Onur Gökmen
Üye
-
- Katılım
- Aralık 26, 2013
-
- Mesajlar
- 786
-
- Tepkime puanı
- 0
-
- Puanları
- 266
-
- Yaş
- 36
-
- Web sitesi
- www.facebook.com
Deli çaglarımdı.
damarımdaki kanın tavana vurdugu çaglar.
sabah erken kalkmak adet oldugu için köyde bende erkenden kalkıp kahvaltımı yaptıktan sonra kamelyada oturmaya çıkmıştım.
birden bir minübüs yaklaştı.umursamadım çünkü hergün aynı saatte geliyor tanıdık eş dost iniyordu içinden.
bilemezdimki bu defa farklı olacagını.
biri indi siyah saçları omuzlarına dagalmış.ela gözlerinde bir ışıltı masum yüzündeyse hafif bir tebessüm vardı.
ben ona bakmaktan bir an bile kendimi alamıyordum.
vücudum donmuş ayaklarımın dermanı kesilmiş emin olun kendimi bile unutmuştum sanki bu dünyada bir o bir ben kalmışım gibi.
bakışlarımın arasında uzaklaşırken o telaşeden beni farketmedi bile.
sonra kendi kendime dönüp ne oluyor sana ? dedim.
ilkdefa birisi için yüregim sızlıyor ve her an onunla olmak isteyen beyin hücrelerime laf geçiremez olmuştum.
günler geçerken bende elimden gelen tüm gayretle kendimi farkettirmeye çalışıyordum.
ve birgün evet birgün oda farkına varmıştı.
mutlulugumu gözlerimden okumak mümkündü artık.
herkese selam verip neredeyse sokaklara çıkıp onu çok seviyorum diye haykırmak istiyordum.
sonra kaçamak buluşmalar başlamıştı o zaman telefon olmadıgı için köyde ancak belirli bir rüşvet karşılıgı 8 yaşındaki amcamın oglu ile yazdıgım mektubu gönderiyordum.
çok geçmeden o hayatımın mutluluk sermayesini en yakın arkadaşımla yakaladım.
işte hayatı ögrendigim gün o gündür.
ben onu okadar sevmiştimki gözümden bile sakınırdım.
çogu zaman hatırlayınca bir sigara yakar üç beş dakika düşünür.
sonra yine kaldırırım tozlu mazimin sayfalarına onu.
onun ismi iki heceydi ilkti son oldu...
Alıntı
damarımdaki kanın tavana vurdugu çaglar.
sabah erken kalkmak adet oldugu için köyde bende erkenden kalkıp kahvaltımı yaptıktan sonra kamelyada oturmaya çıkmıştım.
birden bir minübüs yaklaştı.umursamadım çünkü hergün aynı saatte geliyor tanıdık eş dost iniyordu içinden.
bilemezdimki bu defa farklı olacagını.
biri indi siyah saçları omuzlarına dagalmış.ela gözlerinde bir ışıltı masum yüzündeyse hafif bir tebessüm vardı.
ben ona bakmaktan bir an bile kendimi alamıyordum.
vücudum donmuş ayaklarımın dermanı kesilmiş emin olun kendimi bile unutmuştum sanki bu dünyada bir o bir ben kalmışım gibi.
bakışlarımın arasında uzaklaşırken o telaşeden beni farketmedi bile.
sonra kendi kendime dönüp ne oluyor sana ? dedim.
ilkdefa birisi için yüregim sızlıyor ve her an onunla olmak isteyen beyin hücrelerime laf geçiremez olmuştum.
günler geçerken bende elimden gelen tüm gayretle kendimi farkettirmeye çalışıyordum.
ve birgün evet birgün oda farkına varmıştı.
mutlulugumu gözlerimden okumak mümkündü artık.
herkese selam verip neredeyse sokaklara çıkıp onu çok seviyorum diye haykırmak istiyordum.
sonra kaçamak buluşmalar başlamıştı o zaman telefon olmadıgı için köyde ancak belirli bir rüşvet karşılıgı 8 yaşındaki amcamın oglu ile yazdıgım mektubu gönderiyordum.
çok geçmeden o hayatımın mutluluk sermayesini en yakın arkadaşımla yakaladım.
işte hayatı ögrendigim gün o gündür.
ben onu okadar sevmiştimki gözümden bile sakınırdım.
çogu zaman hatırlayınca bir sigara yakar üç beş dakika düşünür.
sonra yine kaldırırım tozlu mazimin sayfalarına onu.
onun ismi iki heceydi ilkti son oldu...
Alıntı