Ihşidîler

Konu sahibi son olarak 3384 gün önce görüldü
IHŞİDİLER

İhşidilerin kurucusu Muhammed b. Toğâç, iki nesilden beri Abbasilerin hizmetinde bulunan, askeri bir Türk aileden gelir. Bu aileden ilk defa Muhammed'in dedesi Çuff (Çuk) b. Ytdtekin Akşid'in Halife Mutasım (833-842)'ın hizmetinde olduğunu görüyoruz. Onun Abbasi halifelerine hizmeti öldüğü Aralık 861'e kadar Vâsık (842-847) ve Mütevekkil (847-861) dönemlerinde de devam etmi ştir. Oğlu Toğaç, Tolunoğullarmın hizmetinde Şam ve Taberiye valiliğinde bulunmuş, fakat daha sonra halifenin gâzabına uğramış , önce hapsedilip 906'da öldürülmü ştür. Şubat 882'de Ba ğdad'da doğan ve iyi bir askeri, eğitim görmüş olınası gereken Muhammed ise, babasının durumunu bildiği için halifeye karşı daha dikkatli davranmıştır.

Muhammed'in ilk görevlerinden biri, Mısır valisi Ebu Mansur Tekin'in verdiği Ahvaf valiliğidir. Burada Fatımilere karşı çarpışmış, daha sonra hac yollarının ertniyetini teminle görevlendirlmiştir. Bunlardan sonra halife tarafından önce 928'de Remle, 930'da Şam, üç yıl sonra 933'te de Mısır valisi tayin edilmiştir. Bu ilk Mısır valiliği 32 gün sürmüş (31 Ağustos-2 Ekim 933), fakat kendisi Şam'da bulunduğu için görevine fiilen başlayamamıştır. 935'te ikinci defa Mısır valisi tayin edilen Muhammed b. Toğaç 27 Ağustos'ta görevine fiilen başlamıştır. Muhammed b. Toğaç'ın 935'te valili ğe başlamasını burada bir devlet ve hanedân kurması takip etti. Muhammed b. Toğaç, Bağdad'daki halife ile iyi geçinmeye gayret etti. Zaten halife de onu Mısır'a Harae idaresi de uhdesinde olmak üzere tayin etmişti. Aralarındaki olumlu münasebetlerin bil sonucu olarak Ramazan 327 /Haziran—Temmuz 939'da Halife Rüzi. (934-940) tarafından kendisine, daha sonra kurduğu devletin de adı olacak olan “İhşid” ünvanı verildi. Bu ünvanın verilmesi, ailenin, kendi kökenlerini Fergana hükümdarlarına bağlama gayretleri ile ilgili olsa gerektir.

Muhammed b. Toğaç, içinde bulunduğu durumdan istifade ederek, daha önce Râikle mücadeleleri dolayısıyla kısmen nüfûzunu geçirdiği Suriye'yi 941'de, bir sene sonra da Mekke ve Medine'yi kendine bağladı . Bundan sonra art ık Hicaz'ın kaderi uzun süre Mısır'a bağlı kalacaktır. Muhammed b. Toğaç 943 ortalarında Mısır'da kendisinden sonra evladına geçmesini sağlayacak tedbirlerle meşgul oldu. 30 Ağustos 943'te Mısır halkından kendisinden sonra Ebu'l-Kâsım Unucur'a itaat edecekleri konusunda biat aldı . Nitekim, 334 sonu/ 25 Temmuz 946'da efatım müteakip yerine oğlu Unucur kolaylıkla geçti. Fakat Muhammed'den sonra sırasıyla tahta geçen iki oğlu döneminde (Ebu'l-Kasım Unucur (946-960) ile Ebu'l Hasan Ali (960-966) devletin gerçek hakimi hadım bir siyah olan Kâfur'dur. Muhammed b. Toğaç'ın, bir yağ tüccarından 18 (veya 8) Mısır altın lirasına almış olduğu Ebu'l—Misk Kâfur, onun tarafından ordu komutanı olarak tayin edilmiş, ayrıca da ölümünden kısa bir süre önce çocukları için saltanat nâibi olarak görevlendirmişti. Bu durumdan faydalanmasını bilen Kâfur, 20 sene süre ile onlar adına, müteâkip iki sene ise (966-68) doğrudan kendi adına Mısır'da tek hakim olmuştur.

Kâfur'un hakimiyet süresi içerisinde, içte ve dışta önemli bazı güçlüklerle uğraşması gerekmiştir. Nitekim içte İsmaili propogandası ve arka arkaya gelen eksik tahıl üretiminin doğurduğu ekonomik güçlükler onu meşgul ederken; dışta Karmatilerin, Sudanilerin, Hamdanilerin ve özellikle de geciktirmeye, bir süre için de olsa muvaffak olduğu Fatımilerin artan baskılarına karşı durması gerekmiştir. Tarihçiler onun için ; "Mâhir bir siyasetçi, anlayışlı, zeki, akıllı ve dahi bir idareci" özelliklerini sayarlar.

İhşidiler devletinin başında bulunan son sultan (vali)). ise Ebu'l Fevaris Ahmed (968-969)'dir. Artık ülkede düzen bozulmuş ve Kuzey Afrika'da uzunca bir süredir gözlerini buraya çevirmiş olan Şii Fatımilerin beklediği fırsat çıkmıştır. Parlak komutanları Cevher Fustat'a girerek buraları Fatımi Devleti hesabına zaptetmiştir. (2 Temmuz 969)

Otuz dört senelik kısa ömre sahip ihşidiler devletinin milli tarihimiz açısından önemi, Tolunoğulları örneğinde olduğu gibi ırk itibarıyla yabancı bir ülkede, kuvvetli ve teşkilâtçı bir Türk valinin devlet kurmuş olması ve bu devletin benzerleri içerisinde üçüncü sırayı almış bulunmasındadır. Bununla birlikte bu kısa dönemde Fustat, kaybetmiş olduğu başşehir olma özelliğine yeniden kavuşmuş , Ihşidiler sünni olmaları dolayısıyla hilâfet merkezini batıdan gelen Fatımi tehlikesine karşı korumuşlardır. Bu arada bir kölenin, Kâfur'un idareyi ele geçirip yirmi sene niyâbeten, iki sene de asaleten devleti yönetmiş olması da dikkat çekicidir.

Ihşidiler’in Bağdad Abbasi Halifesi ile iyi geçindiklerini belirtmiştik. Bu dönemde Mısır ve Suriye'de hutbeler halife adına okunmuştur. Bu ülkelerde Ihşidilerin hakimiyetini de Abbasiler kabul etmişlerdi. Hamdanilerle Suriye için savaş yapmışlardır. Aynı bölge için Bizans ile de harp etmişlerdir. Ihşidilerin savaş yaptığı bir başka millet de Nubya (Sudan)lılardır.

Kaynak: Yazıcı, Nesimi, İlk Türk-İslam Devletleri Tarihi, Türkiye Diyanet Vakfı Yayınları, Ankara, 2007.


1911767_10151944941621805_249095292_n.jpg
 
Geri