İki ‘M’ 3. Bölüm

Konu sahibi son olarak 152 gün önce görüldü
Durum
Üzgünüz bu konu cevaplar için kapatılmıştır...
“Kendimi, kendimden dinlemeyi çok özlemiştim.”

Otobüs ile olan yolculuğumda fazlasıyla düşündüm. Düşünmek, her insanın ruhuna iyi gelen bir şey haliyle ben de içimdeki sesi dinlemek için bu şekilde yolculuk yapmaya karar vermiştim.
Kimdim ben? neden hep aynı şeyler başıma geliyordu? neden geç kalıyordum sürekli? neden kendimi ararken yine kendimde kayboluyordum?
Hiçbir soruya cevap bulamamıştım. Kim olduğum, neye dönüştüğüm hakkında en ufak bir fikrim yoktu. Sanırım bu belirsizlik beni öldürmeye yetecek güce sahipti.. Artık pes etmek üzereyim diye düşünürken, beni seven insanları düşündüm.
Kardeşim Melis’i, annemi, dedemi..
Onlar da olmasaydı eğer gerçekten de yaşamak için bir nedene ihtiyacım kalmamış olacaktı. Beni hayata bağlayan tek şey sevenlerimdi fakat ben, öfkenin demine batmıştım anlamak için biraz daha büyümem gerekiyordu.
15 saatin sonunda memlekete varmıştım, karşılayamaya dayım ve amcam gelmişti kimsenin yüzünde üzüntü yoktu demek ki iyiydim ben, kendim büyütüyordum.
Eve geçtik, yemek çay derken uyumuştum bir ara uyandığımda saat akşam 18:00 gibiydi. Herkes hazırlık telaşında, meğerse akrabamızın düğünü varmış yorgunluktan anlayamamıştım. Gitmek istemiyordum ama değişiklik iyi gelir diyerek kabul ettim.
Düğün salonu epeyce kalabalıktı sanırım 1.200 kişi vardı bizim düğünler için fazla kalabalık, benim içimdeki korkak çocuk için çok daha fazla..
İnsanların bana bakışlarını, bakıp birbirileriyle konuşmaları, acınası hale düşürmeleri deliye döndürmüştü adeta.
Biraz değişiklik iyi gelir, kafan dağılır derken, kalbimin kırılacağını hesaba katmamışlardı anlaşılan.. Olsun, bir kalp kırgınlığı nedir ki? ben daha önce de tuz buz olmuştum, sorun değildi..
Otobüste kendimi ikna etmek için bu kadar uğraşırken, yine öfkeme kapılmıştım oradan uzaklaşıp eve geçtim.
2 gün boyunca dışarı dahi çıkmadım, kimseyi ziyaret etmedim ve sizlere daha fazla anlatmak istemedim buraları.. İnsanlar konuştukça da acıyor biliyor musunuz? Bu yüzden ben çok fazla susarım..
3. Günün ardından amcam ile birlikte arabaya atladık. 9 saat sonra Antalya’ya vardık ve sabah saat 9:45 gibi kan tahlili, röntgen vs derken doktor ile görüştük.
Doktorun ismi Orkun KINACI.. Kendi alanında çok iyiydi ve büyük bir üne sahipti. Zaten onca yolu tepmemizin nedeni de buydu.
Hemen ilk dakikadan ameliyata karar vermişti.
Çok kolaydı bu kararı vermek onun için ama benden yana bir şey bildiği yoktu, fikrimi dahi almamıştı. Elbette özel bir muamele görmek istemiyordum, ama konuşmayı cok isterdim. Ertesi akşam ameliyat olacaksin demişti beklemeye başladık.
Bunu duyan, yıllarca varlığına ayrı, yokluğuna ayrı yabancı kaldığım babam da gelmişti. Sevinsem mi üzülsem mi bilmiyorum.. belki de böylesi iyiydi tıpkı benim gibi o da eksiklerini gidermeye çalışıyordu. Dedem de gelmişti, elleri öpülesi uğruna ölünesi!
Ertesi akşam ameliyata girdim 4 saat 45 dakika.. hayatımın en güzel uykusuydu belki de.. keşke hiç uyanmasaymışım dediğim anlardan biri.. Uyandığımda, kendime geldiğimde çok acıyacaktı bunu hep iyi bilirdim.

“Ne zaman yeni bir başlangıç için ruhum inzivaya çekilse, uyandığımda her yanım yara bere içindeydi


Skolyozdu bunun adı. Göğüs ve sırt kısmında meydana gelir. Kemiklerin dışarıya çıkmadı en basit tanımıdır ben sırtımdan yemiştim, daha ilk gün, hayata ilk merhaba dediğim ilk gün gibi, sırtımdan..
14 gün kaldım hastanede, biraz toparlayıncs uçakla İstanbul’a dönmüştük fakat 2 ay sonra tekrar gelmem istendi. Mahallede o halde gezerken insanların beni merak ettiğini hatta bazılarının özlediğini görmüştüm.. Sevinmiştim, her insan önemsendiğini gördüğü zaman sevinir ben de böyle ufak şeylere bile sevinirdim..
Çok zorlu, riskli ve sancılı bir süreçti. Mesela artık yeter dediğim anların birinde dikişlerimi patlatmıştım ve öyle kalsın diye çaba sarfetmiştim. Çünkü artık inancım yoktu ne iyi olmaya ne iyiyim demeye.
İnceldiği yerden değil de, benden kopsun artık her şey diyordum.. Fizik tedavilere dahi gitmedim. Aradan geçen zamanla iyi oldum, tamamen bitmiş olmasa da, en azından eskisine nazaran daha iyiydim.
Tam 1. 5 yıllık bir bedel daha.

Gözümü açtığımda çok geç kalmıştım, biraz kendime en çokta aşka”

Aradan geçen zaman beni başka bir adama dönüştü. Biraz asabi yok yok bayağı asabi, yalnız ve tahammülsüz... Belki yaşıtlarıma göre daha fazla sınava girmiştim, fazlasıyla cevapsız sorularım vardı yaşamak acıdan, kaybetmekten ibaretti belki benim için.
Belki de tüm bunlar benim yalnız olmamdan kaynaklanıyordu. Sahi neden bu kadar yalnızdım ben? Kimseye aşık olmamıştım, aşk neydi hiçbir fikrim yoktu. Etrafındaki insanlardan anladığım kadarıyla pek bir çekici yanı yoktu.. Ama bir şeye özlemim veya ihtiyacım olduğu o kadar açıktı ki, sadece isim bulamıyordum.
Galiba aşık olmak istiyordum, çevredekilerden çok daha farklı bir aşk..
Mesela birinin elini tutmak gibi bir gereksinim duymuyordum ama birinin kokusunda kaybolmak istiyordum. Ya da gözlerinde erimek..
Evet evet, muhteşem fikirlerim vardı bir kadına dair.. Peki o kadın kimdi? ve nasıl bulacaktım onu?
Mesela ben şiirleri çok severdim, şarkıları da. Dans etmeye bayılırdım, maç izlemeye gitmeyi de. O da sever miydi? Ya da boşver hepsini, beni sever miydi?
Bir kişinin sizi sevmesi harika bir duygudur kesinlikle ama kendinizi yabancı hissediyorsanız belki de daha çok koşma, onu daha erken bulma isteği doğuyor içinizde ve onu bulduğunuz zaman ondan kaçma isteği de olabiliyor..
Bir kuş, kimin için kanat çırptığını bilmeksizin kalbinizin içinde büyüyebiliyor.
Peki hazır mıydım ben tüm bunlara. Kendi karanlık odalarıma birini almaya, kendi dünyamda birinde kaybolmaya ve korkak kalbimin onu tereddütsüz kabul etmesine..
Tüm bunlara hazır mıydım hiçbir fikrim yoktu.. Ama bütün benliğim kabuğunu kırmak için, kalbini iki odalı bir eve dönüştürmek için çoktan harekete geçmişti bile..

“Seni ilk görüşüm,
Korkularım tavan yapmıştı.
Bana tek bir bakışın,
Kalbiminin ilk yanışıydı
Korkak kalbimin, ilk kanat çırpışıydı..
ve tüm bunlardan kimsenin haberi yoktu”


Rüzgar.
 
Moderatör tarafında düzenlendi:
Durum
Üzgünüz bu konu cevaplar için kapatılmıştır...
Geri