Hz.Zeyneb Bint Cahş'ın Hayatı

  • Kullanıcı Abaris
  • Başlangıç tarihi Başlangıç tarihi
  • - Sahabe ve İslam Alimleri
Konu sahibi son olarak 1727 gün önce görüldü
6..Rivayetlerin Değerlendirilmesi

Klasik dönem müfessirlerinden Zemahşeri Hz. Peygamberin ‘içinde gizlediği şey’ ile ilgili olarak kalbinin Zeynep’e bağlanması, zeyd’in ondan ayrılmasını istemesi Zeyd’den ayrılacağını ve kendisinin onunla evleneceğini bilmesi gibi farklı şekillerde yorumlamış bunların hiç birini diğerine tercih etmemiştir.(1)

Râzi, ilgili ayetleri daha çok peygamberlerin ismet sıfatı çerçevesinde değerlendirmektedir. Allah’ın Hz. Peygamberi azarlamadığından, onu isyan ve hatasının söz konusu edilmediğinden hareketle böyle bir olayın rasullullahtan sadır olmadığını savunmaktadır. Râzi, Hz. Peygamber’in Münafıkların dedikodularından çekinerek Zeyneple evlenme konusunda ihtiyatlı davrandığını ancak bir takım sosyal düzenlemeler kaçınılömaz olduğunda Allah tarafından Zeyneple evlenmesi istendiğini ifade etmektedir.(2)

Kurtubi, rasullullah’a aşk, muhabbet gibi isnadlarda bulunmanın hayasız kimselerin uydurması olduğunu ifade etmektedir. Ona göre ayetlerin lafzında böyle bir sonuç çıkarmak imkânsız olduğu gibi Rasullullah’ın konumu ve ismeti de buna müsait değildir. (3)

Çağdaş dönem müfessirlerinden Elmalılı, yaratıcının yaratıcılık gücünü tesbih ve tenzih ile ilan etmekte peygamberlerin ismet özelliğine aykırı hiçbir durum olmadığını, bu hikayenin aslında olmuş olmasını varsaymakta bir sakınca olmadığını ifade etmektedir. Ayrıca Elmalılı rivayeti hadis ilmi bakımından gerçekten olmuş bir olay olarak görmemektedir.(4)

Seyyid Kutup, 37. ayette geçen ‘içinde gizlediğin şey’ ifadesini; Allah'ın daha önce Rasullullah’a ilham yoluyla Zeynep ile evleneceğini bildirdiği dolayısıyla rasulullah’ın gizlediği şey’in bu ilham olduğu şeklinde anlamaktadır. (5)

Mevdudi konu ile ilgili dedikoduların münafık, Yahudi ve hristıyanlar tarafından Peygamberin yaşadığı dönemde tedavüle çıkması üzerine ilgili ayetlerin nazil olduğunu ifade eder. Ona göre hem onlara cevap hem de Müslümanlara menfi propagandalardan korumak içim bu ayetler nazil olmuştur.

Mevdudi, Zeynep ile Zeyd arasındaki geçimsizlik ve evlatların eşleri konusundaki, bir kısım hukuki nedenlerle Allah peygamberine Zeynep ile evleneceğini ilham etmişti. Rasulullah, çevrenin dedikodularını tahmin ettiğindebn bu evliliği yapmaktan çakiniyordu. Rasulullah, bu imtihana mübtela olmamak için, Zeyd’in eşini boşamamasını öneriyordu. Onun gizlediği şey bu ağır imtihan idi. Ayrıca ‘biz onu sana nikahladık’ ifadesinin rasulullh (s.a.v) Zeynep ile kişisel arzusu ile değil bizzat allah2ın iradesi ile evlendiğinin önemli kanıtlarından biri olduğuna vurgu yapar. (6)

Konu üzerinde yorum yapan müsteşriklerin bir kısmı ön yargısız bir şekilde bilim ve aklın verilerine uygun olarak rivayetlere ilişkin münsif değerlendirmeler yaparken, diğer bir kısmı rivayetleri bir çamur atma aracı olarak görerek tüm ön yargı ve düşmanlıklarını bunların üzerinde yoğunlaştırmaktadır. (7)

Gerçekten de rivayetlere baktığımızda pek çok yönden tezatlar içerdiğini görmekteyiz.
1.İlk olarak Allah resulü Hz. Zeyneb’i ilk defa görüyor değildi ki, hemen görür görmez ona âşık olsun. Küçüklüğünden beri onun gözünün önünde büyümüş, onun her haline şahit olmuştur. Çünkü Zeynep halasının kızıdır. Rasulullahın o eve girmesinde hiçbir sakınca yoktur; henüz tesettür emri de gelmediği için, onu gayet iyi tanımaktadır. Durum böyleyken, gördü de ona hemen ona âşık oldu şeklindeki bir yaklaşım kendi kendini yalanlamaktan ibarettir.
2.Şayet Allah Rasulünün ona karşı en ufak bir meyli olsaydı, ilk önce kendisine nikâhlardı.
3. Hz. Peygamberin Zeynep’i boşatıp kendine alması da mümkün değildi. Zira o gün için hakim olan örfe göre Zeynep (r.a) Rasullullahın oğulluğundan boşanmış kadın sıfatıyla Peygamber’e düşmezdi.
4. ahzab suresinin 37. ayetinde geçen ‘onu sana nikâhladık’, ifadesinden de anlaşıldığı üzere Allah rasulünün Hz. Zeynep’le evlenmesi tamamen emir gereğidir.

7.EVLİLİĞİN HİKMETLERİ

Hz. Zeyneb’in Rasullullah ile olan evliliğini anlayabilmek için tarihi ve sosyolojik bazı gerçekleri çok iyi bilmek gerekir. Aksi takdirde, yanlış bir değerlendirme yapılmış olur. gerçi bu anlayış bütün tarihi olaylar için geçerlidir. Fakat burada daha bir önem kazanmaktadır.r. zira eskiden beri yerleşmiş olan ve nerede ise bir din haline gelmiş bulunan adetlerin kaldırılması söz konusu olmaktadır.

Bu evlilik vesilesiyle topluma bir takım yeni prensipler getirilmiş, öteden beri süregelen birtakım telakkiler kaldırılmış oluyordu. Bu evlilikte toplumda yaygın eski yanlışların düzeltilmesi ve yeni bir takım hükümlerin yerleştirilmesi gibi önemli hikmetler vardır.
Bu evliliğin taşıdığı hikmetleri şöyle sıralayabiliriz.

1. Öteden beri cahiliye döneminde, esir olan insanlara, ikinci sınıf insan olarak hor ve hakir olarak bakılırdı. Bu kişiler her ne kadar sönradan azad edilmiş dahi olsalar, konulan bu sınıf farkını aşamazlardı. Üstünlük ölçüsü olarak sadece takvayı ölçü alan islamın böyle bir şeyi kabul etmesi beklenemezdi. Allah rasulü bu durumu başlangıçta sözleriyle vurgulamaya çalışmıştır. Ancak damarlara kadar işlemiş olan bu telakkiyi bir iki sözle çıkarıp atmak mümkün değildi. İşte bu noktada Allah Rasulü, kendi yakın akrabasından başlamak üzere meseleye el attı. Halasının kızı Zeynep’i Azadlısı Zeyd ile evlendirmekle esaretten kurtulan bir insanla hür ve asil birinin eşit olduğunu, dolayısıyla evlendirilmelerinde hiçbir sakınca olmadığını göstermiştir.

2. Rasulullah zeynepla evlenmek suretiyle, oğulluluğun boşadığı hanımla evlenilebileceğini ortaya koymuş, aksi yöndeki cahiliye anlayışını kökünden kaldırmıştır.

3. bununla dinde olan küfüv meselesi gösterilmiş oluyordu. Güzellik, asalet, zenginlik, neseb vs. gözetilmeden yapılan bir evlilikten, güzel bir netice beklemek zordur. Zeynep validemiz her yönüyle Rasulullah’a denk sayılırdı. Denklik yönüyle belki Zeyd ile aralarında farklılıklar vardı. İşte bunun la gösterildi ki, evlenme hadiselerinde gözden ırak edilmemesi gereken bir husus da, eşler arasındaki bu denkliktir.

4. Bu evlilikle Zeynep’in zedelenen itibarı iade edilmiş oluyordu. Zira Rasullullah daha önce azatlı bir köle ile evlenmiş olmanın Zeynep’e getirdiği ezikliği biliyordu.onunla evlenmek suretiyle, arap ailelerinin en şereflilerinden birinin kızı olan Zeynep’in, köle ile evlenmekle zedelenmiş olan itibarı iade edilmiş olacaktı.

5.Yine bu evlilikte, islam’ın temayüz ettiği eşitlik örneklerinden en yücesini de görmüş oluyoruz. Bu da, Arap’ın en şereflilerinden biri ve kendi halasının kızı olan Zeyneb’i, azatlı bir köleyle evlendirip, boşadıktan sonra da onunla bizzat kendisinin evlenmesidir. Yani dünkü kölelerinden birinin eşi olan bir hanımla evlenme.

HZ. ZEYNEBİN ERDEMLİ KİŞİLİĞİ

Ümmü Seleme onun hakkında şöyle der; Peygamber onu severdi. O saliha, çokca namaz kılan, oruç tutan ve sadaka veren bir kadındı.(9)

Zeynep binti cahş’ın geliri senelik 12 bin dirhemdi. Fakat o, bunu alır almaz derhal fakir ve yetimlere dağıtırdı. Hatta onun bu parayı aldığı zaman ‘Ey Allah’ım! Gelecek yıl bu paraya ulaştırma. Çünkü o bir fitnedir.’ Dediği rivayet edilmektedir. Hz. Ömer bu durumu öğrenince onun kapısı önünde durmuş içeriye selam göndererek: “Daha önce gönderdiğimi dağıttığını duydum. Bin dirhem daha gönderiyorum ki, onu elinde tutasın” demişti. Hz. Ömer bin dirhem daha gönderdi. Fakat; o eskiden beri yaptığını aynen tekrarlamış ve elindekini dağıtmıştı.(10)

O, ölmeden önce kendisi için kefenini hazırlamıştı. Hz. Ömer de ona ikinci bir kefen gönderdi. Öldüğü zaman kendisinin hazırladığı kefen kız kardeşi Hamne tarafından sadaka olarak başkasına verildi. (11)

Kendisi fakirlere, ihtiyaç içinde olanlara ve dullara çokça sadaka veriridi. Hz. Aişe’nin onun ölümü üzerine “övülmeye layık, çokça ibadet eden, yetim ve dulların sığınağı gitti.” Dediği rivayet edilir. (12)

Hz. Zeynep el işi yapan bir kadındı. Deriyi tabaklar, ondan deri eşya diker ve bunun gelirini Allah yolunda sarf ederdi. Bu gayretlerinin boşa gitmediği kısa bir müddet sonra anlaşıldı. Zira rivayete göre rasulullah vefatına yakın günlerinin birinde:”Bana en çabuk ve erken kavuşacak olanınız, kolu en uzun olanınızdır” buyurmuştur. umre binti abdirrahman Hz.Aişeden şu rivayeti yapmaktadır:”Biz, peygamberden sonra herhangi birimizin evinde toplandığımız zaman kollarımızın uzunluğunu duvarda ölçerdik. bu uygulama Zeynep binti Cahş’ın vefatına kadar devam etti.Zeynep kısa boylu bir kadındı.allah kendisine rahmet eylesin, o bizim en uzunumuz değildi. Onun ölümü ile peygamberin “kolu uzun”ifadesi ile “en çok sadaka veren” demek istediğini anlamış olduk. Zeynep et işi yapa deri tabaklayan ve bunu da Allah yolunda tasadduk eden bir kadındı. (13)

Hz. Peygamber bir gün Ömer(r.a)‘e “Zeynep binti Cahş evvahedir” demişti. Bu esnada orada bulunan bir adam: Ya Rasulullah! Evvahe nedir diye sordu. Bunun üzerine Allah'ın elçisi: “Allah’a karşı korkulu bir saygı duyan ve ona yönelip, yalvarandır.” Demiştir. (14)

Zeynep bint-i Cahş (r.a) ibadete düşkün takva sahibi çokca nafile namaz kılan, oruç tutan bir hanımdı. Enes b. Malik’ten rivatetle; Peygamber mescide girdiğinde iki direk arasında bir ipin çakilmiş olduğunu gördü. Bu ip nedir diye sorunca ashab: Bu zeynep’in ipidir. Zeynep, namazda ayakta durmaktan yorulunca bu ipe tutunur. Bunun üzerine ‘hayır, ibadette böyle güçlük olmaz bu ipi çözün, sizden biriniz zinde ve kuvvetli oldukça namazı ayakta kılsın yorulunca da otursun’ buyurdu.

Hz. Aişe’den gelen bir rivayette Hz. Zeynep’in takvası övülür: “Diyanette, takvada, doğru sözlülükte, sıla-i rahme riayet hususunda Zeynep derecesinde yüksek bir kadın görmedim. (15)

Rasullullah’ın eşleri ile Hz. Zeynep arasındaki kıskançlıklar, Hz. Zeynep’in ifk hadisesinde Hz. Aişe hakkında doğruyu söylemesine engel olmamıştır. (16) Hz. Peygamber bu olayla ilgili olarak onun görüşünü sorduğunda şu şekilde cevap vermiştir. “Ya Rasullallah ben işitmediğimi işittim demekten görmediğimi gördüm demekten Allah’a sığınırım. Aişe hakkında vallahi hayırdan başka bir şey bilmiyorum. Bu cevap hem Rasulullah’ı hem de son derece mağdur bir durumda olan Hz. Aişe validemizi çok sevindirmişti.


Dindarlığı, çok sadaka vermesi, çok ibadet etmesi, ölümünden sonra Rasulullah’a ilk kavuşan olması ve hatta nikâhının Allah tarafından kıyılmış olması onu diğer kadınlardan üstün kılmıştı. Hz. Zeynep Zeyd ile olan evliliği konusundaki ilahi iradeye teslimiyetiyle gerekse ibadete düşkünlüğü ve cömert kişiliğiyle günümüz hanımları için de güzel bir model teşkil etmektedir.


1-Zemahşeri, el- Keşşaf an Hakayikit-Tenzil ve uyun’il-ekavil fi vucuhit-te’vil, Beyrut, III, 262.
2-Râzi, İsmetü’l- enbiya, Beyrut, 1409,1988,129.
3-Ebu Abdullah Muhammed b. Ahmed el- Ensari, Muhtasar Tefsiru’l-Kurtubi, (ihts. Eş-Şeyh Muhammed Kerim Racih) Beyrut, 1406/1986, IV,140.
4-Yazır,Elmalılı Muhammed Hamdi, Hak Dini Kur'ân Dili, V,315.
5-Kutup, Seyyid, Fi- Zılâli’l-Kur’an, Beyrut, 1406/1986, V, 2864.
6-Mevdudi, Tefhimu’l-Kur'ân, (Çeviri: Heyet, İst., 1987,IV, 377.
7-Ayrıntılı bilgi için bkz: Mahmut Çınar, ‘Hz. Peygamber’in Zeynep Bint Cahş ile Evliliği etrafındaki Şüpheler’, Diyanet ilmi Dergi, C.43, Sayı1,s. 41-43.
8-Müslim, Birr, 33; İbn Mace; Zühd 9; Ahmed b.Hanbel, 27285, 5/411.
9-İbn Sad, a.g.e.VIII,103.
10-İbn Sad, a.g.e.VIII,110.
11-İbn Hacer, el-İsabe, IV,307.
12-İbn Hacer, el-İsabe, IV,308.
13-İbn Sad, a.g.e. VIII,108.
14-İbn Abdi’l Ber, El-İstiab; IV,309.
15-Tecrid, IV,122.
16-Aişe Abdurrahman Bintü’ş-Şati, Rasulullahın Annesi ve Hanımları, Çev: İsmail Kaya, uysal kitabevi, I, 325.

Alıntı..
 
1.Hz. Zeyneb’in Kimliği

Hz. Zeyneb peygamberlikten 20 yıl önce Mekkede 588 yılında dünyaya gelmiştir. İlk iman edenlerdendir. Asıl adı berre idi. Rasullullah (S.A.V) onu Zeynep olarak değiştirmiştir.(1) Babası Benî Esed kabilesinden olup mekkeye dışardan gelip yerleşen Burre, annesi peygamberimizin halası Umeyye Binti Abdulmuttalip ‘tir.(2) Aynı zamanda meşhur sahabilertden Uhud’un kahramanlarından Abdullah b. Cahşın kız kardeşidir. En asil arap kadınlarından olup, Mekkeden medineye ilk hicret edenler arasında yer almıştır. Medineye hicraet ettiğinde bekar olan Hz. Zeynep hicretin beşinci yılında Hz. Peygamberle evlenmiştir.(3)

Zeynep binti Cahş hicrî 20. yılda 53 yaşında iken Medine’de vefat etmiştir. Rasulullah’ın vefatından sonra ona kavuşan ilk hanımıdır. Cenaze namazını Hz. Ömer kıldırmıştır. Cennetü’l Baki mezarlığına defnedilmiştir.(4)

Zeynep bint Cahş’tan on bir hadis rivayet edilmiştir. Bunların ikisinde Buhari ve Müslim ittifak etmişlerdir.(5)

2.Hz. Zeyneb’in Zeyd ile evliliği

Hz.. Zeynep validemizin ilk evliliği Zeyd (ra) iledir.zeyd (Ra) cahiliye döneminde evine baskın yapılarak esir alınmış, daha sonra da Mekke de ukaz panayırına getirilerek satılığa çıkarılmış. Hz. Hatice de onu satın alarak Rasulullah’a hediye etmiştir. Daha sonra Zeyd’in Mekke’de olduğu haberini alan amcası ve babası, zeyd’in fidyesini hazır ederek oğullarını almak üzere rasullullahın yanına varıp durumu izah etmişlerdir. Bunun üzerine HZ. Peygamber: “haydin çağırın Zeydi de muhatter bırakın. Eğer sizi tercih ederse fidyesiz sizin olsun. Yok eğer beni tercih ederse vallahi ben beni tercih edene karşı fidyeyi tercih etmem” buyurdu. Zeyd “ben bu zattan öyle şeyler gördüm ki ona karşı hiç kimseyi tercih edemem” diye cevap vermiştir. Rasullullah bunu görünce zeydi hicr denilen yere çıkararak şöyle buyurdu.” Şahit olıun Zeyd benim oğlumdur, bana varis olacak ben de ona varis olacağım”. Bunu gören babası ve amcası da gönülleri hoş olarak ayrıldılar. (6)

Zeyd ile Allah rasulü arasında sıkı bir sevgi bağı bulunmaktadır. Öyle bir sevgi bağı ki, baba ana , akraba memleket sevgisini tercih ettirecek bir bağlılık..Hz. Aişe (ra) Dan gelen bir rivayet buna işaret etmektedir. Énbir defasında zeyd bin harise medineye geldfiğinde bizi ziyarete geldi Rasulullah benim odamdaydı. Kapıyı çaldığında rasulululah kalkıp kapıyı açtı onan sarıldı ve onu öpüverdi” (7) Hz. Peygamberin Zeyd’e olan bağlılığını şu şekilde ifade etmiştir. “O (zeyd) gerçekten kumandanlığa layıktır ve gerçekten O en çok sevdiklerimdendir.(8) Hz Ömer de zeyd’in hz. Peygamber yanında kendisinden daha sevgili olduğunu ifade etmiştir.(9)

Zeyneb yakın akrabası olması hasebiyle Hz. Peygamberin çok iyi bildiği ve tanıdığı birisiydi. Evlilik çağı gelince de onu çok değer verdiği ve evladı mesabesinde gördüğü zeyd’e istedi. Zeynep ve kardeşi Abdullah bin Cahş soylu hür bir kadının bir azaldı ile evlenmesini hoş karşılamadılar. İkisi de dayı zadeleri olan Allah'ın rasulüne böyle birinin kendilerine uygun olup olmayacağını sordulr. Onlara göre eşraftan birinin kızı azad edilmiş de olsa bir köle ile evlenemezdi. Zeynep daha da ileri giderek “ ben onunla hiç bi şekilde evlelenenem dedei”. Aslında Zeyneb’in ailesi kızlerını Rasulullah’a vermek istiyorlardı. İstenen kişi başkası olunca başlangıçta haklı olarak öyle bir tereddütle karşı karşıya kaldılar.(10)

Rasulullah zeydin kendi katındaki ve islamdaki değerini, ana ve baba tarafından soylu bir arap olduğunu anlattı.ancak onlar rasulullaha olan derin sevgilerine ve ona itaat etmeye son derece dikkat etmelerine rağmen bu işzdivacı hoş karşılamadılar. Bunun üzerine Ahzab suresi 36. âyet indi.”Allah ve rasulü bir işe hükmettiği zaman mümin erkekle mümin kadın için işlerinde kendilerine seçme hakkı yoktur. Kim Allah'a ve rasulüne isyan ederse muhakkak ki o apaçık bir sapıklıkla yolunu sapıtmıştır.” Zeyneb Allah ve rasulünün emrine itaat etmiş olmak islamın ‘insanlar arasındaki üstünlük sadece takva iledir’ prensibini tatbik etmek için Zeyd ile evlenmeye razı oldu.(11) Fakat bu evlilik pek iyi işleyen bir seyir takip etmedi. Bu sebeple ancak bir sene kadar devam etti.bununla beraber islamın yerleştirmek istediği eşitlik ve adalet anlayışı artı kök salmış ve örnek bulmuş oluyo,rdu. Bununla bereaber bu evlilik hayatı ikisine de mutluluk getirmedi.(12) Çünkü Zeynep dindar ve Allahtan korkan bir kadın olmasına rağmen sülalesi, güzelliği ve asaleti ile iftihar ediyor, azaldı bir köle olan kocasına iğneleyici sözler söyleyip tepeden bakıyordu. O akrabasının evine bir köle olarak giren bir azdlının nikahı altında bulunmayı bir türlü hazmedemiyordu. Bu sebeple de her fırsatta kocasının kalbini kırıyordu.Zeyd artık buna dayanamadı. Hz. Peygambere müracaatla karısını boşamak istediğini bildirdi. Pasulullah bu dırumdan çok müteessir oldu. Çünkü evlenmelerini bizzat kendisi istemişti. Bu sebeple her defasında Allah katında helallerin en çirkini boşamadır diyerek(13) Allahtan kork karını boşama.”diyordu.(14) bu durum Ahzab suresi 37. ayeti kerimesinde şu şekilde açıklanmaktadır. “bir zamanlar Allah’ın kendisine (hayat ve hidayet gibi çeşitli nimetlerle) nimet verdiği, senin de kendisine (özgürlüğüne kavuşturma ve yanında yakın bir dostluk kurmak suretiyle) nimet verdiğin kimseye “Allh’tan kork ve eşini tut” diyordun. İnsanlardan korkarark allah’ın açığa vuracağını içinde gizliyordun. Halbuki Allah kendisinden korkulmaya en layık olandır. Buna rağmen bu evlilik yürümedi ve Zeyd karısını boşamak zorunda kaldı. Böylece zynep bint cahş serbest kalmış oldu.

3.Hz Zeyneb’in Hz. Peygamberle Evlenmesi

Zeyd eşini boşadıktan sonra gelen bir vahiy Rasulluhlahın Zeynep ile evlendirildiğini ve öteden beri devam eden bir cahiliye geleneğinin ortadan kaldırıldığını haber vermektedir.

Zeyd, o kadından ilişiğini kesince biz onu sana nikâhladık ki evlâtlıkları, karılarıyla ilişkilerini kestiklerinde (o kadınlarla evlenmek isterlerse) müminlere bir güçlük olmasın. Allah'ın emri yerine getirilmiştir. (15)

Bu ayetin nazil olmasınfdan sonra hicretin 5. yılında Zeynep 35 yaşında iken efendimizle semavî bir akitle evlenmiştir. Hz. Peygamber Zeynep binti Cahşın düğününde hiçbir hanımı için yapmadığı büyük bir ziyafet vermiştir.(16) Bu düğün yemeğinden sonra hiceb ayeti nazil olmuştur.

Hz. Zeynep Rasullullhın diğer hanımlarına karşı övünür ve “sizi peygamberle aileleriniz evlendirdi. Halbuki beni yedi kat göklerin üstünden yüce Allah evlendirdi.” Diyordu.(17) İbn Kesir’in Naklettiği bir habere göre Zeynep Hz. Peygamber’e “Diğer hanımlarının Sana karşı nazlanamayacağı üç şeyle nazlanabilirim” demiş. Bunlar:
1. Senin dedenle benim dedem aynı kişi (abdulmuttalip)dir.
2. beni sana nikahlayan Allh’tır.
3. aradaki elçi Cebrail (a.s)’dır. (18)

Hz. Aişe bu sebeple onu kıskanmaktan kendini alamamıştır. Hatta ‘Allh’ın ona yaptığı ikramdan dolayı bize karşı üstünlük taslar demiştim diyen Hz. Aişe bu hareket ve davranışında yanılmamış görünmektedir.(19) Zira bizzat Zeynep HZ. Peygamberin huzurunda ‘yya rasullallah allah’a yemin ederim ki, ben senin diğer eşlerinden biri gibi değilim onları babaları kardeşleri veya aileleri evlendirdi. Benden başka allah’ın gökte de seninle evlendirdiği varmıdır?’diye soruyordu.(20) Keza ibn Sad’da bulunan başka bir habere göre Hz. Ümmü Seleme’nin kızı Zeynep, annesinin Zeynep Binti Cahştan bahsesderken ona rahmet okuduğunu, Hz. Aişe ile onun arasında meydana gelen bazı hadiselere değindiğini söyleyerek şöyle der:” Zeynep dedi ki, ‘vallahi ben peygamberin diğer kadınları gibi değilim. Onlar mehirle evlendiler. Onları akrabaları evlendirdi. Beni ise Allah kendi elçisi ile evlendirdi.” Ümmü seleme dedi ki, “ Peygamber onu severdi. O Saliha çok ca namaz kılan oruç tutan sadaka veren bir kadındı. (21)

Rasulullah ile evlendiğinde yaşı otuz beştir. Hz. Peygamberin yaşı ise 58 dir.evlilik hayatları 6 yıl kadar sürmüştür.



4.Kur’ân-ı Kerim’de Zeynep Binti Cahş’ın Evliliklerini Konu Edinen Ayetler

Zeynep’in evliliklerini konu edinen ayetler, ahzab suresi 36 ve 37. ayetlerdir.38,39 ve 40. ayetler bu sürecin bir devamı ve tamamlayıcısı olduğundan konuyla ilgili ayetler kapsamına alınmaktadır.birinci ayetin (36. ayet), Rasulullah’ın zeynep’i zeyd ile evlendirmek istemesi ve zeynep’in soyluluk ve güzelliğini ileri sürerek reddetmesi üzerine nazil olduğu kabul edilmektedir. İkinci âyet (37.ayet), Zeyd’in Zeynep ile birlikte mutsuz geçen evliliğini sona erdirme isteğini Rasulullaha iletmesinden, rasulullah’ın Zeynep ile evlenmesine kadar geçen süreci konu edinmektedir. Üçüncü âyet (38.ayet) ve devamında ise tüm bu uygulamaların bir bakıma allah’ın emir ve iradesi doğrultusunda gerçekleştiğine vurgu yapılmaktadır. Aynı zamanda olası dedikodulara da cevap verilmektedir.

Söz konusu ayetlerin mealleri şu şekilde verilmektedir.

1-“Allah ve Resûlü bir işe hüküm verdiği zaman, inanmış bir erkek ve kadına o işi kendi isteklerine göre seçme hakkı yoktur. Her kim Allah ve Resûlüne karşı gelirse, apaçık bir sapıklığa düşmüş olur.”

2-“Allah'ın nimet verdiği ve senin de nimetlendirdiğin kimseye: «Eşini bırakma, Allah'tan sakın» diyor, Allah'ın açığa vuracağı şeyi içinde saklıyordun. İnsanlardan çekiniyordun; oysa Allah'tan çekinmen daha uygundu. Sonunda Zeyd eşiyle ilgisini kestiğinde onu seninle evlendirdik, ki evlatlıkları eşleriyle ilgilerini kestiklerinde onlarla evlenmek konuşunda müminlere bir sorumluluk olmadığı bilinsin. Allah'ın buyruğu yerine gelecektir.”
3-“Allah'ın Peygamber'e farz kıldığı şeylerde ona bir güçlük yoktur. Bu, Allah'ın ötedenberi, gelmiş geçmişlere uyguladığı yasasıdır. Allah'ın emri şüphesiz gereği gibi yerine gelecektir.”
4-“O peygamberler ki Allah'ın gönderdiği emirleri duyururlar, Allah'tan korkarlar ve O'ndan başka kimseden korkmazlar. Hesap görücü olarak Allah (herkese) yeter.”
Muhammed, sizin erkeklerinizden hiçbirinin babası değildir. Fakat o, Allah'ın Resûlü ve peygamberlerin sonuncusudur. Allah her şeyi hakkıyla bilendir.

5.Hz. Zeynep’in Evlilikleri ile ilgili Rivayetler

Zeynep binti Cahş, Hz. Peygamberin hanımları arasında hakkın da İslam düşmanları ve bilhassa hristiyanlar tarafından en fazla gürültü koparılanıdır. Onun gerek ilk evliliği gerekse ikinci evliliği, farklı çevrelerce değişik şekillerde yorumlanmış ve daima gündemde kalmıştır. Bu konu ile ilgili farklı rivayetler olmakla birlikte, birkaç tanesini zikredelim.(22)

1. İbn İshak: “Bize Yunus, Şabi’nin mevlası ebu Selemetu’l Hemedani’den o da Şabi’den naklederek haber verdi.” Zeyd bin Harise hasta idi. Rasullullah (s.a.v) onu ziyaret etmek üzere evine gitti o sırada hanımı Zeynep binti Cahş Zeyd’in Başucunda oturmakta idi . Zeynep Birkısım işleri için kalktığında rasulllulah (s.a.s) ona baktığında ‘gözleri ve gönülleri evirip çeviren Allah ne yücedir.’ Dedi. Bunun üzerine Zeyd ‘onu senin için boşayayım Ya Rasulllah dedi. Rasullullah da hayır deeddi. Ve Allah Teala “sen senin ve benim kendisine iyilik ve ikramda bulunduğumuz kişiye Allahtan kork eşini tut dediğinde…’den Allah’ın işi olmuş gibidir’e kadar indirdi. (23)

2. İbn Sad: “ Bize Muhammed b. Ömer haber haber verdi. Dedi ki, bana Abdullah b. Amir el- Eslemi, Muhammed b. Yahya b. Hibban’dan naklederek anlattı. Rasulllulah Zeyd’i sorarak evine geldi. Muhtemelen Zeydi arayıp bulamamıştı. O zamanlara Zeyd’e ZEyd b. >Muhammed deniliyordu. “Zeyd nerede dedi ve onu sorarak evine geldi. Zeyd evde olmadığında eşi Zeynep ev elbisesi içerisinde onu karşıladı. Rasullullah onu görünce yüzünü çevirdi. Zeynep: ‘anam babam sana feda olsun Ya Rasulallah o (Zeyd) burada yok buyur gir dedi. Rasullullah içeri girmedi. Zeynep kendisine Rasulllullah kapıda denildiğinde acele ile elbiselerini giymişti. Rasullullhı’ın Hoşuna giitii. Ve Rasulllullah sadece Kalpleri evirip çeviren Allah Ne yücedir kısmı anlaşılan bir şeyler mırıldandı. (24)

3. Taberi: “ Bana Yunus anlattı dedi ki, bana İbn Vehb, İbn Zeyd’in şöyle dediğini haber verdi.: “rasullullah Zeyd b. Harise’yi halasının kızı Zeynep binti cahş ile evlendirmişti. Bir gün rasullullah Zeyd’i aramaya çıktı. Zeyd’in Kapısında bir örtü vardı. Rüzgâr örtüyü kaldırdı. Zeynep açılmış halde odasında idi.rasullullah onun güzelliğinden etkilendi. Durum böyle olunca öteki (Zeyd) bundan hoşlanmadı ve Rasullullah’a gelerek eşinden ayrılmak istediğini söyledi. Rasulllullah, hayırdır bir şeyden mi şüphelendin diye sordu. (Zeyd) “ Hayır Ya rasulallah hiçbir şüpheye düşmedim ve ondan hayırdan başka bir şey de görmedim. Dedi. Bunun üzerine rasullullah ona; ‘Eşini tut ve allah’tan kork dedi. İşte Allah’ın; ‘Allah’ın açığa çıkaracağını gizleyerek Allah’ın ve senin kendisine nimet verdiğin kimseye ‘Allahtan kork ve eşini tut dediğin zaman’ sözünün konıusu budur. ‘İçinde gizlediği şey Zeyd boşadığı takdirde Kendisinin Zeynep ile evleneceğini bilmesidir.’.(25)


1-Sahih-i Müslim: 3/ 1687, Hadis no:2142.
2-Hal tercemesi için bkz: Tabakatü’bnü Sa’d, el- İstiab, el- İsabe, Tehzibü’t-Tehzib, İbni Habib, el-Muhabber; 85, İbn Hişam: es-Sire; 4/398, es-Semt 107, Uyunu’l-Eser, 2/304.
3- İbn ishak, siretu İbn İshak, Tahkik: M.Hamidullah, Konya, 1981, 244.
4- İbn Sad,; et- Tabakat, VIII,110,111.
5- Ez-Zehebi, Siyer-u A’lamu’n-Nübela,II,218.
6-Tirmizi, Tefsir-u suretü Ahzab, 9,12.
7-Tirmizi; İsti’zan,40.
8-Buhari, fedail,17.
9-Tirmizi menakıb,46.
10-Suyuti, Esbabu’n-Nuzul, 234. Yazır Elmalılı Hamdi, Hak Dini Kur'ân Dili,VI,317.
11-Aişe Abdurrahman Bintü’ş-Şati, Rasulullahın Annesi ve Hanımları, Çev: İsmail Kaya, uysal kitabevi, I, 325.
12-Bu evlilik esnasındaki olaylar ve zeydin durumu hakkında geniş bilgi için bk. Ziya Kazıcı, Hz. Muhammedin eşleri ve Aile aile Hayatı; ist,, 19991, 233-235.
13-Ebu Davud, Talak, 3, İbn Mace, Talak, 1.
14-Ziya Kazıcı, Zeynep Bint Cahş maddesi, ŞİA, 357-359.
15- Ahzab 37.
16-Tecrid,II, h.no:1813.
17-Ziya Kazıcı, Zeynep Bint Cahş maddesi, ŞİA, 358.
18-İbn Kesir, el-Bidaye Ve’n-Nihaye, IV,148.
19-İbn Hacer, el-İsabe, IV,307.
20-İbn Sad,; et- Tabakat, VIII,102-103 İbn Hacer El- İsabe, IV,307.
21-İbn Sad et- Tabakat, VIII,103.
22-Mahmut Çınar, ‘Hz. Peygamber’in Zeynep Bint Cahş ile Evliliği etrafındaki Şüpheler’, Diyanet ilmi Dergi, C.43, Sayı1,s. 33,34.
23-İbn İshak Muhammed, Siretü İbn İshak (Tahk: Muhammed Hamidullah), Konya 1981/1401, 244.
24-İbn Sad, a.g.e.VIII,101.
25-Taberi, Muhammed b. Cerir, Camiu’l- Beyan an Te’vil-i a’yi’l- Kur’ân, Beyrut, 1408/1987,XX,10.

Alıntı..
 
Geri