M
Myself
Ziyaretçi
Ziyaretçi
Kul sıkışıp Hızır yetişmediğinde, umut kesilmemesi gerekenden umut kesildiğinde, son adım atıldığında, son söz söylendiğinde, son nefes alındığında ve geriye hiç bir şey kalmadığında
Baharı beklerken kışın ortasında soğuktan kırıldığınızda, gündüzü beklerken gecenin içinde kaybolduğunuzda ve tutunacak bir dal arayıp okyanusun ortasında boğulmaya başladığınızda Güvendiğiniz dağlara kar yağdığında, yağan kardan değil de üzerinize düşen çığdan kaçamadığınızda Söylenmesi gereken her şeyi söyleyip, yine de haksız olarak görüldüğünüzde
Öğrendiğiniz matematik bile artık işe yaramadığında Hayatın doğrularıyla paralel olması gereken doğrularınız onu dik bir açıyla kesiyorsa, hayattan kendinizi çıkarıp, hayata kendinizi eklediğinizde sonuçta değişen hiçbir şey olmuyorsa, sırtınızdaki değil beyninizdeki yük ağır bastıyorsa
Hercailerin yalanlarına inanıp kışın ortasında bir kardelen kadar yalnız kaldığınızda, unutulmayan değil affedilmeyen olarak hissettiğinizde kendinizi, beklediğiniz gelmediğinde ve beklenmeyeni beklemeye başladığınızda, pusulanız bozulup kutup yıldızınızı kaybettiğinizde, bütün olanlardan kendinizi sorumlu tuttuğunuzda, aynalara bakamaz, söylenenleri duyamaz olduğunuzda, karanlık dostunuz içtiğiniz su gözyaşlarınız olduğunda
O bize şah damarımızdan daha yakın dendiğinde şah damarınızın size bu kadar uzak olduğunuzu hissettiğinizde ama gene de şükrettiğinizde İçinizde hayırlısı böyleymiş dediğinizdeEn son konuştuğunuz kişi kendiniz, en son gördüğünüz şey kaybolan hayalleriniz, en son duyduğunuz ses sessizlik, en son hissettiğiniz şey acı bir yalnızlıksa eğer
Hakimi siz olduğunuz hayat mahkemesinde, suçlu koltuğunda oturan kendinize, hayat denilen jüri üyelerinin gözü önünde, verdiğiniz hükümden sonra kalemi kırmak demektir İ’DAM-I NEFS
Baharı beklerken kışın ortasında soğuktan kırıldığınızda, gündüzü beklerken gecenin içinde kaybolduğunuzda ve tutunacak bir dal arayıp okyanusun ortasında boğulmaya başladığınızda Güvendiğiniz dağlara kar yağdığında, yağan kardan değil de üzerinize düşen çığdan kaçamadığınızda Söylenmesi gereken her şeyi söyleyip, yine de haksız olarak görüldüğünüzde
Öğrendiğiniz matematik bile artık işe yaramadığında Hayatın doğrularıyla paralel olması gereken doğrularınız onu dik bir açıyla kesiyorsa, hayattan kendinizi çıkarıp, hayata kendinizi eklediğinizde sonuçta değişen hiçbir şey olmuyorsa, sırtınızdaki değil beyninizdeki yük ağır bastıyorsa
Hercailerin yalanlarına inanıp kışın ortasında bir kardelen kadar yalnız kaldığınızda, unutulmayan değil affedilmeyen olarak hissettiğinizde kendinizi, beklediğiniz gelmediğinde ve beklenmeyeni beklemeye başladığınızda, pusulanız bozulup kutup yıldızınızı kaybettiğinizde, bütün olanlardan kendinizi sorumlu tuttuğunuzda, aynalara bakamaz, söylenenleri duyamaz olduğunuzda, karanlık dostunuz içtiğiniz su gözyaşlarınız olduğunda
O bize şah damarımızdan daha yakın dendiğinde şah damarınızın size bu kadar uzak olduğunuzu hissettiğinizde ama gene de şükrettiğinizde İçinizde hayırlısı böyleymiş dediğinizdeEn son konuştuğunuz kişi kendiniz, en son gördüğünüz şey kaybolan hayalleriniz, en son duyduğunuz ses sessizlik, en son hissettiğiniz şey acı bir yalnızlıksa eğer
Hakimi siz olduğunuz hayat mahkemesinde, suçlu koltuğunda oturan kendinize, hayat denilen jüri üyelerinin gözü önünde, verdiğiniz hükümden sonra kalemi kırmak demektir İ’DAM-I NEFS