teksas tombis
Bronz Üye
-
- Katılım
- Temmuz 25, 2015
-
- Mesajlar
- 4,356
-
- Tepkime puanı
- 4
-
- Puanları
- 293
-
- Yaş
- 42
İlham ve rüya edille-i şer'iyyeden değildir
Bir Mürşid aramak lazımdır. Sadık ve temiz bir Müslüman, Evliya diri iken de, kabrde iken de ruhlarından feyz alır ise de, diri olan Evliya bunun yapması lazım olan vazifeleri söyler. Hatalarını düzeltir. Böylece feyz alması kolaylaşır ve çok olur. Ölüler ise bir şey söyleyemez. Yol gösteremez. Kusurlarını bildiremez. Feyz alması azalır veya durur. İlham ve rüya ile meyyitten ders almak da olamaz. Çünkü ilhamlara ve rüyalara vehim, hayal ve şeytan karışabilir. Karışmamış olanları da tevilli, tabirli olabilir. Doğruları eğrilerinden ayırt edilemez. Kazanç pek kıymetli ise de, zarar da o derece tehlikelidir. Böyle olmakla beraber, hakiki âlim bulunmadığı zamanlarda, mürşid geçinen cahillere aldanmayıp mevtaların ruhlarından feyz almağa çalışmalıdır. Buna kavuşmak için, Ehl-i sünnet itikadında olmak, İslamiyet’e uymak, hakiki âlimlerin kitaplarını okumak ve okuyan ile sohbet etmek şarttır. (Tam İlmihal, Seadet-i Ebediyye s.1052)
NOT;
Din bilgileri ilham ile, rüya ile, (bütün bilgilerimi Muhammedin aldığı kaynaktan alıyorum) diyenlerin sözlerinden, kitaplarından öğrenilmez. Ehl-i sünnet alimlerinin kitaplarından okuyarak öğrenilir. Edille-i şer'iyye yani din bilgilerinin kaynağı dörttür; KİTAP, SÜNNET, İCMA-I ÜMMET, KIYAS-I FUKAHA. Osmanlı kütüphaneleri tetkik edilmiş, onaylanmış, ilaç gibi ruhsatlı din kitapları ile doludur. Okuyan öğrenir, çok okuyan alim olur.
Bir Mürşid aramak lazımdır. Sadık ve temiz bir Müslüman, Evliya diri iken de, kabrde iken de ruhlarından feyz alır ise de, diri olan Evliya bunun yapması lazım olan vazifeleri söyler. Hatalarını düzeltir. Böylece feyz alması kolaylaşır ve çok olur. Ölüler ise bir şey söyleyemez. Yol gösteremez. Kusurlarını bildiremez. Feyz alması azalır veya durur. İlham ve rüya ile meyyitten ders almak da olamaz. Çünkü ilhamlara ve rüyalara vehim, hayal ve şeytan karışabilir. Karışmamış olanları da tevilli, tabirli olabilir. Doğruları eğrilerinden ayırt edilemez. Kazanç pek kıymetli ise de, zarar da o derece tehlikelidir. Böyle olmakla beraber, hakiki âlim bulunmadığı zamanlarda, mürşid geçinen cahillere aldanmayıp mevtaların ruhlarından feyz almağa çalışmalıdır. Buna kavuşmak için, Ehl-i sünnet itikadında olmak, İslamiyet’e uymak, hakiki âlimlerin kitaplarını okumak ve okuyan ile sohbet etmek şarttır. (Tam İlmihal, Seadet-i Ebediyye s.1052)
NOT;
Din bilgileri ilham ile, rüya ile, (bütün bilgilerimi Muhammedin aldığı kaynaktan alıyorum) diyenlerin sözlerinden, kitaplarından öğrenilmez. Ehl-i sünnet alimlerinin kitaplarından okuyarak öğrenilir. Edille-i şer'iyye yani din bilgilerinin kaynağı dörttür; KİTAP, SÜNNET, İCMA-I ÜMMET, KIYAS-I FUKAHA. Osmanlı kütüphaneleri tetkik edilmiş, onaylanmış, ilaç gibi ruhsatlı din kitapları ile doludur. Okuyan öğrenir, çok okuyan alim olur.