Hissettir Bize Kendini Yağmurum !

R
  • Kullanıcı Rüya Perisi
  • Başlangıç tarihi Başlangıç tarihi
  • - Aşk ve Sevgi
1047.gif



Yağmur yağıyor yine şehrime,
Hem de öyle az buz değil bardaktan boşanırcasına..
Cama vuruyor her bir damla, sonra süzülüp gidiyor.
Uzaklardan şimşek sesleri geliyor, sanki uçağın ta uzaklardan gelen sesi gibi hafif uğultulu...
Yağmur damlaları hızlandı,hepsi içeri girmek için sabırsızca vuruyor cama.
" Al beni içeri,hadi alsana..tutunamıyorum yağmurun hızına,
daha yeni doğmuşken biraz daha seyretmek istiyorum bu dünya denen gizemli yeri...
"
Bir izdiham var pencerenin pervazında,ünlü birini görmek için yığılan insanlar misali yağmur damlaları da içeriye girmenin peşinde...
Bilseler, ah bilseler içeiye girdiklerinde hiç olacaklarını, dışarının onlar için çok daha güvenilir ve yaşamlarını bir kaç saniye daha uzatabileceğini...
Sahi onlarda insanlar gibi geleceğinin ne olacağını kestiremeyenlerden mi?
- Canlı cansız tüm kainatın kaderinin bir tek şeye yani Rabbe emanet olduğunu bilip de gerisini düşünmemek ve yalnız O'na sonsuz güvenle bağlanmak...
Ne müthiş bir farkındalık ve sonsuz huzur
-
Uzun zamandır ilk defa bu kadar uzun süren ve toprağı adeta şenlendiren yağmuru görmek, onu her bir zerremde hissedip 'özledim seni yoldaş, özledim kirimi pasımı alıp gitmeni, özledim beni ter-ü taze bırakacak olmanı ' diyebilmek..
Her şey sustu, yağmur dünyayı susturdu.
Sadece kendi kendine ama büyük bir ihtişamla yağıyor da yağıyor.
Kimse ses çıkarmıyor, hafiften bağırıp çağıranlar " off yaz geldi diyoruz,nedir bu yağmur şimdi? " diye kıanlar olsa da tabiat oldukça memnun halinden.
Ağaçlar,çiçekler ve toprak kana kana çekiyor içine her bir damlayı,çekilen her bir damlayla daha da güçleniyor doğa veyeşeriyor her bir taraf.
Penceremin camı damla kabarcıklarıyla dolu, resmetmeye kıyamıyorum öylece bakıyorum bu hale...
Dedim ya özlemişim yağmuru ve yağmurla feraha çıkan saflığımı.
Hep gel yağmur şehrime ve hiç yalnız bırakma bizi.
Sen olmazsan kim dindirecek acıları,hüzünleri ve kızgınlıklarımızı...
Sen olmazsan ağaçlar nasıl yeşerecek, toprak nasıl ürün verecek,denizler ve göller nasıl şenlenip de insanları yazın yakıcı sıcaklarında ferahlatacaklar?
Sen bizim için ekmek kadar mübarek su gibi aziz bir şeysin,kıymetlisin..
Yağmurum;
Bizim seni çağırmamıza fırsat vermeden sen gel bul bizi.
Hatta en lüks halimizle çıktığımız sokakta palyaço gibi bırak bizi ve iliklerimiz hissetsin seni ve kirlettiğimiz şu dünyanın nasıl nefes alınabilecek bir yer haline getirebildiğini göster bize...
Hoş git yağmurum,
Hoşça git.


Alıntı

 
Geri