Biyoloji Hücre bölümleri ve özellikleri

S
  • Kullanıcı She`
  • Başlangıç tarihi Başlangıç tarihi
  • - Ortaöğretim
Hücre, canlinin canlilik özelliklerini tasiyan, yapi ve görev bakimindan en küçük parçasidir. Hücreye "göze" de denilebilir.
Atomlarin molekülleri, moleküllerin makromolekülleri, makromoleküllerin makromoleküler kompleksleri olusturmasiyla, dokularin en küçük yapi taslari olan ve yasamin tüm özelliklerini sergileyen hücreler olusmaktadir. Genel olarak tüm hücreler temelde ayni yapiya sahiptirler. Fakat bulunduklari dokuya ve dolayisiyla fonksiyonlara bagli olarak bazi özellesmeler gösterirler. Bitkisel ve hayvansal her organizma bu yapi taslari "hücre"lerden olusur. Insanda yaklasik olarak 1014 adet hücre bulunmaktadir.
Tüm hücreler "hücre zari" denilen bir yapiyla çevrelenirler. Hücrelerin içinde "sitoplazma" denilen bir sivi ve bunun içinde dagilmis "organel" denilen yapilar bulunur.

Hücre Çesitleri

Prokaryot Hücre
Bakteriler ve mavi-yesil alglerdeki hücre tipleri bu gruba girer. Bunlarin çekirdek zari ile çevrili çekirdekleri yoktur. Sitoplazmalarinda mitokondri gibi zarli organeller yoktur. Kalitim maddesi olan DNA sitoplazma içerisine dagilmis durumdadir. Ribozomlari vardir. Bu hücrelerin hayati faaliyetleri sittoplazmada ve hücre zarinda gerçeklesir.
prokaryotik hücreler hayvansal hücrelerdir ayni zamanda bitkilerde ve insanlarda bulunur.

Ökaryot Hücre
Ökaryotlar (Lat. Eukaryota), "organel zari" bulunduran organizmalari, dolayisiyla çekirdek materyali hücrenin sitoplazmasina dagilmamis oldugundan da gerçek çekirdege sahip organizmalari kapsayan canli âlemidir. Karyon Latince'de "çekirdek" anl***** verir -eu ön takisi da "gerçek" demektir.
Kalitsal materyal, hücre içerisinde belirli bir zarla çevrilmis çekirdegin içinde bulunur. Kromozomlar DNA'dan ve proteinden olusmus olup, mitozla bölünürler. Ökaryotlar, sitoplazmalarinda karmasik organeller bulundururlar. Ökaryotik hücreler, Prokaryotlara göre çok gelismislerdir, hayvanlar, bitkiler, mantarlar ve protistler âlemlerini kapsar.

Hücre zari
Sitoplazmik hücre zari" da denir. Hücreyi dis ortamdan ayiran, seçici geçirgen canli yapidir. Hücreyi çevreleyen birim zar ortalama olarak 75 Angström (75x10-7 mm) kalinligindadir. Birim zar içte ve dista birer protein tabakasi ile ortada bir lipid katindan yapilmistir. Elektron mikroskobu çalismalari, zarlarin lipoproteinlerden yapilmis mozaik seklindeki fonksiyonel birimler olarak incelenmesinin daha uygun olacagini göstermektedir. Hücre zari hücreye sekil vermekle kalmaz, besin maddelerinin ve artik maddelerin hücreye giris çikisini da ayarlar. Zar ayni zamanda hücrenin koruyucusudur.
Ilk bilimsel model Danielli ve Dawson tarafindan ortaya atilmistir. Bu model uzunca bir süre benimsendi ancak bu model hücre zarinin isleyisini açiklayamadi. 1972 yilinda Singer ve Nicolson'in akici-mozayik zar modeli ortaya kondu. Bu modele göre zarin yapisinda %65 protein, %33 lipit, %2 karbonhidrat bulunmaktaydi.
Hücre zari, gözenekli ve yari geçirgen yapiya sahiptir. Esas yapi taslari lipid ve proteinlerdir. Her hücrenin protein, yag ve karbonhidrat oranlari birbirlerinden farkli oldugu için her hücre zari, o hücreye özgüdür. Hücreye gelen bütün kimyasal maddeler ve elektriksel iletiler hücre zari ile alinir.Hücre zarinin yapisinda protein, yag ve karbonhidrat bulunur. Hücre zarinin görevleri;

•Sitoplazmayi çevreleyerek hücreye sekil verir ve dagilmasini engeller.
•Madde alis verisini düzenler.
•Ozmatik dengenin düzenlenmesinde görev alir.
•Salgi görevi vardir.
•Enzimleri tasiyici görevi vardir.
•Uyari iletimi yapar.
•Hücrelerin birbirlerini tanimalarini saglar

Sitoplazma

Mikroskopla bakildiginda hücrenin yapisi, keratin (kirmizi) ve DNA (yesil)
Hücre zari ile çekirdek zari arasinda kalan hücre bölümünü kaplayan, homojen nitelikte, kolloidal ve devamli degisim halinde bulunan bir eriyiktir. Sitoplazma inorganik maddeler (çesitli iyonlar metal tuzlari, asit ve bazlar), organik maddeler, protein, yag, karbonhidrat, nükleik asitler, hormonlar) ve % 60-95 arasinda degisen sudan ibarettir. Sitoplazmanin içerisinde çesitli canli yapilar (organeller) ve cansiz yapilar (inklüzyon cisimcikleri) bulunur. Canli hücre maddesine “protoplazma” denir. Protoplazma, yapi bakimindan sitoplazma ve çekirdekten olusur.
Büyük oranda sudan ibaret oldugu halde ne sivi ne de kati özellik gösterir yani kolloidal yapidadir. Sitoplazma çözünmüs ve dagilmis tanecikler içerir. Bu çözünen taneciklerin miktari hücre türüne göre degisiklik gösterir. Içinde bulunan genel organeller sunlardir:
•endoplazmik retikulum
•mitokondri
•lizozom
•ribozom
•golgi aygiti
•plastitler
•pronoplast
•koful

Hücre çekirdegi
Hücre çekirdegi yani Nukleus, tanecikli ve lifli bir yapiya sahiptir. Hücreyi yönetir. Çekirdek zari, nükleoplazma, kromozom ve çekirdekçikten olusmaktadir. Çekirdek zari iki tabaka halinde ve çok gözenekli bir yapiya sahiptir. Nükleoplazma ise çekirdegin özü olup özellikle protein ve tuzlar içerir. Islevi hücrenin yas***** sürdürmekve çalismasini düzenlemektir. Çekirdek ölecek olursa, hücre de ölür. Çekirdek ayrica hücre ana maddesi içindeki birçok küçük organelin birbirleriyle uyumlu olarak çalismasini saglar. Çekirdegin hücre bölünmesinde rolü vardir.

Organeller

Mitokondriler
2-3 mikron uzunlugunda 0,5 mikron çapinda elektron mikroskobuyla kolayca görülebilen elips biçiminde parçalardir. Sosis veya çomak biçimindedir. Mitokondrinin yapisinda 2 zar bulunur. Hücrenin enerji meydana getirici üniteleridir. Hücre solunumunun sitrik asit devri (Krebs döngüsü) burada gerçeklesir. Organik moleküllerden kimyasal baglarin kopmasiyla açiga çikan enerji burada ATP sekline çevrilir.

Lizozomlar
Yuvarlak, zarla çevrili, içersinde eritici (hidrolitik) enzimleri içeren organellerdir. Hücrenin sindirim görevini üstlenmis olan yapilardir. Hücre içi fazla ve zararli yapilari ortadan kaldirirlar.

Golgi aygiti
Golgi aygiti ya da kompleksi, zarimsi tüp ve keseciklerin biraraya gelmesiyle meydana gelir. Genellikle çekirdege yakindir. Bilhassa aktif salgi yapan bez hücrelerinde göze çarpar. Asil görevinin hücrenin salgiladigi proteinleri depolamak olduguna inanilmaktadir. Paketleme ve salgi görevi yapar. Salgi bezlerinin hücrelerinde sayilari daha fazladir. Örnegin; ter bezlerinden ter, bunlar gibi örnekler. Golgi aygiti büyük çalismalar sonucu bulunmustur. Açiga çikan enerji burada ATP sekline çevrilir. Enerji üretir oksijenli solunum yapar. Eneji üretmekte kullanilir.

Endoplazmik retikulum
Endoplazmik retikulum, sitoplazmada besin dolasimini, yag ve hormon sentezini saglayan, hücre zari ve çekirdek zari arasinda yer almis bir sira karisik kanallar sistemidir. Üzerinde ribozom bulunmayanlarina "taneciksiz endoplazmik retikulum" denir ki, burasi steroid hormon salgilayan hücrelerde steroid yapiminin, diger hücrelerde ise zehirsizlestirme olayinin gerçeklestigi yerdir.

Plastitler
Yalnizca bitki hücrelerinde bulunurlar. Plastitler; Kloroplastlar, Kromoplastlar ve Lökoplastlar olmak üzere üçe ayrilir:
Bitki hücrelerinde görülen kloroplastlar

•Kloroplastlar, yesil renklidir, klorofil içerirler. Bitkilere yesil rengini bunlar verirler. Günes isigi karsisinda su ve karbondioksitten organik maddeler imal ederler ki, bu olaya karbon özümlemesi (fotosentez) adi verilir.
•Kromoplastlar, renkli plastitlerdir. Turuncu renkte olanlara “karoten”, sari renkte olanlara “ksantofil”, sarimsi kirmizi olanlara da “likopen” denir. Havuç ve domates gibi meyve ve sebzelerin kendine has renklerini verirler.
•Lökoplastlar, renksizdirler. Bitkilerin isik görmeyen kisimlarinda (kök, yumru vb.) bulunurlar. Nisasta depolarlar. Fotosentez sonucu olusan glikoz, iletim sistemi araciligiyla depo yeri olan lökoplastlara gelir. Burada glikoz molekülleri birleserek nisasta molekülleri meydana gelir. Nisastanin sentezi esnasinda, su açiga çikar. “n” sayida glikoz molekülünün birlesmesi esnasinda (n-1) sayida H2O(su) molekülü açiga çikar. Nisasta taneciklerinin sekil ve büyüklükleri bitkinin çesidine göre farklilik gösterir.

Ribozomlar
Ribozomlar, endoplazmik retikulum kanalciklari boyunca siralanmis ve sitoplazmada daginik olarak bulunan protein sentezinin basladigi yapilardir. Yaklasik 150 Angström çapindadirlar. Yapilarinin % 65’i RNA (ribonükleik asit) ve % 35’i proteindir. Ribozom yardimi ile sentezlenen proteinler endoplazmik retikulum araciligi ile hücre içi bölgelere veya hücre disina iletilirler. Kisaca görevi protein sentezidir.

Vakuollar (Koful)
Vakuollar, içleri kendilerine has bir özsu ile dolu yapilar olup bitki hücrelerinde hayvan hücrelerinden daha fazla bulunur. Genç hücrelerde küçük, yasli hücrelerde ise tek tek ve büyüktür. Kofullar plazmoliz ve deplazmoliz olaylarinda rol oynarlar. Bir hücreli hayvanlarda, besinlerin sindirildigi besin kofullari ile fazla su ve zararli maddelerin atildigi bosaltim kofullarinin hücre canliligini koruma da önemli rolleri vardir
 
Geri