imported_GabrieL
Üye
-
- Katılım
- Haziran 20, 2012
-
- Mesajlar
- 1,202
-
- Tepkime puanı
- 0
-
- Puanları
- 291
-
- Yaş
- 38
BURADA YER ALAN TÜM YAZILAR TARAFIMDAN ARAŞTIRILMIŞ VE DÜZENLENMİŞTİR...
HİÇBİR SİTEDEN ALINTI VERİ İÇERMEMEKTEDİR GÜNCELLENECEKTİR........
HOCALI (HOCAALİ) KATLİAMI
26 Şubat 1992’de Hocalı’da ne oldu? Azerbaycan’ın Karabağ bölgesinde 7 bin kişilik
nüfusa sahip ve coğrafi konumu itibariyle bölge için stratejik öneme sahip Hocalı ilçesi 26
Şubat 1992 tarihinde Ermenilerin yeni bir Türk soykırımının adresi olmuştur.
Tarihi müttefikleri Rusların bölgede yerleşen 366. Alayından da destek alan Ermeniler
Hocalı’nın giriş ve çıkış yollarını kapatıp 25 Şubat gecesi katliam için harekete geçtiler. Sivil,
eli silahsız, Azerbaycan Türkleri çocuk, kadın, ihtiyar ve genç ayrımı yapılmadan
Ermeniler tarafından katledildi. Resmi verilere göre o gece 613 kişi hunharca
katledildi; bunlardan 83 çocuk, 106 kadın acımasız yöntemlerle işkence yapılarak
öldürüldü. Ayrıca 487 kişi ağır yaralandı ve 1275 kişi ise rehin alındı, geri kalan nüfus
da bin bir zorlukla ancak canını kurtarabilmiştir. 26 çocuk tamamen ve 130 çocuk ise
kısmen öksüz kalmıştır. Ermeniler şehitleri özel acımasızlıkla, gözlerini oyarak,
kafataslarının derisini soyarak ve vücutlarının farklı organlarını keserek öldürmüştür.
Küçücük çocukların gözleri oyulmuş, hamile kadınların karınları yırtılmış ve insanlar
diri-diri toprağa gömülmüştür. Hatta şehitlerin birçoğunun cesetleri yakılmıştır.
Soykırımın Yapıldığı Yer: Hocalı
Yukarı Karabağ bölgesinin en önemli tepelerinden birisinde olan Hocalı köyü stratejik
olarak Ermenistan Silahlı Kuvvetleri için askeri bir hedef niteliğinde idi. Hocalı stratejik olarak
Karabağ dağ silsilesinde Ağdam-Şuşa, Eskeran-Hankendi yollarının üzerinde yerleşmektedir.
Hocalı’nın coğrafi-stratejik konumu Ermeni silahlı birliklerinin buraya saldırmasına müsaitti.
Hocalı Hankendi’nin 10 km uzaklıkta güneydoğusundadır. Karabağ’daki tek havaalanı
Hocalı’dadır.
Hocalı 1991 yılının Ekim ayından itibaren ablukadaydı. Ekim’in 30’unda kara yoluyla
ulaşım kapanmış ve tek ulaşım vasıtası helikopter kalmıştı. Hocalı’ya son helikopter 1992 yılı
Ocak ayının 28’inde gitmişti. Şuşa şehrinin semalarında sivil helikopterin vurulması ve bunun
sonucunda 40 kişinin ölümünden sonra bu ulaşım da kesilmişti. Ocak ayının 2’sinden itibaren
şehre elektrik verilmemişti. Şubatın ikinci yarısından itibaren Hocalı, Ermeni silahlı birliklerinin
ablukasına alınmış ve her gün toplardan, ağır makineli silahlarla bombalanmıştır.
936 km2’lik alana sahip ve 2.605 aileden ibaret 11.356 kişinin yaşadığı Hocalı
kasabası 26 Şubat 1992 tarihinde yüzyılın en acımasız soykırımına maruz kalmış ve
kasaba tamamıyla yok edilmiştir. Hocalı bu katliamın yaşandığı sırada Azerbaycan Silahlı
Kuvvetlerinin koruması altında değildi ve tamamen savunmasız bir durumdaydı. Hocalı da
dağınık halde elinde hafif silahlar bulunan 150 kişi bulunmaktaydı. Azerbaycan silahlı
kuvvetleri Hocalı halkına yardım edemedi, hatta uzun süre cesetlerin alınması bile mümkün
olmadı.
Ermenistan Silahlı Kuvvetleri köyü üç yönden kuşatmış, helikopter ve ağır silahların
yardımı ile önce köyü bombalamış ve ardından da köye girerek katliam yapmıştır. Ermeniler
bu köyü işgal ederek bütün bölge halkına bir mesaj vermek istemekteydiler. Nitekim
Azerbaycan Türkleri için ağır bir mesaj vermiş oldular. Hocalı işgal edilerek ve
neredeyse tamamen yok edilerek bölgedeki çözülme hızlandırılmış oldu. Ermeniler bu
hamleyle aynı zamanda önemli bir stratejik mekânı da işgal ederek askeri açıdan önemli bir
başarı elde etmiştir. Ancak insanlık adına tarihin en acımasız soykırımı
gerçekleştirilmiştir. Diğer taraftan Ermeniler için bu soykırım kendilerinin iddia ettiği 1915
yılında yaşananların bir öcü niteliği de taşımaktaydı.
Hocalı’da Neler Yaşandı:
Ermenistan Silahlı Kuvvetleri 1992 yılının 25 Şubatı 26 Şubata bağlayan gecede
bölgedeki 366. Alayın da desteği ile önce giriş ve çıkışını kapadığı Hocalı köyünde sivil,
kadın, çocuk, yaşlı ayırımı yapmadan resmi rakamlara göre 613 kişiyi katletmişlerdir.
Katledilenlerin 83’ü çocuk, 106’sı kadın ve 7’ten fazlası ise yaşlıydı. Normalde en şiddetli
savaşlarda dahi savaş dışında tutulan, dokunulmayan bu kesime Ermeniler yaşlı, kadın ve
çocuk demeden acımasız işkenceler yaparak katletmiştir. Bu katliamdan toplam 487 kişi ağır
yaralı olarak kurtulmuştur. 1275 kişi ise rehin alınmış ve 150 kişi ise kaybolmuştur. Cesetler
üzerinde yapılan incelemelerde cesetlerin birçoğunun yakıldığı, gözlerinin oyulduğu,
kulakları, burunları ve kafaları ile vücutlarının çeşitli uzuvlarının kesildiği görülmüştür. Aynı
vahşetten hamile kadınlar ve çocuklar bile nasibini almıştır.
HOCALI SOYKIRIMINA TANIK OLANLARIN İFADELERİ, DOKTOR RAPORLARI VE
SOYKIRIMIN BATI BASININA YANSIMASI
HOCALI SOYKIRIMINA ŞAHİT OLANLARIN İFADELERİ:
Cemil Cümşüdoglu Memmedov: “Nehçivanik köyüne gidip Ermenilere torunuma
acımalarını söyledim. Bana hakaret edip komutana verdiler. O da bizi hapsetmelerini emretti.
Burada çok sayıda kadın, kız, çocuk vardı. Sonra bizi Askeran'a getirdiler. Karım, kızım,
eniştem oradaydı. Tırnaklarımızı çektiler. Zenciler havaya sıçrayıp, yüzüme tekme
atıyorlardı. Çok işkenceden sonra beni Ermeniler ile değiştirdiler. Karım, kızım ve
torunumdan hiç haber alamadım.”
Seriye Talibova: “Gözümün önünde 4 Mesket Türk’ünün, 3 komşumuzun başını
Ermeni askerinin mezarı başında kestiler. Ermeniler, anne babalarının önünde çocuklarına
işkence yapıp öldürdüler. Sonra cesetleri buldozerlerle dereye döktüler.”
Cemal Allahverdioglu Orucov: “16 yaşındaki oğlumu kurşunladılar. 23 yaşındaki
kızımı iki ikiz oğlu ve 18 yaşındaki hamile kızımı elimizden aldılar.”
Hatice Abdullayeva: “Bir süre yalın ayak ormanda kaldıktan sonra babam, annem ve
16 yaşındaki kız kardeşim soğuğa dayanamadılar. Esir düştüm, taşnak esirlerle değiştirildim.
Şimdi iki ayağımdan da mahrumum.”
Hatice Abdullayeva: “Bir süre yalın ayak ormanda kaldıktan sonra babam, annem ve
16 yaşındaki kız kardeşim soğuğa dayanamadılar. Esir düştüm, taşnak esirlerle değiştirildim.
Şimdi iki ayağımdan da mahrumum.”
Mirza Allahverdiyev: “Ermenilerin saldırısından sonra ormana kaçtık. Burada 3 gün
aç-susuz kaldık. 28 Şubat akşamı bizi kuşattılar. Bizi Askeran'da ölüm hücresine aldılar. Her
gün birkaç adamı götürüp öldürüyorlardı. Altın dişlerimi kelpetenle çıkardılar. Babamı, iki
kardeşimi, kardeşimin oğlunu öldürdüler.”
Nesibe Aliyeva: Ormandan çıkar çıkmaz Ermeniler ateş açtılar. 40 kişiydik. 26 kişiyi
aralarında oğlumu ve eşimi de öldürdüler.
Hatice Orucova: “8 yaşındaydım. Gözümün önünde babamı, annemi, 6 yaşındaki kız
kardeşimi Ermeniler kurşunlayıp öldürdüler. Kurşun bana da geldi.”
Muhammed Orucov: “Ermeniler esirler arasında 10-13-15 yaşlarında kızları ayırarak
götürdüler.”
Cemil Memmedov: “Şehre giren tanklar ve zırhlı taşıyıcılar evleri yıkıyor ve insanları
eziyordu.”
Talibov Samed: “Yapılan işkenceler karşısında seslerini çıkaranları hemen
öldürüyorlardı. Esirlikte gördüğüm dehşeti hiç unutamayacağım.”
DOKTOR RAPORLARINDAN…
Soykırım sonrası cesetler üzerinden yapılan incelemelerden doktor raporlarına geçen
bazı ölüm vakaları:
Orucov Telinan Enveroğlu: Kafa derisi yüzülmüş.
Abdülov Yelmar Enveroğlu: Kafa derisi yüzülmüş.
Aliekberov Tevekkül İskenderoğlu: Nahçivanik yolunda kurşun yarası ile ölmüş,
cesedi üstünde 10 bıçak darbesi var.
Hasanova Fitat Ehedkızı: Tecavüz edilmiş, gözleri çıkarılmış.
Hasanova Gülçohre Yakupkızı: Göğüs kafesinden ve karnından kurşun yarası almış,
sol eli bilekten kesilmiş.
Hasanov Şohlet Usuboğlu: Göğüs kafesinde kurşun yarası var, üst tarafı kesilmiş.
Selimov Bahadir Mikayiloglu: Nahcivanik yolunda yakılmış, cinsel uzvu kesilmiş,
gözleri çıkarılmış.
Abışov Ali Abdüloğlu: Ezici aletle vurulmuş, kemiklerinin çoğu kırılmış.
Aslanov İkbal Kuluoğlu: Cinsi uzuvları kesilmiş, yakılmış.
Sahip: Cesedi üstünden tank geçmiş
Nuraliyeva Dilara Oruçgızı: Gözleri ve göğüsleri kesilerek götürülmüş.
Abbasov Taleh Umidvaroğlu: Öldürüldükten sonra kulağı kesilmiş.
Abişova Meruze Muhammedkızı: Gözleri çıkarılmış, göğüs uçları ve burnu kesilmiş.
Kerimov Sarman Sultanoğlu: Katledildikten sonra gözleri çıkarılmış, şişe ile işkence
edilmiş.
Kerimova Firengül Muhammedkızı: Bedeni tam doğranmış, gözleri çıkarılmış,
kulakları ve göğüsleri kesilmiş.
Kerimov Frunz Salmanoğlu: Diri diri yakılmış.
Selimov Araz Bahaduroğlu: Yaralı halde yakalanmış, küçük çocuğunun gözleri
önünde dövülerek öldürülmüş.
Hüseyinov Allahverdi Kuluoğlu: Yakılarak öldürülmüş.
İmam Agyar Salmanoğlu: Üç yaşındaki bu çocuk Ermenilerce yakılarak öldürülmüş.
Bedelov Tevfik: Vahşi uygulamalarla kulakları kesilmiş ve gözlerini çıkarılmış.
Ferzeliyev Canan Binnetoğlu: Yakılmış.
Mehmedova Tamara Selimkızı: Gözleri çıkarılıp, göğüsleri kesilerek öldürülmüş.
Nuriyev Hafiz Yusufoğlu: Elleri telle bağlanarak kafası kesilmiş.
Bilinmeyen Kişi: Başı ve üst dudağı kesilmiş.
Bilinmeyen Kişi: Kafa derisi yüzülmüş.
HİÇBİR SİTEDEN ALINTI VERİ İÇERMEMEKTEDİR GÜNCELLENECEKTİR........
HOCALI (HOCAALİ) KATLİAMI
26 Şubat 1992’de Hocalı’da ne oldu? Azerbaycan’ın Karabağ bölgesinde 7 bin kişilik
nüfusa sahip ve coğrafi konumu itibariyle bölge için stratejik öneme sahip Hocalı ilçesi 26
Şubat 1992 tarihinde Ermenilerin yeni bir Türk soykırımının adresi olmuştur.
Tarihi müttefikleri Rusların bölgede yerleşen 366. Alayından da destek alan Ermeniler
Hocalı’nın giriş ve çıkış yollarını kapatıp 25 Şubat gecesi katliam için harekete geçtiler. Sivil,
eli silahsız, Azerbaycan Türkleri çocuk, kadın, ihtiyar ve genç ayrımı yapılmadan
Ermeniler tarafından katledildi. Resmi verilere göre o gece 613 kişi hunharca
katledildi; bunlardan 83 çocuk, 106 kadın acımasız yöntemlerle işkence yapılarak
öldürüldü. Ayrıca 487 kişi ağır yaralandı ve 1275 kişi ise rehin alındı, geri kalan nüfus
da bin bir zorlukla ancak canını kurtarabilmiştir. 26 çocuk tamamen ve 130 çocuk ise
kısmen öksüz kalmıştır. Ermeniler şehitleri özel acımasızlıkla, gözlerini oyarak,
kafataslarının derisini soyarak ve vücutlarının farklı organlarını keserek öldürmüştür.
Küçücük çocukların gözleri oyulmuş, hamile kadınların karınları yırtılmış ve insanlar
diri-diri toprağa gömülmüştür. Hatta şehitlerin birçoğunun cesetleri yakılmıştır.
Soykırımın Yapıldığı Yer: Hocalı
Yukarı Karabağ bölgesinin en önemli tepelerinden birisinde olan Hocalı köyü stratejik
olarak Ermenistan Silahlı Kuvvetleri için askeri bir hedef niteliğinde idi. Hocalı stratejik olarak
Karabağ dağ silsilesinde Ağdam-Şuşa, Eskeran-Hankendi yollarının üzerinde yerleşmektedir.
Hocalı’nın coğrafi-stratejik konumu Ermeni silahlı birliklerinin buraya saldırmasına müsaitti.
Hocalı Hankendi’nin 10 km uzaklıkta güneydoğusundadır. Karabağ’daki tek havaalanı
Hocalı’dadır.
Hocalı 1991 yılının Ekim ayından itibaren ablukadaydı. Ekim’in 30’unda kara yoluyla
ulaşım kapanmış ve tek ulaşım vasıtası helikopter kalmıştı. Hocalı’ya son helikopter 1992 yılı
Ocak ayının 28’inde gitmişti. Şuşa şehrinin semalarında sivil helikopterin vurulması ve bunun
sonucunda 40 kişinin ölümünden sonra bu ulaşım da kesilmişti. Ocak ayının 2’sinden itibaren
şehre elektrik verilmemişti. Şubatın ikinci yarısından itibaren Hocalı, Ermeni silahlı birliklerinin
ablukasına alınmış ve her gün toplardan, ağır makineli silahlarla bombalanmıştır.
936 km2’lik alana sahip ve 2.605 aileden ibaret 11.356 kişinin yaşadığı Hocalı
kasabası 26 Şubat 1992 tarihinde yüzyılın en acımasız soykırımına maruz kalmış ve
kasaba tamamıyla yok edilmiştir. Hocalı bu katliamın yaşandığı sırada Azerbaycan Silahlı
Kuvvetlerinin koruması altında değildi ve tamamen savunmasız bir durumdaydı. Hocalı da
dağınık halde elinde hafif silahlar bulunan 150 kişi bulunmaktaydı. Azerbaycan silahlı
kuvvetleri Hocalı halkına yardım edemedi, hatta uzun süre cesetlerin alınması bile mümkün
olmadı.
Ermenistan Silahlı Kuvvetleri köyü üç yönden kuşatmış, helikopter ve ağır silahların
yardımı ile önce köyü bombalamış ve ardından da köye girerek katliam yapmıştır. Ermeniler
bu köyü işgal ederek bütün bölge halkına bir mesaj vermek istemekteydiler. Nitekim
Azerbaycan Türkleri için ağır bir mesaj vermiş oldular. Hocalı işgal edilerek ve
neredeyse tamamen yok edilerek bölgedeki çözülme hızlandırılmış oldu. Ermeniler bu
hamleyle aynı zamanda önemli bir stratejik mekânı da işgal ederek askeri açıdan önemli bir
başarı elde etmiştir. Ancak insanlık adına tarihin en acımasız soykırımı
gerçekleştirilmiştir. Diğer taraftan Ermeniler için bu soykırım kendilerinin iddia ettiği 1915
yılında yaşananların bir öcü niteliği de taşımaktaydı.
Hocalı’da Neler Yaşandı:
Ermenistan Silahlı Kuvvetleri 1992 yılının 25 Şubatı 26 Şubata bağlayan gecede
bölgedeki 366. Alayın da desteği ile önce giriş ve çıkışını kapadığı Hocalı köyünde sivil,
kadın, çocuk, yaşlı ayırımı yapmadan resmi rakamlara göre 613 kişiyi katletmişlerdir.
Katledilenlerin 83’ü çocuk, 106’sı kadın ve 7’ten fazlası ise yaşlıydı. Normalde en şiddetli
savaşlarda dahi savaş dışında tutulan, dokunulmayan bu kesime Ermeniler yaşlı, kadın ve
çocuk demeden acımasız işkenceler yaparak katletmiştir. Bu katliamdan toplam 487 kişi ağır
yaralı olarak kurtulmuştur. 1275 kişi ise rehin alınmış ve 150 kişi ise kaybolmuştur. Cesetler
üzerinde yapılan incelemelerde cesetlerin birçoğunun yakıldığı, gözlerinin oyulduğu,
kulakları, burunları ve kafaları ile vücutlarının çeşitli uzuvlarının kesildiği görülmüştür. Aynı
vahşetten hamile kadınlar ve çocuklar bile nasibini almıştır.
HOCALI SOYKIRIMINA TANIK OLANLARIN İFADELERİ, DOKTOR RAPORLARI VE
SOYKIRIMIN BATI BASININA YANSIMASI
HOCALI SOYKIRIMINA ŞAHİT OLANLARIN İFADELERİ:
Cemil Cümşüdoglu Memmedov: “Nehçivanik köyüne gidip Ermenilere torunuma
acımalarını söyledim. Bana hakaret edip komutana verdiler. O da bizi hapsetmelerini emretti.
Burada çok sayıda kadın, kız, çocuk vardı. Sonra bizi Askeran'a getirdiler. Karım, kızım,
eniştem oradaydı. Tırnaklarımızı çektiler. Zenciler havaya sıçrayıp, yüzüme tekme
atıyorlardı. Çok işkenceden sonra beni Ermeniler ile değiştirdiler. Karım, kızım ve
torunumdan hiç haber alamadım.”
Seriye Talibova: “Gözümün önünde 4 Mesket Türk’ünün, 3 komşumuzun başını
Ermeni askerinin mezarı başında kestiler. Ermeniler, anne babalarının önünde çocuklarına
işkence yapıp öldürdüler. Sonra cesetleri buldozerlerle dereye döktüler.”
Cemal Allahverdioglu Orucov: “16 yaşındaki oğlumu kurşunladılar. 23 yaşındaki
kızımı iki ikiz oğlu ve 18 yaşındaki hamile kızımı elimizden aldılar.”
Hatice Abdullayeva: “Bir süre yalın ayak ormanda kaldıktan sonra babam, annem ve
16 yaşındaki kız kardeşim soğuğa dayanamadılar. Esir düştüm, taşnak esirlerle değiştirildim.
Şimdi iki ayağımdan da mahrumum.”
Hatice Abdullayeva: “Bir süre yalın ayak ormanda kaldıktan sonra babam, annem ve
16 yaşındaki kız kardeşim soğuğa dayanamadılar. Esir düştüm, taşnak esirlerle değiştirildim.
Şimdi iki ayağımdan da mahrumum.”
Mirza Allahverdiyev: “Ermenilerin saldırısından sonra ormana kaçtık. Burada 3 gün
aç-susuz kaldık. 28 Şubat akşamı bizi kuşattılar. Bizi Askeran'da ölüm hücresine aldılar. Her
gün birkaç adamı götürüp öldürüyorlardı. Altın dişlerimi kelpetenle çıkardılar. Babamı, iki
kardeşimi, kardeşimin oğlunu öldürdüler.”
Nesibe Aliyeva: Ormandan çıkar çıkmaz Ermeniler ateş açtılar. 40 kişiydik. 26 kişiyi
aralarında oğlumu ve eşimi de öldürdüler.
Hatice Orucova: “8 yaşındaydım. Gözümün önünde babamı, annemi, 6 yaşındaki kız
kardeşimi Ermeniler kurşunlayıp öldürdüler. Kurşun bana da geldi.”
Muhammed Orucov: “Ermeniler esirler arasında 10-13-15 yaşlarında kızları ayırarak
götürdüler.”
Cemil Memmedov: “Şehre giren tanklar ve zırhlı taşıyıcılar evleri yıkıyor ve insanları
eziyordu.”
Talibov Samed: “Yapılan işkenceler karşısında seslerini çıkaranları hemen
öldürüyorlardı. Esirlikte gördüğüm dehşeti hiç unutamayacağım.”
DOKTOR RAPORLARINDAN…
Soykırım sonrası cesetler üzerinden yapılan incelemelerden doktor raporlarına geçen
bazı ölüm vakaları:
Orucov Telinan Enveroğlu: Kafa derisi yüzülmüş.
Abdülov Yelmar Enveroğlu: Kafa derisi yüzülmüş.
Aliekberov Tevekkül İskenderoğlu: Nahçivanik yolunda kurşun yarası ile ölmüş,
cesedi üstünde 10 bıçak darbesi var.
Hasanova Fitat Ehedkızı: Tecavüz edilmiş, gözleri çıkarılmış.
Hasanova Gülçohre Yakupkızı: Göğüs kafesinden ve karnından kurşun yarası almış,
sol eli bilekten kesilmiş.
Hasanov Şohlet Usuboğlu: Göğüs kafesinde kurşun yarası var, üst tarafı kesilmiş.
Selimov Bahadir Mikayiloglu: Nahcivanik yolunda yakılmış, cinsel uzvu kesilmiş,
gözleri çıkarılmış.
Abışov Ali Abdüloğlu: Ezici aletle vurulmuş, kemiklerinin çoğu kırılmış.
Aslanov İkbal Kuluoğlu: Cinsi uzuvları kesilmiş, yakılmış.
Sahip: Cesedi üstünden tank geçmiş
Nuraliyeva Dilara Oruçgızı: Gözleri ve göğüsleri kesilerek götürülmüş.
Abbasov Taleh Umidvaroğlu: Öldürüldükten sonra kulağı kesilmiş.
Abişova Meruze Muhammedkızı: Gözleri çıkarılmış, göğüs uçları ve burnu kesilmiş.
Kerimov Sarman Sultanoğlu: Katledildikten sonra gözleri çıkarılmış, şişe ile işkence
edilmiş.
Kerimova Firengül Muhammedkızı: Bedeni tam doğranmış, gözleri çıkarılmış,
kulakları ve göğüsleri kesilmiş.
Kerimov Frunz Salmanoğlu: Diri diri yakılmış.
Selimov Araz Bahaduroğlu: Yaralı halde yakalanmış, küçük çocuğunun gözleri
önünde dövülerek öldürülmüş.
Hüseyinov Allahverdi Kuluoğlu: Yakılarak öldürülmüş.
İmam Agyar Salmanoğlu: Üç yaşındaki bu çocuk Ermenilerce yakılarak öldürülmüş.
Bedelov Tevfik: Vahşi uygulamalarla kulakları kesilmiş ve gözlerini çıkarılmış.
Ferzeliyev Canan Binnetoğlu: Yakılmış.
Mehmedova Tamara Selimkızı: Gözleri çıkarılıp, göğüsleri kesilerek öldürülmüş.
Nuriyev Hafiz Yusufoğlu: Elleri telle bağlanarak kafası kesilmiş.
Bilinmeyen Kişi: Başı ve üst dudağı kesilmiş.
Bilinmeyen Kişi: Kafa derisi yüzülmüş.

