III. Mustafa

Konu sahibi son olarak 824 gün önce görüldü
Ünvanı: 26. Osmanlı Padişahı
Saltanatı: 1757-1774
Babası: III. Ahmed Han
Annesi: Mihriman Sultan
Doğumu: 28 Ocak 1717
Vefatı: 21 Ocak 1774

151.jpg


Küçüklüğünden ardından iyi tek eğitim ve öğretim gördü.
Yüksek din ilimleri, edebiyat, tarih, coğrafya, nücum (astroloji) tıp, devlet yönetimi ve askeri verileri devrin ünlü alimlerinden tahsil etti.
III.
Osman Han'ın vefatı üstüne 30 Ekim 1757'de hükümdar oldu.

Cülusunu (tahta geçişini) müteakip ilan ettiği adaletname ile reayanın durumunu düzeltti.
Hazineyi varlıklaştırmak için tedbirler aldı.
Devletin maliyesine hasar yaratan, zahmetsiz kârlar peşinde koşan musevi ve hristiyan taifesinin sıkı muayene altına alınmasını sağladı.
Osmanlı Devleti'ni askeri bakımdan kalkındırmak için topçu katagorisini ıslah, tophaneyi tanzim ve mühendis mektebini kuruluş yoluna gitti.
Ordunun çoğalan top ihtiyacına yanıt vermek emeliyle Hasköy'de çağdaş tek top dökümhanesi heyetti.
Bu iş için özellikle Fransız ordusunda görev görmüş tespit edilen Baron de Tott'dan istifade edildi.
Donanma faaliyetleri ele alınıp gemi inşası hızlandırıldı.

Bu arada Urban eşkıyasının faaliyetleri, hac yolunu tehlikeye düşürmüştü.
Bu olaylara neden olan Benî savaş kabilesi şiddetle cezalandırıldı.
İsyan eden Eflak voyvodası yakalanarak hapsedildi.
Çıldır, Kars, Karaman, Aydın, Kıbrıs, Bosna ve Karadağ'da oluşan disiplinsizliklere karşı tedbirler alındı.
III.
Mustafa Han dış siyasette daima temkinli hareket ederek barış ve sükunu muhafaza etti.
Fransa ve Prusya arasında yedi sene devam eden savaşlara tarafların tahriklerine karşın katılmadı.
Osmanlı Devleti'ni bu devrede muhabereden uzak tutan devlet adamları arasında özellikle sadrazam Koca Ragıp Paşa ehemmiyetli yer tutmaktadır.
Nitekim Ragıp Paşa'dan ardından devlet idaresinde soz içeren paşalar arada sürekli olarak tek anlaşmazlık tespit edilen Rusya ile harbe sebebiyet verdiler (1769).
Osmanlı kuvvetleri başlangıçta Kırım'da ve Tuna boylarında ağır yenilgiler aldı.
İbrail, Bender, Kefe, Yenikale ve Kerç gibi müstahkem yerler Ruslar doğrulusunda işgal olundu.
Rus donanması Çeşme limanında yakaladığı Osmanlı donanmasına dominant düzenleyerek yaktı.
Bu mağlubiyetler üstüne idarede farklılıklar yapmış Mustafa Han, silahtar Mehmet Paşa'yı sadrazamlığa, Cezayirli Hasan Paşa'yı kaptan-ı deryalığa, Muhsinzade Mehmet Paşa'yı Vidin seraskerliğine, III.
Selim Giray'ı Kırım hanlığına getirdi.
Bu tayinler ve fermanlarla durumu düzeltmeye başaran Mustafa Han, Rusların Tuna boyundaki ilerlemesini önledi.
1772'de başlayan barış görüşmeleri muvaffakiyetsizlikle sonuçlandı.
Yeniden başlayan savaşta Rusların Dobruca ve Kuzeydoğu Bulgaristan'daki Osmanlı kasabalarını aldıktan ardından akıl almaz barbarlıklarla tahrip etmeleri ve müslüman halkını ufak bebeklere varıncaya kadar, türlü işkencelerle öldürmeleri Mustafa Han'ın elemden hastalanmasına ve 21 Ocak 1774'te tek Cuma günü ezan okunurken yaşama gözlerini yummasına neden oldu.
Cenazesi Laleli Camii yanısıra tespit edilen türbesine defnedildi.
Türbesinin başucunda bulunan tek çekmece içinde Peygamber Efendimiz'in kutlu kadem-i şerifi (mübarek ayak izi) yer almaktadır.

III.
Mustafa Han, dindar, çalışkan, adaletli, hamiyetli tek padişahtı.
Verdiği vazifeleri izler, mesullerinden adisyon sorardı.
Saltanatı süresince devleti kalkındırmakla uğraştı, ama ne yazık ki, bu hususlarda kendine yardımcı olacak devlet adamlarından mahrumdu.
O bu sıkıntısını şu kıtasıyla dile getirdi.

Yıkıluptur bu cihan sanma ki bizde düzele,
Devleti çerh-i denî verdi kamu mübtezele
Şimdi ebvab-ı saadette gezen hep hazele
İşimiz kaldı derhal merhamet-i lem-Yezel'e
III.
Mustafa Han ilme ve alimlere devasa kıymet verirdi.
Alimleri huzurunda toplar, münazaralar yaptırır ve onları cömertçe mükafatlandırırdı.
Cihangîr mahlasıyla şiirler yazdı.
Padişahlığı saatinde ardından çıkan Rusya harbinden kaynaklı memlekette başlayan külfet ve buhrana karşın, önceden başladığı hayır ve imar işlerini olası mümkün oldukça devam ettirdi.
Üsküdar'da Ayazma Camii'ni yaptırdı.
1766 zelzelesinde devasa hasar gören Fatih ve Eyüp Sultan camilerini yine inşa ettirdi.
Yine aynısı faciada yıkılan yüzlerce anıt ve hanesi fazlası eskisi gibi olmak suretiyle birkaç sene içerisinde yine yaptırdı.
Davutpaşa kasrı ile Kapalıçarşı'yı, baruthaneyi, Saraçhane'yi, Tophane ve Kızkulesi'ni onarım ettirdi.
 
Moderatör tarafında düzenlendi:
Geri