diye sordular.

Cevabında;
- İman, Resul-i Ekrem Efendimizin “aleyhisselam”, Allahü teâlâ tarafından, Peygamber olarak, bütün insanlara getirdiği ve bildirdiği emirlerin hepsine itimat ve itikat etmektir, buyurdu.

Ve ekledi:
- Bu emirlerin, bilgilerin herhangi birine inanmamak veya şüphe etmek küfürdür.

- Neden efendim? dediler.
- Çünkü, Resule inanmamak veya itimat etmemek, Resule yalancı demek olur. Yalancılık kusurdur. Kusuru olan kimse, Peygamber olamaz.



 
Nelere iman edilecek?
Büyük İslam âlimlerinden Seyyid Ahmed Mekki Efendi “rahmetullahi aleyh” hazretlerine, bir gün bazı gençler;
- İman nedir efendim? diye sordular.

Cevabında;
- İman, dinden olduğu sözbirliği ile bildirilmiş olan şeylere, kalb ile inanmaya ve dil ile de imanını söylemeye denir, buyurdu.

Sordular:
- Nelere iman edilmesi lazım efendim?
- İman edilecek şeyler, Allahü teâlânın var olduğuna, bir olduğuna, kitaplarına, sahifelere, Peygamberlere ve Meleklere imandır.

Ve ilave etti:
- Ayrıca ahirette Haşra, Neşre, Cennette ebedi nimetlere, Cehennemde ebedi azablara, göklerin yarılmasına, yıldızların dağılmasına, arzın parça parça olmasına inanmaktır.

- Başka efendim?
- Beş vakit namazın farz olduğuna ve bu namazların rekatlarının adetlerine, malın zekatını vermek farz olduğuna ve Ramazan-ı şerif ayında her gün oruç tutmanın ve gücü yetene, Mekke-i mükerreme şehrine gidip, hac etmenin farz olduğuna inanmak da lazımdır.

Şöyle devam etti:
- Şarap içmenin, domuz eti yemenin, haksız yere adam öldürmenin ve anaya babaya karşı gelmenin ve hırsızlık ve zina etmenin ve yetim malı yemenin ve faiz alıp vermenin ve kadınların açık, çıplak gezmelerinin ve kumar oynamanın haram olduklarına iman lazımdır.

Büyük günah işlenince…

Bir gün de sohbetinde;
- Kardeşlerim, imanı olan bir kimse, büyük bir günah işlerse, imanı gitmez ve kâfir olmaz, buyurdu.

Ve ekledi:
- Günaha, yani harama helal diyenin imanı gider. Haram işleyen fasık olur.

Ve devam etti:
- Ben elbette müminim demeli, imanlı olduğunu söylemelidir. Müminim derken, inşaallah dememelidir ki, bundan, şüphe mânâsı çıkabilir.

Sordular:
- Son nefes için inşaallah denmez mi efendim?
- Evet, son nefes için denebilirse de, dememek daha iyidir.

 
İcma ne demektir?
Büyük âlim ve Velilerden Hakim-i Tirmizi “rahmetullahi aleyh” hazretlerine, bir gün;
- İman nedir efendim? diye sordular.

Cevaben;
- İman demek, (Nass)larda, yani, Kur’an-ı kerimde ve icma ile ve zaruri olarak bilinen hadis-i şeriflerde açıkca bildirilen şeylerin hepsine, inanmak demektir, buyurdu.

Sordular:
- İcma nedir efendim?
- Burada (İcma) demek, Eshab-ı kiramın sözbirliği demektir. Birşeyi, Eshab-ı kiram, sözbirliği ile bildirmedi ise, Tâbiinin sözbirliği bu şey için icma olur.

- Zaruri olarak bilinmek ne demek?
- Zaruri olarak bilinmek demek, her asırda, Müslümanların çoğunun işittikleri, yayılmış bilgi demektir

Ve devam etti:
- Tâbiin de bu şeyi sözbirliği ile bildirmedi ise, Tebe-i tâbiinin sözbirliği ile bildirmeleri, bu şey için icma olur.

Ve açıkladı:
- Çünkü, bu üç asrın âlimleri, yani müctehidleri, hadis-i şerif ile övülmüştür ki, bunlara (Selef-i salihin) denir.

En büyük hırsız

Bir gün de sohbetinde;
- Kardeşlerim, bu zamanda insanların çoğu namaz kılmakta gevşek davranıyor, buyurdu. Kılanlar da tumaninete ve tadil-i erkana ehemmiyet vermiyorlar.

Ve ekledi:
- Halbuki Efendimiz “aleyhisselam”; (En büyük hırsız, kendi namazından çalan kimsedir) buyurdu.

Eshab-ı kiram;
- Yâ Resulallah! Bir kimse, kendi namazından nasıl çalar? diye sordular.

Cevabında;
- Namazın rükuunu ve secdelerini tamam yapmamakla, buyurdu.
 
Geri