İstanbul Galatasaray’da, ünlü Sponek birahanesinde Polonyalı Vaynberg tarafından düzenlendi. Bu olayı, Ercüment Ekrem Talu, “Perde-Sahne” dergisine yazdığı “İstanbul’da ilk sinema ve ilk gromofon” başlıklı yazısında şöyle anlatır: “Çocuktum, sekiz-dokuz yaşlarında vardım. Tam tarihini söyleyemeyeceğim ama, sanırım 1896-97 yıllarıydı. Bir cumartesi günü, rahmetli ağabeyim Nejat’la birlikte okuldan çıktık. Cihangir’deki evimize gidecektik. Yatılı olmayan arkadaşlarımızdan birisi, ‘Duydunuz mu?’ dedi. ‘Şurada Sponek’in salonunda bugün sinematograf (sinema sözcüğünün kısaltılmamışı) göstereceklermiş. İlginç bir şeymiş diyorlar, yeni bulunmuş… Fotoğrafın canlısı gibi bir şeyimiş’. Ağabeyimle ben, çocuk, bizimle alay ediyor sandık, ama o içtenlikle konuşuyordu. ‘Saat 4’te başlıyormuş, ben gideceğim’ diye sözünü tamamladı.” Ercüment Ekrem Talu, ilk sinema gösterisini, yukarıdaki cümlelerle anlattıktan sonra, şöyle tamamlar: “Bütün gösteri, yarım saat sürdü. Seans, geceye de birkaç kez yinelenecekti. Çıktık. Fennin bu buluşunu birbirimize anlatmaya, çözümlemeye çalışıyorduk. Aklımız bir türlü eriniyordu. istanbul halkının çoğunluğu da bu konuyu konuşuyordu. Kimi, bu sihirli buluşu günah sayıyor; kimi, gidip gördüğünden ötürü tövbe edip, Tanrı’ya bağışlanmasını yakarıyordu. İşte ilk sinema, sinematograf adıyla İstanbul’a böyle geldi.” İstanbul Galatasaray’da ünlü Sponek birahanesinde ilk kez düzenlenen sinema gösterisine giden yazar Ercüment Ekrem Talu, çok etkilenmişti. “Perde ve Sahne Dergisi”nde, gördüklerini anlatan Talu, “Sinemadan çıktığımızda, bu sihirli buluşa bir türlü aklımız ermedi” diye yazdı.