İçimdeki Kelkit - Fahrettin Köseoğlu

Konu sahibi son olarak 3178 gün önce görüldü
İÇİMİZDEKİ KELKİT


İçimde bir hasret var, içimde bir gelgit.
İçimde, söz dinlemez bir hayalsin Kelkit.

İsminle, zaman erir, taş erir, su erir,
Ey, babamı kalbinde saklayan şu şehir

Körelmiş bu ruhuma, vuslattır cemâlin.
Cenup’una öleni, diriltir Şimal'in.

Bir dağın omuzundan sana baksam, durup.
Kızıl tarlalarında, yıkanırken gurup.

Bereket, toprağının ikinci adıdır.
Her tohumun, rahmine düşmek muradıdır

Âb-ı Hayat peşinde, geçenler kıyından
Durup bir tas içse ya, o billûr suyundan

Sen ki, Şems'in üstüne titrediği yersin
Kışlardan usanırsan, baharlar giyersin

Ay üstünü örterken, mehtap çarşafıyla
Seyrine dizilirler, melekler safıyla

Sereserpe uyurken, dümdüz yatağında.
Çiçek kokan dağların, yıldız atağında.

Emsalsiz güzellikte bir Allah yapısı
Sen, Gümüşten hanenin, Altın'dan kapısı.

Kucağında doğduğum, beşiğim, yurdumsun.
Ne umarsa umudum, bırak senden umsun.

Bağrında kim yaşarsa, ömrünce bahtiyar.
Ah senin ellerinde, olaydım ihtiyar.

İçimde bir hasret var, içimde bir gelgit.
İçimde söz dinlemez bir hayalsin Kelkit.


Fahrettin Köseoğlu
 
Geri