İkiz Psikolog Gözüyle İkiz Olmak!

Konu sahibi son olarak 3315 gün önce görüldü
“Sıra Dışı Annelik Derneği”nin hafta başında düzenlediği ve dernek kurucularından İlkem Topal ve Özlem Şinik tarafından organize edilen “İkiz psikolog gözüyle ikiz olmak” söyleşisine katılma fırsatım oldu. Forum İstanbul’da ikiz dostu mekan CookShop’ta gerçekleştirilen söyleşide kendisi de tek yumurta ikizi olan Klinik Psikolog Cemre Soysal ile ikiz olmak üzerine konuştuk.

ikiz-aktuelkadin.jpg


İkiz annesi olmasam da son yıllarda sayısı artan ikiz, üçüz… çocuk sahibi ailelere faydası olur düşüncesiyle ve tabi ki Sıra Dışı Annelik Derneği’nin yaptığı işleri de duyurmak için söyleşiye katıldım. Bu keyifli söyleşiden ben de çok şey öğrendim.

Bizler anne-baba olarak yaptığımız davranışların, verdiğimiz tepkilerin ileriki yıllarda çocuklarımızın üzerindeki etkilerinin neler olabileceğini bilememenin verdiği haklı bir endişe yaşıyoruz. Söz konusu iki çocuk olunca bu endişe de ikiye katlanıyor. Kendisinin de ikiz olması nedeniyle Psikolog Cemre Soysal’ın verdiği bilgiler ikiz annelerinde bir nevi kendi çocuklarının neler düşündüğü ve hissettiği hakkında bilgi vermiş ve ikizlerin dünyasına içeriden bir gözle bakma imkanı sağlamış oldu.

Söyleşide ele alınan konu başlıkları ise

İkiz kardeşler aynı sınıfta mı olmalı yoksa ayrı sınıflarda mı olmalılar?

Aynı sınıfta olmanın ya da ayrı sınıflarda olmanın avantaj ve dezavantajları nelerdir?

İkiz kardeşler arasındaki rekabeti minimize edebilir miyiz?

Anne- babalar ikiz kardeşler arasındaki çatışma ve kavgalarda nasıl davranmalı?

Oyuncak seçimi konusunda nasıl bir yol izlemeli?

ikizler_farkli_okulda_mi_okumali_h6767.jpg


Annelerin ortak endişesi ise şuydu: “Yeterince adil davranabiliyor muyum?”

Psikolog Cemre Soysal, annelerin çoğu endişesinin yersiz olduğunu ve doğanın aslında onları tüm bu durumlar için hazırlamış olduğu için dışarıdan görüldüğü gibi korkulacak bir durum olmadığını belirtti. Onu en mutlu eden şeyin eşit imkanların sağlanmış olması ve aynı okul ve sınıfta eğitim görmüş olmaları ve sonrasında kendilerine uygun bir okulla devam edebilme fırsatı verilmiş olması olduğunu söyledi.

İkiz annelerine vermek istediği mesajlar ise genel olarak şöyleydi:

Adil davran,

İkiz olma avantajlarını muhafaza et,

Kendi aralarındaki dengeyi kurmalarına müsaade et.

İkizlerin karşılaştığı sorunlar bir açıdan bakıldığında ki bu durum sadece ikizler için değil kardeşler arasındaki pek çok konuda geçerlidir, gerçek yaşamın simülasyonu gibi bana göre. Hayatımız boyunca pek çok sorunla karşılaşır ve bunlarla baş etmemiz gerekir. Eğer kardeşiniz varsa rekabet, kıskançlık, haksızlık, kıyaslanma gibi durumlarla baş etmeyi çok daha erken öğrenme şansınız olur. Sorunlarla başa çıkmayı ve kendi başına çözmeyi öğrenmesi için de anne – babanın çok fazla müdahale etmemesi gerekir.

Anne ve babaların en çok merak ettiği konulardan biri ikizleri bireyselleştirme meseledir sanıyorum. Bazen bu bireyselleştirme çabaları onların ikiz olma ayrıcaklıklarının ellerinden alınmasına kadar vardırılabiliyor.

Psikolog Cemre Soysal, temel eğitimin aynı sınıflarda alınması gerektiğini savunuyor. Anne karnından itibaren başlayan bu birlikteliğin avantajını kullanmalarında bir sakınca olmadığını aksine farklı sınıflarda oldukları zaman hem sınıfa alışma sürecinde hem de ders çalışırken, ödev yaparken eş zamanlı gidemeyecekleri için sıkıntılar oluşabileceğini söylüyor.

Yine ikiz annelerinin çokça merak ettiği konulardan biri de oyuncak seçimiydi. Aynı oyuncakları mı seçmeli yoksa farklı seçimler mi yapılmalı sorusuna: “İsterlerse aynı oyuncağı isterlerse de farklı bir oyuncağı tercih etmelerine izin verilmeli.” Dedi.

Farklı oyuncaklar alındığında ortaya çıkabilecek oyuncak paylaşamama kavgaları için de kendi aralarında çözmeleri gerektiğini belirtirken Hassas anne bu konuda kendi bulduğu bir çözümden bahsetti. Ece Hanım, ikiz kızlarının kavga ettiği oyuncağı ortadan kaldırma yolunu seçerek bu sorunu en aza indirmeyi başarmış. Ancak Cemre Hanım bunun sorunu çözmelerini sağlamayacağı görüşünü savundu. Sorun olan oyuncağı kaldırmak yerine problemi kendi aralarında çözmeleri için izin verilmesi gerektiğini dile getirdi. Bana göre ise her iki yöntem de uygulanabilir. Kardeşlerin kendi aralarındaki tartışmalarına anne-babanın müdahale etmemesi gerek ancak mesele eğer anne – babaya taşınıyorsa o zaman Ece Hanım’ın uyguladığı yöntem her iki taraf içinde oldukça adil bir çözüm olacaktır. Böylece zaman içinde anne – babaya gelen sorun sayısı da azalacaktır diye düşünüyorum. Ece anne de bu yöntemle evdeki şikayetlerin belirgin bir biçimde azaldığını söylerken İlkem Hanım ise bu yöntemin kendi ikizleri arasında ters teptiğinden bahsetti. Birkaç uygulamadan sonra ikizlerinden birinini paylaşamadıkları oyuncağı “Ben oynayamıyorsam o da oynamasın ve annem oyuncağı gelip alsın.” tavrına dönüşünce bu uygulamaya son vermek zorunda kalmış.

Farklı birer birey olduklarını yaşatmanın yolunun giyim kuşam ve oyuncak seçimi gibi konularda değil, kişisel sorumluluklarını üstlenmeleri noktasında sağlamamız gerektiğini vurguladı. Hiçbir ikiz tekinin diğerinin sorumluluğunu üstlenmeye ya da bedelini ödemeye mecbur edilmemesi gerektiğini, bunun için de herkes bireysel olarak hatalarının bedelini ödemesi gerektiğini vurguladı. Örneğin ödevini yapmadıysa yardımı arkadaşlarından almalı ikiz kardeşinden değil.

Söyleşiden benim yaptığım çıkarımları derleyerek ikiz anneleriyle paylaşmaya çalıştım. Bu zorlu ve bir o kadar da güzel olduğunu tahmin ettiğim yolculukta sağlıkla ve keyifle yavrularını büyütmelerini temenni ediyorum. Bu keyifli söyleşi için Sıra Dışı Annelik Derneği’nin kurucuları İlkem Hanım, Özlem Hanım ve Psikolog Cemre Soysal’a çok teşekkür ediyorum.

Huggies!
 
Geri