16.12.2015 saat : 01.41
Hayat sürprizlerle dolu derler. Bekliyorum bakalım beni bu bataktan nasıl bir sürpriz çıkaracak. Bazen gülüyorum çevremdeki dostlarım anlıyor sahte gülücüğümü yakalıyorlar. Diyemiyorumki zevkmi kaldı paramı hayattan tad almakmı. Herşey üst üste gelir derler ya hani geliyorda. Hemde kartopu gibi geliyor. Aklıma babamın bizi nasıl geçindirdiği geliyor. Büyük işmiş demekki bu iş. Belkide hata bende. Gerçi bunada kızıyorum ya bazen. Hata yaptık diye ölelimmi yani. Ömür boyu hapis cezası mı çekelim. 17-18 yaş aralığında evlenirken sandımki hayat devam ediyor zaten ha bir kişi ha iki. Öyle değilmiş işte. İtler gibi pişman olmak sadece hayata atılmanın zorluğunu göğüsleyince oluyormuş. Bilmiyorum sanki Cenabı Allah bu imtihanı bana verdi. Ekmek parası kavramı her geçen gün daha da ağır geliyor artık. Öpüşmek ne zaman güzelmiş biliyormusunuz? Lisedeyken yada dersanenin balkonunda yabancı bir kızla sohbet ederken bana aniden döndüğünde dudaklarımızın buluşması sanırım. Ömür boyu bu tadı alamayacağım biliyorum. Seks gizlice yapılan sessizce kaçamakça ve heyecanla olandı. Yoksa partnerimi memnun edebiliyor muyum endişesiyle başla ve bitirirken derin bi oh çek değildi sanıyorum. Hayattan zevk alabilmek bi tatile gidebilmekmi ki. Gerçi yaşamıştım bu duyguyu 10 günlğk tatilde kendimi başka biri gibi hissetmiştim. Başka biri. Bu başka biri kafası rahat beyni boş ve kusursuz bir hayat yaşıyor ve hep öyle olacak sanıyordu. Ama öyle olmadığı aylar sonra anlaşılıyor. Annemi özlüyorum biliyormusunuz babamı. Yaşıyorlar fakat onlarla yaşayamadıklarımı özlüyorum. Geçmişimi özlüyorum. Yaşayamadıklarımı. Ve bunları hep içimde yaşıyorum tekrar ediyorum sürekli. Ama mücadeleye devam ederek.
Hayattaki tek arzum yok. Sadece huzur istiyorum. Bu huzuru inanılmaz gelsede günde sadece 10 dk belki yaşıyorum. Hayattaki en rahat yer hiç bir insan kalabalığı olmayan insan kılığındaki menfaatçilerin artist oyuncuların olmadığı arkanızdan konuşanları birbirleri ile başbaşa bırakabildiğiniz tek yerdir tuvalet. Oradan çıkmak istemiyorum bazen ne sessiz. Ne huzurlu. Ve banyo gergeniş su sesş ve kendi iç huzurunun sesi. Olmasın saat geçmesin vakitki gereksiLer ordusunun arasına tekrar girmeyeyim. İki kişinin bile bile gözünün içine baka baka yalan söylediklerini bildikleri halde ciddyetini bozmadan yalakalıklarına devam etmelerine hazmetmemeliyim. Uyumamalıyım şimdi sevmiyorum uykuyu. Uyanacağım çünkü. Sadece 5 dk sonra gibi kalkıp tekrar girdaba dahil olmak ne kötü. Biliyormusunuz ben uykuda ölmek isterim hep sabah kalkmışınki yoksun.
Babamın bir lafı vardır : Bak oğlum insanlar fakir adam doğru söylesede yoo ben gördüm öyle değildi sen ne zaman aldın onu yoktu sende nasıl yaaa ööle demez o sen yanlış duymuşsundur gibi laflarla alt eder. Zengin adam ise daha bişey demeden ortamdaki herkes pür dikkat dinler ve evet öyle doğru bende oradaydım şahitim evet öyle dedi hmm senmi aldın hayırlı olsun zaten sen diyosan doğrudur gibisinden yalakalık sınırını zorlama yarışına girerler. Dinleyici değil dinlenen olabilmek için ne gerekli ise onun adı mal mülktür paradır şandır şöhrettir. Derdi babam. Bu benim 2'inci yazım biliyorum tamamını ıkuyacak kadar bile bakmak istemediniz ama yazmam lazım hemde herşeyimi belkide olmayacağım sonra. Ve bunu bırakacağım kimbilir.
Hayat benimse eğer kimse karışamaz ve biIiyorum ki herkesIe dost oIunmaz. Aşka geIince bir kere sevdim işte, bir daha işim oImaz… demiş Cemal Süreya.
Hayat sürprizlerle dolu derler. Bekliyorum bakalım beni bu bataktan nasıl bir sürpriz çıkaracak. Bazen gülüyorum çevremdeki dostlarım anlıyor sahte gülücüğümü yakalıyorlar. Diyemiyorumki zevkmi kaldı paramı hayattan tad almakmı. Herşey üst üste gelir derler ya hani geliyorda. Hemde kartopu gibi geliyor. Aklıma babamın bizi nasıl geçindirdiği geliyor. Büyük işmiş demekki bu iş. Belkide hata bende. Gerçi bunada kızıyorum ya bazen. Hata yaptık diye ölelimmi yani. Ömür boyu hapis cezası mı çekelim. 17-18 yaş aralığında evlenirken sandımki hayat devam ediyor zaten ha bir kişi ha iki. Öyle değilmiş işte. İtler gibi pişman olmak sadece hayata atılmanın zorluğunu göğüsleyince oluyormuş. Bilmiyorum sanki Cenabı Allah bu imtihanı bana verdi. Ekmek parası kavramı her geçen gün daha da ağır geliyor artık. Öpüşmek ne zaman güzelmiş biliyormusunuz? Lisedeyken yada dersanenin balkonunda yabancı bir kızla sohbet ederken bana aniden döndüğünde dudaklarımızın buluşması sanırım. Ömür boyu bu tadı alamayacağım biliyorum. Seks gizlice yapılan sessizce kaçamakça ve heyecanla olandı. Yoksa partnerimi memnun edebiliyor muyum endişesiyle başla ve bitirirken derin bi oh çek değildi sanıyorum. Hayattan zevk alabilmek bi tatile gidebilmekmi ki. Gerçi yaşamıştım bu duyguyu 10 günlğk tatilde kendimi başka biri gibi hissetmiştim. Başka biri. Bu başka biri kafası rahat beyni boş ve kusursuz bir hayat yaşıyor ve hep öyle olacak sanıyordu. Ama öyle olmadığı aylar sonra anlaşılıyor. Annemi özlüyorum biliyormusunuz babamı. Yaşıyorlar fakat onlarla yaşayamadıklarımı özlüyorum. Geçmişimi özlüyorum. Yaşayamadıklarımı. Ve bunları hep içimde yaşıyorum tekrar ediyorum sürekli. Ama mücadeleye devam ederek.
Hayattaki tek arzum yok. Sadece huzur istiyorum. Bu huzuru inanılmaz gelsede günde sadece 10 dk belki yaşıyorum. Hayattaki en rahat yer hiç bir insan kalabalığı olmayan insan kılığındaki menfaatçilerin artist oyuncuların olmadığı arkanızdan konuşanları birbirleri ile başbaşa bırakabildiğiniz tek yerdir tuvalet. Oradan çıkmak istemiyorum bazen ne sessiz. Ne huzurlu. Ve banyo gergeniş su sesş ve kendi iç huzurunun sesi. Olmasın saat geçmesin vakitki gereksiLer ordusunun arasına tekrar girmeyeyim. İki kişinin bile bile gözünün içine baka baka yalan söylediklerini bildikleri halde ciddyetini bozmadan yalakalıklarına devam etmelerine hazmetmemeliyim. Uyumamalıyım şimdi sevmiyorum uykuyu. Uyanacağım çünkü. Sadece 5 dk sonra gibi kalkıp tekrar girdaba dahil olmak ne kötü. Biliyormusunuz ben uykuda ölmek isterim hep sabah kalkmışınki yoksun.
Babamın bir lafı vardır : Bak oğlum insanlar fakir adam doğru söylesede yoo ben gördüm öyle değildi sen ne zaman aldın onu yoktu sende nasıl yaaa ööle demez o sen yanlış duymuşsundur gibi laflarla alt eder. Zengin adam ise daha bişey demeden ortamdaki herkes pür dikkat dinler ve evet öyle doğru bende oradaydım şahitim evet öyle dedi hmm senmi aldın hayırlı olsun zaten sen diyosan doğrudur gibisinden yalakalık sınırını zorlama yarışına girerler. Dinleyici değil dinlenen olabilmek için ne gerekli ise onun adı mal mülktür paradır şandır şöhrettir. Derdi babam. Bu benim 2'inci yazım biliyorum tamamını ıkuyacak kadar bile bakmak istemediniz ama yazmam lazım hemde herşeyimi belkide olmayacağım sonra. Ve bunu bırakacağım kimbilir.
Hayat benimse eğer kimse karışamaz ve biIiyorum ki herkesIe dost oIunmaz. Aşka geIince bir kere sevdim işte, bir daha işim oImaz… demiş Cemal Süreya.