Follow along with the video below to see how to install our site as a web app on your home screen.
Not: This feature may not be available in some browsers.
Foruma hoş geldin 👋, Ziyaretçi
Forum içeriğine ve tüm hizmetlerimize erişim sağlamak için lütfen foruma kayıt olun veya giriş yapın. Üyelik tamamen ücretsizdir ve sadece birkaç dakikanızı alır.
Çok eski bir web tarayıcısı kullanıyorsunuz. Bu veya diğer siteleri görüntülemekte sorunlar yaşayabilirsiniz.. Tarayıcınızı güncellemeli veya alternatif bir tarayıcı kullanmalısınız.
Venezuela Devlet Başkanı
Görev süresi
2 Şubat 1999 - 5 Mart 2013
Yerine geldiği Rafael Caldera
Kişi bilgileri
Doğum 28 Temmuz 1954
Sabaneta, Barinas, Venezuela
Ölüm 5 Mart 2013 (58 yaşında)
Caracas, Venezuela
Partisi Beşinci Cumhuriyet Hareketi (1997–2008)
Venezuela Birleşik Sosyalist Partisi (2008–2013)
Eşi Nancy Colmenares (boşandı)
Marisabel Rodríguez (1997-2004)
Dini Katolik
Hugo Rafael Chávez Frías (28 Temmuz 1954, Sabaneta - 5 Mart 2013, Caracas), Venezuelalı politikacı ve 1998'den ölümüne kadar ülkenin devlet başkanıydı. 2007 yılında Venezuela Birleşik Sosyalist Partisi'nin (PSUV) lideri olan Chávez, 1997'de kuruluşundan itibaren Beşinci Cumhuriyet Hareketi'nin de liderliğini yapmıştır. Politik ideolojisi "21. Yüzyıl için Sosyalizm" ve Bolivarcılık idi. Ülkede Bolivarcı Devrimin sosyalist reformların uygulanmasına odaklandı.
Gençliği ve siyasete girişi
Bir işçi sınıfı ailenin çocuğu olarak Sabaneta, Barinas'ta doğan Chávez, kariyerine subay olarak başladı. Ülkenin politik sistemini eleştiren Chávez, 1980'lerin başlarında gizlice Bolivarcı Devrimci Hareket-200 (MBR-200) kurdu. 1992 yılında Başkan Carlos Andrés Pérez hükümetine karşı başarısız bir darbe girişimine liderlik yaptı.
Devlet başkanlığı
2 yıllık hapislik sürecinden sonra Beşinci Cumhuriyet Hareketi kuruldu ve 1998 yılında Venezüella devlet başkanı seçildi. Ardından Venezüella devlet yapısını ve bazı marjinal grupların haklarını değiştirdiği yeni bir anayasa tanıttı ve 2000 yılında yeniden seçildi. Yaptığı ikinci başkanlık dönemi Bolivarcılık misyonlarını izleyen bir sistemi tanıtan Chávez, komünal konseyler ve işçilerce yönetilen kooperatifler kurarak bir dizi toprak reformunu hayata geçirerek, çeşitli kilit sanayileri kamulaştırdı.
Darbe girişimi
Muhalif darbeyle baştan indirilmiş, ancak 2 gün (48 saat içinde) barriosta (İspanyolca konuşulan ülkelerde kırsal alana verilen isim) yaşayan halkın darbecilere karşı yaptığı protestolarla tekrar iktidara gelmeyi başarmıştır. 4 Aralık 2006 tarihinde Venezuela'da yapılan devlet başkanlığı seçimini kazanarak 2012'ye kadar devlet başkanı olmaya hak kazanmıştır.
Ekim 2012 seçimlerinde Venezuela lideri Hugo Chavez, oyların yüzde 54'ünü alarak muhalefet lideri Henrique Capriles'i geride bırakarak dördüncü kez Devlet Başkanı seçildi.[1]
Siyasi hattı
Uygulamaya koyduğu radikal siyasal dönüşümleriyle neo-liberalizme karşı somut bir alternatif oluşturan Chávez, ülkesinin yüz yüze olduğu yoksulluk, açlık, cehalet, barınma, çalışma ve kadın hakları gibi sorunların çözümünün kapitalist sistem içinde kalınarak sağlanamayacağını iddia etmekte ve devrimden söz etmektedir. Venezüela'da çok daha adil, barışçı, eşit ve özgür bir dünyanın ancak sosyalizme açılarak gerçekleştirilebileceği görüşünü savunmaktadır.
Uluslararası konumu
Washington yönetiminin düşman olarak gördüğü Küba, Kuzey Kore, İran, Belarus, Suriye gibi ülkelerle sıkı bağlar kurmuş ve ABD karşıtlığını her fırsatta dile getirmiştir. Chavez, Amerikan aleyhtarlığını 2006 yılının ağustos ayında yaptığı İran gezisi ile göstermiştir. Son olarak da BM konuşmasında "Şeytan dün buradaydı" sözleri ile Bush'u bir şeytan olarak tanımlamış ve dünya çapında büyük ilgi toplayan bir konuşmaya imza atmıştır.[2]
“ 500 yıldır buradayız ve hiç susmadık, hele bir kralın söylemesiyle hiç susmayız. Bir kral da benim gibi devletin başıdır. Aradaki tek fark benim üç kez yüzde 63 oy ile seçilmemdir. Biz eşit seviyedeki devlet başkanlarıyız, yerlilerin lideri Evo Morales de İspanya kralı Juan Carlos da eşittir. „
—Hugo Chavez (2007 yılında Şili'de yapılan zirve toplantısında kendisine kapa çeneni diyen İspanya kralı Juan Carlos'a cevaben [3]
Kanser tedavisi ve ölümü
2011 yılında pelvis bölgesinde görülen lezyonlar nedeniyle Küba'da ameliyat olan Chavez'in sağlık durumu, 2012 yılında kanserin nüksetmesi nedeniyle tekrar kötüleşmiş, bu nedenle anayasal zorunluluk gereği katılmak zorunda olduğu yemin törenine katılamamıştır.[4] [5]
27 Kasım 2012'de, Chavez kanser yüzünden daha fazla tıbbi tedavi için Küba'ya seyahat etme planlarını açıkladı. 18 Şubat 2013 tarihinde, Küba'daki kanser tedavisinden 2 ay sonra Venezuela'ya döndü. 4 Mart'ta, solunum sorunları kötüleşti ve yeni, ciddi solunum yolu enfeksiyonu hastası olduğu Venezuela hükümeti tarafından açıklandı. 05 Mart 2013 Salı günü hayatını kaybetti.
Venezule Devlet Başkanı Hugo Chavez öldü! Peki Hugo Chavez kimdir? İşte hayat hikayesi...
Venezule Devlet Başkanı Hugo Chavez hayatını kaybetti. Küba'da gördüğü uzun süren kanser tedavisi sonrası, ülkesi Venezuela 'ya dönen Devlet Başkanı Chavez'in öldüğü açıklandı.
Peki Hugo Chavez kimdir ?
28 Temmuz 1954 yılında doğan Hugo Rafael Chavez, Venezuelalı politikacı ve 1999'dan bu yana ülkenin devlet başkanıdır. 2007 yılında Venezuela Birleşik Sosyalist Partisi (PSUV) lideri olan Chávez, 1997'de kuruluşundan itibaren Beşinci Cumhuriyet Hareketi'nin liderliğini yapmıştır. Politik ideolojisi "21. Yüzyıl için Sosyalizm" ve Bolivarcılık'tır. Ülkede Bolivarcı Devrimin sosyalist reformların uygulanmasına odaklanmıştır.
Bir işçi sınıfı ailenin çocuğu olarak doğan Chávez, kariyerine subay olarak başladı. Ülkenin politik sistemini eleştiren Chávez, 1980'lerin başlarında gizlice Bolivarcı Devrimci Hareket-200 (MBR-200) kurdu. 1992 yılında Başkan Carlos Andrés Pérez hükümetine karşı başarısız bir darbe girişimine liderlik yaptı. 2 yıllık hapis sürecinden sonra Beşinci Cumhuriyet Hareketi kuruldu ve 1998 yılında Venezüella devlet başkanı seçildi. Ardından Venezüella devlet yapısını ve bazı marjinal grupların haklarını değiştirdiği yeni bir anayasa tanıttı ve 2000 yılında yeniden seçildi. Yaptığı ikinci başkanlık dönemi Bolivarcılık misyonlarını izleyen bir sistemi tanıtan Chávez, komünal konseyler ve işçilerce yönetilen kooperatifler kurarak bir dizi toprak reformunu hayata geçirerek, çeşitli kilit sanayileri kamulaştırdı.
Muhalif darbeyle baştan indirilmiş, ancak 2 gün (48 saat içinde) Barriosta (İspanyolca konuşulan ülkelerde kırsal alana verilen isim) yaşayan halkın darbecilere karşı yaptığı protestolarla tekrar iktidara gelmeyi başarmıştır.
4 Aralık 2006 tarihinde Venezuela'da yapılan devlet başkanlığı seçimini kazanarak 2012'ye kadar devlet başkanı olmaya hak kazanmıştır.
Ekim 2012 seçimlerinde Venezuela lideri Hugo Chavez, oyların yüzde 54'ünü alarak muhalefet lideri Henrique Capriles'i geride bırakarak dördüncü kez Devlet Başkanı seçildi.
Washington yönetiminin düşman olarak gördüğü Küba, Kuzey Kore, İran, Belarus, Suriye gibi ülkelerle sıkı bağlar kurmuş ve ABD karşıtlığını her fırsatta dile getirmiştir. Chavez, Amerikan aleyhtarlığını 2006 yılının Ağustos ayında yaptığı İran gezisi ile göstermiştir. Son olarak da BM konuşmasında "Şeytan dün buradaydı" sözleri ile Bush'u bir şeytan olarak tanımlamış ve dünya çapında büyük ilgi toplayan bir konuşmaya imza atmıştır.
2011 yılında Pelvis bölgesinde görülen lezyonlar nedeniyle Küba'da ameliyat olan Chavez'in sağlık durumu, 2012 yılında kanserin nüksetmesi nedeniyle tekrardan kötüleşmiş, bu nedenle anayasal zorunluluk gereği katılmak zorunda olduğu yemin törenine katılamamıştır.
Chavez, 5 Mart 2013 Çarşamba günü hayatını kaybetti...
Hugo Chavez sözleri, Hugo Chavez kimdir tanıyalım !
Dünyada en büyük ABD karşıtı olan insanlardan birisi olan Venezuela Devlet Başkanı Hugo Chavez dün hayatını kaybetmişti. İşte Efsane lider Hugo Chavez'im unutulmayan sözleri ve Hakkındaki geniş bilgiler.
TARİHE DAMGA VURAN SÖZLERİ
Atom bombasına ihtiyacımız yok, çünkü bizde zaten bir tane var. [H.Chavez]
Amerika Birleşik Devletleri bize saldırmaya çalışırlarsa, 100 yıl savaş olacaktır. Biz hazırlıklıyız. [H.Chavez]
İnsan ırkını kurtaralım, ABD imparatorluğunu bitirelim.. [H.Chavez]
Dünyanın büyük tahripcisi ve en büyük düşmanı... ABD-emperyalizmi tarafından temsil ediliyor. [H.Chavez]
Bu onuru hak etmiyorum, ama onu gelecek aylarda ve yıllarda hak etmeyi hedefliyorum. [H.Chavez]
Hugo Chavez kimdir?
Hugo Rafael Chávez Frías, Venezuela'nın devlet başkanıdır. 1998 yılındaki seçimlerde %56 oy oranıyla devlet başkanlığına ilk kez seçilmiştir. Yönetimde kalıp kalmayacağının belirlenmesi için 16 Ağustos 2004'te yapılan halk oylamasında oyların %94'ünü alarak görevini sürdürmüştür. Uygulamaya koyduğu radikal siyasal dönüşümleriyle neo-liberalizme karşı somut bir alternatif oluşturan Chávez, altı yıllık iktidarında girdiği her seçimde oylarını sürekli artırmaktadır. Ülkesinin yüz yüze olduğu yoksulluk, açlık, cehalet, barınma, çalışma ve kadın hakları gibi sorunların çözümünün kapitalist sistem içinde kalınarak sağlanamayacağını iddia etmekte ve devrimden söz etmektedir. Venezüela'da çok daha adil, barışçı, eşit ve özgür bir dünyanın ancak sosyalizme açılarak gerçekleştirilebileceği görüşünü savunmaktadır. Washington yönetiminin düşman olarak gördüğü Küba, Kuzey Kore, İran, Belarus, Suriye gibi ülkelerle sıkı bağlar kurmuş ve ABD karşıtlığını her fırsatta dile getirmiştir. Muhalif darbeyle baştan indirilmiş, ancak 2 gün (48 saat içinde) barriosta (İspanyolca konuşulan ülkelerde kırsal alana verilen isim) yaşayan halkın darbecilere karşı yaptığı protestolarla tekrar iktidara gelmeyi başarmıştır. Dünyanın beşinci petrol üreticisi olan Venezuela, 1,5 milyon varili ABD'ye olmak üzere günde yaklaşık 3,2 milyon varil petrol ihraç ediyor. ABD eski başkanı Bush'a eşek demişliği vardır. Cquote Chavez, Amerikan aleyhtarlığını 2006 yılının ağustos ayında yaptığı İran gezisi ile göstermiştir. Son olarak da BM konuşmasında "Şeytan dün buradaydı" sözleri ile Bush'u bir şeytan olarak tanımlamış ve dünya çapında büyük ilgi toplayan bir konuşmaya imza atmıştır. 4 Aralık 2006 tarihinde Venezuela'da yapılan devlet başkanlığı seçimini kazanarak 2012'ye kadar devlet başkanı olmaya hak kazanmıştır.
Cumhurbaşkanı Hugo Chavez'in politikalarının her bir Venezuelalının hayatını değiştirdiğini söylersek pek yanlış olmaz.
Bazılarının yaşamını iyiye, bazılarınınkini ise kötüye doğru.
Celia Ramos'u alalım. Tekerlekli iskemleyle yaşayan ve beş yaşındaki torununa bakan Ramos, bir kaç yıl önce Caracas'daki toprak kaymaları sırasında evsiz kalmış.
Hükümet derhal müdahele ederek kendisine başkentin yeni gelişen bir mahallesinde bir apartman katı vermiş.
"Otobüs de var, metro istasyonu da var burda. Okullar var, herşey var. Daha önce hiç böyle bir yerde yaşamadım. Muhteşem" diyor.
Hükümet bununla da kalmamış, Celia'ya, devlet tarafından ve ülkede çok yaygın olan mısır gözlemesi satan "areperas socialistas" namlı kafelerden birinde iş vermiş.
Yoksulların sesi
13 yılı aşan iktidarı döneminde Hugo Chavez ülkedeki yoksulların hayatlarını iyileştirmeyi hedefleyen çok sayıda projeyi hayata geçirdi.
"Barrio Adentro" adını verdiği proje ile yüzlerce Kübalı doktoru Venezuela'ya getirerek, ülkenin en yoksul mahallelerinde yeni sağlık ocakları açtı.
Çokuluslu şirketlerden el konan onbinlerce hektarlık toprağı tarım yapmaları için Venezuelalı yoksul köylülere dağıttı.
Kurduğu tramvay sistemiyle, başkentin çevresindeki tepelere kurulmuş yoksul gecekondulardaki halkın kent merkezine kolay erişimini sağladı.
Bütün bu projeler, belirtilen hedeflerine erişmenin ötesinde, hep birlikte, ülkede o zamana kadar neredeyse yok sayılmış bir toplumsal kesimi, görünür hale getirdi.
'Yiğidi öldür hakkını yeme'
Muhalefeti destekleyenler bile Chavez'in sosyal adaletsizlikle mücadele konusunda attığı adımların önemini kabul ediyor.
Hali vakti yerinde bir avukat olan Ana, "Chavez'in iktidara geldiği 1999'da toplumda adaletsizlik çok büyüktü. Onun için bir Chavez'e ihtiyaç vardı" diyor.
Chavez yoksul insanlara hayatlarında asla başka bir şekilde karşılarına çıkması mümkün olmayan fırsatlar sundu. Ama sınıf ayrılıkları hiç bu kadar derin olmamıştı."
Chavez yoksullara bir ses ve bir kimlik verdi. Sadece ülkesinde de değil, aynı zamanda uluslararası alanda.
Güney-güney diyalogunun kararlı bir savunucusu olan Chavez, Latin Amerika'nın benzer siyasi programları olan yönetimleriyle yakın ilişkiler kurdu.
ABD'ye karşı bir dış politika izleyen herkes ile ilişkilerini geliştirerek, Venezuela'yı uluslararası bir aktör haline getirdi.
'Sınıf farkları keskinleşti'
Venezuelalı siyasi yorumcu Carlos Romero, "Chavez yoksul insanlara hayatlarında asla başka bir şekilde karşılarına çıkması mümkün olmayan fırsatlar sundu" diyor.
Ama Chavez'in bunu yaparken izlediği yöntemler toplumun bazı kesimlerini de rahatsız etti.
Romero "Sınıflar arasındaki ayrılıklar hiç bu kadar belirginleşmemişti" diye ifade ediyor bunu.
Chavez'in yoksulların yaşamını geliştirmek için yaptığı yatırımların bedelini "esqualidos" ya da zayıflar diye tanımladığı orta sınıflar ödedi.
Söylemi, Venezuela'nın farklı ekonomik sınıflarını birbiriyle çatışmaya yönlendiren, toplumu kamplara ayıran bir söylem olarak eleştirildi.
Ya ekonomi?
Chavez'e yöneltilen bir başka eleştiri de ekonominin yönetimi ile ilgiliydi.
Örneğin yabancı sermaye tarafından işletilen madenlerin millileştirilmesinin, güvensizlik yarattığı ve yabancı sermayenin kaçışına sebep olduğu söylendi.
El konulan topraklar işlenmeden kalınca, Venezuela ekonomisinin gıda için dışalıma muhtaç oluşu, ekonominin ayrı bir handikapı haline geldi.
Enflasyon oranını, fiyatları dondurmak suretiyle düşük tutma çabası, temel ihtiyaç maddeleri sıkıntısına yol açtı. Süpermarketlerde süt, yağ ve şeker bulunamaz oldu.
Ama Chavez, siyasi muhaliflerinin bütün eleştirilerine rağmen, 2002 yılında artık geri dönüşsüz sanılan bir darbe girişiminden geri dönmeyi başardığı gibi, sonuncusu geçen yıl yapılan seçimlerde de defalarca halkının desteğini kazandı.
Çok merkeziyetçi bir yönetim tarzı benimsemişti, bütün kurumlar ona bağlı çalışıyordu.
Geride, bıraktığı boşluğu doldurmakta zorlanacak bir Venezuela bıraktı.
Venezuela Cumhurbaşkanı Hugo Chavez, yaklaşık iki sene önce yakalandığı kanser hastalığına yenik düşerek hayatını kaybetti.
58 yaşındaki Chavez, Küba'da geçirdiği ameliyatın ardından geçen ay Venezuela'ya dönmüş ancak durumu hakkında kamuoyuna detaylı bilgi verilmemişti.
Dışişleri Bakanı Elias Jose Jaua Milano ülkede bir haftalık yas ilan edildiğini ve cenaze töreninin Cuma günü yapılacağını duyurdu.
Chavez'in naaşı cenaze törenine kadar Askeri Akademi'de katafalka konulacak.
Jaua, seçimler yapılıncaya kadar cumhurbaşkanlığı görevini, Cumhurbaşkanı Yardımcısı Nicolas Maduro'nun yürüteceğini ve Maduro'nun seçimlere Birleşik Sosyalist Parti'nin adayı olarak katılacağını açıkladı.
Seçimlerin Anayasaya göre 30 gün içinde yapılması gerekiyor. ne zaman yapılacağı henüz belli değil.
Chavez 2012 yılı Ekim ayında üçüncü kez Cumhurbaşkanı seçilmiş ancak hastalığı dolayısıyla yemin törenine katılamamıştı.
Chavez'in ölümü durumunda görevi Meclis Başkanı Diosdado Cabello'nun devralması bekleniyordu.
Ancak Cabello, Maduro, Chavez'in öldüğünü açıkladığı sırada kendisine eşlik eden siyasi ve askeri liderler arasında yoktu. Ordu görev başında
Cumhurbaşkanı Yardımcısı Maduro, devlet televizyonunda yaptığı duygu yüklü konuşmasında Chavez'in yaklaşık iki yıldır sürdürdüğü kanser mücadelesine yenik düştüğünü ve saat 15.55'te hayatını kaybettiğini söyledi.
Maduro halkı birlik olmaya çağırdı ve "silahlı kuvvetlerin ve polisin barışı sağlamak için ülke genelinde konuşlandırıldığını" bildirdi.
Ordu yaptığı açıklamada ülkenin egemenliğini, bütünlüğünü ve güvenliğini koruyacağını ve Cumhurbaşkanı Yardımcısı ve Parlamento'ya sadık kalacağını söyledi.
Chavez'in kanser hastalığına Venezuela'nın düşmanlarının neden olmuş olabileceğini söyleyen Maduro, ilerde oluşturulacak bir bilimsel araştırma komisyonunun bunun düşmanları tarafından düzenlenen bir saldırı olup olmadığını araştıracağını ifade etti.
ABD suçlamaların 'saçma' olduğunu söyledi.
Maduro, daha önce yaptığı açıklamada Venezuela ordusunu takip ettiği gerekçesiyle iki ABD'li diplomatın sınırdışı edildiğini duyurmuştu.
Muhalefet lideri Henrique Capriles hükümeti "anayasal görevlerini yerine getirmeye" çağırdı.
Capriles, konuşmasında halkın "endişe ya da korkuya kapılmaması gerektiğini ve Venezuela'nın hakettiği barışı hep birlikte sağlayacaklarını" söyledi.
Muhalefetin cumhurbaşkanı adayı henüz resmi olarak açıklanmadı ancak Capriles'in aday olma ihtimali çok yüksek.
BBC muhabiri Irene Caselli seçimleri büyük olasılıkla Maduro'nun kazanacağını ancak ikonik bir liderin ardından ülkeyi nasıl yöneteceğinin bir soru işareti olduğunu" söyledi. Kıtadan tepkiler
Arjantin Cumhurbaşkanı Cristina Fernandez de Kirchner Chavez'in ölümünün duyurulmasının ardından ülkedeki tüm resmi etkinliklere ara verdi.
Hem kendisi hem vefat eden eşi Nestor Kirchner, Chavez'in yakın arkadaşlarıydı.
Küba ülkede üç günlük yas ilan etti. Peru'da ise Chavez'in anısına Parlamento'da bir dakikalık saygı duruşu yapıldı.
Bolivya Cumhurbaşkanı Evo Morales, haberin ardından Caracas'a doğru yola çıktı.
Şili ve Ekvador hükümetleri resmi yazışmayla Venezuela'ya taziye dileklerini iletti.
Ekvador hükümeti yaptığı açıklamada Venezuela'nın kaybını kendi kayıpları gibi hissettiğini ve Venezuela'nın komşularının Chavez'in devrimini sürdürmesini umduğunu belirtti.
Uzmanlar Chavez'in ölümünün Latin Amerika'da siyasi dengeyi değiştireceğini ve solcu hükümetlerin darbe alacağını söylüyor. 'Alo Cumhurbaşkanı'
Latin Amerika'nın en göz önündeki ve tartışmalı liderlerinden Hugo Chavez, 1998 yılında iktidara gelmiş ve 2012 yılı Ekim ayında üçüncü kez Cumhurbaşkanı seçilmişti.
Chavez hükümeti eğitim ve sağlık alanı gibi birçok alanda sosyal yardım programları başlattı. Ancak petrol zenginliğine rağmen ülkede yoksulluk ve işsizlik hala oldukça yaygın.
Ateşli konuşmaları ile bilinen Chavez, her hafta çıktığı 'Alo Cumhurbaşkanı' adlı televizyon programında konukları ile siyasi konuları tartışıyor, bazen şarkı söylüyor bazen de dans ediyordu.
Geçen Mayıs ayında kanser hastalığını yendiği açıklanmış ancak 2012 Şubat ayında yeniden ameliyat geçirmişti.
Aralık ayında Küba'da yeniden ameliyat olmak zorunda kaldığı açıklanmış ve Cumhurbaşkanı Yardımcısı Maduro'yu halefi olarak görmek istediğini söylemişti.
Tüm Venezuelalılar o akşam televizyonlarının başına oturmuş, bir grup subayın yönetimi ele geçirme girişimiyle ilgili haberlere kulak kesilmişti. Girişim, 45 yaşındaki bir yarbayın teslim olması karşılığında TV ekranlarından canlı yayında yaptığı konuşmasıyla sona erdiğinde akıllarda o subayın adı ve sarf ettiği iki cümle kalacaktı. Subay, ilerleyen yıllarda yalnızca Venezuela'da değil tüm dünya çapında bir tanınırlığa ulaşacak olan Hugo Chavez'di. O iki cümle ise son derece sadeydi: "Sorumluluğu üstüme alıyorum. Amaçlarımıza ulaşamadık, şimdilik…" Chavez, Carlos Perez yönetimini silahla devirmeye kalkışan ve kendilerini Devrimci Bolivarcı Hareket-200 olarak tanımlayan subay grubunun başındaki isimdi. Latin Amerika'nın ulusal önderlerinden Simon Bolivar'ın bağımsızlıkçı düşüncelerinin takipçisi subaylar bazı kilit şehirleri ele geçirmişler ama başkent Caracas'taki Başkanlık Sarayı'nı kuşatmada başarısız olmuşlardı. Chavez teslim olma pazarlığı yaptıktan sonra canlı yayında tüm ülkeye seslendi ve ilk bakışta son derece basit görünen bu açıklamayı yaptı. Venezuelalılar için bu açıklama alışkın olunan türden değildi. İktidarı devirmeye çalışan kişi yaşananların sorumlusu olduğunu dürüstlükle kabul etmişti. Ancak bunu kabul ederken 'şimdilik' sözüyle 'niyetlerinden' vazgeçmediğini de ima etmiş oluyordu. Hapishaneden sivil siyasete
Olaydan sonra Chavez ve 100 subay hapishaneye gönderildi ancak iki yıl sonra Perez'in yolsuzlukları nedeniyle başkanlıktan azledilmesiyle tekrar özgürlüklerine kavuştular. Chavez için o günkü konuşmasında sinyalini verdiği dönüş günü gelmişti; iktidar değişimine öncülük için kollarını sıvayacaktı. Ancak bu seferki yöntemi, seçimler olacaktı. Çeşitli politik faaliyetlerden sonra 1997 yılında Bolivarcı-solcu çizgideki Beşinci Cumhuriyet Hareketi adlı bir parti kurup 1998 seçimlerine girdi. Ülkeyi köy köy, mahalle mahalle dolaştığı bir seçim kampanyası yürüttü. Sandıklar açıldığında Chavez'e yüzde 58 destek çıkmıştı. Böylece, zamanında 'şimdilik' diyerek geri çekilen eski yarbay iktidara, askeri değil ama sivil bir girişimle gelmeyi başarmıştı. Chavez'in ilk icraatları, ülke içinde sosyal politikaları derinleştirmek, dış politikadaysa ABD'nin etkisinden bağımsız çizgi izlemek üzerine kuruluydu. Petrol şirketlerini kamulaştırmak, yeni sosyal projelere para akıtmak, eğitim ve sağlık hizmetlerine bütçeden ayrılan payı artırmak, Latin Amerika ülkeleriyle birliği geliştirmek gibi politikalar ülke içinde yoksullar ve çalışanlar tarafından destekleniyorsa da, orta sınıflar ve zenginlerde her geçen gün daha fazla kaygı yaratıyordu. Bu dönemde Latin Amerika'nın diğer ülkelerinde de birer birer sol hükümetler kuruluyor, bunlar Chavez'in kıtadaki etkisini de artırıyordu. Sonu Allende gibi olacak sanıldı ama…
12 Nisan 2002 tarihinde bir grup muhalif subay yaptıkları darbeyle Chavez'i koltuğundan indirdiklerinde bu haberi duyan herkes Latin Amerika'daki geçmiş darbeleri düşünerek aynı tepkiyi vermişti: 'Tıpkı Şilili solcu lider Salvador Allende gibi Chavez için artık herşey bitti!' Ülkenin lideri artık ülkenin en büyük patron örgütünün başkanıydı. Ancak Chavez yanlılarının üzüntüsü, karşıtlarının ise sevinci sadece 48 saat sürdü. Uluslararası kamuoyundan yeni hükümete destek çıkmaması, ordu içinde Chavez yanlılarının darbeye destek vermemesiyle birlikte, asıl olarak başkent Caracas'taki gecekondularda yaşayan yoksulların akın akın şehir merkezine inmesiyle darbe iki gün içinde başarısız oldu. Dünya medyasının yıldızı
2000'lerin başından itibaren Chavez ülkesinde kutuplaşmaya neden olan icraatlarda bulunurken sıra dışı tarzıyla uluslararası politik arenada tam bir yıldıza dönüştü. Dünya medyası onun kendine has çıkışlarını pür dikkat izliyordu. 2006'da Birleşmiş Genel Kurulu'nda dönemin ABD Başkanı George W. Bush'tan bir gün sonra konuşmak üzere çıktığı kürsüde ıstavroz çıkarıp "Şeytan dün buradaydı. Halen kükürt kokusunu alabiliyorsunuz" yorumunda bulunması; bir zirve sırasındaki tartışmada kendisine 'faşist' diyen İspanya kralına "Kes sesini" demesi; bir bölgesel zirvede Bolivya lideri Evo Morales'in uzattığı koka yaprağını çiğnemesi; süper model Naomi Campbell'a verdiği röportajda Campbell'ın Putin gibi yarı çıplak poz verip vermeyeceği sorusuna "Neden olmasın? Kaslarıma dokun!" diye yanıt vermesi gibi çıkışları bütün dünyada ilgiyle takip ediliyordu. Ayrıca İsrail-Filistin sorunu, Irak işgali gibi konulardaki tavrıysa ona dünya çapında 'mazlumların dostu' imajı kazandırıyordu. '21. Yüzyıl Sosyalizmi'nde ısrar
Chavez hem ülke dışında ABD başta olmak üzere bazı ülkelerle uluslararası şirketlerin, hem de ülke içinde sermaye kesimleri ve medyanın baskısına karşı '21. Yüzyıl Sosyalizmi' adını verdiği yeni bir sosyalizm programını daha da derinleştirmeye çalıştı. Kendisine yönelik ülke içindeki ve dışındaki muhalefete karşın Venezuela halkından, özellikle de yoksul kesimden aldığı desteği sürdürdü. 1998 seçimlerinde yüzde 56.20, 2001 seçimlerinde yüzde 59.76, 2006'da yüzde 63 oy aldı. 2007'deki Anayasa referandumunu kıl payı kaybederken 7 Ekim 2012'deki seçimlerden yüzde 54.42 oyla çıktı. Son seçim zaferinden sonra bir kez daha sosyalizm yolunda ilerleyeceğine dair söz verdi ama... Bu kez karşısına ABD ya da sermaye değil çok daha güçlü bir düşman çıkacaktı: Kanser. 2011'de kanser teşhisi konan Chavez tedavi için Küba'ya gitmiş ancak bir kaç ay sonra tedavisinin tamamlandığı açıklanmıştı. 'Bana bir şey olursa...'
Geçen yaz yolu tedavi için tekrar Küba'ya düşse de yine ülkesinin başına dönmeyi başardı. Aralık 2012'de tedavisini sürdürmek üzere tekrar sosyalist adaya gidip iki ay sonra geri döndüğündüyse bu kez sağlığı artık durdurulamaz şekilde kötüye gitmeye başlayacaktı. Bunu biliyordu ki Küba'ya gitmeden önce "Bana bir şey olursa yardımcım Nicolas Maduro'yu seçin" açıklamasını yapmıştı. Chavez'siz bir ülkenin olasılık dahilinde olduğunun ilanı olan bu sözler yandaşlarını üzmüştü. Chavez yandaşları son haftalarda durumu kötüleşen liderleri için destek gösterileri yaptı, toplu dua ayinleri düzenledi. Ama bunların hiçbiri 5 Mart akşamı gelecek ölüm haberini önleyemeyecekti. Chavez kimilerine göre bir diktatör kimilerine göreyse bir halk kahramanıydı. Ancak hakkında farklı düşünenlerin üzerinde ortaklaşacakları bir gerçek vardı. Chavez, Soğuk Savaş sonrasının en tutkulu ve kendine has liderlerinden, kıtasının ve dünyanın politikasının belirlenmesinde son derece etkili bir isimdi. Sahi! Ölümü dünyanın dört yanında milyonlarca insanı yasa sürükleyecek kaç politikacı var günümüz dünyasında?
Venezuela Cumhurbaşkanı Hugo Chavez'in Küba'daki kanser ameliyatı sırasında kanama geçirdiği bildirildi.
Salı günü yapılan ameliyatla ilgili bu bilgiyi kamuoyuna aktaran Venezuela Enformasyon Bakanı Ernesto Villegas, zorlu ve yan etkileri olan bir ameliyat geçirdiğini söylediği Chavez'in iyileşmesi için uygun bir süre gerektiğini kaydetti. Villegas, kanamanın durdurulması için müdahale edildiğini de vurguladı. Chavez'in vekili, cumhurbaşkanı yardımcısı Nicolas Maduro da, cumhurbaşkanının durumunun 'olumlu'ya doğru yöneldiğini kaydetti. Maduro'nun açıklaması Chavez'in kanser nedeniyle geçirdiği dördüncü ameliyatın ardından geldi. Maduro, Venezuela halkını 58 yaşındaki Cumhurbaşkanı Chavez için dua etmeye çağırdı ve kendilerini bekleyen "zor günleri" sakin bir şekilde karşılamalarını istedi. Ameliyat için Küba'ya giden Chavez'e Ulusal Meclis Başkanı Diosdado Cabello ve Petrol Bakanı Rafael Ramirez de eşlik etti. Chavez'in çocukları ve torunları da kendisiyle birlikte Havana'daydı. Maduro'nun konuşmasından önce, devlet televizyonunda Chavez için dua eden kitlelerin görüntüleri yer aldı. Cumhurbaşkanı Chavez hala Küba'da ve ne zaman döneceği bilinmiyor. Chavez'i ziyaret etmek için Küba'ya giden Ekvador Cumhurbaşkanı Rafael Correa da ameliyatın 'çok hassas' olduğunu söyledi. 'Gerçek bir devrimci'
Cumhurbaşkanı Yardımcısı Maduro daha önce yaptığı açıklamada ameliyatın "tümüyle başarılı" geçtiğini söylemişti. Venezuela cumhurbaşkanı kanser tedavisi için bulunduğu Küba'dan Cuma günü dönmüş, ardından Pazartesi günü yeniden Havana'ya gitmişti. Chavez'in hastalığı ilk olarak 2011 yılı Haziran ayında tespit edilmişti. Venezuela cumhurbaşkanı, vücudunda yeni kanserojen hücreler bulunmasının ardından hafta sonu durumunun ciddiyetini kabul etmişti. Cumhurbaşkanı televizyondan naklen yayınlanan konuşmasında, "Riskler var. Bunu kim inkâr edebilir?" dedi. Chavez konuşmasında, en yakın danışmanlarından ve cumhurbaşkanı yardımcılığına getirdiği eski otobüs şoförü Maduro'yu halefi olarak görmek istediğini de belirtti. Chavez, 50 yaşındaki yardımcısı Maduro'yu "Genç yaşına rağmen oldukça deneyimli bir gerçek devrimci" olarak niteledi. Konuşmanın ardından Cumhurbaşkanı Yardımcısı Maduro da gözyaşları içinde Chavez'e teşekkür etmişti. Ekim ayındaki seçimlerde dördüncü kez Cumhurbaşkanı seçilen Chavez'in yeni görev dönemi 10 Ocak'ta başlıyor. Anayasaya göre Cumhurbaşkanı'nın görev süresinin ilk dört yılı içinde bir sebeple görevi bırakması durumunda 30 gün içinde yeniden seçim yapılması gerekiyor.