İçimde sustaramadığım o kadar şey var ki

M
  • Kullanıcı Myself
  • Başlangıç tarihi Başlangıç tarihi
  • - Toplum ve Gündem
Yaşamak bir oyun , şansın varsa mutlusun, hatta huzurlu bile olabilirsin.
Ama yoksa bir derin karanlık seni bekler.
Dengesiz bir hayatın sahne alan kurbanlarıyız işte.
Hayatımın, kendi gözlerimin önünde sönüp gittiğini düşünüyorum bazen.
Ne zaman çaresini bulmaya kalksam ,önüme bir engel geliyor ,
mutlaka yaptığım işler yarıda kesilir ya da kesiyorlar.
Devamlı olaraktan , yanlışa uğramak hayat boyu nasıl bir sınamadır..
Hani insanlar hakettiği şeyleri yaşardı , kendimide sorguluyorum lakin ,
düşünceler hep düşüncelerin arasında kala kalıyo hepsi o ,
geride kalan ise sadece beyin yorgunluğu , sonra kendi kendime karar alıyorum..
Bazı şeyleri duymamak ve görmemek için kapatıyorum gözlerimi ve kulaklarımı.
Ben ne zaman kapatsam kapılarımı elbet bir gün açmak zorunda kalıyorum,
sessizliğimi bozuyor insanlar..
Kendilerine çekiyorlar yaşanmışlıkların en sahte perdesindeki yalanlara.
Onlar hep kazanıyorlar, bense kaybediyorum.
Hep haklı olmak nasıl bir duygu? ya da hep güçlü olmak nasıl bir his?
Bende öyle zamanlarda sadece seyrediyorum..
Bugün varız yarın varız ama ertesi gün yokuz.
Kaybolup gidiyoruz bizde batan her güneş gibi sonra doguyoruz tabi doğmak denirse buna.
Ondan sonra herkes yoluna.
Biri saga gidiyor biri sola birileri ise duruyorlar öylece.
Hayatı izliyorlarmış gibi.
Aslında izlemiyorlar sadece bakıyorlar , soguk,duygusuz bir şekilde.
Aslında nereye baktıkları da hiç belli olmuyor,ben buna göz takıntısı diyorum.
Takılıp kalıyor işte , sonra hiçbir sey olmamış gibi yeniden devam.
 
Bi kaç duble cintonik , bir sigara ve içimdeki tüm karamsarlık her içime çekişimde dumanı aldım bütün kederleri, her verişimde dumanı ise bir nebze olsun rahatladım. Ama şuan bunların hiç biri olmuyor. Büyüdükçe hayal dünyam giderek daralıyor, o duman zehir gibi içime oturup hiç çıkmıyor.
Aslında çok uzun zamandır, iyiymişim gibi davranıyorum; ama değilim.

Dakikalarca boş bir alana gözlerime dikerek baktığım oluyor, sulanana kadar çekemiyorum sanki çekince fayda etmeyecek gibi geliyor. Üzülüyorum böyle durumlarda ve o zamanlarda baktığım noktalardaki o küçüçük dokunuşlar bile bana bir şekil bir yazı çıkarıyor.Sanki duvarda yaşamımın ayrıntısız halini görür gibi oluyorum. Yalnızlık hiçliktir sanırım. Hiçliğimde karamsar oluyorum..
Gülünce bile içim sevinmiyor bazen , bir dakika gülüyorsam saniyelerce düşünüyorum.
Neyin ne olduğunu değil, nasıl olcağını.Aslında gelecekle ip cambazlığı yapıyorum.
Bu bir kader. Kendim çizemiyorum , çizmeye de bir kalem, bir kağıt bulamıyorum..
Günlerce, aylarca , yıllarca üşüdüm , üşüdüğümün farkında olupta olmamak arasında direnen , bu beden. Şimdilerde ise derinliği belli olmayan bir kuyuda mahsur kalmış gibi.
Işık tutulsa bile görünmeyecek türden. .
 
oysa bu da bi imtihan .

ki bunu sende biliyorsun .
fakat en kolayi bu .
o yuzden boyle olmak daha iyi geliyor .
oysa hiç de degil .
bunu sende biliyorsun .
 
Geri