III. Selim

Konu sahibi son olarak 819 gün önce görüldü
Ünvan: 28. Osmanlı Padisahi
Saltanatı: 1789-1807
Babası: III. Mustafa Han
Annesi: Mihrişah Sultan
Doğumu: 24 Aralık 1761
Vefatı: 28 Temmuz 1808

153.jpg


24 Aralık 1761'de Topkapı Sarayı'nda doğdu.
Şehzadeliğinde en kıymetli hocalar elinde harika tek eğitim ve öğretim görerek yetiştirildi.
Yüksek din ve fen ilimlerini, Arapça ve Farsça'yı öğrendi.
Amcası I.
Abdülhamid devrinde hükümdarlık sırasının kendine de geleceğini düşünerek, Avrupa devletlerinin politikasını, idari ve askeri teşkilatlarını öğrenmeye çalıştı.
Amcasının vefatı üstüne 28 Mart 1789'da tahta çıktı.
III.
Selim Han'ın hükümdar bulunduğu sırada Osmanlı-Rus ve Avusturya harpleri devam etmekteydi.
Bilhassa Kırım'ın Moskof işgaline düşmesi bundan dolayı Selim Han defa üzülüyordu.
Hazmedemediği bu vaziyeti tek lâhza evvel düzeltmek istiyordu.
O düşmana haddini bildirmeden ve ecdadının âhını yerde bırakmadan Allah'ın canını almamasını ve devletin kuvvet bulmasını niyaz eder.
Cephedeki serdarlara fermanlar göndererek düşmana karşı cansiperane maç edilmesini ve Kırım'dan çıkarılmasını istedi.
Buna mukabil Osmanlı silahlı gücünün Rusya ve Avusturya cephelerinde bozgun halinde bulunması nedeniyle sadrazam Padişah'a "Askerde cenk edecek hal yoktur." diye yanıt verdi.
Bu haber üstüne henüz da kederlenen Sultan; "Ben kan ağlıyorum." dedikten ardından, gece gündüz uğraşarak gönderdiği bunca askerin ne olduğunu sorar.
Lakin bu silahlı güç ile zafer kazanılmasının olası olmadığını anlayan Selim Han, Avusturya ile 1791'de Ziştovi, Rusya ile de 1792'de Yaş muahedelerini imza attı.
Bu sırada Avrupa'nın ve hususiyle komşularının Fransa ihtilali ile meşgul olmalarını fırsat bilen Selim Han, şipşak ıslahat teşebbüslerine girişti.
Devlet adamlarının ıslahat ile ilgili fikirlerini rapor eder durumunda aldı.
Bir komisyon kurarak ıslahat uygulamasını hazırlattı.
Bu programda askerî ıslahatın yanında, mülkî, idarî, ticarî, içtimaî ve politik ıslahatlar da yer alıyordu.
Bu uygulamaya bağlı olarak 24 Temmuz 1793'te Bostancı ocağına bağlı, çağdaş tarzda Nizam-ı Cedit isimiyle yeni tek silahlı güç kurdu.
Ordunun yöntem sınıfları destek edilerek, humbaracı, topçu ocakları için yeni yasalar yapıldı.
1794'te Mühendishane-i Berr-i hümayun heyetti.
Ticarî ve iktisadî sahada yenilik yapılıp, zahire nazırlığı heyetti.
Avrupa devletlerine sürekli elçilikler kurularak 1793'te ilk tayinler yapıldı.
Avusturya, Fransa, Prusya ve İngiltere merkezlerine gönderilen elçiler, bulundukları memleketlerin birçok ilerlemeleri ve gelişmeleri ile ilgili bulgular toplayarak İstanbul'a rapor edeceklerdi.

Selim Han geceli gündüzlü çalışma ile kısa bir müddette gerçekleştirdiği ıslahatların sonuçlarını görmeye başladı.
Mısır'ı işgal eden Napolyon'un 17 Mart 1799'da Akka abluka etmesi Nizam-ı cedit silahlı gücü doğrulusunda kırıldı.
Akka önünde ağır tek bozguna uğrayan Napolyon, 22 Ağustos 1799'da Mısır'ı da terk etmek mecburiyetinde kaldı.
1803'te Arabistan'da meydana çıkan vehhabi başkaldırısı bastırıldı.
1805'te Fransız ihtilalinin tesiriyle Rumeli'de baş gösteren başkaldırı hareketleri Abdurrahman Paşa komutasındaki Nizam-ı cedit askeri doğrulusunda kısa bir müddette bastırıldı.
Bu hadiseleri fırsat bilen Rusya, Osmanlı Devleti'nin içişlerine karışmaya başladı.
Osmanlı topraklarına girerek Hotin, Bender, Kili ve Akkerman'ı ele geçirdi.
İngilizler Mısır'a saldırdı.
Fakat disiplinli ve kudretli yeni Osmanlı silahlı güçleri, İngiliz ve Ruslara her cephede avantaj kurdular.
Osmanlı silahlı gücü cephede başarılar elde eder iken, İstanbul'da Nizam-ı cedit düşmanları harekete geçti.
Fransa ve İngiltere'nin de tesiri ile Osmanlı devlet adamlarının bazısı da hadiseleri kışkırttı.
Aleyhte devasa tek başkaldırının başlaması üstüne III.
Selim Han Nizam-ı cedit ıslahatlarını kaldırdığını ilan etti.
Ancak bununla yetinmeyen isyancılar Nizam-ı cedit taraftarı devlet adamlarını şehit ettikleri gibi, Selim Han'ı da tahttan indirdiler (29 Mayıs 1807).
Rusçuk yaranı Alemdar Mustafa Paşa kuvvetleriyle gelerek Selim Han'ı yeniden tahta çıkarmak için harekete geçti ise de henüz evvel davranan asiler, Sultan'ı şehit ettiler (28 Temmuz 1808).
Laleli Camii yanısıra babası III.
Mustafa Han'ın türbesine defnedildi.

Selim Han saltanatı süresince içte ve dışta düşmanlarıyla maç etmesine karşın, ülke imar edilip çok toprak kayıbı olmadı.
Başlattığı ıslahat hareketlerinin tam meyvelerini toplayacağı sırada şehit edildi.
Üsküdar'da Selimiye ve Çiçekçi Camii, Selimiye Kışlası ve Heybeliada'da Bahriye mektebini yaptırdı.
Şair ve hattat olup, şiirlerinde İlhamî mahlasını kullanırdı.

HAKKINDA YAZILANLAR

Üçüncü Selim / Hayatı, Sanatı, Eserleri
M. Fatih Salgar
Ötüken Neşriyat İstanbul 2001

Osmanlı hânedânında san'atla uğraşmak, geleneksel bir durum arzetmektedir. Bu yönüyle Sultan, III. Selim'in, özellikle san'at severlerin nazarında farklı bir yeri vardır. Bu görüşte, siyasî hayatı, yenilikçi ruhu sebebiyle tahttan indirilmesi ve dramatik sonu, şiirleri, besteleri, bulduğu makamlar ve hattatlığı muhakkak ki etkili olmuştur. En önemlisi, mûsiki hayatına getirmiş olduğu olağanüstü hareket ile mûsikimizin günümüze tüm ihtişamıyla gelmesinde büyük rol oynamıştır.



HAKKINDA YAZILANLAR


Türk Modernleşmesi
Yeditepe

III. Selim Avrupa'da 17. asırda başlayan siyasi, sosyal ve iktisadi gelişmeler karşısında Osmanlı'nın ilgisiz kalamayacağını görmüş ve devletin son zamanlarda içine düştüğü sıkıntıyı yaptığı ıslahatlarla çözmeye çalışmıştır. Bu konuda radikal adımlar atmış ve başta askeri alanda olmak üzere pek çok alanda reformlar yapmaya çalışmıştır. Bu yönüyle III. Selim kendisinden sonraki döneme damgasını vuracak olan modernleşme sürecinin mimarı kabul edilmiştir.

Elinizdeki eser Marmara Üniversitesi Türkiyat Araştırmaları Enstitüsü ve Fen Edebiyat Fakültesi Tarih Bölümü işbirliği ile 25 Kasım 2008'de, III. Selim'in ölümünün 200. yılı anısına düzenlenen "Türk Modernleşmesi'ne Genç Bakışlar" konulu ulusal sempozyum bildirilerinden oluşmaktadır.

Bu eseri, Türk devletinin parlak günler görmesi için çabalayan III. Selim ve diğer tüm hükümdar ve devlet adamlarının hatırasına hürmetle, Türk Modernleşmesi'nin daha iyi anlaşılabilmesine katkıda bulunmak ümidiyle okuyuculara takdim ediyoruz.
(Tanıtım Bülteninden)

Türkçe
288 s. -- 2. Hamur-- Ciltsiz -- 14 x 21 cm
İstanbul, 2013, 1. Basım
ISBN : 9786055200145
 
Moderatör tarafında düzenlendi:
Geri