İlk Türkçe Ezan ve İlk Türkçe Hutbe Kim Tarafından Nerede Okunmuştur?

Konu sahibi son olarak 2629 gün önce görüldü
İlk Türkçe Ezan ve İlk Türkçe Hutbe Kim Tarafından Nerede Okunmuştur?

İlk Türkçe Ezan (Fatih Camii) İlk Türkçe Hutbe (Süleymaniye Camii) (5 Şubat 1932)

Aslında 1932 Ramazanına kadar çeşitli yıllarda nabız yoklamayla yapılan denemeler 1932 ramazanında fiilen uygulamaya konulacaktı.. Program çerçevesinde ;

ilk Türkçe Kur’an için Yerebatan Camii (22 Ocak 1932),

İlk Türkçe Ezan için Fatih Camii (29 Ocak 1932)

İlk Türçe Tekbir için Ayasofya Camii -şimdi ibadete kapalı (4 Şubat 1932) ve

İlk Türkçe Hutbe için de Süleymaniye Camii (5 Şubat 1932) seçilmişti...

Dinde reform hareketi sadece ibadetin dilinde görülmeyecekti... İlk Türkçe hutbeyi Süleymaniye’de seslendiren Hafız Sadettin Kaynak’ın fraklı ve başı açık, cemaatin de fötr şapkalı olması bunun açık göstergesiydi..

18 sene boyunca ezan Türkçe okunmuş ve Türkçe Ezan uygulaması 18 yıl aradan sonra 16 Haziran 1950 tarihinde sona ermişti. Günümüzde, serbest olmasına rağmen, camilerde yalnızca Arapça ezan okunmaktadır.

=== Türkçe ezanın metni ===

Tanrı uludur, Tanrı uludur, Tanrı uludur, Tanrı uludur

Şüphesiz bilirim, bildiririm: Tanrı’dan başka yoktur tapacak

Şüphesiz bilirim, bildiririm: Tanrı’dan başka yoktur tapacak

Şüphesiz bilirim, bildiririm: Tanrı’nın elçisidir Muhammed

Şüphesiz bilirim, bildiririm: Tanrı’nın elçisidir Muhammed

Haydin namaza, haydin namaza

Haydin felaha, haydin felaha

(Namaz uykudan hayırlıdır, Namaz uykudan hayırlıdır)

Tanrı uludur, Tanrı uludur

Tanrı’dan başka yoktur tapacak.
 
Dikkat ederseniz sadece felah kelimesi çevrilmemiştir. Mustafa Kemal'in bir takım korkuları işte :)
 
Türkçe ezan zorunlu olarak dayatılmıştı.
Kaldırılan bu zorunluğun kaldırılmasıydı. Baskının.

Bugün istense yine okunur ama halkın %98 ni karşı :) Neden böyle bir şeye gerek duyulsun ki . . :)
Ne kadar keyfi saçma, ve halktan kopuk bir dayatma olduğunun kanıtı işte :) Ne dine müdahale değil mi? Laik olan bir ülke de olamayacak bir şey işte laik ülkeler ki gerçekler laikleri kastediyorum yani demokrasi içindeki laikliği, halkın hangi dille ezan okuduğu ile ilgilenmezler. Buna karışma dayatma terbiyesizliğini göstermezler. Türkçe okunacak diye dayatmazlar.

Bence müslümanlar neden anlamını öğrenmeyecek kadar dinlerine karşı cahiller, ve neden öğrenmekten bu kadar korkuyorlar sorusunu sormak yerine? Türkçe okusunlar da anlasınlar demek biraz kolaycılığa kaçıyor. :)
Din bu, her şeyin orijinali güzeldir. Irkçılık bu dine yakışmaz, ırkçı tavırlar da. .

Ne yani Kuran apaçık Arapça inerken, ezan gibi bir şeyin anlamını bilmeyecek kadar uzak olmak . . Ve sırf bilinsin diye bunu orijinalinden alıp Türkçe acayip bir şey yapmak herhalde cehaleti övgülendirmek olsa gerek. Zaten buradaki amaç, anlaşılsın falan değil . . Bu çok açık, amaç:
Bazılarının Allah ismini duymaya karşı tahammülsüzlükleri ve alerjileri olmasıdır . .
Çünkü eğer hatırlarsa, ve ahirete de inanıyorlarsa ki- Kuran'nın en önem verdiği şey- dedikleri her kelimeden sorguya çekileceklerini bilirlerdi. O zaman bu düşmanlıkları nedeniyle sorgulanacaklarını da Allah katında ve hiçbir itirazlarının olmayacaklarını da sürekli duyarlardı. İşte sorun bu, bunu duymaktan korktukları içindir . .

Saçma bulduğum bir eylem ne demokrasi, ne laik, ne dindar, ne de özgürlükçüden bakarsam bakayım. . Tutar yeri olmayan keyfi saçma bir uygulama . . Zaten ezan bir çağrıdır. Uyasın, uymazsın o senin bileceğin iş tabii her özgürlüğün olduğu gibi bunun da sorumluluğu var. Namaz kılmamak büyük günahtır ama o konuya girmiyorum.
Kılmıyorsan kılma, kimse zorlamıyor seni ama kılanların ezanına karışmaya da kimsenin haddi yoktur.

 
Yoldan insan çevir %80'i Türkçesini bilmez. Bence zorunluluk değildi ama dinini tam anlayarak yaşamasını istemiş Atamız..Hata değil kesinlikle.
 
Anadilde ibadet meselesine bu halkın karşı çıkmasına şaşırmıyorum. Hadi ezanları Arapça okusunlar anladık, ama bir ara insanlara ''Türkçe dualar ile namaz kılmanın'' yanlış olduğunu söyleyerek din dışı ilan etmişlerdi. Duaların Türkçe'si ile namaz kılmayı din dışı ilan etmek, Kur'an ı Türkçe olarak okumanın hatim olmayacağını iddia etmekte, bir çeşit engizisyon saltanatçılığıdır.
 
Merak ettiğim şey ne biliyormusunuz...

Arapça yada türkçe olmuş orasında değilim...
Bunu anlamak için türkçeleştirenler yada türkçe okunsun diyenler Türkçe okunduğunda ve anladıklarında Namaza gidecekler mi? Yada vahye tabi olacaklar mı?

Ezan bir çağrıdır...
Arapça yada Türkçe... Çağrıya nekadar kulak verip davete icabet ediyor peki konunun tarafları...

Arkadaşlar önce samimi olmak gerek... Okumaktan maksat anlamak, anlamaktan maksat ise yaşamaktır... Ulus temelli yaklaşımlar yada ırkçı yaklaşımlar vahy iden istifade etmek yerine onu hayatımızda anlamsız hale getirir...

Arapçasını anlamadan okuyan yığınlara ( Buna araplarda dahil) , Türkçesini anlamadan okuyan yığınlar eklenecek...

Eğer anlayacak ve huzur bulup vahy ile Allah ile bütünleşecekseniz buyrun İngilizce okuyun... Size karşı çıkan karşısında beni bulur... Lakin olayı ırkçı zemine taşımak için geveleme yapmayalım... Samimiyet önemli...

Mesela secdelerim bazen 10 dk yı bulur Rukularımda... Rabbimle sohbet ettiğim anlar o anlar... Rabbime hesap verdiğim, yada yeniden dirildiğim zamandır Namaz zamanı... Bunuda kendimi en iyi ifade ettiğim dilde yapıyorum...

Çağrıldığımda hesap zamanı geldi hazırlan... Yada
Müminlerle bir araya gelme zamanı.... Yada
Mahalle halkıyla buluşma.... Yada
Dostlarla aynı mekanda muhabbet... Vs vs

Ezanın Arapça çağrı kelimelerinden öte binlerce şey ifade ettiği yeri var hayatımda...

Nolursunuz Müslümanlar bu konuya ırk temelli.değil ihtiyacınız temelli yaklaşın...
Vallahi peygamber Rusça konuşan bir topluma gönderilseydi Arapça değil Rusça davet edecekti ve vahy de rusça okunacaktı... Ozaman çağrıda Rusça olurdu...

Burada önemli olan çağrının hangi.dilde olduğu değil bize ne ifade ettiğidir. Ümmeti birleştirecek ve ortak paydada buluşturacak olan şey onun kırgızca okunmasıysa buyrun okuyalım... Lakin Ümmet Grleneğini kolay kolay bozmaz bozdurulmasına izin vermez... Halka rağmen halk için söylemi zulumdur...

Zulümden yana değil, mazlumdan yana olunuz...
Kaş yapacaz diye göz çıkarmayınız lütfen...
Rabbinizin huzurunda durun ona kendinizi ifade ediniz. Ve her namazdan sonra hayata yeniden başlamış gibi sıfır kilometre günde 5 kez start yapınız...

Bilgi - İnanç - Eylem
 
herkes arapça ezanın en azından namaza çağrı oldugunu bilir boşa hala konuşmak lüzumsuzdur
 
Geri