Hun Ordusu

Konu sahibi son olarak 4366 gün önce görüldü
Hun Ordusu

Çinliler bütün Hun ordu sayısını 300 bin kişi olarak göstermişlerdir. Ancak bu, muhtemelen abartılı bir rakamdır.

Bütün erkeklerin savaşçı olduklarını kabul etsek bile Moğolistan topraklarında o dönemde 1,5 milyon insan yaşıyor olması gerekirdi ki, bu rakam çok fazladır.

Hun hafif süvari birliklerinin en başta gelen silâhı oktu. Bu süvari ne piyade ile, ne de ağır silâhlarla mücehhez atlı savaşçıyla kucak kucağa mücadeleye giremezdi; fakat seyyar hareket hâlinde onlardan üstündü.

Hunların taktiği düşmanı yıpratmaktan ibaretti.

Meselâ şehir açıklarında Hunlar Çin önci birliklerini kuşatma altına almışlardı. Hun birliklerinin sayısı Çinlilerinkinden fazlaydı. Çin askerleri güneyli insanların alışık olmadığı soğuklarda donup kalmışlar ve ağırlıklarından uzak düştükleri için de orduda açlık baş göstermişti. Buna rağmen Hunlar saldırıya geçmediler. Elbette bunun sebebi korkaklıkları veya çok dikkatli olmaları değildi. Onlar, düşmanı yorup tamamen işlerini bitirmek niyetindeydiler. Çünkü bu bitkinlik hâli düşmanın elinden silâhı düşürecek ve düşman karşı koymayı değil, sadece kaçıp canını kurtarmayı düşünecektir.

Hunlar daha önceki küçük çarpışmalarda fazla ustalık gerektirmeyen bu tür manevraları başarıyla uygulamışlardı. Yalandan geri çekiliyorlar, düşman ilerleyince etrafını sarıyorlardı.

Düşman saldırısında kararlıysa, Hun süvarileri tekrar toplanıyor, taktik uygulayarak "kuş sürüsü gibi" yayılıyorlardı.

Hunları dağıtmak kolay, mağlûp etmek zor, yok etmek ise imkânsızdı.

Askerlik her Hun için bir mecburiyetti. Düşmanını öldüren bir savaşçı, bir kupa şarapla ve ele geçirdiği ganimetin tamamı kendisine verilerek ödüllendirilirdi. Savaşsız ele geçirilen ganimetler Yabgu'nun payı da ayrılmak suretiyle taksim(duvan) edilirdi.

Savaşlarda kazanılanlar meşakkatsiz bir ganimetti.

Hunlar göçebe bir halktır. Hayvan mahsûlâtı boldu ama toprak mahsullerine ve kumaşa aşırı ihtiyaçları vardı. Çinliler ve Soğdlular sınır ticaretiyle bu işte fazla mahir olmayan bu göçebeleri kandırıyorlardı.

Göçebeler akınlarla bu zararlarını telâfi ediyorlar be böylece hak yerini buluyordu.

Hunların savaşlarda elde ettikleri başarılar göçebe hayvancılığın gelişmesine zemin hazırlıyordu.

Bir husus da kabilelerin birleşmesi iç çatışmaları azaltıyor; kendi başına buyruk kabilelerin sürekli yağmalarda bulunmasının önünü alıyordu.

Kaynak: Dr.Arslan Tekin, Hunların Tarihi - Mete Han, s.162-163
 
Geri