Günaydın diye naralar atmayı çok istesemde,
Uykusuz bir sabahlamayla ne kadar neşeli olabilirsem okadar neşeliyim...
İhtiyacım dışında dışarı çıkmadığımda ki bu bazen 4 5 günü buluyor bazende bir günde 4 5 kere dışarı çıkıp unutup eve geldiğim için kendime kızıp tekrar çıkıp sonra tekrar eve gelip çıkmamla sonuçlanıyor.
Bugunde o günlerden biri olacaktı ama bu kez sabaha karşı kendimi uykuya kaptırdığın birgün olmadığı için sabahı sıfır uykuyla karşıladım.
Ne mi yaptım?
Ekmek ve sigarayı bahane ederek babam sağolsun kartımı doldurmuş olduğunun sevinciyle dışarı çıktım. Ama bu saatte normal olarak hiçbir marketin açık olmadığını sonradan algıladığımda sinirle ATM 'nin yolunu tuttum. Tuhaf bakışların içersinde, -ki neden baktıklarına anlam veremedim ama bu sabahın kör saatinde bir bayanın başında kapişonla aralarından geçmesi olduğunu düşünerek para çektim ve arka mahalledeki ufak büfeye kapısını zorlayarak yaptığım bir girişle adım attım.
Geçen seneden tanıdığım yaşlı çift beni nemrut bir suratla karşılarken 'Günaydın' bile diyemedim. Ekmek ve sigarayı alarak çıktım. Her cumartesi sabahı olduğu gibi pazar evimin önünde kurulduğu için nereden geçeceğimi bilmeyerek ordan burdan geçmeye çalışarak apartmanın kapısına geldim. Şifreyi bianlık tereddütle yanlış girdim ve hass.. dememe kalmadan arkamda ki sesle sıçradım. Gerizekalı !
-2225. İstiyorsan ben gireyim şifreyi?'' diye ukalaca konuşan alt katlardaki bir dairede oturan ve sıkça karşılaştığım adını bile bilmediğim adam.
+Hallettim ben.'' dedim aksi ve soğuk sesimle.
Sonra aklıma sürekli bana o ağır kapıyı tuttuğu ve geçmem için yol verdiği zamanlar geldi 'Yinede teşekkürler' dedim.
Yine(!) kapıyı açarak geçmem için geri çekildi.
Asansörün düğmesine bastığım halde açılmayan kapı beni sinir ettiği için durmadan inadına bastığımı görünce ;
'Yine bozuk heralde, üst kata çıkıp öyle çağır tutukluluk yapmıştır' dedi ve kendi katına çıkmak için merdivenleri kullandı. Sanane be adam! Tabi kendi dairesi bir üst katta olduğundan 4katı tırmanacak olan bendim.
Açıkçası cesaretim elvermedi asansörle çıkmaya ve merdivenlere yöneldim. Gayet iyi gidiyordum aslında. Taki son basamağa kadar. Zaten son 1 haftadır asansör çalışmadığından ve bende evden çıkmadığım için benim için sorun yoktu ama dün duyduğum gürültülerle asansörün yapıldığını anlamıştım.
Birazda buna güvenerek dışarı çıkmıştım aslında. Ama giriş katta olmasına rağmen düğmeyi sökercesine bastığım tuş kapıyı açmayınca içimdeki sese kulak vermiştim. Sonu? Nefes nefese sanki saatlerdir koşuyomuş gibi zar zor attım kendimi eve.
Bugünlük idare edebilirim sanırım. Ama evde hiç bişey kalmadı ve benim markete gitmem gerekiyor!
Bugünlük kotamı doldurduğumu düşündüğümden bunu bugünlük ertelicem. Belki 10dan sonra çıksaydım hem markete gidip hem alacaklarımı alarak, pazartesiye kadar dışarı çıkmayacaktım ama salaklığım tuttu işte. Dışarının aksine ev buz gibi 3 gündür. Tabi evden çıkmadığım için bunu havaya bağlıyordum ama sabahki seyahatimden sonra dışarının sıcak evin soğuk olduğunu anladım. Neden bilmiyorum.
3 gündür kendimi avuttuğum cümle ise;
'Soğuk iyidir kızım, ruh halinin aksine sana yaşadığını hissettirir.'
Kendimce bir teselli bu.
İnsan yalnızlığa alıştığında sanırım herşeyi yine 'kendi' oluyor.
Kimseye ihtiyac duymamam , kendimi avutmam bundan sanırım .
Uyusam mı diye düşünüyorum çünkü bu titremem başka türlü geçecek gibi değil, bi taraftanda bu saatten sonra uyuma diyor.
Salı günü yapacağım 'sunum'a bikaç defa bakıp '' Aman nasılsa var daha deyip erteleye erteleye hafta sonunu getirdim.
Çalışmam gerekiyor! Nefret ediyorum şu saçma sapan uğraşlardan!
Yemin ediyorum az kaldı dayan diye diye kendimi avutmaktan bıktım! Bir daha buraya bırak herhangi bişey için gelmeyi, yolum burdan geçsede 5saatlik yolu uzatıp geçmem!.
Okadar nefret doluyum! 3sene mi yiyen, anılarım, yaşadıklarım,
en çokta acılarım... Koskoca 30 ayımın belkide 28 ayı berbat geçti!
Zaten buradan kurtulduğum gün kurban kesicem !
Neyse kendimi yorganın içine hapsedip orada kaybolmak istiyorum!
Belki uyurum bir umut...
Hoşçakal !