Follow along with the video below to see how to install our site as a web app on your home screen.
Not: This feature may not be available in some browsers.
Foruma hoş geldin 👋, Ziyaretçi
Forum içeriğine ve tüm hizmetlerimize erişim sağlamak için lütfen foruma kayıt olun veya giriş yapın. Üyelik tamamen ücretsizdir ve sadece birkaç dakikanızı alır.
Çok eski bir web tarayıcısı kullanıyorsunuz. Bu veya diğer siteleri görüntülemekte sorunlar yaşayabilirsiniz.. Tarayıcınızı güncellemeli veya alternatif bir tarayıcı kullanmalısınız.
Bu madde Orta Asya'da yaşamış kırsal göçebe kabileler federasyonu Hun Medeniyeti(Hiung-nu)'lar hakkındadır. Hun imparatorluğu orta Asya'dan dağılarak bölünmüşlerdir, bunlardan biri olan Avrupa Hunları için Avrupa Hun Devleti maddesine ve "Hunlar" kavramı için Hunlar maddesine bakabilirsiniz. Sayfalar birleştirilmeye Avrupa ve Doğu Hun devletleri için daha detaylı ayrı sayfalar yapılmaya çalışmaktadır
Hiung-nu (Çince: 匈奴; pinyin, Xiōngnú; Wade-Giles: Hsiung-nu) veya bazı kaynaklara göre Hunlar,MÖ 3. yüzyıl sonlarından itibaren Çin'in Kuzey sınırlarını tehdit eden bir güç unsuru olarak 500 sene Orta Asya'da egemenlik kurmuş olan kırsal göçebe kabileler konfederasyonuna Çince'de verilen isim. Hiung-nu'lar hakkındaki bütün bilgiler dağanık Çin kaynaklarına[ ve arkeolojik bulgulara dayanmaktadır. Dilleri hakkında değişik faraziyeler Çin kaynaklarında bulunabilen çoğunluğu kişi ve unvan adları olan kelimelere dayanmaktadır.
Dillerindeki kelimelerin Çin lehçelerindeki transliterasyonuna göre dillerinin Moğol, Türk,Yenisey,Tohar, İran,and Ural olduğuna dair görüşler bulunmaktadır. Kullandıkları ünvanlar ve önemli kelimeler içinde çok sayıda Türkçe kelimenin bulunması Türk Halklarının ağırlıkta olduğu veya kurucu hakim güç olduğu fikrini güçlendirmektedir.
Bilim adamların büyük çoğunluğu Hiung-nular ya da en azından Hiung-nuların iktidar sınıfıları Altay (yani Türk ve Moğol) kökenli olduğunu öne sürmektedirler.
Hiung-nuların ana dini ise eski zamanlardan beri muhtemelen Tengricilik idi.
Çin'in kuzeyinde MÖ 2nci bin yıldan itibaren, bugün Çin sınırlarındaki bölgelerde ve Moğolistan'ın güneyinde yaşayan kırsal göçebe kabileler birbirleriyle savaştılar.
Bu kabilelerden bazıları birleşerek Hiung-nu konfederasyonunu kurdu ve bölgedeki önemli bir güç olan Yueshi'leri yendikten sonra MÖ 200'lerden itibaren Teoman ve Mete döneminde Çin'e karşı ciddi bir tehdit oluşturan bir imparatorluk oldular.
5. yüzyıldan itibaren Çin kayıtlarında Hiung-nu ile ilgili bilgiler görülmemeye başlamıştır. Moğolistan'daki güney Sibirya'da Selenge Irmağı vadisinde yapılan kazılarda bazı Hiung-nu Chanyu'lerinin (Hiung-nu Hükümdarlarının) mezarları bulunmuştur. Ölü ile birlikte gömülmüş eşyaların arasında İran, Çin ve Yunan menşeili dokumaların bulunması Hiung-nu ile uzak memleketler arasında ticaretin olduğunu gösterir.
Hiung-nu halkının, Avrupa'ya kadar gelmiş olan Hunların asıl çekirdeği olduğu görüşü üzerine tarihçiler arasında farklı görüşler vardır. M.S. 370 yılında İdil Nehri civarında görülen Hunların, batıya göç eden Hiung-nu'ların cetleri olduğu hipotezi bulunmaktadır.
Farklı isimlendirmeler
MÖ 500-221 arasında farklı Çin hükümdarları birbirleri ile iç savaşlar sürdürürken, kuzeydeki Hiung-nu toprakları genişlemeye devam ediyordu.
Hiung-nu halkı farklı kaynaklarda farklı isimlerle adlandırılmaktadırlar. En yaygın isimler şunlardır:
Hiung-nu halkının, kendileri ile bağlantılı olan Hunlar gibi Altay ve Sayan boylarının birleşmesinden oluşmuş olduğu kabul edilmektedir. Ayrıca bu topluluğa yüzyıllar boyunca Sakalar ve Sarmatlar gibi birçok Hint-Avrupa kavimleri, Moğol kavimleri ve Çin'den sürülmüş olan bazı çoban halklarının karışmış olması gerektiği düşünülür.
Mesela MÖ 349 yılından kalma bazı Çin yazılarında Hiung-nu halk birikiminin 19 boyundan biri olduğu belirtilen, Çiğ kavmi uzun burunları ve uzun sakalları ile Çinlerin dikkatini çekmişlerdir.
Tarihçi Sima Qian MÖ 2. yüzyılda yazdığı Shiji'de, Xiongnuların (Hsiungnu) atasının Chunwei adında Çin'in Xia Hanedanı mesubu bir soylu olduğunu iddia eder.[20] Ancak bu iddia modern tarihçiler tarafından kabul edilmemektedir; Çin tarih yazıcılığının "tipik olarak düşmanları ile akrabalık bağları kurma eğilimi" olarak yorumlanır.
Ayrıca Sima Qian ve daha sonraki hanedanlık tarihçileri, efsanevi krallar Yao ve Shun zamanından beri kuzey babar topraklarında yaşayan Dağlı Rong, Di, Xianyun, ve Xunyu gibi halklardan bahsederek, Xiongnuların bunların ardılı olduklarını iddia etmişlerdir. Ancak bu iddiayı da destekleyen kanıtlar bulunmamaktadır.
Çinliler mesela Ti-halkı hakkında m.ö. 714 ve m.ö. 541 yıllarından kalma yazılarda, onları mağlup ettiklerini ve bu halkın yaya olarak savaştığını kayıt etmişlerdir. Bu üstte sayılan halklarında Hiung-nu'larla mutlaka bağlantıları olmuş olması gerektiği düşünülür.
Hiung-nu halkından kalma altın kemer kilidi. (MÖ 3. ila 2. yüzyıl)
MÖ 350 ile MÖ 290 yılları arasında Çin topraklarının kuzeyinde, Çin Seddi'nin ilk başlangıcı olarak Çin'in kuzey sınırını sağlamlaştırmak ve korumak amacıyla ilk savunma yapıları inşa edilmiştir.
Hiung-nu halkının saldırılarına karşı daha etkili olabilmek için, Çin'in Zhou Hanedanı'nin MÖ 325 - MÖ 298 yılları arasında hükümdarı olan Wu-ling ordularına ata binmeyi ve ok atmayı öğretmiştir.
Ve hatta onları Hiung-nu'lar gibi giyindirmiştir. Bu tedbirler sayesinde hükümdarlığının 26. yılında Orman-hiung-nu'larını yenilgiye uğratmıştır.
MÖ 318 yılında Hiung-nu'ların ve Çinlerin arasında sınırların kabul edilmesi ile ilgili antlaşması imzalanmıştir.
Hiung-nu'lar, Qin Hanedanı'nın Çin Şi Huang (taht: MÖ 247 - MÖ 210) döneminde Çin seddi güçlendirilmişti ve MÖ 215'te General Meng Tian komutasındaki 300.000 kişilik ordu tarafından yenilerek kuzeye püskürtülmüştü.
MÖ 3. yüzyılda Teoman, (Touman; taht ? - MÖ 209) ve oğlu Mete (Motun; taht MÖ 209 - MÖ 174), Çinlilerin Han döneminde bulunan ülkelerini çok kez korku içinde bırakan bir ülke kurmuştur. Bu "Büyük Hun İmparatorluğu" ve diğer isimlerle tanımlanan ülkenin yüz ölçümü 18 milyon km²'yi bulmuştur. Ülkenin yönetimi bugünkü Moğolistan'ın batısında, yani Altay bölgesinin Moğolistan'da kalan Gool Mod adlı bölümünde ve Moğolistan'ın merkezinde Noyol-Uul (bugün Noin Ula) adlı kısımında bulunmuştur.
Bu zamanlarda Hiung-nu'ların baş rakibi, kendileri gibi göçebe bir yaşam sürdüren ve bugünkü Gansu bölgesinde yaşamış olan Yueshi halkıdır. Bu halk çok kez Çinliler için para karşılığında savaşmışlardır. MÖ 176 yılında Hiung-nu'lar Motun (Mete) emiri altındaki Yueshi'leri ve onların etrafında yaşayan diğer halkları mağlub etmiştir ve Motun bunu Çinlilerin Han-Hükümdarına saygılı bir şekilde bildirmiştir:
Tengri'nin (Göktanrının) taht'a oturtduğu Hiung-nu'ların büyük Şan-yü'sü, Çin Hükümdarının herhangi bir sıkıntısı var mı, bilmek ister.. [...] sonra Lö-lan, U-sun ve Ho-k'ut halklarını ve bunların etraflarında bulunan diğer 25 ülkeyi mağlub edip hepsini Hiung-nu yapmıştır. Böylece bütün yay gerip ok atan halklar birleşip büyük bir aile olmuştur.
Erken zamanlarında iyi gelişmiş devlet yapıları ile dikkat çeken Hiung-nu'ların çoğu konuda genel yasaları ve cezaları vardır. Mete'nin devamlı olarak kısa süre içinde harekete geçmeye hazır büyük bir ordusu, devletin ve ordunun sorumluluğunu farklı rütbelere sahip farklı kişiler arasında paylaştırılmış bir düzeni olmuştur. Bu düzen özellike Mete'nin oğlu Ki-ok döneminde (Laoşang Tanhu, MÖ 174 - MÖ 161) geliştirilmiştir. Ayrıca Ki-ok halkından vergi toplamaya başlamıştır.
En güçlü dönemleri
Han dönemindeki Çinliler, Hiung-nu halkını "güçlü, savaşçı ama zayıf bir kültüre sahip olan bir halk" olarak tarif etmişlerdir. Fakat çok yüksek ve gelişmiş olan savaşma sanaatlarını özellikle ok atıp ata binme yeteneklerini methetmişlerdir.
Yueshi ile mücadele
Motun[28] (Mete; taht MÖ 209 - MÖ 174), MÖ 174 yılında vefat etmiş ve böylece devletin yönetimi oğlu Ki-ok (MÖ 174 - MÖ 161)'a kalmışdır. Ki-ok Chanyu döneminde Hiung-nu, MÖ 166 yılında Çinlerin o zamanlardaki başkentlerini Chang'an'a saldırmışlardır. Ayrıca MÖ 160 yılında en büyük rakibi olan Yueshi'ye saldırıp onları mağlub etmişlerdir. Ancak bu savaşta Ki-ok hayatını kaybetmiştir.
İmparator Wu ile mücadele
Çin Han imparatoru Wu Di (taht MÖ 141 - MÖ 87), Hiung-nu'ları tekrar eski topraklarının sınırlarına itmeyi başarmışdır. Hiung-nu, Mete'nin torunu Yizhixie (taht dönemi: MÖ 126 - MÖ 114) döneminde 120'li yıllarda Han Generali Wei Qing komutasındaki Han ordularıyla defalarca çatışmış ve MÖ 119 yılında Örgöö'de (bugün Moğolistan'in başkenti Ulanbatur) General Wei Qing'in yeğeni Huo Qubing komutasındaki Han ordusu tarafından büyük bir yenilgiye uğramıştır. Fakat bu büyük çatışmada Çinlilerin tüm at yetiştiriciliği de hasara uğrayıp tükenmiş olduğu için, bozkırlardaki hakimiyet yine de Hiung-nu'lara kalmış ve MÖ 105 yılında tekrar büyük bir başarı elde etmişlerdir.
Bu çatışmalarda Hiung-nu'lar için İpek yolu'nun kontrölü önem kazanmıştır. Bu yüzden Çinler Ipek yolunu MÖ 102 - MÖ 101 ve 73 - 94 yılları arasında ele geçirip İpek yoluna hakim olmuşlardır.
Hiung-nu'ların bölünmesi
Doğu ve Batı Hiung-nular
MÖ 46 yılında Hiung-nu'ların hükümdarlar kardeşleri arasında Çinlerin desteklediği iç karmaşalar yasanmış ve sonunda Hiung-nu hükümdarlığı 5'e bölünmüştür. Kardeşlerden birisi Ho-han-ye (taht dönemi: MÖ 58 - MÖ 35) Çinlerin kralına gidip Çinlerin egemenliğini kabul etmiş ve kendi kardeşlerine karşı destek bulmuşdur. Çiçi adında diğer bir kardeşleri (Çiçi hunları) Çu nehrinin kıyısında Alanlara komşu olarak bir bölgeye yerleşmişlerdir. Ancak MÖ 36 yılında Çiçi, Çinler tarafından öldürülmüşdür.
Ho-han-yeh'nin oğlu Hudur-şi-dagao (taht dönemi: M.S. 18 - 45/46) hükümdarlığı altında Hiung-nu devleti yeniden doğmuşdur. Hudur-şi-dagao Çinlerin Han-hanedanlığını desteklemiş ve onlara düşmanları olan diğer Çin hanedanlığı Vang'a karşı yardımcı olmuşdur.
Kuzey ve Güney Hiung-nular
M.S. 48 yılında Pi'nin öncülük altında Yu'nun oğlu Panu'ya karşı ayaklanmışlardır. Panu hükümdarlık zamanında Çin hakimiyetini kabul etmişdir. Bu amcaoğullarını arasındaki çatışmanın sonucu olarak Doğu Hiung-nu Pi önderliğindeki Güney Hiung-nu ile Panu önderliğindeki Kuzey Hiung-nu olmak üzere ikiye bölünmüşdür.
Han çinleri derhal Güney Hiung-nu'yu, Sien-pi, Vu-huan, Vu-sun ve Ting-ling kavimlerini Kuzey Hiung-nu'ya karşı kışkırtıp onlarla birlikte Kuzey Hiung-nu'yu mağlub etmişlerdir. 87 yılında bir proto-Moğol halk olan Sien-pi'ler, Yu-liu halkının tanhusunu öldürmüşlerdir. 89 ve 91 yıllarında da 2 çin generali Çila dağlarında ve Altay bölgesinde büyük başarılar elde etmiş ve bu yenilgiye uğramış tanhuyu I-li ovasına kadar sürmüşlerdir. Bu hükümdarı kovduktan sonra onun yerine kardeşi Yu-çu-kien'i koymuşlardır, ama kardeşide 93 yılında Sien-pi'ler tarafından öldürülmüş ve böylece bozkırlar üzerindeki hakimiyet Sien-pi'lere kalmıştır.
Tan-şi-huai 156 – 181 yıllarında Sien-pi'leri en güçlü dönemlerine varmalarını sağlarken, Kuzey Hiung-nu "Doğu Türkistan"[kaynak belirtilmeli] üzerine hakimiyet özleminden vazgeçmis bir şekilde 158 yılında Aral gölü'nün kuzeyine yerleşmişlerdir.
Çin'de Hiung-nu hakimiyeti
Güney Hiung-nu uzun süre Çin settinin bitişiğinde tutsak gibi yaşamış, Hu-çu-ç'üan döneminde (195-216) hala Han Hanedanı ile birlik olarak giddikçe daha çok güneye doğru hareket etmişlerdir. 300 yıllarında Beş Barbar Onaltı Krallık döneminde Çin'in kuzey kesminde Han Zhao başta olmak üzere birkaç hanedanı kurmuş ve Jin Hanedanı'na ait başkentleri tekrar ele geçirmeyi başarmışlardır. Ama 352 yılında peşlerinden gelen Sien-pi'ler tarafından tekrar yenilgiye uğratılmışlardır.
Hiung-nu'lar tarihlerinde çok kez Hint-Avrupa halklarla karışmış ve zamanla onların kültürlerinden etkilenmişlerdir. Böylece kentler inşa edip, yabancı ülkelerle ticaret yapmaya başlamışlardır. Hiung-nu'lar tarafından kurulmuş olduğu bilinen bazı kentler; Ordu Balık, Kara Balagasum, Kuz Ordu'dur. Ipek yolunun üzerinde bulunan bazıları Kara Hoço, Kaşgar ve Yarkand'dır.
Kazılar
Ordos vadisinde bronz adam, MÖ 300-100. yy.
Ordos vadisinde bir gümüş at, MÖ 400-100. yy.
1957 yılında Gool Mod'da tesadüfen Hiung-nu'ların büyük bir yerleşim yerlerine ve mezarlarına rastlanılmışdır. Mezarların arasında 37 yılında vafat ettiği bilinen 20'nci Şan-yü'lerinin mezarıda bulunmuşdur. Bu mezar 2001 ve 2002 yıllarında fransız ve moğol bilimcilerinden oluşan bir heyet tarafından açılmışdır. En yeni mezarlardan iskeletlerin DNA dizileri ile çağdaş Türkiye'den insanlarla benzerlik kapsar.
Bu araştırmalar diğer destekler Türk kabilelerinin meydana geldiğini belirten En azından Moğolistan'da Xiongnu döneminin sonunda önemli rol oynadıklarını gösterir.
Bu kazının neticesi olarak Hiung-nu'ların o zamana kadar inanıldığı gibi kültürsüz olmadıkları, ve gelişmiş bir kültüre sahib oldukları kabul edilmişdir. Bu mezarların yapılmalarından kısa süre sonra Avarlar tarafından açılıp soyulmuş olmalarına rağmen 250 civarında eşyalar gün ışığına çıkarılmışdır; Ince işlenmiş altından, hayvanlı motifli süs eşyaları.
Hiung-nu'lara ait diğer bir mezarlık kısa süre evvel "Noin ula" (ya da Noyon Uul) da bulunmuşdur. Hiung-nu'lara ait kurganlar: