A
aXi
Ziyaretçi
Ziyaretçi
Timaş Yayınları’ndan çıkan kitapta, mesleği gereği kendisiyle birçok kez görüşme fırsatı bulan Özdemir, eski Erzincan Cumhuriyet Başsavcısı İlhan Cihaner’in ‘gizli bir gündemi’nin olduğunu ileri sürüyor ve Ergenekon davasının Erzincan’daki seyrini de kendi notları paralelinde aktarıyor. Bir gazetecinin günlüğüne not ettiği bilgilerden, çeşitli görüşmelerden, gazete manşet ve haberlerinden, dava dosyalarına giren belgelerden oluşan kitapta, ilk kez gün yüzüne çıkan detaylar ve fotoğraflar da bulunuyor.
'ÇOK SERT TEPKİLER VERMEYE BAŞLADI'
İlhan Cihaner, Ergenekon soruşturması kapsamında Özel Yetkili Cumhuriyet Savcısı Osman Şanal tarafından makamında gözaltına alındığında beş dakika direnmiş:
‘TEM Şube Müdürü Dr. Murat Günbeyi, Savcı Osman Şanal’ı Cihaner’le tanıştırdı. Cihaner, tanışma sırasında kısa bir şaşkınlık yaşamıştı. Bu tanışma faslı, aramaya katılmak için gelen polis memurlarının odaya girmesiyle son buldu… Cihaner, Savcı Osman Şanal’ın ve görevlilerin odaya girmesiyle üzerinden attığı şaşkınlıktan sonra çok sert tepkiler vermeye başladı. Öyle ki Başsavcı Cihaner tanışmak için oturduğu makam koltuğundan kalkarken bir anda masaya yönelmişti. Durumu fark eden Özel Yetkili Cumhuriyet Savcısı Osman Şanal ve görevli polis memurları, Cihaner’in bu hamlesine karşı müdahalede bulundular. Görevlilerin müdahalesi karşısında daha da sertleşen Cihaner, ısrarla makam masasına ulaşmaya çalışıyordu. Ancak kendisini kurtaramayacağını anlayan Başsavcı Cihaner beş dakikalık bir direnişin ardından polis memurları tarafından alınarak makam odasında bulunan misafir koltuğuna oturtuldu.’
ÖZEL SORGU ODASI VAR
Kemal Özdemir, Cihaner’in adliyede başka hiçbir savcının kullanılmasına izin verilmeyen gizli bir sorgu odasına sahip olduğunu belirtiyor:
‘Cihaner’in lojmanındaki bodrum kadar dikkat çeken bir başka gizli odası daha vardı: Adliye binasının 5. katındaki makam odasının çaprazında yapılan arşiv, teşhis ve sorgu odası! Cihaner, bu odayı İsmailağa cemaatine yönelik operasyonlara başladığı zaman düzenlemişti. Odayı, Türkiye’nin hiçbir adliyesinde benzeri olmayan bir şekilde dizayn etmişti… Yani, başsavcı kendisine standartlara uymayan, karanlık, izbe ve adliyede başka hiçbir savcının kullanmasına izin verilmeyen iki kapılı özel bir oda yapmıştı.’
‘KENDİSİNDEKİ DERİNLİĞİ BEN DE GÖRMÜŞTÜM’
Sonsöz olarak,‘Olayların, görmemiz gerektiği kadarını bize gösterdi, asla ötesinde bize bilgi vermezdi. Perdelediği ve anlatmadığı çok şey olduğunu anlayabiliyordum’ diyen Özdemir, eski Cumhuriyet Başsavcısı İlhan Cihaner hakkında, ‘Başsavcı Cihaner’i yakından tanıyan biri olarak kendisindeki bu derinliği ben de görmüştüm. Yaptığım onca görüşmeden sonra kendisinin gizli bir gündeminin olduğunu hissediyordum. Yaşanan onca şeyin içerisinde derinlik olmaması zaten mümkün değildi’ ifadelerini kullanıyor.