Hınzır Süleyman Ezber

  • Kullanıcı aRMiNa
  • Başlangıç tarihi Başlangıç tarihi
  • - Roman ve Hikayeler
Konu sahibi son olarak 2617 gün önce görüldü
Hınzır Süleyman Ezber

Hınzır



hnz1.jpg


Sevgilim içeride alışveriş yapıyordu. Kar yağmasına rağmen mağaza önünde dona dona sigara içiyordum. Yemyeşil gözleriyle bana baktı. On beş yaşlarında köylü güzeli kılıklı bir kızdı. Elindeki kâğıt peçetelerden birini gözleriyle satmaya çalıştı bana, almadım. O yemyeşil bakışlar lapa lapa kara rağmen Kadıköy’ün hareketli caddesini süzüp durdu. Kimse satın almıyordu. Hızlıca yürürken onun koluna çarpanlar da oldu kalabalığın içinden, hemen dibine izmarit atanlar da… Ben donuyordum ama tüttürüyordum.

Gözlerinin bu kez bir noktaya mıhlandığını gördüm. Baktım, uzunca boylu entel bir kıza satmaya çalışıyordu. Bakışlarının içinden çıkan gizli bir ip dürtüyordu müşterisini, çekiciydi. Karşısındaki, sırtında çanta gibi taşıdığı gitarını düzeltti, elindeki uzun ince kadın sigarasını usulca yere attı, siyah ojeli tırnaklarıyla hızmalı burnunu hafifçe kaşıdı. Yüzüne çapkın bir bakış gelmişti mendilci kıza bakarken. Ben donuyordum, siyah saçlarıma kar yağıyordu, içtiğim zıkkım bitmiyordu…

Mendilci kız soğuktan tir tir titriyordu ama hafif bir gülümseme ekledi gözlerine. Uzun kirpiklerinde kar taneleri birikmişti. Benim uzun siyah kabanımla, entel kızın kalın mı kalın tüylü montuyla direndiği deli soğuğa o sadece kalınca bir kazakla karşılık veriyordu. Titriyordu. Benim zıkkım bitmişti. Arkamı döndüm. Tüm kadınların taptığı “modern kadın mabedi” olan ezici mağazaya girdim, bizim hatunu buldum, alışverişine katlandım.

hnz21.jpg


Elimde, pranga misali büyük ve ağır poşetlerle mağazadan çıkarken gözlerime inanamadım. Entel kız ile mendilci kız dudak dudağa öpüşüyordu. Hem de ne öpüşme… Bu kadar hararetlisini Fransız filmlerinde dahi görmemiştim. Ateşten, altlarındaki kar eriyecekti sanki. Bir bahaneyle durdurdum bizim hatunu. Onları izliyordum. Birkaç dakika öpüştüler. Kalabalık bakıyor ama görmüyordu. Görse de işitmiyor, ‘başıma bir şey gelir’ korkusuyla oralı bile olmuyordu. Entel kız eliyle mendil güzelinin vücudunu hızlıca ve hınzırca yokladı. Sonra ayağa kalktı. Yeşil gözlü, elindeki peçeteleri göstererek “Şimdi alcen di mi?” diye sordu galiba, tam duyamadım. Entel kız eğildi, ağırca bir banknot sıkıştırdı üşüyen parmaklarına ve karşı tarafa geçti. Onu bekleyen ve takısıyla, süsüyle ona benzeyen bayan partnerinin mavi rujlu dudaklarına kondurdu diğer öpücüğünü. Birbirlerini okşaya okşaya Salı Pazarı’nın yokuşuna doğru mesutça süzüldüler.

Kadıköy’e lapa lapa kar yağıyordu…

Süleyman Ezber

 
Geri