İçimizdeki Enerji

Konu sahibi son olarak 4704 gün önce görüldü
Her zaman söylenir insan bir enerjidir diye peki bunun kaynağı nedir??
 
Mutluluktur. Kişisel fikrim bir insan mutluysa enerjiktir. ^^

Bi de Redbull falan var işte :p
 
Red Bull, burn, ixir ve diğer enerji içecekleri pek fazla enerji vermediği gibi hem içerdiği yüksek miktarda kafein yüzünden bağımlılık yapıyor hem de para israfı. Enerjinin asıl kaynağı duygulardır. Bir insan mutlu olduğunda da enerjiktir sinirli olduğunda da.
 
Red Bull, burn, ixir ve diğer enerji içecekleri pek fazla enerji vermediği gibi hem içerdiği yüksek miktarda kafein yüzünden bağımlılık yapıyor hem de para israfı. Enerjinin asıl kaynağı duygulardır. Bir insan mutlu olduğunda da enerjiktir sinirli olduğunda da.

evet öfkeliyken öyle bir enerji patlaması yaşarım ki bir adamı tutup fırlatabilirim haklısın
 
Auralar,çakralar daha neler neler :p Her din bu konuda kendi görüşlerini ortaya atar.Hangisin e inanacağınız size kalmış.
 
İnsan başlı başına bir enerjidir,ve beslenimini evrensel enerjiden alır.Aura’da, evrensel enerjinin insan vücuduna bağlı olan ve insanı tamamen saran bir parçasıdır. Kısaca insan vücudunu tamamen çevreleyen bu elektromanyetik alana “aura” adı verilir. Auranın 7 enerji bedenden meydana geldiği söylenir. Bunlar. 1. Fiziksel beden. 2. Pranik beden. 3. Duygusal beden. 4. Zihinsel beden. 5. Astral beden. 6.Eterik beden. 7. Kozal bedendir.

İnsanın enerji bedeni (aurası) sürekli olarak, evrensel enerjiden beslenir. Bu enerjiyi en iyi bir şekilde almak ve kendi gelişimi için kullanmak insanın kendi elindedir. Ayrıca bu enerji bedende şakra adı verilen 7 tanede “enerji merkezi” bulunur. İnsanın enerji bedeni, aurası, insanın içinde bulunduğu ruhsal duruma (duygu ve düşüncelerinin kalitesine) göre değişik renkler alır.
 
Her insan da olan birşey..

zamanla yaşadıklarımıza bağlı olarak körelir.. bunu yayabilmek devamlı hale getirmek hatta bi yaşam tarzı halinde devamlılığı sağlamak yine kişiye bağlıdır. Çünkü evrende ki her insanın bir yaşam enerjisi vardır...


mesela ben;


o kadar çok şey yapmak istiyorum ki halbuki. yerimde oturmamak, o konser senin, o davet benim gezmek istiyorum. her an cıvıl cıvıl olmak kahkahalarla gülmek, güzel lezzetler eşliğinde arkadaşlarımla sohbet edip içmek istiyorum.

tüm dünyayı gezmek istiyorum, italya ve ispanyayla başlayıp yunanistanla devam edip uzakdoğuya gitmek istiyorum. mısırda piramitlerdeki o ruhu yaşamak sonra tropikal kumsallarda denize girmek istiyorum. ama kendimi en fazla izmir sahillerinde buluyorum o da sabırla beni sevmeye devam eden bir kaç arkadaşımın ısrarıyla.

aldığım kitapları okumak, evimi temizlemek, istiyorum. ne zamandır görmediğim akrabalarımı görmek, ihmal ettiğim arkadaşlarımı aramak, evimde partiler vermek istiyorum. kahkahalar yükselsin evimden istiyorum. evimin karşısındaki parkta yürümek, evimin bulunduğu caddede ki pastanede sabah gazetemi okuyarak kahvaltı yapmak istiyorum. aldığım ve gardrobumda bulunan onlarca giyilmemiş elbiseyi giyebileceğim yerlere gitmek istiyorum.

bir çoğunu da yapıyorum. İçimde öyle kıpır kıpır bi enerji var. Mesela üzgün olduğumda da bunları yapıyorum. Kaybettiğim keyfimi bulmam için.. ki bulmakta zor olmuyor.

O enerjiyi bi kez kaybettimi insan resmen hayata küsüyor.

Bir an evvel canlanabilmek dileğiyle..

Enerjiniz bol olsun:=)
 
Her insan da olan birşey..

zamanla yaşadıklarımıza bağlı olarak körelir.. bunu yayabilmek devamlı hale getirmek hatta bi yaşam tarzı halinde devamlılığı sağlamak yine kişiye bağlıdır. Çünkü evrende ki her insanın bir yaşam enerjisi vardır...


mesela ben;


o kadar çok şey yapmak istiyorum ki halbuki. yerimde oturmamak, o konser senin, o davet benim gezmek istiyorum. her an cıvıl cıvıl olmak kahkahalarla gülmek, güzel lezzetler eşliğinde arkadaşlarımla sohbet edip içmek istiyorum.

tüm dünyayı gezmek istiyorum, italya ve ispanyayla başlayıp yunanistanla devam edip uzakdoğuya gitmek istiyorum. mısırda piramitlerdeki o ruhu yaşamak sonra tropikal kumsallarda denize girmek istiyorum. ama kendimi en fazla izmir sahillerinde buluyorum o da sabırla beni sevmeye devam eden bir kaç arkadaşımın ısrarıyla.

aldığım kitapları okumak, evimi temizlemek, istiyorum. ne zamandır görmediğim akrabalarımı görmek, ihmal ettiğim arkadaşlarımı aramak, evimde partiler vermek istiyorum. kahkahalar yükselsin evimden istiyorum. evimin karşısındaki parkta yürümek, evimin bulunduğu caddede ki pastanede sabah gazetemi okuyarak kahvaltı yapmak istiyorum. aldığım ve gardrobumda bulunan onlarca giyilmemiş elbiseyi giyebileceğim yerlere gitmek istiyorum.

bir çoğunu da yapıyorum. İçimde öyle kıpır kıpır bi enerji var. Mesela üzgün olduğumda da bunları yapıyorum. Kaybettiğim keyfimi bulmam için.. ki bulmakta zor olmuyor.

O enerjiyi bi kez kaybettimi insan resmen hayata küsüyor.

Bir an evvel canlanabilmek dileğiyle..

Enerjiniz bol olsun:=)
enerjim var vaktim yok. Kotu cok kotu durumlar.
 
İçimizdeki enerji Allah sevgisi & korkusu oldukça, bizi kimse dize getiremez!
 
Aklıma CMYLMZ 'ın enerji içimizde içimizde skeçi geldi :D
 
İkinci dünya savaşı başlamadan yada bittikten sonra tam hatırlamıyorum Almanların Rusların yaptığı bir kaç deneyi okumuştum. Işınlama yapmaya çalışmışlardı. Bunlar arasında en fazla dikkatimi çeken Almanların bahsedilen deneyiydi. Bir gemiyi içnideki mürettebatlarla birlikte başka bir noktaya ışınladıklarını yazıyordu. Bu geminin okyanusta belirli yerlerde aynı anda göründüğünü yazıyordu deneyde. En garip yanıda deney sonucunda gemi geri geldiğinde. Mürettabatın duvarlardan ve geminin içindeki nesnelerden geçebildiğini söylüyordu. Biraz vakit geçtikten sonra yavaş yavaş kaybolduklarını ve molekülleştiğini yazıyordu.

Bu okuduğum deneye göre baktığımda insanlar enerjimidir deyimine tam katılamıyorum ve bu 2 soru konusunda kararsızlıkta yaşıyorum.

1)Enerji olsaydı bütün halde geri gelemezlermiydi ışınlama sonucunda böyle bir sorun yaşamaları ne kadar doğru olurdu?
2) yada enerji olduklarından dolayımı ışınlanabildiler ve bu sorun oldu? sonuçta diğer ışınlanan gemi tamamen geri gelebildi.

Bildiğim çünkü bir yıldırım enerji aktarımını meydana getirir. Yıldırım insana çarptığında büyük çoğunlukla sonucu ölüm olur. Ancak yıldırım çarpmasına rağmen hayatta kalabilen insanlarda vardır.

Bu durumda insanın vücudu enerjiyi kabul edebiliyor sonucuna varabiliyorum. Ama netice olarak insan tamamen enerjiden oluşur sonucunu hiç bir şekilde çıkaramıyorum. Çıkaramadığım içinde insan bir enerjidir durumuna katılamadığım için soruya tam net yanıtta verme imkanım olamıyor.

Bana insanın tamamen enerji olduğunu kanıtlayıp açıklayabilirseniz belki o zaman kaynakları hakkında fikir beyan edebilirim.
 
ruh bitmez tükenmez yaşlanmaz bir enerjidir ki ona iyi davrandığın sürece asla değişmez bu güç ama biz hep zulüm ederiz ona
 
İkinci dünya savaşı başlamadan yada bittikten sonra tam hatırlamıyorum Almanların Rusların yaptığı bir kaç deneyi okumuştum. Işınlama yapmaya çalışmışlardı. Bunlar arasında en fazla dikkatimi çeken Almanların bahsedilen deneyiydi. Bir gemiyi içnideki mürettebatlarla birlikte başka bir noktaya ışınladıklarını yazıyordu. Bu geminin okyanusta belirli yerlerde aynı anda göründüğünü yazıyordu deneyde. En garip yanıda deney sonucunda gemi geri geldiğinde. Mürettabatın duvarlardan ve geminin içindeki nesnelerden geçebildiğini söylüyordu. Biraz vakit geçtikten sonra yavaş yavaş kaybolduklarını ve molekülleştiğini yazıyordu.

Bu okuduğum deneye göre baktığımda insanlar enerjimidir deyimine tam katılamıyorum ve bu 2 soru konusunda kararsızlıkta yaşıyorum.

1)Enerji olsaydı bütün halde geri gelemezlermiydi ışınlama sonucunda böyle bir sorun yaşamaları ne kadar doğru olurdu?
2) yada enerji olduklarından dolayımı ışınlanabildiler ve bu sorun oldu? sonuçta diğer ışınlanan gemi tamamen geri gelebildi.

Bildiğim çünkü bir yıldırım enerji aktarımını meydana getirir. Yıldırım insana çarptığında büyük çoğunlukla sonucu ölüm olur. Ancak yıldırım çarpmasına rağmen hayatta kalabilen insanlarda vardır.

Bu durumda insanın vücudu enerjiyi kabul edebiliyor sonucuna varabiliyorum. Ama netice olarak insan tamamen enerjiden oluşur sonucunu hiç bir şekilde çıkaramıyorum. Çıkaramadığım içinde insan bir enerjidir durumuna katılamadığım için soruya tam net yanıtta verme imkanım olamıyor.

Bana insanın tamamen enerji olduğunu kanıtlayıp açıklayabilirseniz belki o zaman kaynakları hakkında fikir beyan edebilirim.
Zaten anlatılan olay tam bir saçmalık yani ışınlanma olayı. Manipülasyon amaçlı çıkarılmış bir dedikodu sadece.
 
Biri çıkıp "ruh" yok diyor oysa ben tamamen içsel soyut varlıklar olduğumuzu düşünüyorum bedenen var olduk fakat ruh ile yaşıyoruz öyle olmasa şurda bile mimik ses olmadan senelerce nasıl takılırdık herkesin enerjisi var ve ben bu konuda çok hassasim insan enerjilerini çok derinden hissediyorum ve bundan hiç hoşlanmıyorum BIKTIM
 
Tinsel kavramlar üzerine yorum yapmak herkesin baktığı yere göre değişir. Insan biyokütlesi enerjiden hareket alarak devamlılığını sağlar. Bunu da beynin gönderdiği sinyallerin trafiği olarak söyleyebiliriz bir yönden. Her anında elektriksel manyetik döngü içinde olan bir kütlenin yani vücudun etrafındaki insanlara da belli frekans aralıklarını sunduğuna inanabilirim. Ki ben buna birebir görüşmelerdeki ilk izlenim olarak bakabiliriz diyorum. Daha da fazlasını söylemek isterdim ama neyse. Serçe arkadaşımıza sadece şunu diyebilirim; olumsuzluklarla yoğunlaşmış ve olumsuzlukları görmeye alışmış insanlardan uzak durmak gerekiyor. Fikren ve bedenen!
 
Geri