Sade
Elmas Üye
-
- Katılım
- Ekim 26, 2017
-
- Mesajlar
- 34,111
-
- Tepkime puanı
- 17,825
-
- Puanları
- 354
-
- Konum
- İzmir..
-
- Web sitesi
- www.youtube.com
Dünyanın en eski kulelerinden Galata Kulesi’nin kesin yapılış tarihi bilinmese de iki tarih ve iki imparatorun adı tarih kitaplarındaydı. 507’de İmparator Justinianos’un veya 528’de Anastasios’un fener kulesi olarak yaptırdığı ileri sürüldü.
Bizanslıların Büyük Kule diye andığı Galata, 1204’deki 4. Haçlı Seferi’nde tahrip edilince 1348’de yığma taşlar kullanılarak yeniden yapıldı. Yeniden inşa edildiği yıllarda İsa Kulesi adı ile de anılan yapının yeni mimarı Cenevizlilerdi.
Hapishaneden rasathaneye
Osmanlı’nın eline geçtikten sonra 1509 depreminde büyük zarar gören kule, devrin ünlü mimarı Hayrettin tarafından onarıldı.
16. yüzyılda Kanuni döneminde Kasımpaşa tersanelerinde çalıştırılan Hıristiyan esirler için hapishane olarak kullanılan kule bu kötü şöhretini Sultan III. Murat döneminde kaybetti. Sultanın izniyle burada müneccim Takiyüddin tarafından bir rasathane kuruldu. Rasathane 1579’da kapatılsa da Galata bir kere bilime bulaşmıştı.
“Uç mirim uç Çelebi’m Hicaz’a kadar uç”
Çok geçmeden, 17. yüzyılın ilk yarısında IV. Murat döneminde Hezarfen Ahmet Çelebi, Okmeydanı’nda rüzgârları kollayıp talimlerini bitirip burayı gözüne kestirmişti bile.
Hezarfen, 1638’de tahtadan yaptırdığı kartal kanatlarını sırtına takıp Galata’dan atladığında herkesin yüreği ağzındaydı. Hezarfen’in Üsküdar Doğancılar’a bu zarif süzülüşü kuşları bile kıskandıracak, bu uçuş Avrupa’da da ilgi görürken İngiltere’de bu uçuşu anlatan gravürler yapılacaktı.
Felaketler silsilesi
17. yüzyılda bir süre mehter takımını ağırlayan kule 1717′den itibaren İstanbul’da peş peşe çıkan yangınlar yüzünden yangın gözleme kulesi olarak kullanıldı. Ahalinin duyabilmesi ve yangından haberdar olabilmesi için çalınan davulların sesi kulede çınlayıp dururken o yangınların birinden Galata da nasibini aldı ve 1797’de III. Selim döneminde kulenin büyük bölümü yandı.
1831’de Galata yine şehri kasıp kavuran başka bir yangında hasar görürken başına gelecekler bununla da sınırlı değildi. 1875’te bu kez bir fırtınada sivri külahı devrilen kule bu felaketlerden sonra, bugünkü görünümünü 1965’te başlayıp iki yıl süren onarımla kazandı.
Galata Kulesi
galata-siir
6 Haziran 1973
Pırıl pırıl bir yaz günüydü
Aydınlıktı, güzeldi dünya
Bir adam düştü o gün Galata Kulesi’nden
Kendini bir anda bıraktı boşluğa
Ömrünün baharında
Bütün umutlarıyla birlikte
Paramparça oldu
Bir adam benim oğlumdu
…
Uzun yıllar şehre tepeden bakan bu kadim yapı pek çok intihara da sahne oldu. Ama bunlardan en trajik olanı 6 Haziran 1973 günü ünlü şair Ümit Yaşar Oğuzcan’ın 15 yaşındaki oğlu Vedat’ın kuleden atlamasıydı. Bu olayda oğlunu kaybeden gözü yaşlı şair, acısını Galata Kulesi şiirindeki dizelere gömecekti.