İlk Türk Devletlerinin Kültür ve Uygarlık Özellikleri

Konu sahibi son olarak 2628 gün önce görüldü

İlk Türk Devletlerinin Kültür ve Uygarlık Özellikleri Nelerdir

1- Devlet Yönetimi

Devleti Kağan (Han, Hakan, İtikut, İlteber, Yabgu, Şanyü) yönetir. Devlet boy birliğiörgütlenmesiyle kurulur. Bu durum devletin yıkılmasında etkilidir.

Eski Türklerde “kut” anlayışı hâkimdir. Buna göre; devleti yönetme yetkisi tanrı tarafından verilir.

Düzenli bir veraset yasası yoktur. Bu durum taht kavgalarına neden olur. Merkezi otorite sarsılır ve devlet kısa sürede yıkılır.

Devlet yönetiminde “kurultay” adı verilen bir danışma organı vardır.

Kağan kurultaydan çıkan kararlara uymak zorundadır. Bu durum mutlak monarşinin olmadığının göstergesidir.

Devlet “töre” denilen sözlü hukuk kurallarıyla yönetilir.

Devlet yönetiminde “keneş/kengeş” (danışma) ve “toy” adı verilen iki kurum daha vardır.

Bunlarda da devletle ilgili sorunlar görüşülmektedir.

Kağan eşi olan hatun/katunlar elçi kabul edebilir ve kurultay toplantılarına katılabilirlerdi.

İkili Sistem: Merkezdeki yükün hafifletilebilmesi için devlet doğu ve batı olarak ikiye ayrılır.

Doğuyu Hakan batıyı ise Kağan soyundan gelme zorunluluğu olan “Yabgu” yönetir.

Oğuş››››››››Aile

Urug››››››››Soy

Bod››››››››Boy

Budun››››››››Boy Birliği

El-İl››››››››Devlet

Devlet Görevlileri:

Kağan: Devleti yönetir

Yabgu: Batı kısmını yönetir.

Şad: Oba ve Oymak Yöneticisi

Tigin/ Tekin: Kağanın erkek çocukları

Tarkan ve Apa: Saray Görevlisi

Ağılığ: Hazine Görevlisi

Bitikçi: Kâtip

Buyruklar: Bakanlar

Tudun: Vali

İmgacı: Vergi Görevlisi

Aygucu ve Üge: Kağan tahtın başında olmadığında yerine vekillik eden görevliler

2- Ordu

Türkler asker doğar mantığı çerçevesinde ordu millet anlayışı vardır. Ordu ücretli değildir.

Sahte ricat (geri çekilme) taktiği vardır. M.Ö 209’da onluk sistem uygulanmıştır. Demir madeni iyi işlenmektedir.

3- Yazı, Dil ve Edebiyat

Sözlü Edebiyat Ürünleri:

Sav: Atasözü

Sagu: Ağıt

Koşuk: Şiirler

Destanlar

• Alper Tunga Destanı (İskitler)

• Şu Destanı (İskitler)

• Göç Destanı (Uygurlar)

• Türeyiş Destanı (Uygurlar)

• Ergenekon Destanı (Göktürkler)

• Oğuz Kağan Destanı (Hunlar)

• Manas Destanı (Kırgızlar) Bunların yanında Dede Korkut Hikâyeleri vardır.(Oğuz Boyu)

Yazılı Edebiyat Ürünleri

Kullanılan Alfabeler (1)

• Göktürk (Orhon) Alfabesi

• Uygur Alfabesi

• Arap Alfabesi

• Latin Alfabesi.

1- Orhon yazıtları (Göktürk Kitabeleri) Kutluk Devleti

2- Karabalasagun Yazıtları (Uygur)

3- Yenisey Yazıtları (Kırgızlar)

4- Din ve İnanış

Türklerin en eski inancı “totemizm”dir. Tapılan totemlere “ongun” denir. Doğada var olan ve kutsal sayılan canlı ve cansız varlıklara tapınmaktır.

Türklerin en eski dini “Gök Tanrı (Tengri)” dinidir.

Türkler tarih boyunca Maniheizm, Budizm, Şamanizm, İslamiyet, Hıristiyanlık gibi çeşitli din ve inançlara sahip olmuşlardır. Bunun nedeni; göçebe yaşam tarzı ve dini hoşgörüdür.

Atalar Kültü: Bu inanca göre kutsal sayılan ataların ruhları ölü beden üzerindeki kötü ruhları uzaklaştırır.

Bunun için ölenlerin ardından “yuğ” adı verilen cenaze törenleri düzenlenir. Ataların mezarları kutsaldır. Mezarlara dokunmak savaş sebebi sayılır.

Balbal: Kişinin yaşarken öldürdüğü düşman askeri adedince mezarına dikilen taşları tanımlar, kahramanlık göstergesidir.

Yuğ: Cenaze törenidir.

Kurgan: Anıt mezarlardır. Kişiler çoğu zaman kurganlara eşyalarıyla beraber gömülürler. Bu durum eski Türklerde ahiret inancı olduğunun göstergesidir.

Şaman din adamları: Kam, Şaman, Baksı.

5- Hukuk:

Eski Türklerde yazılı hukuk kuralları yoktur. Onun yerine “töre” adı verilen sözlü hukuk kuralları geçerlidir. Töre şartlara göre zamanla değişebilir.

Törenin değişmesi kurultay kararıyla olur.

6- Sosyal ve İktisadi Hayat:

Sosyal yaşantının kaynağını göçebe yaşam tarzı oluşturur. Çin ile İpek Yolu üzerine yapılan ticaret önemli bir iktisadi kaynaktır. Hayvancılık temel geçim kaynağıdır. Uygurlarda tarımsal faaliyet görülmüştür.

7- Bilim ve Sanat:

Türkler 12 hayvanlı takvimi kullanmışlardır.

Dokumacılık yaygındır ( Halı, Çadır vs.). Türkler daha çok taşınabilir malzemelerden eserler yapmışlardır.

Türklerde derinlik ve perspektiften yoksun bitki, hayvan ve insan figürlerinin kullanıldığıminyatür sanatı da görülmektedir.

Kaynak: ogrenci.hacettepe.edu.tr/
 
arapları içimize saldılar.2 milyon diyolar ama çok daha fazlalar.qurdish ise zaten yıllardır kültüre ''katkı'' sağlamıştı.yani türk diye bişi kalmaması için ellerinden geleni yapıyorlar.amerikan emperyalizmini saymıyorum bile..

ha bu arada o avatarı değiştir be ablacım,kendimi okşamaya başladım farkında olmadan
 
arapları içimize saldılar.2 milyon diyolar ama çok daha fazlalar.qurdish ise zaten yıllardır kültüre ''katkı'' sağlamıştı.yani türk diye bişi kalmaması için ellerinden geleni yapıyorlar.amerikan emperyalizmini saymıyorum bile..

ha bu arada o avatarı değiştir be ablacım,kendimi okşamaya başladım farkında olmadan


Türk diye bir şey kaldı mı 700 yıl önce bitti o iş. ..
 
Gözleri kan ağlıyor deyimi ''yuğ törenleri'' sayesinde dilimize monte olmuştur. savaş esnasında ölen urunguların (savaşçı) töreni esnasında ince uçlu bıçaklarla göz altları hafifçe kesilir ve gözyaşlarının kanla karışması sağlanırdı. törenin dibi derler buna :l
 
asimile oluyoruz.. kalmadı ki Türk diye birşey..
 
Türklerin kırılma noktası Tang Hanedanlığı esnasında oluyor, Çin tamamen üstünlük kurup ''Türkleri'' kılıçtan geçiriyor... Hunlardan sonraki en büyük göç dalgasında bu olaydan sonra başlıyor... Kendi toprağını terk eden bir milletin başına gelen ilk şeydir asimile olmak... Asya coğrafyasında arap coğrafyasına inmek, pers kültüründen etkilenmek, yahudi kültüründen etkilenmek derken, islamın arap yorumu da türklere monte olunca asimile normal... İşin kötüsü Türkler kendinden olmayanı sahiplenme konusunda tarihi bit marka :l Bu da çok zarar veriyor kültür genlerimize, ayıp yani :l
 
Bu seslenme olayını nasıl başarıyorsunuz peki sorması ayıp :l
 
Sinist nıckının basındakı "@ " ısaretını gormuyormusun xd
 
Dansöz oynatmak
Arabesk müzik. .

Bunlar asla Türk kültürüne ait değil. Hepsi Osmanlı döneminde araplardan bize geçen şeyler.

Bunları sahiplenenleri anlamıyorum. .
 
Dansöz oynatmak
Arabesk müzik. .

Bunlar asla Türk kültürüne ait değil. Hepsi Osmanlı döneminde araplardan bize geçen şeyler.

Bunları sahiplenenleri anlamıyorum. .

Kutsal emanetlerin gelmesiyle tamamen şaşırıyoruz... şeyhülislam, kadı, fetva üçlüsü tamamen hakim oluyor ve gelişimi tamamen tıkıyor... Durumumuzda ortada :l
 
Kutsal emanetlerin gelmesiyle tamamen şaşırıyoruz... şeyhülislam, kadı, fetva üçlüsü tamamen hakim oluyor ve gelişimi tamamen tıkıyor... Durumumuzda ortada :l

Bi de Osmanlı'da milliyetçilikten ziyade ummetcilik anlayışının toplumda ki algısı din eksenli olmasına sebep oldu. Türk bilinci yok edilmiş daha sonra m.kemal ile harekete gecilmeye çalışılsa da bürokratik oligarsi maalesef bizim gibi orta dogu cehenneminde ki toplumlarda üst düzey seviye ye ulasmis olduğundan sanırım bu türlü duzelemiyoruz.


Anaerkil toplumdan ataerkil topluma geçiş ..
 
Bi de Osmanlı'da milliyetçilikten ziyade ummetcilik anlayışının toplumda ki algısı din eksenli olmasına sebep oldu. Türk bilinci yok edilmiş daha sonra m.kemal ile harekete gecilmeye çalışılsa da bürokratik oligarsi maalesef bizim gibi orta dogu cehenneminde ki toplumlarda üst düzey seviye ye ulasmis olduğundan sanırım bu türlü duzelemiyoruz.


Anaerkil toplumdan ataerkil topluma geçiş ..

Bizi bitiren olaydır anaerkil kültürümüzü terk etmek. Türkler, toplumsal düzenlerinde kadının konumunu ne kadar aşağıya çekiyor, o kadar kaybediyor...

Ümmetçilik zaten bütün benliğimizi sarsan bir olay... Yıldırım Beyazıd'ın Timur'a yazdığı mektuplarda kendini islama hediye etmesi, osmanlı'yı türk devletliğinden alıp götürüyor başka yere...

Atatürk 1881-1938 arasına ilaç gibi geliyor tabiri caizze, açtığı aydın yol olmasa hakikaten durumumuz çok ağırdı...
 
Bizi bitiren olaydır anaerkil kültürümüzü terk etmek. Türkler, toplumsal düzenlerinde kadının konumunu ne kadar aşağıya çekiyor, o kadar kaybediyor...

Ümmetçilik zaten bütün benliğimizi sarsan bir olay... Yıldırım Beyazıd'ın Timur'a yazdığı mektuplarda kendini islama hediye etmesi, osmanlı'yı türk devletliğinden alıp götürüyor başka yere...

Atatürk 1881-1938 arasına ilaç gibi geliyor tabiri caizze, açtığı aydın yol olmasa hakikaten durumumuz çok ağırdı...

Bana sorsalar Türklerin tarihte yaptığı en büyük hata derim.

Bugün m.kemal den nefret eden çoğunluk milli kimliğinden evvel dinini on planda tutan kesim diye düşünüyorum.

Şunu da unutmamak gerek biz çok önceden asimile olmamıza rağmen bu bilinci m.kemal ile yakalamış olsakta kıymetini ne yazık ki bilmiyoruz. Sorsan muslumanligi Türkler yaymis
 
Bana sorsalar Türklerin tarihte yaptığı en büyük hata derim.

Bugün m.kemal den nefret eden çoğunluk milli kimliğinden evvel dinini on planda tutan kesim diye düşünüyorum.

Şunu da unutmamak gerek biz çok önceden asimile olmamıza rağmen bu bilinci m.kemal ile yakalamış olsakta kıymetini ne yazık ki bilmiyoruz. Sorsan muslumanligi Türkler yaymis

Yani Türkler tarihte hangi dine geçtiyse kendilerini o dinin kemiği sanıp, ona göre şekillendiriyorlar hayatlarını... Burda bence Tanrı kavramına olan saygıları var, dini vecibelerden ziyade düşünsel olarak-genetik olarak bir tanrı bağımız var. Asya coğrafyasında kabul ettiğimiz dinler pek sert dinler olmadığı için kültür kaybı yaşamıyoruz ama mezopotamya kültürünün dinleri tamamen genetiğimize aykırı, ne iyi kavrayabiliyoruz ne de sıyrılabiliyoruz... Hal böyle olunca da durumumuz ortada...
 
Yani Türkler tarihte hangi dine geçtiyse kendilerini o dinin kemiği sanıp, ona göre şekillendiriyorlar hayatlarını... Burda bence Tanrı kavramına olan saygıları var, dini vecibelerden ziyade düşünsel olarak-genetik olarak bir tanrı bağımız var. Asya coğrafyasında kabul ettiğimiz dinler pek sert dinler olmadığı için kültür kaybı yaşamıyoruz ama mezopotamya kültürünün dinleri tamamen genetiğimize aykırı, ne iyi kavrayabiliyoruz ne de sıyrılabiliyoruz... Hal böyle olunca da durumumuz ortada...

Tanrı kavramına saygısı olan bir millet fakat Türk kimliği algısı o kadar karmaşık ki hem ırk temelli hem dini temelli olarak tanımlanıyor. Doğu -batı sentezi karışımı yuzumuz aavrupa ya dönük yaşayıp orta Doğu lu olmak .. kafamız karışık ...
 
Tanrı kavramına saygısı olan bir millet fakat Türk kimliği algısı o kadar karmaşık ki hem ırk temelli hem dini temelli olarak tanımlanıyor. Doğu -batı sentezi karışımı yuzumuz aavrupa ya dönük yaşayıp orta Doğu lu olmak .. kafamız karışık ...

Necip Fazıl ,Kadir Mısıroğlu gibi modeller '' Türkler İslam öncesi'' düşünmeyi bilmezdi, islam ile büyüdüler tarzı söylemleriyle Türk kimliğinin önüne geçti dini kimliğimiz... Dinle dokumuz uyuşsa sorun değil de dokuda uyuşmadı :l Garip oldu her şey :l Said Nursi risaliye nur'da türk boylarına '' ye'cüc me'cüc '' der, adama okumadığımız dua kalmaz :l bilemiyorum, dediğim gibi garip yani bu işler :l
 
Geri