Benim dilim parantez içinde konuşmuyor insanlara. Harflerin kapıları söylenecek her gerçeğe kurulacak cümleye açık. İşte bu sessiz saatlerin haberini gönderiyorum sana... Sen ise hiç bir yere gidemeyen yazılmamış boş sayfalar gibi susuyorsun. Üzerinde kimse yürümeyen bir çöl yalnızlığı akıtıyor gözlerim. Hilafsız halifelik devri kapanalı çok oldu kalbimde. Düşünsene, yazmayı bilmeden kalemle oynayan çocukluğun ellerine bırakıyorsun söylediklerini. Karanlığa kırmızı kalemle yazı yazmak gibi, altı çizilmiş hayaller gösterisi. Herkes kendi hayatını yaşar isimli hayatlar yağmuru altındayız hepimiz. Dünya artık yoruldu güzel kız. Gel o bitmeden başlamaya geç kalmayalım istediğimiz gibi yaşamaya. Bazen yazılmak yerine söylenmek cesaretiyle dilinde ayaklanır,kalbinden firar eden duygular. Gecemin gözkapaklarının son hayali manzarasına kadar yüzünü gösteren açık sözlü kalbimin tabiri olmaya aday aynalarda,göreceklerini kandırmadan gelirsen,kollarımı iki yana açmadan göstereceğim sevgimin ne kadar olan kısmını. Çünkü sen,hiç yaşamadığım bir doğanın mevsimleri gibi konuşuyorsun hoş rüzgarınla. Gamsız gayretler gamzesi düşsün gülücüklerinin kenar mahallelerine ....