İlluminati

  • Kullanıcı iFt
  • Başlangıç tarihi Başlangıç tarihi
  • - Genel Tartışma
Konu sahibi son olarak 888 gün önce görüldü
İlluminati nedir? İlluminati hakkında söylenen sözlere inanıyormusunuz ? Bir sürü ünlünün İlluminatiye hizmet ettigini düşünüyormusunuz ?
 
düşünmemize gerek yok :) böyle bir gerçek var Katre~ bu konuda bilgilendir bizi :D
 
bencede var ama yok diyenleride cok duydum :D
 
Ben sizi bilgilendiricem merak etmeyin :D
 
bu aydın kesimin kurmuş olduğu dine daha bilimsel yaklaşan ve Katoliklerin zulmü ile yer altına gömülük gizli ve Dünyayı sarmalayan bir tarikat haline gelir ama şurasıda var Dünyayı falan yönetmiyorar bu sadece bir Tarikat ayrıca onları önemsemiyorum onlar bazıalrının yanında küçük kalır eğer gerçek gücü araştırmak isterseniz Tapınak Şovalyeleri ve onların Mason hareketlerini araştırın derim Dünya onların sisteminde ve yönetimimizde yüzlercesi varr İlluminati yanlarında çok ufak........
 
Bende bilgilerimi söyleyim

En başları Masonlar olduğunu okumuştum .Bunların dalları var bu dallardan biride illuminatidir .Bir nevi medya sorumlusu gibi bu dal .Diğer dallarıda var ama bunlar hakkında herhangi birşey bilmiyorum .Işık lisesi yada ışık üniversiteside masonlardan diye okudum .Ne alaka diceksiniz .Biliyorsunuzki 2003 Eurovision Birincisi Sertap Erener o lisenin mezunu .Nasıl kazandığı aşağıdaki resimden görceksiniz .

ser.jpg


illuminati.jpg
 
herşey Yahudilerin başının altından çıkıyor orası bi gerçek:D

Mason ve bu işaretçiliğin simgeleşme ile emsajların başıı Süleyman mağbedi yapılırken baş ustanın öldürülmesinden sonra başladıı
 
Ayrıca 25.kare ve müzik içerisine konulan tersten konuşmalarlada bilinçaltımızı etkileyen bir topluluktur .

Manganın ve Kurban grubunun bazı müziklerinde illuminatiye olan tepkilerini dile getirdiklerinide düşünüyorum.
 
Mon[T]anA;599912' Alıntı:
herşey Yahudilerin başının altından çıkıyor orası bi gerçek:D

Katılıyorum .Sihir ve yıldız hesaplamalarıylada geleceğe dair bilgilerde aldıkları kesin .İlluminati kartları örnektir mesela .İsrail oğullarına sihir öğreten 2 melek varmış Harut ve Marut .Sihiri iyi amaçlı kullanmak amacıyla öğretilmiş ama bunlar hep kötü amaçlı kullanmışlar .Harut ve Marut Kuranda bizzat yazıyor .

nese çok konuştum :D
 
ve Dünyaya gönderildikten sonra sapıtan iki melek olarakta geçerler HArut ve Marut

Tarihin başından berii Masonlar tüyleri diken diken yapacak kadar gücü elinde tutuyor açıkçası Tarihi çok severim ama okudukça beni öyle şeylere götürdü ki bilinen Tarihin tamamı yanlış olabilir ve bize okullarda okutulan tüm TArih......
 
İlluminati Nedir? İlluminati Anlamı, İlluminati Hakkında

Dünyayı 10 kişi yönetiyor ve bu 10 kişinin 300 kadar alt kadrosu verilen emirleri uyguluyorlar. İlluminati adı verilen bu tarikatin/örgütün hedef başkenti Kudüs olan tek bir dünya devleti kurmak.

Bugüne kadar çeşitli komplo teorileri içeren bir çok kitap yayınlandı. İlluminati, bu alanda yayınlanan hiçbir esere benzemiyor. Kitaptaki iddialar o kadar ilginç ki, neye inanıp, neye inanamayacağınızı şaşırıyorsunuz. İlluminati, 1575'te ispanya'da bulunan ve özellikle ruhani kudret sahibi olduklarını iddia eden bir dini parti veya bu partinin üyelerine verilen isim.

Yazar Texe Marrs, Süper zenginlerin yönettiği bir Dünya Komplosu'ndan bahsettiği kitabında, dünyaya hakim olan bu güce bu adı uygun görmüş. Kitabın satırları arasına gömüldükçe ve sayfalar arasında ilerledikçe inanması güç iddialarla karşılaşıyorsunuz.

Dünyayi 10 kişi yönetiyor




Yazara göre, dünyayı kendilerine 'bilge adamlar' adını veren, 10 kişi yönetiyor. İlluminati'nin güç şebekesi, dünyanın en güçlü kişilerinden, yatırımcılarından, şirket başkanlarından ve siyasilerden oluşuyor. 'İç çember' denilen en tepedeki 10 kişiye bağlı 300 kişi ise onların alt kadrosunda yer alıyor ve talimatlarını yerine getiriyorlar.

10 kişilik 'bilge adamlar' grubunda Fransa'dan üç, ABD'den iki, Kanada, Avusturya, İngiltere, İspanya ve Güney Afrika'dan birer üye bulunuyor. Yazar, burada Fransa'nın üç üyelikle ilk sırada yer almasının yanıltığı olduğunu, Kanada'nın bir üyesinin de ABD'nin üçüncü adamını tamamladığını belirtiyor.

Hedef tek dünya devleti kurmak



'İç çember' üyelerinin ortak özelliği Dış İlişkiler Konseyi, Bilderberg, Trilateral Komisyon, Mahson Tarikatı, Kafatası ve Kemir Tarikatı, Aspen Enstitüsü, Malta Şövalyeleri, Opus Dei, Roma Kulübü, Bohemian Grove, Dünya Ekonomik Forumu, Dünya Federalleri üyesi olmaları. İlluminati Komplosu'nun hedefi, başkenti Kudüs olan bir dünya devleti kurmak. Kitabın, sonunda illuminati piramidinin üstünde bulunan 'bilge adamlar'a hizmet eden isimlerden bir kısmı, ünvanlarıyla birlikle verilmiş. Türkiye'den kimse var mı diye baktık ancak, ne hikmetse kimseyi bulamadık! İlginç değil mi?

İlluminati nasıl çalışıyor?



Yılda bir kez biraraya gelen İlluminati üyeleri, hedefledikleri dünya devletini kurmak için planlar yapıyorlar. Bu planların içinde çeşitli ülkelerde ekonomik krizler çıkararak, ülkeleri sömürmek, savaşlar çıkarmak, 'Daha Fazla Savaş' ilkeleri gereği savaşların sürekliliğini sağlamak, çeşitli hastalıklar icat etmek, (kitapta, AIDS ve HIV'in ABD'deki askeri araştırma laboratuvarlarından dünyaya yayıldığı iddia ediliyor.) nüfus azaltıcı çalışmalar yapmak, etnik temizliği desteklemek ve 11 Eylül örneğinde olduğu gibi terör yaratarak, 'anti-terör yasaları' çıkarmak. Yazarın iddiasına göre, 11 Eylül saldırısı için FBI bazı Arapları kullandı ve bombaları temin etti. İlluminatı'nın ilkelerinden en önemlisi 'Kaostan kaynaklanan düzen'. İlluminati, kendi düzenini çıkarmak için sürekli kaos yaratmak zorunda.

Kaynak: İlluminati, Texe Marrs


__________________________________________________ ______________

1776 yılında Almanya'nın Münih kentinde, Adam Weishaupt isimli Kabbalacı bir Hukuk Profesörü ve Baron von Knigge ile diğerlerinin yardımıyla kurulan gizli topluluk. Illuminati, "Aydınlanmış Olanlar" anlamına gelmektedir. Topluluğun kuruluş amacı cehaletle, baskıcılıkla ve kilisenin dogmalarıyla mücadele etmekti. Her ne kadar asıl amaç, aydınlanarak dinsel dogmalardan uzak, hür düşünceyi ve Newtoncu pozitif bilimin önünü açmak idiyse de, gizli siyasi amaçları olduğu öne sürülerek dünya siyaset tarihinin belki de zaman içerisinde üzerine en fazla komplo teorisi üretilmiş topluluğu halini almıştır.

Münih'te kurulup, o yörede (Bavyera) hızla gelişen Illuminati'nin üye kayıtları büyük bir gizlilik içinde saklanıyordu. Öyle ki, üyelerin her birinin takma isimleri vardı ve yazışmalarda bunlar kullanılır, üyelerin gerçek isimleri ve kimlikleri asla kullanılmazdı. Örneğin, topluluğun kurucusu Adam Weishaupt'un kod adı Spartacus idi. Illuminati üyeleriyle ilgili bilinen tek şey, tüm üyelerinin Cermen kökenli beyazlardan oluştuğudur.



Kuruluşu: Cizvitlerin görüşlerine ve dayatmalarına büyük bir antipati besleyen Galileo Galilei, bir topluluk kurarak bu dogmalarla mücadele etmek ve parlak gençleri ve aşırı derecede zeki insanları bünyesinde toplayarak onlara özgürlüğün, hür düşüncenin ve aydınlanmanın faziletlerini aşılamak istiyordu. 1774 yılında Mason olan Weishaupt, bu emellerinin Masonluk içerisinde var olduğunu görse de, Masonluğun emellerinin ve felsefesinin siyasetler üzeri olması itibariyle ve Almanya'daki kilise/cizvit egemenliğini sona erdirmek istemesinden ötürü, bu doğrultuda bir topluluk kurmaya karar verdi ve kendisi gibi düşünen 11 arkadaşıyla beraber 1776 yılında Illuminati'yi kurdu.


Dereceler ve Çalışma Sistemi: Illuminati topluluğu, tıpkı Masonluk gibi ve benzer anlamları olan, üç derecede çalışırdı.




Çırak
Minerval
Illumine (Aydınlanmış) Minerval
Başkan ise Areopagites ünvanı ile anılıyordu.

Çıraklar, Fransız ansiklopedistlerin eserlerini okuyarak ve kendi görüşleriyle birlikte bunların raporlarını sunarak tezler hazırlardı. Derece geçişleri tezler hazırlayarak ve bu tezlerin yeterliliği, üst dereceler tarafından oylanarak kabul edilirdi. Bir alt derecedeki üye, bir üst derecedeki üyelerin kim olduklarını bilmezdi.


İnişler, Çıkışlar: 12 kişi ile kurulan Illuminati topluluğu, gelişmelerini Mason Localarından kendilerine uygun üyeler kazanarak sağlamaya çalışmışlar, ilk sene sonunda 80 üyeye çıkmışlardır. Daha önceden bir Mason olan Baron Adolf von Knigge'nin katılımı ile ciddi bir ivme kazanmış, Baron'un kazandırdığı seçkin üyeler ile ciddi bir yükselişe geçmişlerdi. Baron ayrıca, Masonluğun şövalye dereceleriden etkilenerek hazırlanmış bir de Illuminatus Dirigens adlı bir ek derece daha oluşturmuştu. Baron'un bu kadar öne çıkması, Weishaupt'un pek hoşuna gitmemiş ve anlaşmazlık, Baron'un kısa süre sonra topluluktan ayrılmasıyla sonlanmıştı.

22 Haziran 1784'te tüm Bavyera'da Masonluk ile birlikte Illuminati de, gizli siyasi amaçları olduğu öne sürülerek yasaklanmıştı. Masonluğun, tarih boyunca kendisine yönelen tüm baskı ve yasaklamaların altından hiçbir zarar almadan çıkması gibi yine zararsız çıktığı bu süre Illuminati'ye pek yaramamış ve büyük ölçüde gücünü ve varlığını yitirmişti.

19. yüzyılın başlarında ünlü Alman filozof Hegel'in katılımıyla canlanan ve eski parlak günlerine dönen Illuminati, bu yıllarda, bir yandan üyesi olan Hegel'in tez-antitez kuramlarıyla Yeni Dünya Düzeni düşüncesinin geliştiği bir topluluk haline gelmişti. Dünya üzerindeki çeşitli toplulukları etkileyen bu düşüncenin mirasçıları bugün halen çalışmalarını sürdürüyor olsalar da, Illuminati varlığını tamamlamıştır.


Müzik

Gamma Ray - Illuminati

Illuminati, You've come to take control
You can take my heartbeat, But you can't break my soul
We all shall be free


Illuminati, You'll never take control
Your new world order, Will lead to none at all
We all stand before you as one


Heaven is for everyone
To be free from the dark



Kaynakça Die Korrespondenz des Illuminatenordens. vol. 1, 1776-81, ed. Reinhard Markner, Monika Neugebauer-Wölk e Hermann Schüttler. - Tübingen, Max Niemeyer, 2005. - ISBN 3-484-10881-9
Mozart'ın Yapıtlarındaki Masonik Örgü. Katharine Thomson. çev. Halim Spatar. - İstanbul, Pencere Yayınları, 2004.
İlluminati











1776 yılında Almanya'nın Münih kentinde, Adam Weishaupt isimli Kabbalacı bir Hukuk Profesörü ve Baron von Knigge ile diğerlerinin yardımıyla kurulan gizli topluluk. Illuminati, "Aydınlanmış Olanlar" anlamına gelmektedir. Topluluğun kuruluş amacı cehaletle, baskıcılıkla ve kilisenin dogmalarıyla mücadele etmekti. Her ne kadar asıl amaç, aydınlanarak dinsel dogmalardan uzak, hür düşünceyi veNewtoncu pozitif bilimin önünü açmak idiyse de, gizli siyasi amaçları olduğu öne sürülerek dünya siyaset tarihinin belki de zaman içerisinde üzerine en fazla komplo teorisi üretilmiş topluluğu halini almıştır.
Münih'te kurulup, o yörede (Bavyera) hızla gelişen İlluminati'nin üye kayıtları büyük bir gizlilik içinde saklanıyordu. Öyle ki, üyelerin her birinin takma isimleri vardı ve yazışmalarda bunlar kullanılır, üyelerin gerçek isimleri ve kimlikleri asla kullanılmazdı. Örneğin, topluluğun kurucusu Adam Weishaupt'un kod adı Spartacus idi. Illuminati üyeleriyle ilgili bilinen tek şey, tüm üyelerinin Cermen kökenli beyazlardan oluştuğudur.

İnişler, çıkışlar

12 kişi ile kurulan İlluminati topluluğu, gelişmelerini Mason Localarından kendilerine uygun üyeler kazanarak sağlamaya çalışmışlar, ilk sene sonunda 80 üyeye çıkmışlardır. Daha önceden 22 Haziran 1784'te tüm
Bavyera'da Masonluk ile birlikte İlluminati de, gizli siyasi amaçları olduğu öne sürülerek yasaklanmıştı. Masonluğun, tarih boyunca kendisine yönelen tüm baskı ve yasaklamaların altından hiçbir zarar almadan çıkması gibi yine zararsız çıktığı bu süre Illuminati'ye pek yaramamış ve büyük ölçüde gücünü ve varlığını yitirmişti.
19. yüzyılın başlarında ünlü Alman filozof
Hegel'in katılımıyla canlanan ve eski parlak günlerine dönen İlluminati, bu yıllarda, üyesi olan Hegel'in tez-antitez kuramlarıyla Yeni Dünya Düzeni düşüncesinin geliştiği bir ütopya topluluğu haline gelmişti. Dünya üzerindeki çeşitli toplulukları etkileyen bu düşüncenin mirasçıları bugün halen çalışmalarını sürdürdüğüne dair komplo teorileri vardır.



İlluminatinin ''Aydınlanmış olanlar'' manasına geldiğini öğrendik. Alaadinin sihirli lambasını hepimiz cocukken seyretmişsizdir. Bu videoya iyi bakın. Göreceksiniz ki beyinlerimizi neye yönlendiriyorlar. Sözde ''Mavi Cin''in Alaadine kendini kabul ettirme çabası içersine girerken yukarıya doğru İlluminate diye ışık saçarak havalandığına iyi bakın.



Alaadini dünyevi zevklerle kendine bağlama çabası içerisinde oluşunu kendi gözlerinizle görün...
Youtube den izlemek isteyenler için ;
Aladdin - Friend Like Me (English) - YouTube



kaynak: Düzeni Sen Yapılandır: İlluminati
Karanlık günlerde yaşıyoruz ve karanlık günlerde, karanlık gizli örgütler canlanıp gündemi yönlendirmeye uğraşırlar. Karanlık örgütlerin en karanlığı sayılan İlluminati de tam bu günlerde ortaya çıktı ve çok ses getirecek bir eylem planlamaya başladı.

Gizli örgütleri çalışmışlığım ve dünyanın gizli tarihi üzerine okumuşluğum vardır, ama İlluminati’nin son tehdit kokan operasyonunu ben bile ürpertici buldum. Gizli örgüt Panama’dan yayın yaptığı anlaşılan bir internet sitesinde (www.illuminati.org) durmadan süren bir geri sayım başlatmış durumda.

Adresi tıkladığınızda karşınıza örgütün kendisi gibi karanlık, simsiyah bir ekran çıkıyor, ancak bilgisayarınızın faresini ekranın sol üst köşesine getirip birkaç kez tıkladığınızda, karşınızda devamlı geriye doğru sayan bir saat beliriyor.

Ben bu yazıyı yazarken saat 75 gün 6 saat 30 dakika ve beş saniyeyi göstermekteydi; bu satırı bitirinceye kadar zaman daha da kısalmış olacak. Hesapladığınızda İlluminati’nin 7 Aralık veya 6 Aralık’tan 7 Aralık’a geçiş saatlerini verdiği ortaya çıkıyor.

Bunu Ömer Çelakıl söyledi, sitenin kaynak kodunu çözdüğünüzde şöyle bir cümleye ulaşıyorsunuz: “ÜZGÜNÜZ ÇOK GEÇ KALDINIZ.”

“İlluminati neden geriye doğru bir sayım başlattı, verilen tarihte neler olacak, acaba örgüt büyük ve dünyayı sarsan yeni bir eyleme mi hazırlanıyor, yoksa o gün dünyayı sarsacak ve altüst edecek bir açıklama mı yapılacak, bir büyük sır o gün mü anlatılacak”, o sayfayı görünce bütün bunları düşünmemek imkânsız oluyor.

Peki o gün açıklanabilecek büyük sır ne olabilir?

İlk akla şu geliyor: Site Panama’dan yayın yaptığından ve Maya takviminin verdiği son tarihe yaklaştığımızdan, acaba İlluminati o gün Maya takviminin bahsettiği sonun doğru olduğunu kanıtlarıyla mı açıklayacak diye de düşünüyor insan. Bu tür konularda çok çalışan ve uzmanlığı dünya çapında kabul edilmiş bulunan Aytunç Altındal’ı aradım. Terör üzerine bir dizi konferans vermek için hazırlandığı Cenevre’de buldum onu ve bu geri sayımın anlamının ne olabileceğini sordum.

“6-7 Aralık tarihi İlluminati örgütünün 300’üncü kuruluş yıldönümü olabilir, o dünyadaki bazıları tarihin bu olduğunu kabul ederler” dedi.

Geriye sayımın yapıldığı tarih bir kuruluş yıldönümü olabilir tabii ki, ama sitenin kaynak kodlarının şifresi çözülünce neden “ÜZGÜNÜZ ÇOK GEÇ KALDINIZ” mesajı çıkıyor, bunu da açıklamak gerekiyor.

Yoksa son yıllarda önemini başka rakip örgütlere kaptıran İlluminati yine dikkati kendine çekmek için planlamış olabilir miydi? “Ben hâlâ güçlüyüm” mesajını dünyaya vermek için geriye doğu saydıkları tarihte bir büyük olay planlamış olabilirler miydi?

Her şey ihtimal dahilinde tabii ama şu da bir gerçek, İlluminati eskiye göre önemini başka gizli örgütlenmelere kaptırdı. Başka örgütler dünya olaylarını İlluminati- ’ye göre artık çok daha güçlü etkileyebiliyorlar. Hangi örgütün dünya ölçeğinde ön plana çıktığına ve İlluminati’nin yerine dünya olaylarını yönlendirdiğine gelince.

Aytunç Altındal bana sürpriz gelen bir isim verdi ve “Bu örgütü iyi incele, emin ol ki önümüzdeki günlerde isimlerini çok fazla duyacaksın, çünkü Türkiye’de de etkinler” dedi.

TAVISTOCK ADLI GİZLİ ÖRGÜTLENME

Tavistock görünürde bir düşünce üretme merkezi olarak kendini gösteriyor. Ama aslında dünyanın çeşitli yerlerindeki ülkelerin yönünü belirlemek için çalışıyorlar.

Bir klinikleri de var, burada özellikle Freud’un beyin yıkama yöntemleri üzerine çalışıyorlar ve bu yöntemlerin kitleler üzerine nasıl kullanılacağını araştırıyorlar. Ve sonunda dünyanın her bölgesindeki farklı kültürlere ve farklı siyasi iklimlere yönelik yöntemleri çıkarıyorlar.

Bu tür gizli bilimlerle uğraşanlar son olarak Arap Baharı’nın da birdenbire çeşitli ülkelerde ortaya çıkmasını, bu örgütün çalışmalarına bağlıyorlar.

Ben Tavistock adlı bu örgütü yeni duydum ve İlluminati’nin yerine bile oynayacak kadar güç savaşına girmiş olduğunu da öğrenince şaşırdım doğrusu. Anladığım kadarıyla dünyanın bu hassas, karanlık döneminde, karanlık örgütler arasında bir güç savaşı, bir rol kapma çatışması yaşanıyor. İlluminati’nin başlattığı geri sayım olayı da bu savaşın bir parçası. Ancak bu tür örgütler arasında öne çıkma ve güç gösterme savaşı kızıştığında birinin büyük ve çok çarpıcı bir gösteri yapıp, hepimizi şaşırtarak korkutmaya çalışacaklarını bekleyebiliriz.
Serdar Turgut
Ayrıca lluminati yi google'a tersten yazınca en üst sırada national security agency/nsa (amerikan ulusal güvenlik teşkilatı) 'nin sayfası çıkıyormuş.

Illuminati hakkında ansiklopedik bilgi

1776 yılında Almanya'nın Münih kentinde, Adam Weishaupt isimli Kabbalacı bir Hukuk Profesörü tarafından kurulan gizli topluluk. Illuminati, "Aydınlanmış Olanlar" anlamına gelmektedir. Topluluğun kuruluş amacı cehaletle, baskıcılıkla ve kilisenin dogmalarıyla mücadele etmekti. Her ne kadar asıl amaç, aydınlanarak dinsel dogmalardan uzak, hür düşünceyi ve Newtoncu pozitif bilimin önünü açmak idiyse de, gizli siyasi amaçları olduğu öne sürülerek dünya siyaset tarihinin belki de zaman içerisinde üzerine en fazla komplo teorisi üretilmiş topluluğu halini almıştır.

Münih'te kurulup, o yörede (Bavyera) hızla gelişen Illuminati'nin üye kayıtları büyük bir gizlilik içinde saklanıyordu. Öyle ki, üyelerin her birinin takma isimleri vardı ve yazışmalarda bunlar kullanılır, üyelerin gerçek isimleri ve kimlikleri asla kullanılmazdı. Örneğin, topluluğun kurucusu Adam Weishaupt'un kod adı Spartacus idi. Illuminati üyeleriyle ilgili bilinen tek şey, tüm üyelerinin Cermen kökenli beyazlardan oluştuğudur. Kuruluşu

Cizvitlerin görüşlerine ve dayatmalarına büyük bir antipati besleyen Galileo Galilei, bir topluluk kurarak bu dogmalarla mücadele etmek ve parlak gençleri ve aşırı derecede zeki insanları bünyesinde toplayarak onlara özgürlüğün, hür düşüncenin ve aydınlanmanın faziletlerini aşılamak istiyordu. 1774 yılında Mason olan Weishaupt, bu emellerinin Masonluk içerisinde var olduğunu görse de, Masonluğun emellerinin ve felsefesinin siyasetler üzeri olması itibariyle ve Almanya'daki kilise/cizvit egemenliğini sona erdirmek istemesinden ötürü, bu doğrultuda bir topluluk kurmaya karar verdi ve 1776 yılında Illuminati'yi kurdu. Dereceler ve Çalışma Sistemi

Illuminati topluluğu, tıpkı Masonluk gibi ve benzer anlamları olan, üç derecede çalışırdı. 1. Çırak 2. Minerval 3. Illumine (Aydınlanmış) Minerval

Çıraklar, Fransız ansiklopedistlerin eserlerini okuyarak ve kendi görüşleriyle birlikte bunların raporlarını sunarak tezler hazırlardı. Derece geçişleri tezler hazırlayarak ve bu tezlerin yeterliliği, üst dereceler tarafından oylanarak kabul edilirdi. Bir alt derecedeki üye, bir üst derecedeki üyelerin kim olduklarını bilmezdi. İnişler, Çıkışlar

22 Haziran 1784'te tüm Bavyera'da Masonluk ile birlikte Illuminati de, gizli siyasi amaçları olduğu öne sürülerek yasaklanmıştı. Masonluğun, tarih boyunca kendisine yönelen tüm baskı ve yasaklamaların altından hiçbir zarar almadan çıkması gibi yine zararsız çıktığı bu süre Illuminati'ye pek yaramamış ve büyük ölçüde gücünü ve varlığını yitirmişti.

19. yüzyılın başlarında ünlü Alman filozof Hegel'in katılımıyla canlanan ve eski parlak günlerine dönen Illuminati, bu yıllarda, bir yandan üyesi olan Hegel'in tez-antitez kuramlarıyla Yeni Dünya Düzeni düşüncesinin geliştiği bir topluluk haline gelmişti. Dünya üzerindeki çeşitli toplulukları etkileyen bu düşüncenin mirasçıları bugün halen çalışmalarını sürdürmektedir.
Illuminati ve Müzik Endüstrisi

Amy Winehouse’un ölümü üzerine insanların kafasında Amerikan müzik endüstrisiyle ilgili bir çok soru işareti oluştu. Niye bu sanatçılar 27 yaşında ölüyor, acaba illuminati mi öldürüyor vs. Deccal, Illuminati ve Yeni Dünya Düzeni adlı yazımda bu konuya biraz değinmiştim ama geniş bir yazı yazmak elzem oldu.
Yazıya başlamadan önce biraz okur elemesi yapmak istiyorum. Google Analystics’den takip ediyorum. Illuminatiyle ilgili yazılarım günde yaklaşık 400 kere ziyaret ediliyor. Geri dönüşlerin %90′ı da olumlu olmakta. Şu %10′u biraz irdelemek istiyorum. İçlerinde haklı olup da beğenmeyenler de var ama genelde embesilliklerinden beğenmiyorlar.
Mesela, bir adam okuyor yazıyı. Sonra kendi hayatına dönüp bakıyor. Parası var, sevgilisi var, herşey güzel… Niye kurulu düzenini böyle can sıkıcı işlerle bozsun ki. Ama direk boşverirse de vicdanen rahat etmez. O yüzden bu adamın bilinçaltı şöyle düşünüyor “direk boşverirsem vicdan rahatsız olur, o yüzden ben bir bahane bulup adamı bu yazının saçma olduğuna ikna ediyim o da işine baksın”
İkinci kesim egosunu yerlere göklere sığdıramayan ateistler. İnternette ya da çevrenizde mutlaka böyle tipler görmüşsünüzdür. İçinde din geçen bir şeyi direk “yeaa bırak, yobaz, mollamısın” kestirip atarlar. Bir de “yeaa bırakın olm bunları zeitgeist izleyin adam anlatıyo dinler yalanmış” diyenler var. Ulan embesil, o zeitgeist kimler tarafından finanse ediliyor haberin var mı? Adam bir çok doğru tespit yapıyor belgeselde, sende diyorsun “hee bak bu adam güvenilir” sonra sana empoze etmek istedikleri mesajları da bu güven vasıtasıyla aklına sokuyorlar. Belgesel bitince “aa hakkaten dinler uydurmaymış ya” diyorsun.

Diğer kesim bilgi ve tecrübelerine dayanarak, bu olayların olamayacağını söyleyenler. Tamam size saygım var. Ben böyle düşünüyorum. O yüzden gölge etmezseniz sevinirim.
Neyse başlayalım.
Daha önceki yazıda demiştim ki; Illuminati’nin kitleleri kontrol edebilmek için çeşitli araçları var. Ekonomik kontrol için dev marka ve zincirler, ikna için medya ve kültürel, ahlaki kontrol için sinema ve müzik.
Bildiğiniz gibi deccal, Amerika’dan önce başka devletleri de yönetmekteydi, Aztek ve Mısır gibi. Özellikle Aztek uygarlığında kabala ayinleri, şeytana kurban verme ritüelleri çok ön plana çıkmakta. Bunu neden yapıyorlar derseniz, şuan bilmiyorum, ama deccale bir güç verdiği kesin. Günümüzde de bu ayinleri müzik klipleri üstünden yapmakta, milyonlara hatta milyarlara izletmektedirler.
Bu şarkı ve kliplerin amaçları çok. Başlıcaları kültürel ve ahlaki yozlaşma sağlamak. Bundan 30 yıl önce insanlar televizyonda öpüşen birini görse ayıp sayardı. Günümüzde lady gaga klipte çıplak bir şekilde adama tecavüz edince diyoruz ki “hmm bunlar çok normal, 500 milyon insanın bu videoyu youtube’dan izlemesi de çok normal, modern olun biraz canıım”

Bu klipler, şarkılar bizim bilinçaltımıza etki ediyor. İnternette, televizyonda, kafelerde heryerde bu şarkılar. Mesela sen bu görüntüyü iğrenç bulursun reddedersin ama, bilinçaltın bu görüntüyü derinlerde bir yere saklar. Zamanı gelince bak şöyle de birşey vardı diye sana telkin eder. Yavaş etki eden bir zehir gibi. Hele ki çocukların üzerindeki etkisini anlatmaya gerek bile duymuyorum. Kliplerdeki öğeler acaba tesadüf olabilir mi demeyin. Bu sektöre milyonlarca dolar akıtılıyor. Hiçbir öğe tesadüfen konmuyor.
Bu olay Hollywood’da da var. Hatta Johnny Depp bir ropörtajında diyor ki “film çekimleri bittikten sonra son halini izlemiyorum, benim işim çekimlerde bitiyor geri kalan benim işim değil.filmi çekiyoruz herşey süper ama o orda(he’s up there diyor ingilizce. he’den kastını anlamışsınızdır)” Reyiz bunu dedikten sonra talk showdakiler kahkahalar atıyor üstadın ne demek istediğini anlamadan. Embesiller. Neyse.
Lady Gaga’yla devam edelim. Illuminati’nin star yaratma şeklini artık hepimiz biliyoruz. İyi kötü yeteneği ve güzelliği olan birine teklif götürüyorlar. Para, mal, mülk, şöhret, uyuşturucu, cinsellik vs. karşılığında ruhun. Yani tamamen bize itaat edeceksin. Bu size saçma geliyor olabilir ama ünlülerin büyük bir kısmı bunu ropörtajlarında, şarkılarında zaten itiraf ediyor.

Mesela Katy Perry bu ropörtajında diyor ki “15 yaşımda hayatımda neler olduğunu biliyorsun ve müzik endüstrisine nasıl girdiğimi de.Yemin ederim ki müziğin Amy Grande’i olmak isterdim ama işler umduğum gibi gitmedi. Bu yüzden ruhumu şeytana sattım”

Kanye West konserde derki “Ruhumu şeytana sattım, bunun berbat bir anlaşma olduğunu biliyordum, beni birkaç oyuncağıyla kandırdı”

Bob Dylan ropörtajında der ki “r:neden bunu yapıyorsun, neden hala oradasın. b:alın yazısı gibi birşey bilirsin, onunla bir anlaşma yaptım,uzun zaman önce bu yola girdim. r:anlaşma neydi? b:şu anda olduğum yere gelmek r:kiminle anlaşma yaptığını sorabilirmiyim? b:(gülerek) bu dünyanın baş kumandanıyla r:o bu dünyadan mı? b:bu gezegende fakat onu göremeyiz”
İlla ben link isterim diyorsanız: link1 link2 link3
Neyse şimdi tekrar Lady Gaga’ya dönelim. Lady Gaga’dan önce Pop’un Kraliçesi misyonu Madonna’daydı. Ancak Madonna artık yaşlandı vs. yerine yeni birini bulmaları gerekti. Yaptıkları aslında ne biliyor musunuz, ismi Lady Gaga olan şarkıcıyı yükseğe taşımak değil. Onlar Lady Gaga diye hayali bir karakter oluşturdular, şarkılarını, yapacaklarını, tarzını önceden belirlediler. Bu kılıfa girecek bir kız aramaya başladılar. Hani roman’ı diziye uyarlarlar ya. Onun gibi.
Lady Gaga’nın Lady Gaga olmadan önceki adı Stefani Joanne Angelina Germanotta’dır. Bu kızımız Amerika’da çeşitli barlarda vs. şarkı söylemektedir. Araştırdım, aile bağları zayıf, asi, etrafı pek umursamayan bir kızmış. Illuminati’nin tam aradığı karakter yani. Diğerlerine götürdükleri gibi ona da ruhunu satma teklifini görürürler. Ve o da Lady Gaga olur. Aşağıdaki resim bana Voldemort olmadan önceki Tom Riddle’ı anımsattı.

Lady Gaga’nın tek bir göndermesiz klibi, şarkısı yok zaten. Sürekli eşcinsellik vurgusu, tek göz piramit gibi öğelerle illuminati göndermesi, dinlerle alay vs. Ben burada tek tek açıklayınca geri kalanı araştırmaya gerek duymuyorsunuz. O yüzden size ödev, Alejhandro ve Judas kliplerini izleyin, şarkı sözlerini inceleyin (Judas Hz.İsa’yı para karşılığı ele veren havarisi)


Son resme dikkat Lady Gaga Çarşı’lıymış :) Şaka bir yana arkada Çarşı yazmıyor fakat klasik Çarşı montlarına çok benziyor. Özellikle Ç harfi açıkça okunuyor. Leydi ortaya üçlü çektir kartala. Neyse devam

Burada Lady Gaga ve arkadaşları tövbe edip namaz kılıyorlar. Şaka şaka Lucifer’e secde ediyorlar işte. Klasik pagan ayini. Rihanna da “Illuminati’nin Prensesi (Lady of the Illuminati birinci resim)” olarak görülüyor. Onun da kliplerinde, şarkılarında yüzlerce gönderme mevcut.

3. resimdeki aslanın anlamını önceki yazıları okumayanlar anlamayabilir. Hz.İsa’nın şeytan tasvirinde aslan başından söz edilmekte. Son resimdeki dönmüş gözler de şeytanın bir insanın içine girince oluşmakta.
Bunun yanında Katy Perry’nin kliplerinde de bi öğeler çok fazla ama ona burada yer vermeyeceğim. Bu konuda epey bilgili bir arkadaş blogunda yer vermiş. Meraklılar ordan okuyabilir part1 part2
Biraz da U2 grubundan bahsetmek istiyorum. Illuminati müziğin her alanına kendi adamlarını getirmek istemekte. Pop’un kraliçesini getirdiler, Pop’un Kralı Michael Jackson’ı kendilerinden olmadığı için öldürdüler, John Lennon ve Bob Marley gibi barış yanlısı sanatçıları öldürdüler. Şimdi bu barışçıl müzik grubu dalı boş kaldı. Onu da kendi adamlarıyla doldurdular.
Ben eskiden U2′yu barışçıl insan haklarına değer veren bir grup sanardım. Hani bir geyik vardı U2 Türkiye’ye insan hakları ihlali yapıldığı için gelmiyor diye. Aa bak helal olsun derdik. Daha sonra bu elemanlar Türkiye’ye geldi. Başbakana gayet yağ çekti, devlet yöneticileriyle kanka oldu vs. Ulan yıllarca insan hakları ihlali var diye gelmemişsin, bu ihlali yapanlara bir çift söz söylemez misin? Albüm satışlarından konserlerden yüz milyon dolarlar kazanıyorlar, 1 milyon dolarını afrika’ya bağışlayınca insanlığın kurtarıcısı oldular. Yemezler kardeşim. Alın size U2 ve Bono.

Genel olarak pop müziğe değindim. Peki metal müzikte hiç illuminati ve satanist bağlantılar yok mu? Tabiki var. Hem de alası. Ama ikisi arasında şöyle bir fark var. Satanist metal grupları satanistliğini saklamıyor. Biz buyuz kardeşim dinliyosan dinle, dinlemiyosan güle güle. Zaten hitap ettiği kitle de sınırlı. Lady Gaga kafelerde, kitapçılarda, barlarda her yerde karşınıza çıkar ama Slayer gibi gruplar öyle değil. Arayan bulur, dinler. Ayrıca metal grupları kendi müziklerini kendileri bestelemekte, pop müziklerindeki gibi illuminatinin profesyonel ekipleri tarafından değil. O yüzden pop’a göre daha az etkili.
Şimdi gelelim tekrar Amy Winehouse’un ölümüne. Bu bayan da bir zamanlar şeytana ruhunu satmış. Ancak bence daha sonra pişman olarak bunlardan sıyrılmak istemiş. Bu kanıya nerden mi vardım, şuradan. Genelde illuminati yok etmek istediği şarkıcıları bir anda yok etmez. Önce medya yoluyla o şarkıcının imajını bitirirler. Mesela Michael Jackson’ı düşünün. Yıllarca haberler çıktı, Michael Jackson çocuk tacizcisi bilmemne, şöyleymiş böyleymiş. Biz de bunlara inandık. Daha sonra öldürüldü. Amy Winehouse için de uyuşturucu müptelası vs. tarzı bir imaj oluşturuldu. Aşırı doz uyuşturucudan ölmesini kimse garipsemedi. Kurşunlanarak öldürülse bütün insanlar bir “noluyo lan” çekerdi. Ama böyle bir ölüm olunca “zaten belliydi” demekle yetiniyoruz.
Gelecekten gelen edit: Yapılan otopsi sonucu Amy Winehouse’un uyuşturucu yüzünden ölmediği kanıtlandı
Şimdi biraz dini mevzulara girelim. Bu insanlar Allah dururken neden şeytanı tanrı olarak kabul ediyor. Daha önceki yazımda şeytanın felsefesininden bahsetmiştim. Bu insanlar Allah’ı kabul ediyor. Fakat şeytanın davranışının onurluca, kahramanca olduğunu düşündüklerinden şeytanın yolundan gidiyorlar. Şeytanın bu insanlara tam olarak ne vaaddetiğini tabiki bilmiyoruz. Ancak şu ayet bariz açıklar nitelikte:
“İş bitirilince şeytan da diyecek ki: “Şüphesiz Allah size gerçek olanı söz verdi. Ben de size söz verdim ama yalancı çıktım. Zaten benim sizi zorlayacak bir gücüm yoktu. Ben sadece sizi çağırdım, siz de hemen bana geliverdiniz. O halde beni kınamayın, kendinizi kınayın. Artık ben sizi kurtaramam, siz de beni kurtaramazsınız. Şüphesiz ben, daha önce sizin, beni Allah’a ortak koşmanızı kabul etmemiştim. Şüphesiz, zalimlere elem dolu bir azap vardır.” (İbrahim Suresi, 22)
Bu ayette kıyamet koptuktan sonra satanistlerin “hani bizi kurtaracaktın” tarzı sitemlerine şeytanın verdiği cevap gösteriliyor. Yani demekki şeytanın insanlara vaaddetiği sadece dünyada mal, mülk, şöhret değil aynı zamanda sonsuz bir kurtuluş. Ama yalan söylüyor tabiki.
Önceki yazımda Hz.İsa’nın şeytanla karşılaşmasına yer vermiştim. Gelen maillerde “neden Hz.Muhammed ile şeytanın karşılaşmasına da yer vermedin, o da açıklayıcı olurdu” tarzı eleştiriler aldım. Haklılar. O yüzden bu yazıyı Hz.Muhammed ile şeytanın diyaloğuyla bitirmek istiyorum. Hepsini değil, kısaltılmışını koyuyorum. Mutlaka okumanızı tavsiye ediyorum. İblis bu diyalogda yöntemlerini, ve çaresizliğini itiraf etmekte. Tamamını okumak isteyen Google’dan bulabilir.
-Bir gün Resululah (s.a.v.) ile beraberdik. Ensardan birinin evinde toplanmıştık. Sohbete dalmıştık. Bu arada, dışarıdan bir ses geldi:
-Ev sahibi, içeridekiler, eve girmem için bana izin verir misiniz? Benim sizden bir dileğim var. Görülecek işim var.
Bunun üzerine, herkes Resülullah (s.a.v.) Efendimizin yüzüne bakmaya başladı. Resülullah (s.a.v.) Efendimiz, duruma vakıf oldu ve:
-”Bu seslenen kimdir, bilir misiniz?” Buyurdu. Biz hep birden şöyle dedik:
-En iyi bilen Allah Resulüdür. Bunun üzerine Resülullah (s.a.v.) Efendimiz:
-”O, lain(lanetlenmiş kişi) İblistir. Allah’ın laneti onun üzerine olsun” Buyurunca; hemen Hz. Ömer:
-Ya Resülullah, bana izin veriniz onu öldüreyim
Resülullah (s.a.v.) Efendimiz bu izni vermedi; şöyle buyurdu:
-”Dur ya Ömer, bilmiyor musun ki; Ona belli bir vakte kadar mühlet verilmiştir, öldürmeyi bırak.” Sonra şöyle buyurdu:
-”Kapıyı ona açın gelsin. O, buraya gelmek için emir almıştır. Diyeceklerini anlamaya çalışınız. Size anlatacaklarını iyi dinleyiniz.”
-Kapıyı ona açtılar, İçeri girdi ve bize göründü. Bir de baktık ki, şekli şu: Bir ihtiyar.Bir gözü şaşı. Aynı zamanda köse. Çenesinde altı veya yedi kadar kıl sallanıyor. At kılı gibi. Gözleri yukarı doğru açılmış. Kafası, büyük bir fil kafası gibi. Dudakları da, bir manda dudağına benziyordu. Sonra, şöyle bir selam verdi:
-Selam sana ya Muhammed; Selam sizlere ey cemaat-ı müslimin. Onun bu selamına Resülullah (s.a.v.) şu mukabelede bulundu:
- “Selam Allah’ındır ya lain..” İblis şöyle anlatmaya başladı:
-Benim buraya gelişim, kendi arzumla olmadı. Mecburen geldim.
Resülullah (s.a.v.) Efendimiz sordu:
-”Nedir o mecburiyet?” Şeytan anlattı:
- İzzet sahibi Rabbın katından bana bir melek geldi: ve dedi ki: Allah-ü Teala sana emir veriyor: Muhammed’e gideceksin. Ama düşük ve zelil bir halde. Tevazu ile. Ona gideceksin ve insanoğlunu nasıl kandırdığını söyleyeceksin bir bir ona. Sonra O; sana ne sorarsa doğrusunu diyeceksin. Sonra Allah-ü Teàlà buyurdu ki:
-Söylediklerine bir yalan katarsan, doğruyu söylemezsen, seni kül ederim; rüzgar savurur, düşmanların önünde, seni rüsvay ederim.
İşte böyle; ya Muhammed, o emir üzerine sana geldim. Arzu ettiğini bana sor. Şayet bana sorduklarına doğru cevap vermezsem; düşmanlarım benimle eğlenecek. Düşmanlarımın eğlencesi olmaktan daha zor bir şey yoktur.
Resülullah (s.a.v.) Efendimiz şöyle sordu:
-”Madem ki, sözlerinde doğru olacaksın. O halde bana anlat: Halk arasında en çok sevmediğin kimdir ?”
Şeytan şu cevabı verdi:
-Sensin ya Muhammed… Allah’ın yarattıkları arasında senden daha çok sevmediğim kimse yoktur.
Sonra senin gibi kim olabilir?
Resülullah (s.a.v.) Efendimiz sordu:
-”Benden sonra, en çok kimlere buğuzlusun ve sevmezsin?” Şeytan anlattı:
-Allah yolunda, ahlaklı gence.
(Bu kimleri sevmezsin konusu uzunca burada kesiyorum)
Resülullah (s.a.v.) Efendimizin o cümlesini duyan lain İblis şöyle dedi:
-Heyhat, heyhat… Ümmetin hangi saadetinden bahsediyordum? Ben, o belli vakte kadar diri kaldıkça, sen ümmetin için nasıl ferah duyarsın? Ben, onların kan mecralarına girerim. Etlerine karışırım. Ama onlar, benim bu halimi göremez ve bilemezler.
Beni yaratan ve kıyamet gününe kadar bana mühlet veren Allah’a yemin ederim ki: Onların tümünü azdırırım.
Cahillerini ve âlimlerini…Ümmilerini ve okumuşlarını.. Facirlerini ve âbidlerini…Hasılı, bunların hiçbiri elimden kurtulamaz.
Fakat, Allah’ın hâlis kulları hariç, Evet kabul, bunları azdıramam.
Bunun üzerine Resülullah (s.a.v.) Efendimiz sordu:
-”Sana göre ihlâs sahibi olan muhlis kullar kimdir?…”
Bu suale İblis şu cevabı verdi:
-Bilmez misin? Yâ Muhammed, bir kimse ki, parayı pulu sever… Bir kul, malı ve övülmeyi sevdiği süre, kalbi ve dünya arzularına bağlı kaldığı müddet, o size vasfını yaptığım kimseler arasında bana en çok itaat edendir.Bilmez misin ki; mal sevgisi, büyük günahların en büyüğüdür. Bilmez misin ki; yâ Muhammed, baş olma, makam sevgisi yine büyük günahların en büyükleri arasındadır.
İblis, bundan sonra aldattığı bir rahibin hikâyesini anlatmaya geçti. Ve şöyle dedi:
-Bilmez misin, yâ Muhammed, Rahip Barsisa; tam yetmiş yıl ihlâs ile Allah’a ibadet etti. Bu ibadetleri sonunda, ona öyle bir hal ihsan edilmişti ki: Her dua ettiği hasta, duası bereketi ile şifa buluyordu.
Onun peşine takıldım; hiç bırakmadım… Zina etti. Katil oldu.
Bilmez misin ya Muhammed, yalan bendedir ve ilk yalan söyleyen de benim. Her kim yalan söylerse… o benim dostumdur. Her kim yalan yere yemin ederse… o benim sevgilimdir.
Bilmez misin yâ Muhammed, ben Adem’e ve Havva’ya yalan yere Allah adına and içtim.
-”Muhakkak, ben size nasihat ediyorum.” (7/16). Dedim…
Bunu yaparım; çünkü yalan yere yemin gönlümün eğlencesidir.
-Yâ Muhammed, namazı vakti gelince… onu da anlatayım. O, her ne zaman ki, namaza kalkmak ister; tutarım. Ona vesvese veririm. Derim ki:
-Henüz vakit var. Sen de meşgulsün. Hele şimdilik işine bak. Sonra kılarsın. Daha önünde uzun bir ömür var.
İblis bundan sonra, konuşmasına şöyle devam etti:
-Sen, ümmetin hangi saadetinden ferah duyarsın ki?..
Ben onlara, ne tuzaklar kurarım… ne tuzaklar.
Miskinlerine, çaresizlerine ve zavallılarına giderim. Namazı bırakmalarını emrederim. Ve onlara derim ki:
-Namaz size göre değil… O, Allah’ın âfiyet ihsan ettiği ve bolluk verdiği kimseler içindir. Allah size ne verdi ki siz ona itaat edeceksiniz.
İblis, bundan sonra; Resülullah (s.a.v.) Efendimize kendi durumunu anlatmaya başladı:
-Yâ Muhammed, bir kimseyi delâlete sürüklemek içim elimde bir imkân yoktur.
Ben, ancak vesvese veririm ve bir şeyi güzel gösteririm… o kadar.
Eğer delâlete sürüklemek elimde olsaydı; yeryüzünde:
- Allah’tan başka ilâh yoktur ve Muhammed Allah’ın Resülüdür. Diyen herkesi, oruç tutanı ve namaz kılanı hiç bırakmazdım. Hepsini delâlete düşürürdüm.
Nasıl ki; senin elinde de, hidayet nevinden bir şey yoktur. Sen ancak Allah’ın tebliğ eden Resulüsün.
Bundan sonra, Resülullah (s.a.v.) Efendi-miz, İblis’e şöyle buyurdu:
-”Ya İblis, acaba senin bir tövbe etmen ve Allah’a dönmen mümkün değil mi? Cennete girmene kefil olurum…
Söz veririm…” Bunun üzerine İblis şöyle dedi:
-Yâ Resülullah, iş verilen hükme göre oldu… Kararı yazan kalem de kurudu… Kıyamete kadar olacak işler olacaktır.
:hi:

TATLI Buyrun yorumu size bırakıyorum :D
 
vayyyyyyy sadece önünde eğilebilirim :D
 
Tekstil Kent'i biliyorsanız genel müdürünün odasında kocaman bi tek göz tuval resmi var.
Yani demem o ki bu büyük firmalar işyerleri kendi hakkıyla kazanıp açılmadı. Dış güç.
 
Bilmem, varsada ilgilenmiyorum. Pek mantıklı gelmiyor bana, ama bazı klipleri reklamları diizleri inceleyince bazı yerlerinde tek göz olduğunu gösteriyorlar, yada öyle sanıyorlar.Her yıl böyle birşeyler çıkıyor zaten buda unutulur yakında
 
merdiven altı kuran kursları...gençlik dernekleri adı altında abiler ablalar..türkçe olimpiyatları..daha dün bilal bey ne dedi? ''okçuluk falan paravan.burası aslen tekke''..
bunlar ne?
 
özünde lucifer e tapınmak
kudus te tek dünya devleti kurmak
Hiçbir dini duygu kalmadan insanları tanrı moduna sokmak
kan ve seks ayinleri
sen bu dünyada özelsin her istediğini almasın zevkler içinde yaşamalısın açık içerikli yayınlar izlemelisin seks yapmalısın günah düşünmeden neden günah olsun ki herkes yapıyor. bir yaratıca ya ihtiyacın yok sen istedikten sonra herşeyi başarabilirsin vs vs telkinleri :)

görülüyor ki türk gençliğinin ahlakının bozulmasında bu ülkedeki tv yayınlarının özellikle lise dizilerinin etkisi büyük daha dün orta okullu bi çifti öpüşürken gördüm çünkü normal bişey gibi gösteriliyor. Rtük e lise dizileri için yazı yazdım ama beni sallamadılar :)

saygılar
 
Son yılların modası; söylenti çıkar, korku yay. Sebep? Cevap açık:Para. Prim yapmak isteyen komplo teorisyenleri,medya şarlatanları,sanatçıların yeni yalanı; illuminati. İlluminati saçmalığına inanan insanlar görünce şaşırmıyorum artık. Fal veya rüya tabirlerine inanan insanlardan daha ne beklenir ki?

Oradan burudan üçgen,göz çıkartıp "ahanda size kanıt!" diyen komplo teorisyenlerinin adından da anlaşılacağı gibi sadece teorisyen olduğunu size hatırlatmak isterim. Yani bunların işi zaten uydurmak. Örneğin, "bütün balıklar 10 yıl içinde yeşile dönecektir" dersem, bu bir teori olur. Bunu bir tarafımdan bilimsel olarak açıklamaya kalkıp, makalemin altında alakasız kaynaklar gösterirsem çoğu kişiyi inandırabilirim. Çünkü insanlar araştırmayı sevmez. Yalanı severler. Korkmayı severler. Sömürülmeyi severler.

Bunlara inanan insanları bırakın, bu saçmalıkları hayatına yerleştirmiş insanların dahi sayısı çok fazla. Bunu en iyi geçtiğimiz yıllarda sözde "2012 kıyametinde" gördük. Daha o zamandan bunu açıklayan alıntı bir makale yayınladım fakat kimse sallamadı. O gün geldi geçti, "haklıymışsın ya aynen dediğin oldu" tepkileri aldım. Dediğim gibi,korku. Korkutmaya çalışanların nedenini söyledik. Peki korkanların nedeni ne? Belki de hayatlarına anlam katmaya çalışıyorlardır. :)

Komplo teorisyenlerini birer hikaye yazarına benzetebilirsiniz. Akıllarına geleni yazarlar çünkü. Doğru bilgiye araştırmadan ve şüphe etmeden ulaşılmaz. Araştırdıkça anlarsınız ve anladıkça değişirsiniz..
 
Geri